|
||
| ''Ben şiir yazmıyorum, dünyayı bir kenara yazıyorum'' diyerek kendisini ifade eden ve ''rabbim sen olmasan kimin aklına gelirim ben' diyen rahatı kaçmış yazar. "Bulunduğum yer konusunda ciddi tereddütlerim var. köşe sahibi olmanın köşeyi dönmekle yanyana durduğu bir ülkede, insanlar yazdıklarımı değil de, maaşımı merak ediyorsa, ki ediyorlar, pek iyi bir yere geldiğim söylenemez... ilk günden itibaren kasaya değil kapıya yakın oturmayı tercih ettim. olaylardan değil kendimden haberdar olmaya çalıştım. ve kendinden haberdar olmayıp da başkalarının haberlerini yapanlara hep mesafeli durdum... yukarıda yazdığım bütün olumsuzluklara, can sıkıcı satırlara rağmen, yine de halime şükrediyorum. çünkü 'önce ahlak ve maneviyat' diyen 'hak geldi batıl zail oldu' ayetini öpüp başına koyan bir camiaya hitap ediyor, çocuklarıma böyle güzel bir topluluğun ekmeğini yediriyorum... bulunduğum yere gelince; kaybolmadım ki bulunayım.'' ibrahim tenekeci şimdi 33 yaşında ve kitapları şöyle: şiir: üç köpük, peltek vaiz, güzellik uykusu (birey yayınları) giderken söylenmiştir (birun yayınları) günlük: üzgünlük (şule yayınları) deneme: uçuş denemeleri (birun yayınları) son düzlük (birun yayınları’dan çok yakında yayımlanacak) halen edebiyat dergisi olan ''kırklar'' ''şehrengiz'' ve milli gazete de yazmaktadır,beğenilen şiirlerinden bazı örnekler.. Sevgili gökyüzü kapalı ben açık hece bir dua damlar yapraklarıma ceylan derisinden bir ezan sesi gelir ve cilt olur dudaklarıma. Güzellik Uykusu ibrahim bey bu gece eve gelmedin kaç kez açıldı senin için kimdir o penceresi farkında mısın bilmem düşmansız yaşamak köreltiyor adamı ve insanı yoruyor başkasının şarkısı işte bundan dolayı düşmanı püskürtmekten vazgeçip susuyorum ve tüfengi alnıma kaş diye çatıyorum a benim oğul otu bitmeyen topraklarda şaşırıp kalan kalbim senin türkçen yok mu anlatıyorum işte bir kuş kalbi misin ki ürkmek için bahane arayıp duruyorsun bize dönecek oysa o güzel ölüm yatacağız beraber güzellik uykusuna her gün bahar olacak ve onun temizliği yeni yıkanmış tül perde ne ki benzetecek bizi dağların doruğuna ölümden korkuyor musun diyor okurun biri neden korkayım, ona ne yaptım ki bir kez olsun binmedim saltanat kayığına ve ömrüm boyunca heyelan bölgesinde yaşadım sanki başım çatlıyor bakalım ne çıkacak: toprak bile yaşlanıyor demek ki… Herkesin uzağında, o ışıksız evlerde Kapı altından giren soğuk gibisin, Birden bire basar gibi boşluğa Kar üstünde yürümek zordur, bilirsin Çünkü onun altında sevgili yatar Gecikmiş özürler, silinmiş patikalar. Dibe vuran şeylerin anlaşılmaz görkemi Annesiz girilmeyen yerlerin cazibesi, Herkesin korunduğu bu limonlukta Ey ölüm, ey yoksulların neşesi Ahşap bir dünyanın herhangi bir köşesinde Kim direnebilir bir bandonun ritmine. Bir incirkuşunun olanca titizliği Merhamete dönüşüyor her şeyi bağışlayan Kadınları düşünün geçimsiz kocaları Ne kalır geriye bir okul çıkışından Merakımı bağışlayan tertemiz bir türkü mü Yaz gibi şımartan, her öptüğünü. Eski fotoğrafların arka bahçelerinde Bir kamyon yanaşıyor bir çığlığın içine Umrumda değil artık tahlil sonuçları Tarlalar, bozkırlar, briket harmanları... Düş ve Dua Yağmura, nisana ve yaşıma aldanıp Uçurumları kıyı sanarak Ve dağlar erişilmeyince acı verir Sözünü unutarak Kaf dağına gitmek istedim Irmak inadıyla yürüdüm uzaklara Bir derviş olup yürüdüm uzaklara Yanıldı denektaşım geriye döndüm Kutsal Sözler Panayırı na sığınıp İpeksi bir sessizliğe büründüm: Bir hayat, mahçup ve duru Tanrım, gülleri Ve sessiz harfleri koru. |
||
|
||
| ve korkum, o da sizinkine benzemez saflar sıklaştıkça korkarım anlaşılmaktan korkarım, düşlerimden korkarım üstelik kırmızı ışıkta cam silen çocukları şoförlerden sakınmak zorundayım ---------------------------------------------- yük olmayayım dünyaya diye yalnızca adını yazabilen biri olmak isterdim - ibrahim!... -------------------------------------------------- şeyhim sen bana bir el vermedin gunesli havalar haric pekala itaat edebilirdim Bir ki deneme zar tutuyorsun ey hayat bu kaçıncı sevgili yanlış ata oynamışım gözlerim öyle dedi pır pır diye ses çıkardı yürürken yüreğimden denizleri sulardım tozmasın diye deniz sporu çok severdim çiçeğe yem vermeyi kuşlara binerdim ve kaçardım basından bak buraya yazıyorum diye milyar kelimeyi ziyan eden de bendim hem de hiç sıkılmadan. güzeldim de galiba bunu nasıl söylesem: eline sağlık Tanrım leyla çok güzel olmuş Tanrım eline sağlık dünya da güzel olmuş keşke biraz ölmesem. |
||
|
||
| Kırkı çıkmamış sevdamıza şiir Kırkı Çıkmamış Sevdamıza Şiir paylaşılan mutluluğu severim engin denizler kadar güzeldir o I bana ait olmayan cesetleriyaktım bütün gece küllerini savurdum dans ettim ay kaydı yıldızlar gülüştü pervasızca ve saçlarımdan bir demet düştü suya aldım öptüm gözbebeklerinden cazibesini yitirmiş bir kadındın sen seni ben güzel yaptım II davudi bir sesim vardı sonra kayboldu yıldızların üzerine çığ düştü ve ellerim damıttı ellerini-utandın-demek ki biliyorsun ah,tarihsiz duyguların ilk resmini bulutlara çizilen gözlerine çiy düşmüştü üşümüştün aldım ısıttım seni III ben uzaktan severim seni de öyle sevdim bir tutam gökkuşağı karıştı sevdamıza kuş kanadı bir tutam bıraktık korkularımızı uçtuk gittik İbrahim Tenekeci |
||