SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => İslamiyet

Konu: kader nedir?

Sayfa: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 [ 27 ]

matrix 25.06.2008 19:34:06
irade ve yazgı ,basit insan aklının kavrayacağı bir durum değildir.. Zamansızlık ve Ortak irade zor anlaşılan bir konudur.. İrade tektir.. Ve bütün insanlığın iradesi bu büyük iradenin parçaları gibidir.. Yanlış anlaşılmasın büyük iradenin parçası oyuncağı değil.. Aynı zamanda büyük iradenin sahip olduğu özgürlüktende pay sahibidir.. Onun güdümünden ziyade onun halifesi konumundadır..
  Dünyada var olan zamanın mutlak gerçek olmadığınıda düşünürsek.. Yaşananlar sonra oldu diye bir şey anlamsız olur.. Her şey vardı ve oldu.. Biz olanları zaman pencersinden izliyoruz... Onun için her şey zaten biliniyor.. Birde ortak iradenin parçaları olarak zaten sorumluluk sahibiyiz.. Yazgı bilinen gerçekler...Cüzi iradelerimiz Küllü iradenin parçalarından  başka bir şey değilidir...Sonuç olarak irade ve yazgı bu kapsamdadır..

Emre1974tr 18.07.2008 04:10:27
Dervish sordu:

"sanırsam bu konuda ateşli tartışmalar olmayacak hoş bir muhabbet olacak diye umut ediyorum

konu iman konusu

iman nasıl bişey. yani bununla ebedi bir mutluluk vaat ediliyor; bunsuz sonsuz bir azap. bu nasıl bir şeyki sınırlı olan dünya hayatında buna bir süre sahip olmak sonsuz bir cennetle müjdeleniyor.

yani tek bir kelime "la ilahe ilallah muhhemmed resulallah" ı gönülden geçirmek bir insana yetiyor.
(mukafatlar yapmak yapmamak onun cezası ayrı ondan bahsetmiyorum ) iman dan bahsediyorum
nedir bu iman?

muhabbetiniz muhammed olsun"



CEVABIM:


Bu dünya "Allah açısından" bir imtihan dünyası falan değil. Bu dünya "eğer sonsuza dek yaşasaydık yapacaklarımızı sembolize eden" bir minyatür -örnek hayat.

Bu yüzden kimi insanların imtihanı "tam da inkarcı anında " sonlandırılıyor Allah tarafından. Ama o adam 2 yıl daha yaşasaydı belki de imanlı olarak ölecekti.

Aynı şekilde bir başkası da "tam da cennetlik-imanlı anında" vefat ettiriliyor Allah tarafından. Ama belki 2 yıl daha yaşayıp ölseydi inkarcılardan biri olarak ölecekti.

Hayır bu 2 günlük dünyada yaptıklarımızdan dolayı cennete veya cehenneme atılmıyoruz. "Sonsuz olarak iyiysek veya kötüysek" ona göre sembolik kısa bir ömür yaşattırılıyoruz . Ve bu 2 günlük ömrümüz, eğer bu dünyada sonsuza dek yaşasaydık yapacaklarımızı sembolize eden bir kağıt örneği oluyor.

- Yine yola koyuldular. Bir süre sünra bir oğlana rastgeldiler; tuttu onu öldürdü. Mûsa dedi: "Tertemiz bir insanı, bir cana karşılık olmaksızın öldürdün ha!? Vallahi çok kötü bir iş yaptın!" (kehf suresi 74. ayet)

"Oğlan çocuğa gelince: Onun anası-babası inanmış kişilerdi. Çocuğun onları azgınlık ve inkâra sürüklemesinden korktuk." (80. ayet)


"Diledik ki, Rableri onlara o çocuktan temizlikçe daha üstün, merhametçe daha gelişmişini versin." (81. ayet)

İşte burada çocuk daha büyüyüp günahlarını işlemeden imtihanı sonlandırılıyor.Yani bir kişinin neyi hak edip etmediği en başından belli gibi......Ayrıca çocuk yaşasaydı anne ve babası sapacakmış.Ama sapmayı haketmedikleri için onlar kurtarılıyorlar.

