SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Sanat Felsefesi

Konu: reklam sadece sanat için olamaz mı ?

Sayfa: [ 1 ]

deniz 12.05.2005 22:44:00
ilgili link

Bu ikili reklamci mi sanatçi mi, deli mi?

                     Sibel ARNA
   



Süs baliklarini çirpan mikser... Semazenlerin giydigi spor ayakkabi... Kedi yikayan çamasir makinesi... Uyusturucu alisverisini taksitlendiren kredi karti...

Kimse onlardan böyle bir sey istememis ama onlar bu ürünleriçin reklam tasarimlari yapiyorlar.

Kullanim alanlarini genislettikleri markali ürünlere, ilan ya da film olarak reklam prodüksiyonlari hazirliyorlar. Sinan Yüce(30)ve Nejat Talas(28) adli iki televizyoncunun kurdugu Hayal Mahsulleri Ofisi’nin bir müsterisi yok.  Bu is onlar için simdilik sadece eglence. Ancak gelecekte reklamin kabuk degistirecegine ve mal sattirmaktan çok sanat adina yapilan yaratici isler haline gelecegine inaniyorlar. Iste o zaman, onlar da güncel sanatin en önemli temsilcileri olacaklar. Nike, Puma, Bosh gibi markalar için
hazirladiklari ve bir dergide yayinlattiklari ilanlar yüzünden su ana kadar baslarina bir dert gelmemis. Marka sahiplerinin aleyhlerine açtigi bir dava yok simdiye kadar. Olmasin diye de dua ediyorlar. Çünkü her sey sanat için!

Söze önce Nejat Talas basliyor: ‘Ben sosyoloji okuyan bir adamdim. Ama sosyolog olamadim. Bir radyoda çalismaya basladim. Sonra yavas yavas televizyona kaydim. Alayli dedigimiz takimdan geliyorum. Uzun zamandir da reklam yönetmenligi falan yapiyorum. Ayni zamanda profesyonel anlamda fotograf çekiyorum.

Sonra Sinan Yüce anlatiyor: ‘Dördüncü sinifa kadar veteriner olmak için okudum ama sonra veterinerlik yapamayacagimi anladim.
Çünkü hayvanlari çok seviyorum. Veterinerlik hayvan zaafi olan birinin yapabilecegi bir meslek degil. O yüzden bir taraftan
okurken diger taraftan çalisiyordum. Yedi sene önce ANS ile çalismaya basladim. Çarkifelek’in yapimcisi olarak ise basladim. 2-3 sene Mehmet Ali (Erbil) ile çalistim. Simdi baska programlar var.’   

Sinan Yüce ile Nejat Talas’in yollari ünlü prodüksiyon sirketi ANS’nin koridorlarinda kesismis. Kisa sürede ayni dili konustuklarini
fark eden ikili birlikte çalismaya karar vermis ve Hayal Mahsulleri Ofisi  adli sirketi kurmus.

Yüce, bu ismin ortaokul yillarindan beri aklinda oldugunu söylüyor. ‘Benim hep aklimda vardi zaten ama daha önce Hibir dergisinin çizerlerinden Irfan Sayarlar da bu ismi kullanmisti. Telefon edip ondan izin aldik ve sirketi öyle kurduk. Ayni anda www.hayalmahsulleriofisi.com sitesini de açtik.’

KÜVETTEKI KÖPEKBALIGI

Yaptiklari is, bir marka için marka sahibinin ve ajansinin haberi olmadan reklam amaçli ilan hazirlamak ya da film çekmek. Ilk
isleri bir sigorta sirketi reklami olmus. Filmin konusu, küvette bir köpekbaliginin saldirisina ugrayan adamin hikayesi. Reklamci agziyla
‘konseptleri’, olmadik yerlerde insanlarin basina olmadik seylerin gelebilecegi klisesi.

Bu is için kimse onlara madalya vermiyor elbette. Bir para filan kazanmiyorlar ama yaptiklari isleri bir dergide yayinlatiyorlar. O da tamamen bir tesadüf sonucu olmus. Uzun süre, sirf eglence olsun diye yarattiklari grafikleri nasil degerlendirebileceklerini düsünürlerken, bir gün karsilarina Trendsetter dergisinin editörü Nevzat Çaliskan çikmis. Görür görmez, ‘Verin ben basarim bunlari’
demis. Simdi yarattiklari anarsist tasarimlar, 6 aydan beri Trendsetter’da yayinlaniyor.

