|
||
| gelmesine izin vermek.. var mı böyle bir şey?
|
||
|
||
| lâkin ben izin vermediğim de gidiliyor? tamam tamam, böyle bir şey hoş değil, gitmek isteyen gitmeli de.. o gitmek isteyen ve neticesinde koyverilen, giden, geldiğinde, bir de karşılama yapar mısın? gittin ama hiç gitmemiştin ki, der misin? buyur, gel, gittiğini unuttumbiLe, der misin? neden gittin, diye sormadan, hoşgeldin dememeyi göze alabilir misin peki? artık çok geç, diyebilmeli.. aklıma da bir söz geldi, "Sağ olsam gelmez idin, öldüm yasa mı geldin?!" sağlık mağlık olsun.
|
||
|
||
| GİDİP GİTMEMESİ O KADAR DA ÖNEMLİ Mİ? ONUN VARLIĞI SADECE YÜREMİZDE -ASLI VAR OLAN- DEĞİL MİYDİ? İSTEDİĞİ KADAR GİTTİĞİNİ SANSIN. ONA EL KOYMAK BİZİM ELİMİZDE... |
||
|
||
| hatirliyorumda, sinirlendigimde gozlerinin icine bakarak, O na, YOKOLURMUSUN!!!!!! diye bagirirdim... Amma hayvanmisim. Gitmesine izin vermek boyle bisi oluyo herhalde ![]() Tamam bu "gitmesine izin vermek"ten cok, zorla gondermek gibi oluyo ama insan sinirlenince sallamiyo bisiyi iste. |
||
|
||
| zaten gideceği tutamazsın.. Gitmesine izin vermek yalnızca senin kendi psikolojine oynadığın bir oyundur.. bu oynu başarıyla oynarsan sen mutlu olursun belki... Ama sen izin vermesen de o gidecektir bu kesin... | ||
|
||
gitmek ve kalmak anlamak yada anlatabilmek kime niçin gitme deriz çok sevdigimiz için mi? kaybetmemek içinmi? alışkanlıktanmı yoksa karşınızda gitmek isteyen bir insan var ve siz sevginizden aşkınızdan gitme dediğiniz halde giden birisi ise bence bırakın gitsin derim çünkü o gitmeden herşeyi sorgulamıştır kafasında ve kalbinde, nedenler niçinler arasında boguşan ruhunuz bile umrunda olmadan gider o işte kalan ise boguşur gidenin gölgesinde bırakın gitsin kalsa bile hep sorgular sevginizi sizide bence eger kafasında gitme düşüncesını almış biri ise sevginizde çabalarınızda boşuna oluyor kendınızı yıpratmak yerıne hoşçakal dıyebılmektır bazen sevgıde....
|
||
|
||
| benim başıma geldi beni bırak gideyim dedi gidersen daha mı iyi olacaksın dedim ağlaya ağlaya evet dedi ben de senin için senden vazgeçiyorum ozaman dedim ama vazgeçmemiştim sonra zaman geçti geri geldi ve anlattıkları................. ![]() boşta verilmiyor ki..................... ![]() offff anasını offffffffffffffffffffffffff |
||
|
||
| su akar yolunu bulur... | ||
|
||
| çünkü aşkı yücelttiniz.. şiarınız "aşkı yüceltmem seksi abartmam geniştir haremim" olsaydı acı çekmezdiniz. |
||
|
||
| http://sifirforum.com/cinsellik/ask_seksin_ambalajidir-t23288.0.html | ||
|
||
| Siz hiç güneşin doğmadan önceki dağların arasındaki kızıllığını gördünüz mü? Peki gebe dağın güneşi doğuruşunu! Ya sabahın serinliğini kemiklerinizde hissettiniz mi? Söğüt ağaçlarını altında akan derenin sesini duydunuz mu? O ağaçların gölgesini derede gördünüz mü? Tepenin yamaçlarında rüzgâr sesi dinlediniz mi? Rüzgârla çarpışan kavak ağaçlarıyla konuştunuz mu? Dağların doruklarından saldıran kara bulutların gökyüzünü kaplayışını ve karşı dağlardan gelen lacivert bulutlarla çarpışıp, gökyüzüne imza atan sesi duydunuz mu? Yağmurun gökyüzünden inişini seyrettiniz mi? Onun toprağı kabartıp çevreye yaydığı kokuyu aldınız mı? Yağmur suyuyla coşan derenin taşkınlığını gördünüz mü? Söğüt ağaçlarının derede boğuldağına şahit oldunuz mu? Peki yağmur sonrası güneş altındaki dağlara baktınız mı? Ya o dağların böğrüne saplanmış rengarenk “C” ye ilkbahar veya sonbaharda gökyüzünden dökülen inci beyaz boncuklardan kolye yaptınız mı? Gökteki