|
||
| bir de dindarlar arasındaki özgür irade/ kaderciliğin tarihsel tartışması vardı geçen bi yerlerde, ilginç. ortaçağ da hristiyanlar (papaya bağlı kesim) arasında kaderin önceden belirlenmiş olması fazla benimsenmeyen bir durummuş, o dönemdeki endüljans, enterdi gibi uygulamalara da bu dayanak veriyor. daha sonra predestination/ kaderin önceden belirlenmesi (dolayısıyla özgür iradenin olmaması) fikrini popüler hale getiren ise martin luther. herşeyin önceden belirli olduğunu, dolayısıyla af kağıdı satın almanın veya cennetten arazi kapatmanın absürd olduğunu söylüyor. sonraki zamanlada ise bu kaderci yaklaşımları avrupa insanını daha seküler bir tavra sokuyor. ( madem ki her şey belirli, öyleyse uğraşmanın alemi yok, dünyadaki işimize bakalım, gibi )
|
||
|
||
| Diğer yazdıklarımıza bir Ekleme : kursatotcu kardeşimisin sadece cüzi irade yoktur demesine katılıyorum diğerlerine söylediklerinin çoğuna katılmıyorum |
||
|
||
| ben cüzi irade yoktur demedim şunu diyorum cüzi irade vardır lakin etkisi yoktur çünkü bizim irademiz ( düşüncelerimiz) Allahın yaratmasıyla hasıl olur . kısaca kitabın başındada belirttiğim gibi eşari mezhebinin görüşüdür bu ve ben kader konusunda eşari mezhebinin görüşlerini kabul ediyorum esasen bunlar yüzyıllardır kitaplarda olan şeyler ben bunları gündeme getiriyorum ısrarla kitabın tamamının okunmasını öneriyorum bir cevapta en son mesaj atana: eğer sen kulun özgürlüğü nün olmadığına inanıyorsan benim bu hususta dediklerimin hepsine inanman gerekir zira dikkatle incelersen bu düşüncenin sonu buralara varır mesela sen dersen ki Allahın iradesi dışında bir şey olmaz ben sana şunu sorarım: Allaha sövenler var bu da olan bir şey dir peki bu da mı Allahın dilemesiyle meydana geldi? yoksa Allahın iradesinin dışında mı gerçekleşti? gördünmü apıştın kaldın... onun için ben şunuda tam manasıyla karışıklık olmaması için ve yanlış anlamalara meydan vermemek için ısrarla söylüyorum zira bu söyleyeceklerim; dini kitaplarda edep icabı biz böyle konuşmayız diye diye bu günkü durumlara (zahiren konuşursak) gelinmiştir bu hakikatlar pek söylenmiyor insanlarda ekseriyetle bu şekilde düşünmeye bile korkuyor ve böyle oluyor o bakımdan şu bir gerçek ki: Allah kendisine sövdürtüyor . ve yine şunuda söyleyelim ki Allah insanların çoğunun kötü olmasını ister ve böyle istemesinin hiç bir nedeni yoktur bu husus çok ince olup tüm detayları ve açıklamaları sitededir ( islamdakader.cjb.net ) kader konusunun son kısımlarında,( kaderin sırrı bence şudur) diye başlayan kısımdadır. beni yanlış anlamayın bunlar gerçektir söylenmeye söylenmeye (zahiren konuşursak) böyle oldu. mesuliyet meselesi çok ince olup cevabı kitabın bütününe yayılmıştır lakin özellikle siz Allahın irade etmesinin nedensiz olduğunu kabul ederseniz cevabı almış olursunuz. | ||
|
||
| İMAN demiş; kursatotcu kardeşim cüzzi İrade yoktur diyorsun o zaman söylermisin bana insanı nasıl mesul tutacağız ? daha sonra İMAN demiş ki; kursatotcu kardeşimisin sadece cüzi irade yoktur demesine katılıyorum diğerlerine söylediklerinin çoğuna katılmıyorum bende burada derim ki; İMAN'ın dediklerini kaale almamak lazım... çünkü daha ne dediğini bilmiyor... |
||
|
||