Yine bazı ayetlerde cehennemdeki inkarcıların dünyaya geri dönmeyi talep edecekleri ama onlara eğer tekrar tekrar imtihana gönderilmiş olsalar bile yine imtihanı kaybedenlerden olacakları söyleniyor.Yani sonsuz imtihanlarda bile neyi yapıp neyi yapmayacağımız zaten biliniyor..

Yine aynı şekilde bazı ayetler, bazı insanların cehennem ehli olarak yaratıldığını söyler. Yani onlar kalben kötü olanlar ve gidecekleri yer en başından belli. Yine bu kısa sembolik imtihan hayatı yaşattırılıyor o kötülere ki, ahirette kalplerindeki pislikleri görebilsinler, itiraz hakları olmasın.

Uzun lafın kısası, hakettiğine kavuşturuluyorsun. Bu dünya hayatı da kalbindeki erdemi veya hıyaneti temsil eden-özetleyen bir örnekten başka birşey değil. iyiler mutlaka bir vesileyle cennetin yoluna koyuluyorlar, kötüler ise mutlaka bir vesileyle sapıyorlar ve de tam da cehennemlik anlarında imtihanları sonlandırılıyor. Bir insan ömrü boyunca iman ederken son günlerinde inkarcı olup gümbürdeyebiliyor, buna karşılık diğer bir insan da ömrü boyunca inkar ederken ömrünün son günlerinde iman ve tövbe edip cenneti boylayabiliyor. Başka bir deyişle "iyiler mutlaka kazandırtılıyor", "kötüler ise mutlaka kaybettiriliyor".

Bir de bu dünyanın bir işlevi daha var. Cennete gidecek iyiler bazı küçük günahlarının cezasını bu dünyada çekebiliyorlar. Çünkü ahirette iyilerin cehennemde yanıp ceza çekmesi diye birşey söz konusu değil, cennetlikler hiçbir zaman ateşte yanmazlar. Sadece bu dünyada bedel ödeyebilirler. Ve kötüler ise bazı erdemli davranışlarının karşılığını bu dünyada alabiliyorlar. Yine kısacası bu dünyanın ilk işlevi, iyi ve kötüleri ayırmak ise, ikinci işlevi de küçük ceza ve mükafatların da daha bu dünyada verilmeye başlanmasıdır.

QUOTE(redfinity @ Mar 28 2008, 04:30 AM)
Redfinity: 13:15'de bu kaleme ne olacak?
Tanrı: Ben tersini dilemezsem, kalem masadan düşecek
Redfinity: Peki dusmesini diliyor musun?
Tanri: ....

Burada tanri ne diyor bana? Bir tek yanit bekliyorum


Cevabım:

Redfinity: 13:15'de bu kaleme ne olacak?
Tanrı: Ben tersini dilemezsem, kalem masadan düşecek
Redfinity: Peki dusmesini diliyor musun?
Tanri: ....

—Evet.

Veya

—Hayır.

Diyecektir ve gerçekleşecektir.

Diğer söylediğine gelince, Allah “bize yönelik o ifadeleri kullanıyor”. Allah biliyor ama sen, ben bilmiyoruz:

11:107 Gökler ve yer durduğu sürece orada kalıcıdırlar; ancak Rabbin dilerse başka. Rabbin, dilediğini Yapandır.

11:108 Mutluluğu hak edenler ise, gökler ve yer kaldığı sürece cennette kalıcıdırlar.12 Rabbin dilerse başka. Kesintisiz bir ödüldür bu.
Ayrıca “sizi sınıyoruz bakalım ne yapacaksınız” gibilerinden ifadeler de hep bize yönelik bilinmeyendir. Yoksa Allah açısından ne imtihan var, ne de zamanda yolculuk.

Orada senin soru sorup istekte bulunman bile aslında bilinenin, senaryonun bir parçası.