pamukların arasından dökülen konfetileri nefesinizle erittiniz mi? Kenarları olmayan uçsuz bucaksız apak nevresimin üzerine uzandınız mı? Siz hiç güneşin batımına yakın zamanda mastayla ölçtünüz mü, ya güneşin dağa dokunuşunu gördünüz mü? Peki dağın güneşi yuttuğunu, onun utancından kızaran yüzünü seyrettiniz mi? Çoban yıldızının doğuşunu, ayın denizle savaşını ve yıldızın kaçışını! Gece kuşunun kapalı gişe resitalini izlediniz mi? Ya kurbağaların gevezeliklerini? Ateş böceğinin ışığında kitap okudunuz mu? Dalgalarla kayaların bitmez tükenmez kavgasını gördünüz mü? Onlarca binlerce yıl doğallıklarından bir şey kaybetmediler. Peki evrenin tek düşünebilen canlısı neden doğallığını kaybetti. Doğal olan herşey ona yabancılaştı. Düşünebilen tek canlının düşünceleri yapaylaştırıldı. İnsanlar bu güzel doğa olaylarının içine girip bir parçası olacağına, onu daha güzelleştireceğine düşünce üstünlüğünü yanlış yorumlayarak, onu ve devranında kendisinin yok olması için gerekli ortama ulaşmak üzeredir. Unutulmaya yüz tutan doğal insanlığın kendi özbenliğinden yabancılaşması, mekanikleşmesi durmadığı sürece evrensel barışa, mutluluğa ulaşması sadece bir kısım “İNSAN” ların hayali olarak kalacaktır. |
||
|
||
yitikliğine aldandı gece de... durdurmadı seni...o sarı renkli tablolarda kayboldun sen... yolunu bulamadıkca, daha bir işledin içime... 'uzaklar' demiştin ya, aslında çok yakınken ne denli ötede olduğun geldi aklıma... gitme diyemedim sana,gel diyemedim,,esti rüzgar... *********** tüm aldanışların ötesinde ; giden bir geminin kamarasından baktım sana.. bir fotoğraf karesinden seyrettiğim şey gök kuşağından düş'müş renklerdi... camın buğusuna yapışmış izlerdi. dokundum ona flu bir sahne kaldı geride.. giden geminin ardında.. izi parmağımda kaldı.. |
||
|
||
"melek bir yandan şeytan bir yandan......." aradaki özne yani s(en) ... darlanmanın boyutu bu olsa gerek... bilmem gereken şey ipin ucunda.. çözülen düğümler... makaranın sonu yaklaşsada.. pamuk ipliği gibi sökülen gibi hayat bir düğümden bir çıtıra saplanıyor.. uzaklaşıyor gibi... geride kalanlarmı artanlar mı yoksa son mu ? bekleyen şey ya boşluksa... diyorum kendime..ve (biz)'e' bir yol'culuk yeni yollar yeni hayatlar .... varoluşun kendisi gibi... inceden inceye uzanan bir çizgi... yok oluşlar. hadi durma git.. |
||
|
||
Çok sevdiğiniz biri manevi ya da fiziksel olarak ölmek istiyor... Çıkıp bitmek istediği konum her ne ise -bedeni, yaşamı- artık bütün bağlarını yitirmiş ve bu konum ona sadece acı veriyor. Gitmesi gerek.Ama siz de onu çok seviyorsunuz. Kalması için ısrar bencillik midir... sevgi bu bencilliği legalleştirir mi... Yoksa sevgi gitmesine izin vermek midir... sevginin altında bencillik ne zaman olmadı ki? gitmek istiyor ama ben onu çok sevdiğim için gitmesine izin vermiyorum. bir şekilde müdahale etmeye, kararından döndürmeye çalışıyorum. neden? sevmişmişmişim de ondan. yok öyle bir yalan! eleman gitmek isterse kendisine yardımcı da olurum ![]() babam ve oğlumda da öyle bir kare vardı. |
||
|
||
sorun da bu ya; sevmek..iki kişi arasında olan tarafları tekilleştirici soyut bağ.. Çok sevdiğiniz biri manevi ya da fiziksel olarak ölmek istiyor... -sen de onunla birlikte manevi ya da fiziksel olarak ölmek iste, eğer bunu yeterince istemiosan, zaten yeterince sevmiosundur..- gerçek sevgi/aşk iki kişinin bir olmasıdır; o varsa varsın, yoksa yoksun.. bu yüzdendir; ''yalan dostum aşk diye bir şey yok..'' geldiğine şükretmek.. |
||