|
||
| blöfü görmek için cesaret gerekir! değilmi? restımı cekerım dedım senınkını demedım neden senı rıske atmak rısk degıl heyecan benımkı ıse rısk acıtıcı sımdı sıra evada eller havada dualar yokte kurualn sıstemın adı duzen ıse herseyı var bı duzen kımse yrahat uyumuyor yerınde sımdı sorulan su kı ölümlü korler dınelsınler kafalr sallansın rap yapsınalr ama susunca sukut yerınde esler kalınca sanmakı durgunluk bu hayır asırılık o kadar buyukku ses yankıyamıyor feza korkuyor kucuk afacanalrdan sesı saklıyor bu nedenle sukut sessız gelıyr yoksa ererken ınsanı-ı kamıle eva adema es ıken kurulan sısteme dunya adı verıldı duzen denılmelı duzenı evanın ıhmalı yaptı o hepımızı duzenledı cocukları kırarken kendını dısıne tas degdı evanın sustu adam agladı sustu ve konusulan hersey kahveyı kara yapan ellere kesıldı olumlu kıldı evayı Allah sonra pustukk nıye cunku kendımıze kustuk kortku genc olumlerınden gıden saglıkalrdan ardından tuttuk genlerım duzenledı benı olduresıye bır duzen ınsanın ıcını buzen |
||
|
||
| imdi inanan arkadşlar,,, 1-kadere ve tanrının her şeyi bildiğine inanırlar,,,, 2-günah veya sevaba inanırlar,,, peki aslında bu ikilem bir çelişki değilmidir? açıklama:''bizler dünyaya gönderildiysek, ve yaptığımız her şey biliniyorsa,, bize neden günah veya sevap yazılıyor,,, tanrı sizce bizimle oynuyormu,,, yani inanan arkadaşlar,, tanrı madem herşeyi biliyor,,, mesela,, ben birazdan birini öldüreceğim ve bunu biliyor ama bana günah yazacak,,,, bu nasıl bir iştir,, siz bunu kendinize nasıl açıklıyorunuz, kafanızda hiç soru oluşmuyormu,,, bu çelişkiyi nasıl gideriyorsunuz,,, kader iki farklı şekilde yorumlanıyo galiba bir tanrı bi şekilde uygun görüp size yaşamanız için bi seneyo verdi iki tanrı üstün gücüyle yaşayacağınız seneryoyu tahmin etti ve kesinleşmesini bekliyor.bu durumda üstün olasılık hesapları olumlu olumsuz karşılaşmasında %50 sonuç vermiş olabilir belkide sonuç olumlu çıkmıştır bizi kendi başımıza bişiyler öğrenmemiz mekan ve zaman içine salmıştır |
||
|
||
cehennemde nezaman konusmak gerek? belkide Seytanlarin cani yanmaya basladiginda? ne dersiniz? bence yilan seytandan daha tehlikeli! sizce? evet katılıyorum bu bır onama degıl dogrulugunu bılmıyoruz kı onayalım seytanalr acı ceker cehennemde neden mı cunku gardıyanın yanında kı kül kullar onlardır herkes gıder onalr kalır belkıde pısmandır ama yılan hıc soktugna pısman olmaz cunku bırı yılana bısey yapmazsa yanasmaz kendını bıle sokarken ıcınde oldurduklerınden bu nedenle eva cocuklarını buyuturken öldürtüğü ilk cocuguyla basladı bu kavga adı silik habille kabil sımdı bekleyen bınlerce kahve benızlı bebiş hepsının ruhsatı var cebınde hepsınde rus yapımı menzılı yuksek oyuncakalr sımdı sıra kımde kımın kardesı kımın cebınde kardes katlı uygunmudur devlet poltıkası olmus bu toplumda kırıntıalrı varken bır gecmısın bırakalımda cagrısım oyunalrı forumlarda kalsın olayalrın ıncelıgı ılk kuruldugundan berı duzenı kanıtlaması ve polıtıka olabılecek kadar mesrulasması |
||
|
||