Ve üçüncü yanlışın “bir şeyi yapabiliyor olmak ile yapmayı” birbiriyle karıştırıyorsun.

Örneğin Allah istese cennetlikleri cehenneme, cehennemlikleri de cennete koyabilir veya herkesi cehenneme koyabilir. Ama bunu yapabiliyor olması, yapacağı anlamına gelmiyor.

Yani sen Allah'a "hadi değiştir emrini bakalım değiştirebiliyor musun?" demen aslında aynı zamanda "hadi cennetlikleri cehenneme at, bakalım atabiliyor musun, eğer onları cehenneme atamazsan, özgür değilsin" demek kadar boş ve hatalı. İyileri cennette zorunlu olduğundan değil, istediği için tutuyor.

QUOTE(redfinity @ Mar 29 2008, 03:54 AM)
Cennet veya cehennemden bahsetmiyorum. Konuyu oraya getirmeyecegim. Gostermeye calistigim sey, Allah'in Alim-i mutlak sifatindan oturu gelecegi degistiremeyecegi, yani, gelecekte su anda bildiginden farkli birsey yapamayacagi. Dolayisi ile onun bile ozgur iradesi olmadigi.

Bu diyalog ayni basta yazdigim gibi tamamlanacaktir:

Redfinity: 13:15'de bu kaleme ne olacak?
Tanrı: Ben tersini dilemezsem, kalem masadan düşecek
Redfinity: Peki dusmesini diliyor musun?
Tanri: Evet (dedigini varsayiyoruz. Istersen hayir'i da secebiliriz). ......(1)
Redfinity: 13:15 de kalem masadan dusecek yani. Oyle mi?
Tanri: Evet. [Bu noktada tanrinin bilgisi kalemin dusecegi seklindedir]
..[saat 13:12 olur]..
Redfinity: Kalemin dusmesini engelleyebilir misin?
Tanri: Bunu yapapamam?
Redfinity: Neden o?
Tanri: Cunku bunu yaparsam biraz onceki bilgimin yanlis oldugu ortaya cikar. Bu yuzdende gelecegi degitiremem. Ozgur iradem yoktur.


Emre, bu probleme mantikli bir cozum bulmaya calismak gercekci bir yaklasim olmaz. "Inanmak irrasyonaldir ama yine de inaniyorum" yanitini ben saygi duyarak kabul ederim.

CEVABIM:

Tam tersine, "inanmamak, inkar etmek" irrasyoneldir.

Dediğimi anlamadığını görüyorum.

Cennet meselesinde ne demiştim?

İşte buradaki uyarlama da aynısı olacak dedim.

Anlayabilmen için diyaloğuna yerleştireyim:

Redfinity: 13:15'de bu kaleme ne olacak?
Tanrı: Ben tersini dilemezsem, kalem masadan düşecek
Redfinity: Peki dusmesini diliyor musun?
Tanri: Evet (dedigini varsayiyoruz. Istersen hayir'i da secebiliriz). ......(1)
Redfinity: 13:15 de kalem masadan dusecek yani. Oyle mi?
Tanri: Evet. [Bu noktada tanrinin bilgisi kalemin dusecegi seklindedir]
..[saat 13:12 olur]..
Redfinity: Kalemin dusmesini engelleyebilir misin?
Tanri: Tabii
Redfinity: Hani düşecekti?
Tanrı: Zaten düşecek.Birşeyi yapabiliyor olmak , onu yapmak zorunda olduğun anlamına gelmiyor. Kararım kalemin düşeceği şeklinde ve de düşecek.

Yani

Redfinity: Cennettekileri cehenneme atabilir misin?
Tanrı: Evet atabilirim.
Redfinity: Ama cennetten hiç çıkmayacaklarına söz vermiştin.
Tanrı: Evet verdim ve de çıkmayacaklar. Onları cehenneme atabilme gücümün olması, atacağım anlamına gelmiyor. Kararım hep cennette kalacakları yönde.
QUOTE(redfinity @ Mar 29 2008, 04:56 AM)
Dedigim gibi su anda cennet veya cehennem'den bahsetmiyorum.

