SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Edebiyat / Dil

Konu: Filistinli Şair Mhamut Derviş Öldü(dünyanın en haklı kavgasının şairi)

Sayfa: [ 1 ]

gobilibozo 13.08.2008 16:21:41
filistin direnis hareketinin unlu sairi..

1941'de filistin'de el-bavra koyunde dogdu..
1961, 1965 ve 1967 yillarinda uc kez hapse girdi..
1971'e kadar hayfa'da gazete ve dergilerde calisti.. daha sonra israilli isgalcilerin baskilarina dayanamayarak beyrut'a gitti.. oradan da 1982'de paris'e gecti..
paris'te el-karmal isimli bir dergi yayimladi..
1969'da lotus odulunu aldi..
1982'deki sabra satila soykirimi uzerine yazdigi golgeyi yuksekten ovmek adli uzun siiri ile 1983 lenin odulunu kazandi..
degisik kitaplarindan bazi siirleri lutfullah bender cevirisiyle olumu seviyorlar benim adiyla 1988'de yayimlandi..
Filistinin yetiştirdiği dünyaca ünlü şair,Mahmut Derviş,amerikada geçirdiği kalp ameliyatından,üç gün sonra hayata gözlerini yumdu.

Çok güzel şiirlerinden bazıları...


FİLİSTİNLİ SEVGİLİ

“gözlerin bir diken
yüreğe saplanmış, sevilen,
işkencesine dayanılamayan.
gözlerin bir diken,
rüzgârdan koruduğum, acıların, gecelerin,
derinlere sapladığım.
kandiller yanar ışığınla,
geceler dönüşür sabaha.
bense unuturum birden,
- göz rastlar rastlamaz göze-,
yaşadığımız bir vakitler
kapının ardında
yanyana.
(...)
gözleriyle filistin,
kollardaki, göğüslerdeki dövmelerle filistin,
adıyla sanıyla filistin.
düşlerin filistin’i ve acıların,
ayakların, bedenlerin ve mendillerin filistin’i,
sözcüklerin ve sessizliğin filistin’i
ve çığlıkların. ve doğumun filistin’i,
taşıdım seni eski defterlerimde ateşi gibi.
kumanya gibi taşıdım seni gezilerimde.
koyaklarda çağırdım seni bağıra bağıra,
inlettim senin adına koyakları:
..............
Sakının hey
kayaları döve döve şarkımı koparan şimşekten!
benim gençliğin yüreği!
benim beyaz kanatlı atlı!
benim yakan putları!
kartalları tepeleyen şiirleri benim eken
tüm sınırlarına suriye'nin!
zalim düşmana bağırdığım
ey Filistin!
senin adına:
/ölürsem ey bcekler,vücudumu didik didik edin/

.............
ölümlerden geliyorum şarkı söyleyerekten,
geliyorum yaşamak için.
bırak, ışıldayan bir yara
bağışlasın bana sesini,
bırak da kinler büyüsün,
kafeslerin içimde ektiği,
bırak, uzlaşmazlık çıksın ortaya,
yıkımların doğurduğu.
yaramın üstünde yürümeyi öğretti
bana celladın bıçağı.
yürümeyi, hem de yorulmadan yürümeyi.
direnmeyi öğretti.
direnmeyi.
..........

dunyanin en hakli kavgasinin sairi ..

"...

kuşlar bana bıraktı şarkılarını
ve ben koştum
yürek atışına tarlaların.
kanımın derinliklerine in
derinliklerine in
derinliklerine ekmeğin
yalın bir yurdumuz olsun
yasemin bir düşün beklediği.
her günkü ahmed
saf ve basit ahmed
nasıl kaldırdın ayrılıkları
meyveyle taş arasında
kurşunla geyik?
arap ahmed, diren!
kuşatma altında gezeceğiz
ulaşıncaya dek kıyısına
ekmeğin ve dalgaların.
öleceğiz düşü uğruna
bir yurdun
ve bekleyen yaseminlerin.

onda güz'ün eğrileri var.
kandaki şiirdir ahmed.
dağlar gibi kırışık yüzü
yankısı çağıran seslerin
birleşen gövdelerin.
ey tanınmayan ahmed
nasıl yaşadın aramızda
tam yirmi yıl
hâlâ belli belirsiz yüzün
hep çizgilerinde dolaştığımız
tanınmayan yüzün
ey ormanlar
alevler kadar gizli ahmed
bize yüzünü tanıt
söyle son sözünü
dağılacağız sessizlikte
geri adım atacağız
işitsin diye ölüler sözlerini
yaşayanlar
belki tanır diye çizgilerini.
ahmed
ahmed kardeşim
kahramanca ölümünü bekliyoruz
ne zaman?
ne zaman?
ne zaman? .."
........

Hüzün Makinesi

ama ben sürgünüm
gözlerinizle damgalayın beni
neredeyseniz oraya götürün
her neredeyseniz oraya
yüzümün rengini geri verin bana
ve vücudun sıcaklığını
kalbin ve gözün ışığını
ekmeğin tuzunu
ve ritmi
toprağın tadını
anavatanımı
gözlerinizle siper olun bana
hüzün malikanesinde bir kalıntı* diye anın beni


Sayfa: [ 1 ]