| ben cehennem de olacagım gardıyan kovulmaz ısınden cok sevılıyor yoksa korkualrım yok benım sevapalrımda cok degıl bu nedenle sen ordayken unutm gardıyan ben olacagım yoksa dumana amacını vermektense amacını vermeyen olarak kalacagım ben cok gzuel yemek yaparım neden mı elım tatlı neden mı amacını vermemek ıcın erkekelre cunku mıdesıne gırersem erkek sever lafı yalancıalrın erkek mıdesıne gırenı annesı gıbı sever erkek ıcın amac bellı benımse amasızlıgım ortada bak ben cehennemın ygardıyanım heray maasımı yatıyor sen merakalnma senınle cennetı alada komsu olalım yoksa gecınemezsın sen kımseyle en azından gelır gıderız sıkılmazsın |
||
|
||
| enerji neymiş ki bu forumda doğru düzgün beyin fırtınası yapabilecek insanlar var mı yoksa çoluk çocuk mu toplanmış, bunu söyleyin bana... | ||
|
||
| ne anlamında olduğunu bilmiyorum anlamlar bu dünyalıktır ben bu dünyalık anlamları biliyorum ve evrenin sonsuzluğundaki soyut ve somutluktan daha başka anlamların varlığını anladığımda bunu kıyaslamaktan vazgeçiyorum... evrenin damarındaki kan ateş ne demek bunu biraz aç istersen, evrenin bir parçasını biliyoruz ve bu kadarıyla tamamı hakkında bir yorum yapılamaz, madde sonsuzluğu yansıtır ama madde sonsuzluk değildir... |
||
|
||
| öldüğünde sonsuz evrenle bütünleşeceksin, hiçlik olacaksın ve aynı zamanda da heplik, soyut ve somut olacaksın aynı anda... zamanın dışına çıkacaksın... "bize döndürüleceksiniz" (kurandan) sonsuz evren bizim tanrımız arkadaşlarım, bize algıyı veren de o tanrı ve ondan bir zamanlık ayrı olduğumuz için dünyada acı çekiyoruz... neyse bu uzamasın daha fazla... |
||
|
||
| ateş insana göre ateştir, sonsuzluğa göre nedir bunu bilemezsin, sen sana göre bir insansın, sonsuzluğa göre bir küçük gölgeciksin ve ahlakının, hislerinin ve soyutluklarının tüm kaynağını aldığın sonsuzluğun, bilemediğin ve algılayıp sezemediğin, kapsayamadığın anlamlarını sorgularken sesinin karanlıkta boğulduğunu gören bir aciz parçasın... karanlık sesi boğar mı hiç? evet boğar, sana göre boğmaz, sonsuzluğa göre boğar... ama sen bütünden kopmuş bir parçasın sıfırın karnından bir çıkar mı hiç, çıkmaz o halde sıfır insana göre vardır, evrene göre sıfır yoktur... peki efendim... algısızlıktan algı doğar mı yoksa... hayır buna inanmam ben... konu dışarı çıktı bariyerlerden yuvarlanıp gitti, haber vermek bana kaldı, korktuğum için mi haber verdim, hayır belki kurtarabilirler diye söyledim... |
||
|
||
| Kaderin olduğunu ve olmadığını pek çok şekilde anlatabiliriz, hepsi de skolastik sayılır. Skolastik olduğu için var ve yok'dan birini seçip, savunmaya girişmeyi kolay görüyorum. Kader var evet arkadaşlar. Aslında yeterince örnek zaten var burada ama, 1-2 de ben atayım ortaya.. Ha buarada islam veya herhangi bir başka dinle olaya girmeyeceğim, zaten aram yok. Tachyon'u, paralel evrenleri falan hiç karıştırmayacağım. Doğaçlama başlayalım; Geleceğe yönelik yapılacak burada en isabetli tahmin 'öleceğimiz'. Bu durumda evet, bir kaderimiz var denebilir fakat bu durumda ölümünü kontrol edebilecek kişi, kaderi yener mi? sonsuz zamanda, sonsuz olasılık imkanı olduğu düşünülürse mutlaka ölüm kontrol edilebilir. Veya aklı olan ve ölümü olmayan bir varlık söz konusu olabilir. Burada veya başka bir yerde, artık nerde olursa. Fakat ben gene de canlının mutlak sonunu bile, ölümün yenmesi kaderini