Su en son yazdigin cumledeki problemlere bakalim:

Tanrı: Zaten düşecek.Birşeyi yapabiliyor olmak , onu yapmak zorunda olduğun anlamına gelmiyor. Kararım kalemin düşeceği şeklinde ve de düşecek.

Birincisi, bu bir cocugun "ucabilirim ama canim istemiyor" demesine benziyor.
"Istersem kalemin dusmesini engelleyebilirim ama engellemiyorum" cumlesinin bundan hic bir farki yok.

Ikincisi "kararim" ne demektir. Bir karar verilebilmesi icin o kararin oncesinde "kararin verilmedigi bir belirsizlik" ani olmasi gerekir. Yani gecmiste allah icin kararin verildigi bir an mi var?

Bunun nesi acik degil anlamiyorum; Allah bir karar verdigi anda (gelecek bir anda kalemin masadan dusmesi), o olay onun bilgisi olmustur. Bu bilgi degisemeyecegi icinde allah kararini daha sonraki bir anda degistiremez.

Yani, olay "yapabiliyor fakat yapmak zorunda degil" degil "yapamiyor"..

**********************

CEVABIM:

Hayır dostum, bunu da defalarca açıkladık.

"Bilinmeyen bizim açımızdan" . Bu yüzden bize yönelik olarak bu ifadeleri kullanıyor Tanrı.

"bakalım ne yapacaksınız diye sınadık"

"cennette sonsuza dek kalacaksınız, ama tersini dilersem başka"

"bana dua edin-dileklerinizi iletin "

Zamansız olan Allah için zaten gelecekte gerçekleşecek birşey yok. Ama zamanlı olan bizlerin algılayabileceği şekilde belirtiyor ifadeleri.

Cennet ve cehennemle ilgili verdiğim örnek bunu çok iyi temsil ediyor.

Redfinity: Cennettekileri cehenneme atabilir misin?
Tanrı: Evet atabilirim.
Redfinity: Ama cennetten hiç çıkmayacaklarına söz vermiştin.
Tanrı: Evet verdim ve de çıkmayacaklar. Onları cehenneme atabilme gücümün olması, atacağım anlamına gelmiyor. Kararım hep cennette kalacakları yönde.

Allah isterse cennettekileri cehenneme atabilir. Ama "özgür iradesiyle onları hep cennette tutmaya karar vermiş". Ve bize bu kararını açıklıyor:


"sonsuza dek cennette kalacaksınız, ama tersini dilersem başka"

Allah özgür iradesiyle bizi sonsuza dek cennette tutuyor. Böyle olmasını istediğinden dolayı. Ve bize bunu açıklıyor.

Birşeyi yapabiliyor olmak başka, yapmak zorunda olmak bambaşka. Ama Allah yapıp yapmamakta özgür olduğu için cennettekileri cehenneme atmıyor.

Burada bizim "Allah'ın cennettekileri cehenneme atmayacağını bilmemiz" "Allah'ın özgür iradesini etkilemiyor".

Yani Allah'ın yapacağını bilmemiz, Allah'ın özgür iradesi üzerinde hiçbir etkisi olmayan birşey.

Tıpkı Allah'ın bizim yapacaklarımızı bilmesinin, bizim özgür irademiz üzerinde hiçbir etkisi olmadığı gibi.

Allah insanları "biz bildiğimizden dolayı değil, öyle istediğinden dolayı cennetinde sürekli tutuyor" Ve bize bunu açıklıyor.

Yani Redfinity'ciğim, senin bu iddian düşündüğünün tam tersine, özgür iradeye yepyeni bir ispat örneği daha sundu.

Görüldüğü üzere "bilindiği için yapılmıyor", tam tersine "özgür iradeyle o şık seçildiği için biliniyor".


