|
||
| diyelim bir karar verdin/vermişsin zamanında, verilir ya hep. kimseye kaptırmadın, susturdun hepsini. ya emindin ne istediğinden- kesin emin. başka bir ihtimal düşünmeden yaptığını, ya da daha kararsızdın, aralarda gidip geliyordun. fikir soruyordun, hepsi başka bir şey diyordu. sonra belli birisine takılmadın, gittin öyle, herhengi bir yere.. sonra-ilerde memnun olmadın yaptığından, üzüldün falan, keşke! mi diyeceksin- yapsaydım dediklerini, tecrübeleri, büyükleri, çok bilenleri (!) dinleseydim..? yoksa sahip çıkacak mısın acına- başkasının dediğini yapsaydım, /bu hile gibi bir şey, nasıl yaşanacağının tüyosu/ o zamanları ben yaşamış sayılmazdım ki..- ? |
||
|
||
| ya sen=seçimlerin denklemi geçerliyse ya da ben>,< herşey eşitsizliğini tercih ediyor.kendini oluşturanları inkar ediyorsan seçimlerinin sen olması, onlara sahip çıkman ve keşke dememen çok vahşiyse. dayanabileceğinden daha vahşi ama. bu sefer o ben değildim'in arkasına mı saklanır-ağlarsın yoksa hala durup-kayıtsızca, büzülüp yere; üstünde dayanamayacağın ağırlık, kendine yediremez misin saklanmayı, bendim o, ne yapalım?- en fazla ölürüm işte.. mi dersin? |
||
|
||
| bence seçenekler yoktur..ya da anlamsızdır ,sen olduğun yolu gidersin. ya da gittiğin seninse en berbat haliyle bile seni ötekinden daha iyi hissettirecek olandır. zaten dönüşeceğin gene kendinsindir. kendinden kendini aşabilirsin sadece ve buna düşmek de dahildir. |
||
|
||
| Red Hot Chilli Peppers'ın davulcusunun bir sözü; Yaptığınız birşeyden dolayı pişman olmak, yapmadığınız birşeyden pişman olmaktan iyidir. Pişman olup olmamak bence insanın hayata bakış açısına göre değişir; bana göre herşeyden bir ders çıkartılabilir, birşeyler öğrenilebilir, en kötü durumdan bile... yeter ki beynini kullanmasını bilsin insan. Bu, en kötü durumdan bile birşeyleri lehine çevirmeye yarar ve bir sonraki seçimlerde daha az hata yapmanı sağlar. Önemli olan pasif ve herşeyden yalıtılmış olarak kalmamak... Biraz risk alıp bir atılımda bulundu mu insan, sonuç kötü bile olsa fazla da pişman olmaz diye düşünüyorum. |
||
|
||
ya pişman olacağın şeyleri yapma,ya da yaptığın şeylerden pişman olma.. .