kontrol etmesi bile yeterli değil. Neden; hepimiz belli karakterle var oluyoruz ve dış etkenlerin bitmek bilmediği bir ortamda, belli bir kişilik geliştiriyoruz. (karakter: genelgeçer şekilde zeka, çeviklik, güç, boy, pos, genler; kişilik: gene genelgeçer şekilde sadık, ağırbaşlı, düşünceli, atak, sinik, esprili, ciddi, sosyal bkz ethos-alignment). Annemize küfreden bir kişiyi öldürüp öldürmemek, o anda bir seçim olarak gözükse de aslında kişiliğini, dış olayların etkisiyle karakterini baz alarak geliştiren bireyin, sadece tek bir seçim şansı var. Akılın bu karakter ve karşılaştığı dış etkenlerle oluşturulan kişiliği, iradesizce oluşmaktadır. Kaderden sıyrılmanın birincil koşulu ise, özgür irade gerektirir. O anda karşısındakini öldürecek kişi, bir başka zaman aynı koşullarda -öldüreceğini bilmediği sürece- gene öldürecektir. Hadi diyelim gelecekten birinin gelip kişiye söyledi yada medyum adam rüyasında gördü, vb. Fakat öldüreceğini bilmesi durumları bir dış etken sayılır. Bu durumda, bu öngörüye sahip kişi, eğer öldürmezse aynı şartlarda gene öldürmeyecek veya öldürecektir. Duygularımızı yönetemediğimiz, dolayısıyla rasgeleliğinden kaderin olamayacağı gibi bir sav ortaya atılabilir. Fakat duyguları yönetemediğimiz düşünsek de gene akıl, kişilik, karakterin ürünüdür. Kalp atışımızı kontrol edemiyormuş gibi hissetmemiz, aslında kalbin beyinle bir ilişkisinin olmadığı anlamına gelmez. Duyguları, aklın az zamanı veya verisi sözkonusu hızlı karar alınması gereken anlarda (aşk, öfke, tiksinti) geçmiş tecrübeye başvurarak bir karar çıkarabilmek için tetikleyici ve aklın sonraki kararların, önceki kararlarıyla ve kişiliğiyle çelişmeyecek şekilde sağlıklı verebilmesi için güvenilir referanslar (sevgi, saygı, güven) olarak tanımlayabiliriz. Kaderi bozabilecek tek şey özgür irade, özgür, şıkkı olmayan seçimdir. Seçimler sadece aklı olan varlıklar tarafından yapılabilmekle birlikte, aklı olan her varlık da kendi aklıyla sınırlı kalmaktadır. Yani akıl yürütme işlemini karakterinin gölgesinde dış dünya etkileriyle sürüklenerek geliştirilen kişilik ile yapılan her seçim, o varlığın yegane seçimidir. Tabi tabi, her varlığın kaderi vardır, bellidir, önceden tahmin edilebilse bile bilinemez, bu da varlığı, kendi kaderini kıramaz yapar. Fakat 'kader' geniş anlamda alındığında, her varlığın başka varlığın kaderini belirlediği de bir gerçektir. Biriyle sevişmek, birine vurmak, birini okşamak, vb edilgen şahsın aklını etkiler dolayısıyla, yapacağı gelecek seçimleri de etkilemiş olur. Hatta kişiyi öldürüp, kaderine bir an önce kavuşmasını sağlayarak yaşamdaki seçim haklarını elinden alabilir. Fakat bu gene bir şeyi değiştirmez, çünkü etken davranışa sahip şahsın edilgeni etkileyeceği de kaderin bir parçasıdır, nitekim etken kişinin de etken olmaktan başka seçim şansı yoktur, huyu öyledir, öyle bir huy edinmesi kaderin bir cilvesidir. -kader varmış benjamin. -sen mi buldun, söylediler mi cevat abi. -hayır kader beni buldu.. tabi tabi. Ve hayır, fikrimi değiştirdim kader yok arkadaşlar, aristo mantığıyla düşününce böyle oluyor, hoş görünüz; Aklın geliştirdiği kişiliğiyle yaptığı her seçim yegane seçim olduğundan kadere