SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Nicelizm

Konu: Yüceliklerinden

Sayfa: [ 1 ]

13.08.2004 20:24:37
2 senedir onun adının geçtiği her yazıyı zevkle okuyorum...  Onun yolunu Türk insanına öğretmeye çalışıyorum. Ve şimdi önümden geçen bir iki satırını yazmak istedim sizlere...

___________________________________________

Yaşamın gün ortası! Ah, sevinç mevsimi!
Yaz bahçem!
Gizlenmek için, bakmak için rahatsız eden neşe:
­Arkadaşlar bekliyorum, hazırım gündüz ve gece,
­Neden gelmediniz dostlar? Şimdi tam zamanı!

Bugün sizin için değil mi grilikleri buzulların
Güllerle bezenen?   .
Dere sizi arıyor; rüzgar bulutIar, özlemli bir çekişle
Ve kendilerini daha yüksek maviliğe atıyorlar,
En yüksekteki kartal gözüyle izleyecekler sizin için.

13.08.2004 20:31:41
Masam sizin için yükseklerde açıldı:- .
Kim böyle oturur
Yıldızların, ürpertici uçurumlarına çok yakın?­Benim alemim- hangi alem daha geniş?
Beni balım- kim tattı balımı?

Siz oradaki arkadaşlar! Bana acı veren,- yine de
Aradığınız ben değil miyim?
Baktınız ve durakladınız- bırakın gazabınız konuşsun
   -Ben, ben değil miyim? Elim, yürüyüşüm,yüzüm değişmedi mi?
   Ve neyim ben sizler için dostlarım ve şimdi ne değilim?

Ben başkası mıyım? Kendime yabancı?
Yine de benden fışkıran?
Bir güreşçi, kendisini çok sık sık!ştıran? Kendi yeteneğine engel koyan,
Kendi zaferiyle yaralanıp engelolan?

Aradım rüzgarın en şiddetli estiği yeri. Orada yaşamayı öğrendim
Kimsenin yaşamadığı ve yalnız buzların düştüğü,
Ve bilgisiz adam ve Tanrı ve beddua .ve dua mı?
Buzullarda bir hayalet avcısı olarak mı?

Evet eski dostlarım! Bakın! Sarardınız,
Aşk ve nefretle dalarak!
Gidin! Yine de kızmayın. Burada hiç yaşayamazsınız.
En uzak buzlar ve kayalar aleminde,
Gerektiğinde bir avcı, süzülmeli bir dağ keçisi gibi.

Ben kötü bir avcı mıydım? Bakın
Ne kadar gergin yayım!
Böyle biratışı ancak en güçlüler yapar­
Üzülün şimdi! Ok tehlikelerle dolu,
Hiç .bir tehlikeye benzemez.-Güvenli bir yer arayınsiz!

Gidiyorsunuz! Ey kalp iyi dayandın;­
Güçlüydü ümidin:
Yeni dostlar için kapılar açık kalsın,
Eskileri bırakın girsinler. Anılar hareketlensin!
Bir zamanlar genç olan sen, şimdi- daha da gençsin!

13.08.2004 20:41:12
Bir zamanlar bizi bağlayan,bir ümidin bağı­
(Şimdi işaretl ri okuyan
Şimdi solan satırlar mı, bir zamanlar üzerine aşk yazılan?)
Elin çekingen olduğu bir kağıt gibi.
Dokunmak için- çatırdayan yapraklar gibi, kızgın ve kuru

Ah! Dostlanm yeter artık! Onlar- nasıl adlandırmalıyım?
Dostlanmın uçan hayaletleri olarak
Kalbimin pencere pervazına geceleri vurarak,
Bana bakan ve "bizlerdik" diyerek giden,­
Ah, ,pörsüyen sözler, bir zaman tazeydiniz güller kadar

Gençlik özlemi, belki anlaşılmayan!
Özlediğim,
Benle değiştiğini düşündüğüm, benim akrabalarım:
Ama yaşlanıyorlar ve böylece mahkumlar, kısıtlılar:
Hiç birisi değil, ama yalnızca yeni olan memleketlim.

Yaşamın ortası! İkinci gençlik neşem!
Benim yaz bahçem!
Arzulamak için huzursuz bir neşe, gizlenmek için,
bakmak için!
Arkadaşlanm için bakıyorum!- gündüz ve gece hazırım,
Yeni arkadaşlarım için. Gelin! Gelin! Tam zamanıdır!

Bu şarkı söylendi- esefle, tatlı hüzünlü bir çığlıkla
Sonu söylendi;
Bir büyücü yazdı onu, bir dost tam zamanında,
Gün ortası arkadaşı,- hayır sorma bana kim;
Gün ortasında, ikinin bir olduğu zaman.