Yani şu ayetlerde zaten "senin diyaloğun"cevaplanmış durumda:

Hud

107. Gökler ve yer durduğu sürece orada kalıcıdırlar; ancak Rabbin dilerse başka. Rabbin, dilediğini Yapandır

108. Mutluluğu hakkedenler ise, gökler ve yer kaldığı sürece cennette kalıcıdırlar. Rabbinin dilerse başka. Kesintisiz bir ödüldür bu.

Yüce Allah burada bize gelecekte ne yapacağını söylüyor.

Ve diyor ki "eğer tersini dilemezsem, cennettekileri asla çıkarmayacağım"

Ve çıkarmayacağına dair söz de veriyor.

Başka bir deyişle "istersem bu hükmümü değiştirebilirim, ama cennettekilerin sonsuza dek orada kalmasını, özgür irademle istediğim için kalacaklar" demekte.

Bu özgür irade konusunda ikinci bir sağlama, delil daha sunuyor bizlere.

Biz bu durumda Allah'ın gelecekte ne yapacağını biliyoruz.

Ve Allah diyor ki "siz bunu bildiğinizden dolayı değil, ben böyle olmasını istediğimden dolayı cennettekiler hep kalacaklar" "Ama istersem bunu değiştirebilirim"

Demek ki bizim gelecekte Allah'ın ne yapacağını bilmemiz, O'nun özgür iradesini etkilemiyor.

Tıpkı O'nun bizim ne yapacağımızı bilmesinin, bizim özgür irademizi etkilememesi gibi.

Birşeyi "yapabiliyor olmak başka, yapmak bambaşkadır". Ve bu durum özgür iradenin sonucudur.


Selam ve sevgiler.

kelime 18.07.2008 08:51:38
İşte burada çocuk daha büyüyüp günahlarını işlemeden imtihanı sonlandırılıyor.Yani bir kişinin neyi hak edip etmediği en başından belli gibi......Ayrıca çocuk yaşasaydı anne ve babası sapacakmış.Ama sapmayı haketmedikleri için onlar kurtarılıyorlar.

Yine bazı ayetlerde cehennemdeki inkarcıların dünyaya geri dönmeyi talep edecekleri ama onlara eğer tekrar tekrar imtihana gönderilmiş olsalar bile yine imtihanı kaybedenlerden olacakları söyleniyor.Yani sonsuz imtihanlarda bile neyi yapıp neyi yapmayacağımız zaten biliniyor..

Yine aynı şekilde bazı ayetler, bazı insanların cehennem ehli olarak yaratıldığını söyler. Yani onlar kalben kötü olanlar ve gidecekleri yer en başından belli. Yine bu kısa sembolik imtihan hayatı yaşattırılıyor o kötülere ki, ahirette kalplerindeki pislikleri görebilsinler, itiraz hakları olmasın.

Uzun lafın kısası, hakettiğine kavuşturuluyorsun. Bu dünya hayatı da kalbindeki erdemi veya hıyaneti temsil eden-özetleyen bir örnekten başka birşey değil. iyiler mutlaka bir vesileyle cennetin yoluna koyuluyorlar, kötüler ise mutlaka bir vesileyle sapıyorlar ve de tam da cehennemlik anlarında imtihanları sonlandırılıyor. Bir insan ömrü boyunca iman ederken son günlerinde inkarcı olup gümbürdeyebiliyor, buna karşılık diğer bir insan da ömrü boyunca inkar ederken ömrünün son günlerinde iman ve tövbe edip cenneti boylayabiliyor. Başka bir deyişle "iyiler mutlaka kazandırtılıyor", "kötüler ise mutlaka kaybettiriliyor".

kader sorununu çözeceğim iddiasını getiriyorsun ama gördüğüm kadarıyla daha da bu sorunu belirginleştirmişsin.

daha öncesinde insan hayatının ölüm sonrasındaki ahiret hayatının sembolize edilmiş bir kısmı olarak niteliştin. sonra da yukarıdaki alıntıda olduğu gibi zaten insanın iyi veya kötü olduğu önceden belirlenmiştir allah da ona göre (cennet veya cehenneme gitmesine göre) hayatı yaratmıştı diyorsun. ilginçtir ki aynı cümlenin içinde imtihan kelimesini bile kullanıyorsun.

sınırları önceden belirlenmiş bir hayat imtihan olmaz. öss sınavına girecek bir öğrencinin ösym tarafından sınav sonucu daha sınava girmeden belirlenmişse buna sınav denmez.

