|
||
kafanın içindeki koridorda rüzgar ıslık çalıyor mu?![]() |
||
|
||
bulanıklığından fırsat buldukça ıslığa kulak veriyo musun?
|
||
|
||
![]() bulanık olan burası değil dışarısı..yüzelri birbirinin yüzüne geçmiş..şereflice nefesleri defalarca kendi dönüşleriyle kirletilmiş..bulanık olan içerisi değil dışarısı... |
||
|
||
mesele içersi veya dışarsı değil.bulanıklık varsa yeri önemsizdir..ve varlığı zararsa yokluğu önemlidir.
|
||
|
||
kirli sular dizlerine kadar gelir ama elleirini örtemez..çünkü ellerin sen ölene dek başını aşar hep...bulanan onlar benlik değil...bulanıklıkları yüzünden benliği eğrilmiş görüyorlar.![]() |
||
|
||
kirli sulardan da alırız minabesinimizi..bulananı boşver. görüntüye aldanmasın sadelik,bulanmasın ve çiçeğe aldansın.
|
||
|
||
| bundan korkmuyor musun..her gün yeni bir parçanı senin ısıtan ve tanıdığın için içine herşeyden çekildiğinde büzüşebildiğin bir parçanı kopartıp bulanık suların üzerindeki yağsı kalıntılara katıyor...dokunduğun her şeyde geriye dönen daha derine inmiş bir yara oluyor... koridorlarda rüzgar bu sayede artık daha geniş burgularla yalnızlıklarına ağlıyabiliyor. ![]() |
||
|
||
| ne korkucam be.. çok çok sebep olduklarımın koridordaki fısıldadıklarına kulak vereceğime atarım kendimi koridor dışına..
|
||
|
||
ama iyi oynuyorlarsa ...senden daha uzun süredir oynuyorlarsa ..ve gülümsemeleri ruhlarındaki kara nefeslerini iyi saklıyorsa....sen adımlarını açmaya çalışırken dizlerini kırıyorlarsa ve sen bütün mahkemelerin kapıönüysen...güneş aslında kartonsa...![]() |
||
|
||
![]() farketmez. güneş karton da olsa oyundaki renkleri aydınlatıyor. zaten ne olduğuna değil ne yaptığına bakıyo bu bulanıklar. |
||
|
||
| güneş aydınlatmıyor ..örtüyor..uyumsuz sesleri örtüyor..çığlıkları daha derine örtüyor...iyi huylu ses urlarını sereserpe büyütüyor. kanser bizde çiçek açarken onların sesleri çatlıyor ama güneşten..ne komik görmüyorlar. Yağmur yağıyordu...ıslanmayı sevenler ağaçları yürüdü...taa köküne kadar ..kökünün hayatla buluşduğu dip çamurlara kadar. efendiler ceketlerinden tozu silkti. oysa yüzleri çamur gibiydi. ![]() |
||
|
||
| düşen tozlara yorduk kendimizi,belki de boşuna mındar ettik nefesimizi. tozları yaksak mı? tozları yakınca mı kendimizi yakınca mı? kendimizi yaksak mı? yoksa tozları mı? ya da?
|
||
|
||
| kendimizi yakalım ...külümüz gözlerine kaçsın... yavaş yavaş zehirlenip kendi aynalarına aniden toslasınlar... boyunları kırılınca belki ilk kez kanarlar hem kırmızı güzeldir.
|
||
|
||
| aslında.... ya onlar kendi düdüklerini öttürüyolardır şimdi. ne dert ettik be.yani dert de değil ki..yoksa bulanıklık kendi işine bakmakta mı? biz de onlara bunalalım.kendimize bakalım he? en zoruda kendi noktanı bulmaktır he, merkez noktaya varamazsın bi türlü.
|
||
|
||
| kan bedeli oyununu bilir misin... bilmezsin.. bilmezsen hep sen ödersin... işte budur. ![]() belki de artık öğrenemk istiyoruzdur. |
||