FestivalIerin festivalindeyiz, zafer kesin
Aynı olan amaçlarla:
Misafirlerin misafiri, dost Zarathustra, gel!
Şimdi dünya gülüyor, korkunç peçe yırtıldı,
Ve ışık ve karanlık, bu nikah sabahında açıldı.




 

13.08.2004 21:11:07
AFORİZMALAR ( YENİ )

63. Gerçek bir öğretmen, olayları -hatta kendini- öğrencileri açısından ciddiye alır.

64. "Bilgi için bilgi"- ahlakın kurduğu son kapandır;
böylece bir kere daha bu ahlak kapanına kısılıyoruz.

65. Yolunun üzerinde bu kadar çok üstesinden gelina­
cek utanç olmasa, bilginin çekiciliği az olacaktır.

66. Kişinin, aşağılanmaya, soyulmaya, aldatılmaya vı kullanılmaya izin verme eğilimi, tanrının insanlar arasın­   daki utancı olabilir.

67 .Birini . sevmek barbarlıktır, çünkü bu diğerlerini harcanmasıdır. Tanrı aşkı da!

68. "Onu yaptım" diyor hafızam."Onu yapmayabl dim" diyor gururum ve acımasız kalıyor.' Sonunda hCl teslim oluyor.

69. Eğer kişi dikkatlice öldüren elleri görmemişııı,
şamı dikkatsizce ele alır."'

70. Eğer kişi karakter sahibiyse, hep tekrarlanun bır deneyim sahibidir.

71. Astronom olarak bilge- Yıldızları ".sizden yukarı­
da" algıladığınız sürece, bilen gözden yoksun olursunuz.

72. İnsanı büyük kılan, yüce duyguların gücü değil, a­ma süresidir.

73. İdealine tam erişen, 'böylece onu geçer.

73 Bir çok tavus,kuyruğunu gözlerden saklai ve bu­na gururum der.
   
74. Bir dahi, ayrıca en az iki şeye sahip değilse hiç çe­
kilmez: barışıklık ve saflık

75. İnsan cinselliğinin derecesi ve doğası, ı:uhun en
yüksek noktasına uzanır.
   
76. Barış ortamında, savaşçı kendisine saldırır.

77.İnsan, ilkeletiyle, baskın olmak, akılcı kılmak, onurlanmak, sitem etmek veya alışkanlıklarını gizlemek ister. Aynı ilkeye sahip olan iki kişi, belki de, temelde fark­lı olguları arar.
   
78. Kendisini aşağılayan kişi, yine de aşağılayan kişi olarak kendisine saygı duyar.

79. Sevildiğini bilen ama kendisi sevmeyen bir ruh, posasını ele verir; en dip te olanlar yukarı çıkar.

13.08.2004 22:47:36
eline saglik zerusht..ayni sekil nietzcehin tek satirini saatlerce okusam bikmiyorum-.her okudugumda yeni bir sey cikariyorum.Bu dunyayinin zorluklarini ve sacmaligini onu okuyunca-salla dertleri diyorum.

deniz 13.08.2004 23:34:34
Evet eline sağlık zerdüşt.

nietzsche nin fikirlerine doğru yada yanlış diyebiliriz ama ufkumuzu açmasına ve sorgulamamıza katkısını kimse reddedemez.

insanlığın en büyük değerlerinden biri.

onu tanıyan ve tanıtanlara selam olsun.

16.08.2004 20:40:03
84. Kadınlar, neşe verdiklerine oranla, nefret etmeyi
öğrenirler.

85. Erkek ve kadında aynı duygular vardır, ama farklı tempoda, böylece kadın ve erkek hiç bir zaman birbirini anlamayacaktır. .

86. Kadınların tüm kişisel beğenilerinin arkasında, hala "kadınlar" için bir hor görme vardır. .

87. Bağımlı kalp, özgür ruh - kişi kalbini sooca bağlayıp hapsederse, ruhu için bir çok özgürlük sağlar: bunu da- ha önce söyledim. Ama böyle konuştuğum zaman, onu zaten bilmiyorlarsa, insanlar buna inanmıyorlar.

88. Çok mahcup olan, her akı1lı insandan kuşku duymaya başlarız.

89. Korkunç deneyler, bunu yaşayanların da korkunç
olup olmadıkları sorusunu ortaya çıkartır.

90. Efkarlı, melankolik inanlar başkalarını melankolik yapan olgularla hafifler ve geçici olarak yüzeye çıkar- nefret ve aşkla.

91. Çok soğuk, öyle buz gibi ki ona değen parmaklar yanıyor!
Ona dokunan her el irkiliyor!
Ve bu nedenle çok kişi onu akkor olarak düşünüyor.

92. Kim, herhangi bir zamanda iyi bir isim uğruna kendini feda etmez?

93. Kibirsizlikte insan nefreti yoktur, işte tam bu yUı den çok fazla aşağılanma vardır.

94. İnsan olgunluğu, bu çocuğun oyun ciddiyetinin yeniden elde edilmesidir.