Mayapan 18.07.2008 15:16:30
Olacakların bilinmesi başka, olacakların biliniyor olduğu için sonlanmış diye düşünülmasi başka.

Emre1974tr 18.07.2008 18:30:44
İşte burada çocuk daha büyüyüp günahlarını işlemeden imtihanı sonlandırılıyor.Yani bir kişinin neyi hak edip etmediği en başından belli gibi......Ayrıca çocuk yaşasaydı anne ve babası sapacakmış.Ama sapmayı haketmedikleri için onlar kurtarılıyorlar.

Yine bazı ayetlerde cehennemdeki inkarcıların dünyaya geri dönmeyi talep edecekleri ama onlara eğer tekrar tekrar imtihana gönderilmiş olsalar bile yine imtihanı kaybedenlerden olacakları söyleniyor.Yani sonsuz imtihanlarda bile neyi yapıp neyi yapmayacağımız zaten biliniyor..

Yine aynı şekilde bazı ayetler, bazı insanların cehennem ehli olarak yaratıldığını söyler. Yani onlar kalben kötü olanlar ve gidecekleri yer en başından belli. Yine bu kısa sembolik imtihan hayatı yaşattırılıyor o kötülere ki, ahirette kalplerindeki pislikleri görebilsinler, itiraz hakları olmasın.

Uzun lafın kısası, hakettiğine kavuşturuluyorsun. Bu dünya hayatı da kalbindeki erdemi veya hıyaneti temsil eden-özetleyen bir örnekten başka birşey değil. iyiler mutlaka bir vesileyle cennetin yoluna koyuluyorlar, kötüler ise mutlaka bir vesileyle sapıyorlar ve de tam da cehennemlik anlarında imtihanları sonlandırılıyor. Bir insan ömrü boyunca iman ederken son günlerinde inkarcı olup gümbürdeyebiliyor, buna karşılık diğer bir insan da ömrü boyunca inkar ederken ömrünün son günlerinde iman ve tövbe edip cenneti boylayabiliyor. Başka bir deyişle "iyiler mutlaka kazandırtılıyor", "kötüler ise mutlaka kaybettiriliyor".

kader sorununu çözeceğim iddiasını getiriyorsun ama gördüğüm kadarıyla daha da bu sorunu belirginleştirmişsin.

daha öncesinde insan hayatının ölüm sonrasındaki ahiret hayatının sembolize edilmiş bir kısmı olarak niteliştin. sonra da yukarıdaki alıntıda olduğu gibi zaten insanın iyi veya kötü olduğu önceden belirlenmiştir allah da ona göre (cennet veya cehenneme gitmesine göre) hayatı yaratmıştı diyorsun. ilginçtir ki aynı cümlenin içinde imtihan kelimesini bile kullanıyorsun.

sınırları önceden belirlenmiş bir hayat imtihan olmaz. öss sınavına girecek bir öğrencinin ösym tarafından sınav sonucu daha sınava girmeden belirlenmişse buna sınav denmez.

1- Allah cennete ve cehenneme gidecekleri bile bile yaratıyor. Ayetlere göre bazı insanlar cehennem için yaratıldığı gibi, bunlar cehennemde bir şans daha isteyince "size ne kadar şans verilirse verilsin yine aynı şeyleri yapacaktınız" gibilerinden cevaplar alacakları söyleniyor.

Kısacası Allah bizim cennetlik mi yoksa cehennemlik mi olduğumuzu biliyor. Sadece bir yüzleşme ortama sağlıyor ki ahirette itiraz hakkımız olmasın.

Zaten bir düşünsene, bir insan ömür boyu inkar ediyor ama bir bakıyorsun ki birden tövbe edip iman ediyor ve tam da tövbe etmiş cennetlik anında imtihanı sonlandırılıyor.

