|
||
| merak ettiğim bişey var? ateşin rengi ve renkleri nerden kaynaklanıyor? bişey yanınca onun ateşinin rengi hangi parametrelere bağlıdır? |
||
|
||
| yaa tam emin diilim ama kimya hocamız anlatmıştı galiba ateşin ısısına mı ne bağlı mesela alev ne kadar mavi olursa o kadar ii ısıtıyo ama emin diilim hmn araştırısın o zmn..
|
||
|
||
| buna renk ısısı denir,kirmizidan maviye dogru yukselir,birimide kelvindir.gunesin renk isisi 5600 kelvindir.buna gore daha asagi giden isiklar kirmiziya dogru gider,bu yuzden evlerdeki normal ampuller genellikle kirmiziya kacar,goz bunu algilayamaz ama kameralarda net sekilde belli olur.bu durumda atesinde renk isisi 5600 kelvinden dusuk oldugu icin kirmizi gorunur | ||
|
||
| ısıyan madde ışınım yayar bu ışınımı görebilirsiniz. Yani bir demiri ısıttığınızda kızarır. Bunun nedeni ısıdan dolayı yaydığı ışınımdır. Ateş ise oksijein ısısından dolayı ışımasıdır. Saygı Sevgi ve Mantık.. |
||
|
||
| ısınan maddenin ışın yaymadığı durumlar yok mu? tersten düşünürsek bazı maddeler hiç ısınmadan da ışınım yapıyorlar. demek ki ışın yayılımı için ısı gerek şart değil ?? |
||
|
||
Zaten "ışınım yayılması için gerek ve yeter koşul o şeyin ısınmasıdır." demedim. Ama ısınınca da ışınım yayar. Bu sayede zaten bigbang keşifleri oluyor. Eğer bir patlama olmuşsa ve evren genişliyorsa, bu durumda evrenin her noktasında aynı mikrodalga dip gürültüsünü ölçmeniz gerekiyor. Bu ölçülmüştür. Televizyonda boş bi kanal açarsan seini duyabilirsin.. ![]() Saygı Sevgi ve Mantık... |
||
|
||
| süpersin be dostum.. :rolleyes: teşekkürler.. ama tv konusunda yanılıyorsun. tv de o dediğin dalgaları yakalayabilmen için tv IF modülatörünün filan buna uygun dizayn edilmesi lazım. tani tv ancak ilgili frekans aralığındaki ses veya görüntü frekanslarını almaya muktedirdir. --------- sorumum bir parçası şu idi. eğer ısı ışıma sağlıyor ise düşük ısı seviylerinde cisimler yine de mikro ışınımlar yapmalı değil mi? mesele insan 37 derece. bu sıcaklık bile vücutta bir ışınım yaratmalı değil mi? |
||
|
||
| TV konusunda yanıldığımı sanmıyorum. Çünkü o dip gürültü TV nin algılayacağı frekansta zaten. 1948 yılında Alpher ve Herman bunu ileri sürmüştür. 1963 civarında Robert Dicke bu sav üzerinde hesaplamalar yaparak evrensel genişlemenin milyarlarca yıllık süresi içinde uzayan ve soğuyan yayınımın büyük ölçüde mikrodalga (yani önceleri UHF tv yayınlarında daha sonraları da mikrodalga fırınlarda kullanılan kısa dalgaboylu radyo dalgaları) biçiminde olması gerktiğini söylüyordu. Arno Penzias ve Robert wilson, başlangıçta, Dünya çevresinde yörüngeye oturtulmuş Amerikan uydularından biri olan Echo dan yansıyan sinyalleri toplamak için kullanılan, boynuz biçimli, devasa bir radyo alıcısını gözden geçiriyordu. İki bilimci bir yandan aygıtı ayarlarken bir yandan da bir türlü bertaraf edemedikleri bazı inatçı radyo gürültülerinden ötürü sıkıntı yaşıyordu. Elektronik parçaları söküp yeniden taktılar. 1962 yılında gerçekleştirilen bir yüksek irtifa çekirdek denemesinden arta kalan yayınımının sönmesini beklediler. Anten içine yuvalanmış bir çift güvercini, sorunun kuşların beden ısısından kaynaklanıyor olabileceini düşünerek oradan çıkardılar ve pisliklerini temizlediler. Dicke onların yaşadığı sıkıntıyı işitmiş ve hatanın teleskoptan değil yıldızlardan kaynaklandığını ayrımsamıştı. Penzias ve Wilson Büyük patlamanın ilk gözlemsel kanıtını rastlantıyla bulmuşlardır. _________________________________ ısıdan kaynaklı ışıma konusunda haklısın. ancak bu ışınım düşük frekanslı olduğundan bunu insan gözü algılayamaz. ışınım yoğunlaştıkça gözümüz bunu farkeder. (biraz uzun oldu... )Saygı Sevgi ve Mantık... |
||
|
||