Hayatlarini yönetmenlik, yapimcilik ve fotografçilik yaparak kazaniyorlar. Sahte reklam isi ise onlarin gece mesasi. ‘Genelde asil
islerimizi hep son güne birakiyoruz ama aksamlari sira buna gelince ne yapsak diye bayagi bir kafa yoruyoruz’ diyor Talas.

Reklam sanat olacak

Hayal Mahsulleri Ofisi, su anda bu islerden maddi bir kazanç elde etmiyor ama Talas ve Yüce ileride çok ünlü olacaklarina
ve bu isten ciddi paralar kazanacaklarina inaniyorlar. Çünkü gelecekte reklamin mal sattirmaktan çok sanat adina yapilan yaratici
isler haline gelecegini düsünüyorlar. Yüce söyle diyor: ‘Biz simdilik para harcayip mutlu olmanin pesindeyiz. Ama yurtdisinda
bu islerden para kazananlar var. Sergiler açiyorlar, çalismalarini  internette yayinliyorlar. Reklamlar gelecekte ticari bir amaç olmaktan çikacak. Gülmek için, düsünmek için yapilacak.
Reklam da bir sanat olacak.’ Talas da ‘Ilk önce anlasilacagiz, sonra da eserlerimizi sergileyecek alanlar yaratacagiz’ diyor.

Kendi hayali markali ürünleri de var Bilinen markalarin dava açma ihtimallerine karsi, bir süre sonra kendi hayali markalarini da yaratmislar: HMO. Yani Hayal Mahsulleri Ofisi.
HMO Jeans ve HMO Prezervatif bunlardan ikisi. ‘Insanlar ya HMO marka ürünleri satin almak isterse’ diye soruyoruz. ‘Üretiriz’
diye cevap veriyor ama ne kadar ciddi oldugunu anlayamiyoruz.
Bir an önce bu aletlerden alin ki, kötü insanlarin ellerine geçmesin Ilk dergi reklamini Bosch için yapmislar. Yüce ve Talas, önce
bir Bosh bayiine gitmis ve bir mikser satin almislar. Daha sonra iki kirmizi baligi mikserin içine atip, fotograflamislar. Bu reklamin bir de kedili versiyonu var. Çamasir makinesinin içinden bir kedi size bakiyor ‘Çamasir makinesini satin aldiniz mi?’ diye soruyoruz. ‘Hayir
Bosh bayii ile ahbap olduk çekimde kullanip, geri vermemize izin verdiler’ diye cevapliyorlar. Bosh reklaminin vermek istedigi mesaj su: Bir an önce siz bu aletlerden alin. Eger geç kalirsaniz kötü niyetli insanlar bu aletleri alacak ve balik karistirmak, kedi yikamak için kullanacak.

Irkçiliga karsi kampanya

Zaman zaman sosyal kampanyalara da imza atan ikili, gittikçe yükselen irkçiliga karsi bu afisi tasarladi. Afisteki insanin morgdaki cesetler gibi ayak basparmaginda bir kimlik karti var. Bu kartta ‘Renklilerle yikamayin’ yaziyor.

Cesur bir kredi karti

Kredi kartlarinin her seye taksit yapmasini ti’ye almak isteyen ikili, HMO Bank isimli hayali bankalari için hayali bir de kredi karti icat
etmis. ‘Go kart’in diger kartlardan farki, bununla yasadisi ürünleri de satin alabiliyorsunuz. Taksit imkanindan bile faydalanabiliyorsunuz. Kokain görünümlü pudra sekeri prodüksiyonu bu islerden biri.
‘Bu reklami, Trendsetter dergisinin editörü ilk gördügünde sok oldu. Ama yayinladilar’ diyor Sinan Yüce.

13.05.2005 21:44:27
reklam hiç bir koşul altında sanat olamaz...

sanatın amaç edindiğini ya da amaçsızlığını diğeri araç edinir.

sanatı esas oluşturan bence onun yaşamla bağıdır..sürreel ve ya aşırı reel bir bağ olsa da sanat daamrları atan bir yapıdır.

reklem evrenindeyse ürünün satışı dışında her şey ölü birer objedir.

kendini göstermek ,kendine ikna etmek, kendini sunmak reklamda amaçken sanatta ancak tercih dozuna göre kişinin kendini yaraladığı sonuçtur.

04.01.2006 18:56:14
reklamın içinde sanat olabilir
dersek daha doğru olur sanırım


Sayfa: [ 1 ]