|
||
| Kelimelerin bütün anlamı iletme olanaklarına rağmen gene de insan neden anlatamadığını hatta dilsiz olduğunu ve hiç konuşamadığını hisseder... dil anlatamaz da anlatıyormuş gibi yaparak insanı avutur mu yoksa sadece... gerçekten dili keşfeden insan doğru anlatım yolunu mu keşfetmiş oldu...yoksa içdilini köreltti mi.. |
||
|
||
Sanırım bazı duyguları anlatmaya kelimeler bile yetmiyo diyebilirim.
|
||
|
||
anlatılamayan duygular yeterince yaşanamıyor bu yüzden dilsel olarak kavranamıyor olabilir mi...
|
||
|
||
| insan oturup da dedikodu yapar gibi kendini anlatmayı kendisine yediremiyor. bu yüzden gürültülü-oyalayıcı seslerle boşluğu doldurup o mucizevi kendini uğraşıp inceleyip anlasınlar istiyor. gelsinler diye bekliyor. knuşmaya tenezzül edilmediğinden bu dilsizlik.. |
||
|
||
| özel bir harita izlenip de dilin yaşadığı havaya girilmedikçe zaten aleni anlatım da hiç bir şey anlatmıyor. dilin yaşayan yanı gereği-çünkü en azından onu kullanan insan yaşar yani değişkendir- dilsizlik de dilin bir parçası hatta kendini en gösterişli sunduğu biçimi. |
||
|
||
| Genelleme yaparsak buz (Juvecim), haklı olabilirsin ama bunun canlı istisnaları da yok degil sanırım. | ||
|
||
genellemeler istisnalarla telef edilmeye mahkumdur sanki.Bİr de..sanat tarihi anlatamama sancısının sonunda patladığı muhteşemlerle doludur.. hani dilsizlik sözü biriktirmek de olabilir. |
||
|
||
| kendi dilinin senden öteye ulaşmaması... onların dilinin isli bir cam arkasından sana konuşması. bazı diller diğerleriyle hiç kesişmez..bütün dillere paralel kalır. konuştukça susuyor olma hissi katlanır sadece. kelimelerin kendine yabancı olduğu - içeriklerini tanımadığı sanısına kapılır. dil olmaksızın hiç bir insan yakın olamaz. dilsel tek başınalık evrensel bir yalnızlığın kapısını açar. giderek dil kendine kıvrımlanır. her şeyden kopuk havada yürüyorsundur sanki. |
||
|
||
| dilsizlik bir baraj ardında su biriktirmek gibi. akıp giden suyun bir barajın ardında biriken suyun potansiyel gücünden ne derce fazlaca başarısı olabilir. |
||
|
||
| bu doğru... susan dil...kendi ve etrafı için yapıcı-yıkıcı bir güce dönüşür. |
||
|
||
Alıntı anlatılamayan duygular yeterince yaşanamıyor bu yüzden dilsel olarak kavranamıyor olabilir mi... tam tersine o kadar derinden yaşanıyor ki dil aciz kalıyor sadece.... |
||
|
||
| anlatılamayan duygular yeterince yaşanmıyor...evet,sanırım aslı bu...ya da anlatılmak isteneni anlatabilmek için icat olunmş kelimeler yoktur belki henüz.... bilmiyorum ama,ahrazi herkesin her daim bir yanı... |
||
|
||
| insan yaşadığı her yoğunluğu pozitif ve negatif biçimlerde yansıtır bence. ve bu da sözel olmasa da dildir -hatta bence kelimeleri olan bir dildir. ancak kıvranma dilin erişemediği yer yüzünden ve doğru dilde kendini hafifletememek yüzünden olur. bu da dilsizliği yaratır. özel kelimelerle konuşma damarı patlar kişinin. iyi bir şeydir.
|
||
|
||
patlat beeee kim tutar seni
|
||
|
||
)buz işter,kayar gider tutama zondan kimse:) |
||