| Tv konusunda yanıldığını söylemekte ısrar edeceğim. Çünkü tv bir radyo alıcısı gibi değildir. radyo alıcıları da modülasyon türlerine göre .. ve FM olarak ayrılırlar. Ama TV de hem A.M. hem FM birlikte kullanıldığı üst üste bindirilmiş dalga modelleri kullanılır. TV alıcısı modüleli işareti demodüle ederek görüntü, renk, ses, satır tarama vs . bilgilerini ayırır ve ilgili modüllere gönderir. Radyo alıcılarında ise durum daha basit olmakla birlikte yine demodülasyon vardır. Bir radyo alıcısı sinüsoidal olması muhtemel bahsettiğin türden dalgayı gürültü olarak algılayabilir. Ama yine ilgili frekans aralığında olmak şartıyla. Şu an kullanılan FM dalga frekansı 100 MHz ler civarındadır. A.M. modüleli işaretler ise çok daha düşük frekans (büyük dalga boyuna) sahiptir. Bahsettiğin türden işaretler ayrıca çok küçük genlikte olacakları için ayrıca mevcut yayınlara gürültü olarak da eklemlenemezler. Bir de dediğin gibi frekans uygun olmuş olsa bile Tv preamlifikatörleri vs. bu kadar zayıf sinyalleri almak ve yükseltmekten acizdir. |
||
|
||
| Sence radyo veya TV deki dip gürültü zayıf mı? tv algılamıyor zaten, alıcı alıyor ve tv ye aktarıyor. Radyodaki dip gürültü de aynıdır. Çeşitli uydular gittikleri yerlerde de aynı dip gürültüyü ölçmüşlerdir. Evrenin her yerinde o dip gürültü aynıdır. Dedim ya Dicke nin hesaplmalarında bile o frekansta olduğu çıkıyor. Dicke bu verdiğim bunun sayesinde nobel ödülü almıştır. Bu gürültü evrenin başlangıcında oluşan patlamanın ısısından arta kalan ışınımlardır. Israr etmemelisin. Bu gözlemsel bir kanıttır. Hem matematiksel hem fiziksel hem de gözlemsel olarak sağlıyor. Tekrar söylüyorum TV ve radyoda boş bir kanalda duyduğun dip gürültü evrenin ilk zamanından kalmıştır. Saygı Sevgi ve Mantık... |
||
|
||
| Tv ile dip gürültüyü görmeye yada işitmeye çalışmak kulağımızla ortamda uçuşan radyo dalgalarını yakalayıp dinlemeye benzer. Bahsettiğinden çok daha fazla genlikte ve yakın frekansta gürültüler ortamda zaten var. Örneğin güneş patlamaları, radyo telsiz dalagaları, komşu frekanslardaki yayınlar vs. Tüm bu okyanus büyüklüğündeki gürültü çorbasında bir kum tanesi algılanabilmiş olsa dahi tamamen bir belirsizliktir. Eğer dediğin gibi boş bir Tv kanalı bu dip gürültüsünü yayınlıyor ise bunu bulmak için çok güçlü radyo teleskoplara yada rastlantılara filan ihtiyaç yok. bunu basit frekans ölçerler hemen havadan alıp ölçer ve bize gösterirlerdi. sonuçta bu işaret düzgün salınım gösteren periyodik bir işaret olmalı. |
||
|
||
| İyi de düşünsene heryerde olan bir dalgayı almak ne kadar zor olabilir ki.. uzaktan gelmiyor.. heryerde var.. gösteriyorlar zaten.. diyorum ya, radyodaki boş kanalın hışırtısı evrenin hışırtısıdır. tv deki karıncalanma ve hışırtısı felan.. Güneş patlamasından arta kalacak ışınımın sağladığı dip gürültü büyük patlamanın ki kadar olamz. Onun için onu tv ve radyo belirli bir şekilde algılayamaz.. Saygı Sevgi ve mantık.. |
||
|
||
| güneş patlamaları bazı dönemlerde o kadar yoğunlaşır ki, nerdeyse tüm telsiz haberleşmesi durma noktasına gelir. uydular ve uçaklarla haberleşilemez tv, radyo yayınları bozulur. | ||
|
||
| ama bunun nedeni patlamadan arta kalan ışınım değil, güneş fırtınalarıdır. güneş fırtınaları direk dünyamıza geldiği için iyonosferi etkiler sadece ve uyduların elektronik devrelerine zarar verir. Saygı Sevgi ve Mantık.. |
||
|
||
mesele çok farklı noktalara geldi kesecektim ama olsun devam edelim ![]() başından beri konuştuğumuz dip gürültü dediğimiz şey ışınım mıydı? ben bunun büyük patlama sonrasında kalan titreşimler olarak anlamıştım. sen diyeceksin ışınım da bir dalgadır. ama ışınımın dalga boyu çok küçüktür. bu durumda senin dediğin mikrodalga değil nano veya piko dalga olmalıydı. ... güneş fırtınaları iyonosferde etkili olur ve sadece uydularda etkilidir demişsin. uydular iyonosferde midir peki ? |
||