Alıntı ben cüzi irade yoktur demedim şunu diyorum cüzi irade vardır lakin etkisi yoktur bende derim ki;cüz'i irade vardır ama bazılarının bunu kullanmalarına izin yoktur... yasaktır, yasak. |
||
|
||
kursatotcu demişsin ki ----------------- Allaha sövenler var bu da olan bir şey dir peki bu da mı Allahın dilemesiyle meydana geldi? yoksa Allahın iradesinin dışında mı gerçekleşti? gördünmü apıştın kaldın ---------------------- Kardeşim Ben Allahın izniyle şaşırmam Apıştada kalmam Sana dini bir senet ile cevap vereyim çok kısa bir şekilde hakikati anlatalım Bir gün Benliğinin kesafetinde boğulan ebu Cehil huzuru nebiye geldi Fahri alemin Vechi psaadetine Karşı Ya Muhammed Senden daha çirkin kimse görmedim ve daha ağzına ne gelirse Sövmeye başladı bitirdiğinde O tarafı ilahiden (Kalem ayet 4 VE İNNEKE ala HUKUKİN AZİM) diye rütbe alan Nebiye Ekrem ‘‘ey Hudullahı Tecavüz eden! Doğru söylüyorsun diye Mukabelede bulundular Biraz sonra yarı garı Hazreti Sıdddık geldi Bir an Sureti Hak Siyreti Rahman olan Habibi Kibriyanın Vechi pakine daldı O istiğrakındaki zevki Mübarek ağızlarından taşarak ‘‘Ya Resulallah ! Senden daha Güzel Hiçbir şey yok’’ dediler Sarayı ehadiyetin Tercümanı olan Resuli Ekrem Ey Varlığından Halas olmuş ve fakar dostum Doğru söyledin’’ diye cevap verdiler Huzurda bulunan Ashabı basafayı Hayret kaplamıştı iki kimsenin söyledikleri birbirine Tamamen zıt olduğu halde İmamül enbiya İkisinede doğru söylediklerini emir Buyurdular Ashabı Kiram en nihayet dayanamadılar hayret ettiklerini söylediler Resuli Zişan Ne için şaşa kaldınız ? hayret etmeyiniz Zira Ben Ayine-i Alemim her kim bana bakarsa kendini görmüş olur Ebu Bekir zaten Güzel olduğundan Yüzümde kendi güzelliğini seyretti Onun için Sözünü tasdik ettim Ebu cehil hilkaten çirkin olduğundan bana bakınca beni değil çirkin olan kendisini gördü Onun sözüne öylece mukabele ettim Çirkin yüzün aynaya zararı olmaz İşte kim ki Allahı söverse doğru söyler Resuli kerem Kim ki beni gördü muhakkak Allahı gördü buyurmuşlardır Dipnot : Allah necm suresinde Benim Muhammedimin Ağzımda konuşan Benim diyor Cenabı hak |
||
|
||
Alıntı Alıntı ben cüzi irade yoktur demedim şunu diyorum cüzi irade vardır lakin etkisi yoktur bende derim ki;cüz'i irade vardır ama bazılarının bunu kullanmalarına izin yoktur... yasaktır, yasak. |
||
|
||
| Evet deniz yasaktır, yasak... Bu konuda daha önce de küçük bir split atmıştın; Oradaki tespitlerini buraya taşıyorum ki, tespitimin doğruluğunu senin ağzından bir kez daha duymak güzel: kalpleri kararmış yada kitlenmiş lafı, gerçeklere kulaklarını tıkayan ve gerçekleri algılayabilme kabiliyetini kaybedenler için kullanılmış olsa gerek. kurana en son dokunması gerekenler bana kalırsa domatizmi aşamamışlardır. temizlik bilinç temizliğidir. beyni önyargılardan ve dogmalardan arındırmaktır. Yunus SURESİ 100 "Allah'ın izni olmadan hiç kimse inanamaz ve (Allah) pisliği, akıllarını kullanmayanların üzerinde bırakır." Bu ayetten de anlaşılıyor ki; Bir insanın iman etmesi Allah'ın kontrolündedir ve onun izni iledir. İman edebilmek için öncelikli şartların yerine getirilmesi gerekir. Ama inanmak için böyle bir şart yoktur isteyen istediğine inanır. Senin de alıntılarımda dillendirdiğin gibi temiz akıl sahibi olmak ve de aklı kullanmak(önyargılardan arınmak)tır. Bu şartları yerine getiremeyen kötü düşünceli yani edinimlerini kendi çıkarı için kullanma niyetinde olan insanlar kendilerine şah damarlarından daha yakın olan tarafından doğruyu anlayamama ile cezalandırılırlar. Yani onlara yasaktır, yasak... |