bağlı kalacaktır. Fakat seçimlerini şans ile yapmakta karar kılmış manyak bir birey, bu döngüyü bozabilir. Adam öldürüp öldürmeyeceğini, televizyonu açıp açmayacağını yazı tura atarak atan bir kişi kaderi kırabilir. Yo yo kader ve şans diye bir şey yoktur, sadece sıkı çalışma vardır (Thomas Jefferson'ın lafıydı sanki) Çünkü doğada tesadüf ve rasgele diye bir şey yoktur aslında, her şey ilk tetiklemeden itibaren (artık siz diyin Allah ben diyeyim Big Bang), nedenden nedene koşarak gerçekleşmiştir. Tam o an, bir para havaya atıldığında, yazı düşeceği zaten bellidir. Başka bir zaman tura düşebileceği gerçeği, onun tam o zamanda yazı düşmüş gerçeğini değiştirmeyecektir. nitekim; There is no such thing as luck. There is only adequate or inadequate preparation to cope with a statistical universe. -Robert Heinlein Hayır kader yoktur, çünkü konfiçyus.. Hayır kader vardır.. çünkü şu ayetin şurasında.. falan.. filan.. (daha gider bu) |
||
|
||
| Ben de sana bi soru sorayım o zaman.Allah her şeyi bilir.bizim cennetlik mi cehennemlik mi olduğumuzu da bilmez mi?Bilir elbette.madem biliyor neden bizi direkt olarak cennetine ya da cehennemine koymadı dersin?Tek nedeni vardır.o da Allah'ın adilliğidir.O öylesine adildir ki herkes dünyada iken ne işlediğini bilsin diye '' o gün onlara amel defterleri okunur '' der.direkt cennete konsaydık ne derdik , hiçbir şey.ya cehenneme konsaydık ne derdik?^''senin adaletin bu mu.benim ne günahım var ki b u alevlerde yanıyorum?''diye sormazmıydık.İşte Allah bize bunu ispat etmek kendi adaletini göstermek için bizi dünyaya yolladı.'' o gün onlara dünyada iken yaptıkları bir bir bildirilir''denmiştir bir kuran ayetinde.böylece insan işlediklerine apaçık tanık olunca Allah'a söyleyecek bir cevabı kalmayacak ve artık hakkında neyi emrederse tıpış tıpış yapma zorunluluğuna girecektir.umarım anlatabilmişimdir. | ||
|
||
| kader konusunu ilk bakışta anlamak insan aklı için çok zordur zaten ve bir şey daha var... allah bizim ne yapacağımızı biliyorsa... evet biliyor, insanı yaratıp dünyaya koymasının bir nedeni var ve bunu insana açıklıyor... tanrının halifesidir insan, yani temsilcisidir... dünyadaki tanrının gölgeleridirler... insan her şeyi kendine göre ölçüp biçmek isteyince hataya düşüyor, sınırsız akıl aynı zamanda bir tuzaktır... mükemmel sistemin bir küçük ölçüsüdür... |
||
|
||
| prsfr bende o konuda celıskıye düşmüstüm. ama biraz düşününce ınsan anlıyor. şöyle ki; Allah tarafından yazılan bı kader var evet. ama sen o yazılanları allah yazdıgı için yasamıyorsun. sen zaten yasayacagın için; allah ta bunu bıldıgı için yazıyor. anlatabıldım mı? |
||
|
||
depresif bunu anlamak kolay zatende ortaya yeni problemler çıkıyo
|
||
|
||
yeni problemleride anlat prfsr cozebılırsek cozelım cozemezsekte ortak problemımiz olsun
|
||
|
||
Siz istemişsiniz, Allahü teala da nasib etmiştir. Allahü teala, sizin ne yapacağınızı bildiği için bunu levh-i mahfüza yazıyor. Buna kader veya alınyazısı deniyor. Levh-i mahfüz'da yazılı olduğu için siz onu yapmıyorsunuz. Yapacağınız bilindiği için levh-i mahfüza yazılmıştır. Bundan dolayı, kötü bir iş yapıp, (Ne yapayım, kaderim böyle imiş) demek yanlıştır.
|
||