Buna karşılık başka bir insan ömür boyu iman edip namazını kılıyor ama bir bakıyorsun birden inkar ediveriyor ve tam da inkarcı anında imtihanı sonlandırılıyor Allah tarafından.

Bu bile bu imtihanın Allah açısından temsili olduğunu fazlasıyla gösterir. Allah açısından imtihan falan yok, O zaten biliyor herşeyi.

2- Bu 2 günlük özet hayatta da yine özgür iradenle yapacaklarını yapıyorsun. Yani bir robot değilsin.

Ama karşına öyle şıklar çıkarılıyor ki bu sayede gümbürdemen veya kurtuluşa ermen sağlanıyor( yaşadığın senaryo, seçim şıkları). Çünkü senin karşına A ve B şıkkı çıkarılınca senin hangisini seçeceğin biliniyor.

Ve yine imtihanın öyle bir anda sonlandırılıyor ki yine bu sayede cennete veya cehenneme gidiyorsun. Yani iyilerden isen cennetlik , yok kötülerden isen cehennemlik anında hayatın bitmiş oluyor.

Peki bu özet imtihanla neler sağlanıyor? Şunlar sağlanıyor:

a)İtiraz hakkın ortadan kalkıyor. Çünkü görüyorsun ki senin kalbin kötü. Veya görüyorsun ki sen iyilerdensin. Bir örnek imtihan kağıdıyla sonsuz kişiliğinden bir parça yaşıyorsun.

b) Bazı ufak tefek mükafat ve cezaları bu dünyada yaşıyorsun. Örneğin firavun cehenneme gidecek bir zalimdi. Ama onun da bazı erdemli tarafları vardı ve bunun karşılığını bu 2 günlük dünyada lüks ve nimetler içinde yaşayarak gördü. Çünkü ahirette cennete gidip bazı erdemli yanlarının mükafatını alması mümkün değildi. Yine aynı şekilde ahirette cennete gidecek bazı iyiler, eğer bazı erdemsiz yanlara sahip iseler, bunların cezasını bu dünyada çekebiliyor. Çünkü ahirette cehennemde yanmayacaklar.

Kısacası bu dünya hayatı= özet imtihan + ufak tefek ceza ve mükafatların yaşanma yeridir.


Selam ve sevgiler.

conan 18.07.2008 19:41:16
kader hem vardır hem yoktur. Nedenmi intihar etmek, kaypetmek, Hapse girmek senin kaderin değildir. Yada sana Allah fırsat verir sen onu iyi değerlendirirsen zengin olursun.

Kader, Allah'ın insanların yapacaklarını önceden belirlemesi midir?
Yaygın kanaatin aksine Kur'an'da insanların davranışlarının önceden "belirlendiğini" ifade eden bir öğreti yoktur. Bu konuda en mutedil yolu Maturidi mezhebi ortaya koymuştur. Buna göre Allah her şeyi ezelde "bilmekte" ve bu levh-i mahfuzda yer almaktadır.

İman: islâm dininin temel esaslarindan birisi imandir. Bütün Peygamberler, önce iman esaslarini duyurmuslardir. Çünkü iman olmadan yapilan hiç bir ibadetin Allah katinda bir degeri yoktur. insan önce inanacak, sonra inancinin geregi olan ibadet görevini yapacaktir. Bunun için de imani ve imanin sartlarini bilmesi lazimdir.

Özgür irade, kişinin eylemlerini, arzu, niyet ve amaçlarına göre kontrol altında tutabilme ve belirleme gücüdür.