|
||
|
||
| pişmanlık.. bi zaman oluyor, insan hayatta en çok gerçeklik istiyor. ve pişmanlık o zaman, dönüp geriye baktığında en güzel gibi görünen duygulardan daha güzel olabiliyor. -kurmaca- yok. -ben ne için, kim için yaşadım- yok. -ben mi yaşadım-, -yaşadığımı mı hayal ettim- yok. pişmanlık hayatı gerçek kılıyor. |
||
|
||
| Bir düşünür şöyle demiş:tecrübe, yaşam süresince yediğimiz kazıkların bileşkesidir ! Bizi hayvanlardan ayıran en önemli özellik olan düşünme, yaptığımız hataları da bir daha yapmamızı engelliyor. Gerçi aynı içgüdü hayvanlarda da var ama onlar bu işi düşünmeden yapıyorlar. Pişmanlık da yapılan hataların dışavurumu olarak algılanabilir, aslında beynimiz bize bu şekilde bir uyarı sinyali gönderiyor ama biz ancak düşünme konusunda yeteri kadar gelişmişsek bir daha aynı hatayı yinelemiyoruz. Eğer bilgi düzeyimiz düşükse, hataları yineleyip kaza neden oldu anlayamadım, allah korusun diye yazmıştık oysa demeye devam ediyoruz. |
||
|
||
| mesela şu var, bir konuda karar alınacağı zaman kendi düşünce yapına, fikirlerine, karakterine, 'kendine' uygun olanı seçersin. başkasının dediğini yapman seni kukla pozisyonuna sokar. bundan sonrasında, aldığın karardan pişman olmak-diğerlerinin dediğini yapmadığına pişman olmak ama- senin kendine sahip çıkmadığını göstermez mi? |
||
|
||
| Burada kendi düşüncemiz kavramını sorgulamak gerek. Düşüncelerimizin ne kadarını özgür düşüncelerimiz olarak kabul edebiliriz ? Bu düşünceler bize öğretilen ve sorgulamadan kabul ettiklerimiz mi yoksa düşüncelerimizi bize verilenleri sorgulayıp yeniden şekilllendirebiliyor muyuz? Bu önemli ayırımı yapmak aslında farkında olmak anlamına geliyor ve düşüncelerimizin dogmalardan, boş inançlardan kurtulma oranına göre kendi irademizi yansıttığı sonucunu kabul etmemiz gerekiyor. Seçimleri ancak bu şekilde kendimiz yaptık deme şansımız olabilir, bunun dışındakilerin çoğunu başkalarının koşullandırması olarak kabul gerekir. |
||
|
||
| Karar alırken aslında seçmezsin.Düşüncenin yolunu takip edip gidebileceği biricik alanı tespit edersin.Bu da pişmanlığı anlamsızlaştırır. | ||
|
||
| Buz sana katılmıyorum. Bilincin insan hareketlerine etkisini yoksaymak olası değil. Her zaman bir seçim yaparız ama burada önemli bir ayırım var. Birincisi seçimin yapılması sırasında düşüncelerimizi ne kadar yönlendiriyoruz ? Yani bir kişi yaptığı seçimin farkında değilse, düşüncelerim beni nereye götürürse oraya giderim der. İkincisi, seçimin bilinci ve farkındalığı. Yani bize verilen seçeneklerden doğru olanı seçme ve akla uygun olanı yapma bilinci ile hareket ettiğimizde doğal olarak daha az yanlış yaparız. Hayatımız hep bu tuzaklarla doludur ve her zaman bir seçim yaparız ama çoğu zaman bu seçimin farkında olmayız. Evden çıktığınızda otobüs ya dolmuşa binmekten yaşamımızı belirleyen, kötü ile iyi yapmamızı sağlayan, başarılı olmak olmamakla ilgili gelinen nokta bu seçimlerin sonucudur. Önemli olan bu seçimlerin farkında olmak ve yapılan seçimleri bilinçli yapmaktır. O zaman pişmanlıklarımızın azaldığını daha iyi görebiliriz. |
||
|
||
| Mesela sarı ve mavi arasında seçim yapmakta zorlanan kişi; maviyi-sarıyı ve kendini eksik analiz etmiştir. Bu yüzden sarının mı mavinin mi yolundaki bir sonraki durak olduğuna karar veremiyordur. Eğer analizinde başarılı olsaydı seçmesi gerekmezdi,direkt örneğin mavi derdi. Yani yetersizliğimiz-ki elbette doğal bu- seçmemizi gerektiriyor. |
||
|
||
| Yanlışta olsa yaptıklarım beni ben yapan şeylerdir. Kendime bu sebeple ne yapsam bir türlü kızamamıyorum... He he | ||
|
||
| hayatımın tum kararları benım dısımda ılerlıyor benım olmadıkları ıcın kendıme cok kzıyorum cunku elı mahkum durumunun en berbat halını yasıyorum kral yıne gelde buyut benı
|
||
|
||
| bazen de kararları başkaları alıyor,size de uygulamak düşüyor... | ||