95. Kişinin ahlaksızlığından utanması, insanın son basamağından ahlaklılığından utandığı merdivende bir basamaktır.

96. Ulysses'in Nausicaa' dan ayrılışı gibi, insan da yaşamdan ayrılmalıtır
- aşık olmaktan çok kutsayarak.

97. Ne? Böyle bir adam? Ben sadece kendi idealindeki aktörü görüyorum. .

98. İnsan kendi vicdanını terbiye edince, ısırırken öpmeye başlar.

99. Hayal kırıklığına uğramış kişi der ki: "Yansımayı dinledim, yalnızca övgüyü işittim."

100. Kendi önümüzde, olduğumuzdan daha basitizdir; böylece arkadaşlarımız arasından sıyrılarak rahatlarız.

101. Bilen bir kişi, bugün kendini hayvanlaşmış bir Tanrı gibi kabul edebilir.

102. Karşılıklı aşkı keşfetmek, sevilene göre sevenip gerçekten gözünü açmak. "Ne! Seni yine de sevecek kadar alçak gönüllü mü? Yoksa aptal mı?
Yoksa- yoksa...

103. Mutluluktaki tehlike  Şimdi her şey benim için iyi bir hal aldı, şimdi her kaderi seviyorum: -kim benim kaderim olmak isteyebilir?

104. Hristiyanları bugün insanlık aşkı değil, yetersiz aşkları engelliyor  - bizi yakan.

16.08.2004 20:56:12
109. Suçlu genellikle eylemiyle eşit değildir: Onu küçültür ve yerer.

110. Suçlunun avukatları, genellikle eylemin güzel dehşetini yapanın avantajına çevirebileçek kadar yetenekli olmazlar.

111. Eğer gururumuz incinmişse, kibrimizin incinmesi çok zordur.

112. Kim inanmaya değil de, önceden düşünmeye ko- şullandığını duyumsuyorsa, onun için bütün inananlar çok gürültücü ve can sıkıcıdır; kendisini onlardan korur.

113. "Onu yanına mı çekmek istiyorsun? O zaman
önünde utanmalısın"

114. Cinsel aşka ait yoğun beklenti ve bu bek1~yişteki
utanç, kadının bütün bakış açısını başlangıçta bozar.

115. Oyunda aşk ve nefret olmazsa, kadın vasat bir oyuncu olur. .

116. Yaşamımızın büyük dönemleri, içimizdeki kötülü-
ğü yeniden vaftiz etme cesaretini kazandığımız zamandır.

117. Bir duyguya üstün gelme istemi sonunda bir veya
bir kaç başka duygunun istemi değildir.

118. Hayranlıkta masumiyet vardır: bir gün kendileri- ne hayran olabilecekleri hiç akıllanna gelmemiş olanlarda bulunur. ,

119. Pislikten tiksintimiz o kadar büyük olabilir ki, kendimizi temizlernemizi engelleyebilir- kendimizi "haklı kılmaktan".

120. Duygusallık genellikle aşkın gelişimini çok zor-
lar, öyle ki kökü zayıf kalır ve kolaylıkla sökülebilir.

121. Tanrının yazar olmaya karar verdiği zaman Yunanca'yı öğrenmiş olması çok garip- ve daha iyi ö~rem'- memiş olması.

122. Övgüden hoşlanmak, bir çok durumda yalnızca kalbin inceliğidir- kibir Tuhunun tam aksi.

123. Metres yaşamı bile bozulabilir- evlilikle.

124. Yanmaktan hoşlanan, acı üzerinde bir zafer ka-
zanmaz, ama beklediği yerde acı duymadığı için zafer ka- zanır. Bir masaL.

125. Bir kişi ile ilgili fikrimizi değiştirirken, onun bizim için yarattığı rahatsızlığı hesaba katarız.

126. Bir ulus, altı yedi büyük adamın yaratılması için doğanın arkasından dolanmaktır- Evet, sonra da onların et- rafından dolanılır.

127. Tüm gerçek kadınlann gözünde, bilim, utanç du- yusuna düşmandır. Sanki birisi onunla derinin altını gözet- liyormuş gibi duyumsarlar- veya daha kötüsü giysi ve süs- Iı'dnin altını!

139. Kadınlar intikam ve aşkta erkeklerden daha barbardır.

140. Bilmece gibi bir kural- "Kıramadığın sargıyı önce ısırmaya değer."

141. Oburluğumuz, kendimizi neden Tanrı yerine koyamadığımızı gösterir. .

142. Şimdiye kadar duyduğu en saf söz: "Dans le veritable amour c'est l'ame qui enveloppe le COrpS."29

143. Kibrimiz bizim için en zor olam başarınaınızı ister.
- Bir çok ahlakın kökeni ile ilgili olarak

146. Canavarlada boğuş;ın kişi, canavar biçimine gir- meyecek kadar dikkatli olmalıdır. Ve bu uçuruma uzun sü- re bakarsak, uçurum da size öyle bakacaktır.

