|
||
| sanatın ayrımı aslında oldukça güç. çoğunlukla karşımıza 'yaratılmış öğeler içeren çalışmalar' olarak çıkan sanat bazen de üreticisnin doğal beceri/yaşam/alışkanlık stilinin basit bir yansıması oluyor. mesela farklı/alışılmamış yaşam süren birinin içdünyasını, düşünce dinamiklerini ortaya koyarak yazdığı yazılar, çektiği fotolar, filmler, .. bir yaratımdan ziyade kendini ifadedir. böylesi özgün kimliklerin sadece kendi doğallıklarında üretim yapmaları bizlerin yaptıkları işleri sanat olarak adlandırmasına sebep olur. bunlar yaratıcı/zeka içermezler. aklıma şu sorular takılıyor: 1. acaba yaratıcı zeka kullanılarak yapılanlar mı ? yoksa kişinin ekstra uğraşmadan kendi özgünlüğü içinde ortaya çıkıveren ürünler mi daha sanatsaldır ? 2. sanat zeka gerektirir mi ? çok ii bir sanatçı çok zeki mi olmalı ? |
||
|
||
| Sanat özelleşmiş bir zekanın ürünü... SAnat dizimlerin kurallılığını ve kuralsızlığını en iyi çözene ayrıca bir yeterlilik verir.Duyarlılık yani sezisel farkedişi aşabilir bu kişi. Öte yandan sanat hayattan ayrı değildir.Bir gün belki herkesin içinde olacağı ve getirin uzmanlar yerimize yaşasın demeyeceği bir geçirgenliğe sahip olabilecek.. İnsanlar yaşamlarını diğerlerinden geri aldıklarında. |
||
|
||
| Aslında bu zeka meselesi çok havada geliyor bana . Özellikle sanat için . Öz tanımı içersinde sanat savunuculuğu yapmak gibi bi kaygım yok. Karşı-sanat , klasik-sanat, zır-sanat bir tanıma sıkışmış olgunun birikme noktaları sadece..... Benim içinse gerçekten konuşabilmek..Sonsuza kadar susmak pahasına... |
||
|
||
| hmm...güzel söyledin.. sanat diye kavramlaştırılan aslında insanın özçığlının artık içte duramayıp damarlarından sızmasıdır... Ama farkediş de zekadır..özel bir zeka..yıpratan bir zeka.
|
||
|
||
| evet sanatın iki tarafı var. sergileyen ve izleyen. her iki tarafın da özel meziyetlerinin olması lazım aynı sanat platformunda buluşabilmeleri için. |
||
|
||
| sanatın yanılsamacı yüzü hem sanatı özgürleştirir hem de izleyiciye teslim olma tehlikesi yaratır. kişi yarattığını izleyenle arasına duvar çekmeli ki ertesi gün ona onun için yani ısmarlama üretime girmesin... |
||
|
||
| sanat izleyicisi varsa sanattır. insan kendi için sanat yapmaz (mı ?) . |
||
|
||
| sanatçı izleyicisini içinde taşır...tevazu gösterip dışarı salmaz ya da kibirli davranıp baaşkasını içine kitlemez bence. acısı kesilsin diye yapılan bir şey de izleyici sadece tesadüfi değerdedir. bir cinayet anına şahit..aam ölü için farketmez.
|
||
|
||
| bence ewet gerektirir... | ||
|
||
| sanat hayalgücü gerektirir .. idiotluk mertebesine erişmemiş her insan zengin hayalgücüyle sanata dahil edebilir kendini..ve fakat nasıl ki aptal olunca hayallerimiz yok olmuyorsa, çok dahiyken de hayallerimiz yogunlasacak diye bir şey yok.. | ||
|
||
| şimdi yok desem mozart kalkıp bana bir tokat atmazmı yada leonarda remimi çizmezmi kızaran yanagımın ahmet arif dizesine benim gibi bir karakterine taşımazmı.. we siz bana hayır dediğim için a.... demezmisiniz. bence gerekiyor tüm bunları göze alamam yahuuuuuuu |
||
|
||
| 1. acaba yaratıcı zeka kullanılarak yapılanlar mı ? yoksa kişinin ekstra uğraşmadan kendi özgünlüğü içinde ortaya çıkıveren ürünler mi daha sanatsaldır Sanat kesinlikle çok emek istemekle beraber kişinin kendi özgünlüğünden çıkıvermeli diye düşünüyorum . kişiyi yada zekasının gerçekten üstünmü yoksa vasat mı olduğunu anlamanın yolu doğal halinde saklıdır bence.tabi bende onu anlayabilecek zeka varsa? |
||
|
||
| sanatçının farklı bir gözle bakması gerekir tabiki. olanı olduğundan farklı algılaması ve bunu anlatırkende cidden yaratıcı olması gerekir. zeka birikimle birlikte sanat eserini oluşturur. | ||
|
||
| yaratıcılık bilinci yoğunlaşmış insanın kendi dünyasıyla karşılaşmasıdır. | ||