||
|
||
| madem Tanrı "kader" denen olgunun varlığından söz ediyor,madem Tanrı "sınav" dan bahsediyor.madem bizi yaratan ve sorgulayacak olan o,nasıl oluyorda,daha insan olduğunu farketmeyecek derecede hasta olan insanlar yaratılıyor?yada hasta hale getiriliyorlar? onlar mahşerde nasıl sorgulanacaklar? onlar neden yaratıldı? daha tanrının varlığından haberdar olmayan bir kısım akıl hastası nasıl olduda bu hale geldi?yada bu hale gelinmesine izin verildi? |
||
|
||
Ultimate; Bu dünyayı bir imtihan dünyası olarak düşünürsek ve Allah’ı da bizi imtihan eden bir öğretmen, yazında zikrettiğin insanları da ölçme ve değerlendirmenin sağlıklı yapılabilmesi için yaratılmış zor sorular olarak düşünebiliriz... Şöyle ki; onların herhangi bir yetkileri yok, çünkü yetki sorumluluk gerektirir. Dolayısıyla da yetki verilmemiş olan bu insanların herhangi bir sorguya tabi tutulmaları da söz konusu olamaz. Bu insanlar sağlıklı insanlara –akıllarını- iyi kullanmaları için birer ibret. Buradan ben şu sonucu çıkarıyorum ki; bende birilerine verilmemiş bir yetki var ve bendeki -bu yetki sağlıklı olan akıl sahibi her insanda mevcut- bizlere düşen de bize verilen bu yetkiyi iyi kullanmamız, yani aklımızı.Yoksa kullanılamayan yetki, yetkiyi veren tarafından geri alınır/alınacaktır ve bu yetki alınınca da bahsettiklerin gibi kalakalırız/kalakalacağız. Verileri iyi değerlendirmek dileğiyle, sağlıklı günler... |
||
|
||
| sevgili çakıl, veriler diyorsun ama bu dediklerinin hepsi varsayıma dayanmıyor mu? yani; burayı bir imtihan dünyası olarak düşünürsek, allahı da öğretmen olarak düşünürsek, .. vs. günlük hayatımı yaşayıp dururken neden böyle düşünmem gereksin? |
||
|
||
| Dünya imtihan yeri ; sınıf Allah ; öğretmen Biz ; öğrenciler Kader de ; elimizde tuttuğumuz, dolu, çözülmüş sınav kağıtları,, biz sadece sınav kağıdını teslim etmekle mi yükümlüyüz. ya da silgi kullanma hakkımız da mı var.. |
||
|
||
| müslümanlar şöyle açıklıyor bildiğim kadarıyla, sınav kağıdını kendin dolduracaksın allah senin ne yapacağını bilir, öğretmenin her öğrencisinin ne yapacağını bildiği gibi. not: fikir bana ait değildir
|
||
|
||
| peki ii bir öğretmen ii bir öğrencisini sınava tabi tutar mı ? ya da kötü bir öğrencisini kötü sınav sonucundan dolayı cezalandırır mı ? ii bir öğretmen ne yapar ? öğretmen gerekir mi ? |
||
|
||
öğretmene boş kağıt vermek.. ya da sınava girmemek,veya sınavdan erken çıkmak :w00t: yok yok.. şaka :wacko: ya da şey; hani hoca sık sık der ya; oluum kendin burdasın,bedenin burda da; aklında burda olsun!!...devamı ; oturduğun yerde sana verdiğim ödevleri yap, sınavları adam akıllı doldur, dediklerimi uygula ve sınıfı geç, okulu bitir, diplomandaki notun da seni gerekli yere ulaştıracak.. ya cehennem ya cennet nooluyo yaa.. :maske: benim beden içerde sadece.. umarım ![]() anti not : bu fikirler de bana ait değil.. yani final dönemindeyim, sorumluluk kabul etmiyom :islik:
|
||