148. Komşunuzu uygun bir düşünce için ayartmak ve sonra bu düşünceye tamamen inanmak- Kim kadınlar ka- dar iyi becerebilir?

149. Bir çağın kötü olarak nitelediği, genellikle daha önce iyi olarak nitelenenin mantıksız bir yankısıdır-eski ideal atacılığı.

150. Kahramanın etrafındaki her şey trajediye dönü- şür; yan tannnın etrafındaki her şey de drama; ve Tanrı et- rafındakiher şey - neye? Belki de bir "dünyaya."

151. Bir yetenek sahibi olmak yeterli değildir: buna izin vermeniz de is~enir: - nasılmış arkadaşlar?

152. "Bilgi ağacı olduğu yerde, her zaman cennet vardır." Böyle dedi en eski ve en yeni yılanlar.

153. Aşk ile yapılan her şey, iyi ve kötünün ötesindedir.

154. İtiraz, baştan çıkma, şen güvensizlik, alaycılık sevgisi sağlık belirtileridir; kesin olan her şey patolojiktir.

155. Trajik olanın duyuları şehvetle azalır ve çoğalır.

159. İhsan iyilik ve kötülüğün ka1işılığını vermeli; ama neden bize iyilik ve kötülük yapan insana?


160. İnsanıbilgisini başkasınca paylaşınca, artık onu yeterinse sevmez.

164. İsa Yahudilere şöyle dedi: "Yasa köleler içindir: Tanrıyı, benim gibi sevin, oğlu' gibi! Biz Tanrının oğulları ahlakla ne yapalım!"

165. Her Partiyle ilgili Olarak.Çoban, ,her zaman sürü önünde giden bir koça gereksinim duyar- ya da bazen kendisi koç olur.

166. Kişi ağzıyla yalan söyıeyebilir; ama görünüşü yine de gerçeği söyler.

167. Sert kişi için içtenlik utanç vericidir

169. Kendinden çok bahsetmek, kendini gizlemenin yolu olabilir.

170. Övgüdüğün, suçlamadan daha çok sıkıcılık vardır.

171. Şefkat, bilgili insanda, Cyclopun üzerindeki şefkatli eller gibi gülünç oluyor.

173. İnsan aşağıladığı zaman değil, eşit veya yüksek seviyede,algıladığında nefret eder. .

174. Siz yararcılar yararı yalnızca eğilimleriniz için bir araç olarak görüyorsunuz- gerçekten onun tekerleklerinin sesi, size, dayanılmaz mı geliyor!

175. Kişi sonunda kendi arzularını sever, i arzuladıklarını değiL.

176. Başkalarının kibri, bizim kibrimize ters olduğu aman bize tatsız gelir.

177. "Yalancılığın" ne olduğuna gelince, herhalde hiç kimse yeteri kadar dürüst olmamıştır.

178. Kimse, kumaz insanın ahmaklıklarına inanmaz insan hakları.için en büyük kayıp..!

179. Eylemlerimizin sonuçları, bu arada "düzelmiş olmamıza" bakmaksızın, elimizi kolumuzu bağlar.

180. Nedene karşı olan inancın işareti olarak, yalanda, bir masumiyet vardır.

181. Birisine beddua edilirken dua etmek insani değildir.

182. Üstlerle yakınlık acı verir, çünkü karşılığı alınamayabilir. .

183. "Beni kandırdığın için değil ama artık sana inanamayacağım için etkilendim."

184. İyi huyluluğun yüceliğinin, kötülük gibi bir görüntüsü vardır.

185. "Ondan hoşlanmıyorum."- Neden?- "Onunla eşit değilim
- İnsan hiç böyle yanıtlayabilir mi?

Bu Aforizmalar
Nietzsche'nin İyinin Kötünün Ötesinde
İsimli Kitabından alınmıştır.



 

11.09.2004 14:46:58
YAPTIĞIN ALINTILAR GERÇEKTEN GÜZEL...
DAHASINI BEKİYORUMMMMMMMMMMMMMM

11.09.2004 14:49:26
SANA ÇOK ÇOK BÜYÜK BİR ÖĞÜT;...ASLA NİETZSCHE DEN KENDİ ANLADIĞINI "NİETZSCHE NİN GÖRÜŞÜYMÜŞ" GİBİ LANSE ETME..
ÇÜNKÜ NİETZSCHE NİN HER KELİMESİNDEN BİLE FARKLI ANLAMLAR ÇIKARILABİLİR..


Sayfa: [ 1 ]