Emre Adam hayat boyu iman edip sonra inkarcı oluyor demişin hani Allan cennetlikleri ve cehennemlikleri ayrı ayrı yaratıyordu. önceden biliyordu.
ayrıca insan oğlu doğduğunda hiç bir dine ait değildir. Allah bize özgür irade vermiştir.
Dünya İmtihan Yeridir
     Allah-u Zülcelal  ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur:    "Onlar her yıl bir veya iki kere kendilerinin çeşitli belalara uğratıldıklarını görmüyorlar mı? Böyle iken yine de tevbe etmiyor ve ibret almıyorlar." (Tevbe; 126)
     Aşağımızda bir uçurum, bunun içinde de ateş olduğunu düşünelim. Bir kişi, bizi yukarıdan uçuruma sarkıtırsa, nasıl korkar ve ona: "Beni bu uçuruma, bu ateşin içine atma!" diye yalvarırsak; Allah"ın kudret eli altında da aynen böyleyiz. Gaflete dalmamamız lazımdır. Allah-u Zülcelal, gafletten uyanmamız için bizi ikaz    etmekte, işaret vermektedir.

     Bu ikazlardan, belalardan dolayı ne tevbe ediyor, ne de bunun niçin geldiğini düşünüyoruz. Allah-u Zülcelal, günahlarımızdan dolayı, bize bu işareti vermektedir. Derinlemesine düşünürsek, günahların daha fazla işlendiği yerlere, daha fazla bela ve musibet gelmektedir.

     Hiç Allah"a yalvarmadan, tevbe etmeden ve kendini Allah"ın affına müstahak etmeden, bağışlanmayı ummak doğru değildir. Allah-u Zülcelal, kulunu her an imtihan etmektedir.

  

Emre1974tr 18.07.2008 20:30:26


Emre Adam hayat boyu iman edip sonra inkarcı oluyor demişin hani Allan cennetlikleri ve cehennemlikleri ayrı ayrı yaratıyordu. önceden biliyordu.
ayrıca insan oğlu doğduğunda hiç bir dine ait değildir. Allah bize özgür irade vermiştir.
Dünya İmtihan Yeridir
    
  

Hayır yanlış anlamışsın söylediklerimi sevgili Conan.

Önemli olan imtihanın sonlandığı anda senin amelinin ve imanın ne durumda olduğu.

Yani kötüler inkarcı ve/veya cehennemlik anlarında

İyiler ise imanlı ve/veya cennetlik anlarında bu dünyaya veda ediyorlar.

Yıllar boyu imanlı veya imansız olman değil, son döneminde imanlı veya imansız olman önemli.

İyiler bir vesileyle mutlaka kazandırtılıyorlar.

Senin imanlı veya imansız anında bu dünyayı terk edeceğine karar veren hep Allah.

Birçok insanın hayatı boyunca fikir değiştirdiği, başka inanışlara geçtiği görülmektedir.

İşte burada kimisi yıllarca inkarcı iken birşey olmuyor, sonra tam da iman ettiği anda imtihanı sonlandırılıyor. Çünkü o iyilerden idi.

Buna karşılık kimisi ömrü boyunca iman ediyor ama tam da inkar ettiği bir dönemde hayatı Allah tarafından tamamlandırtılıyor.

Allah'a yalvarman, tövbe etmen ve iyilikler yapman da bu planın bir parçası hep.

İmtihan bizim açımızdan var, çünkü biz ne olacağını bilmiyoruz.

Ama Allah herşeyi biliyor ve O'nun açısından bir imtihan falan yok.

Sadece kalplerimizdekilerle yüzleşmemiz ve küçük ceza-ödülleri tatmamız için bu dünya yaşamını bizlere veriyor.

Selam ve sevgiler.




conan 18.07.2008 20:35:22
teşekkürler emre şimdi anladım.

son tango 10.08.2008 19:20:22
evet,büşra doğru demiş..nasıl ki okulun yıkılması takdir-i ilahi ise,bi erkek için bekleyip beklememenin de önemi olmamalı..nasılsa takdir-i ilahi var..

flzf 10.08.2008 19:33:23
hoşgeldin lebiderya Tongue

flzf 10.08.2008 19:37:01
bildiğin en temel gerçeği söylesene

flzf 10.08.2008 19:42:18
sen allah a inanmıyormusun senin en temel gerçeğin o dur


Sayfa: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 [ 27 ]