|
||
| bizim elimiz kimin elinde ... ( bu arada avatar süpermis ... ) | ||
|
||
| elimizi hareket ettirmek için beynimizden komut gelmesi gerekir... hayatımızı bireysel olarak kontrol edebiliyor muyuz, hayır o halde beyin bizde değil diyebiliriz biz hayatımızı tamamen yönlendiremiyorsak kader denilen de insanın elinde olmamalı tamamen, ama irade denen bişey var işte irade özgürdür fakat kader özgür değildir... yani şunu söyleyim ki soruna göre cevap şu bizim elimiz belimizde elimizle belimizi tutup kendimizi kaldırabiliyor muyuz, hayır o zaman bu hayatı taşıyan bişey var bu da sonsuz evren, insanın küçük iradesinin koptuğu sonsuzluk senin kaderini taşır... |
||
|
||
| eskiden bilimkurgu malzemesi olan paralel boyutların bile tartışıladurulduğu günümüzde gerçekten neye ne cevap verebileceğim konusunda artık kafam çok karışıyor.. üstelik herşeyin nedenini bulamamamız.. daha da bulandırıyor ortalığı.. yani orda tuhaf bi atomun yaptığı akıl dışı bir hareket bütün sistemi çökertiyor.. ne komik
|
||
|
||
elimizi hareket ettirmek için beynimizden komut gelmesi gerekir... hayatımızı bireysel olarak kontrol edebiliyor muyuz, hayır o halde beyin bizde değil diyebiliriz biz hayatımızı tamamen yönlendiremiyorsak kader denilen de insanın elinde olmamalı tamamen, ama irade denen bişey var işte irade özgürdür fakat kader özgür değildir... yani şunu söyleyim ki soruna göre cevap şu bizim elimiz belimizde elimizle belimizi tutup kendimizi kaldırabiliyor muyuz, hayır o zaman bu hayatı taşıyan bişey var bu da sonsuz evren, insanın küçük iradesinin koptuğu sonsuzluk senin kaderini taşır... ikilik ne kötüdür bilirmisin sen ....... |
||
|
||
eskiden bilimkurgu malzemesi olan paralel boyutların bile tartışıladurulduğu günümüzde gerçekten neye ne cevap verebileceğim konusunda artık kafam çok karışıyor.. üstelik herşeyin nedenini bulamamamız.. daha da bulandırıyor ortalığı.. yani orda tuhaf bi atomun yaptığı akıl dışı bir hareket bütün sistemi çökertiyor.. ne komik ![]() ne kadar karışık olursa olsun anlamsız değildir, mutlaka bir anlamı olmalı, doğanın bize bilinç vermesinin bi nedeni olmalı yoksa biz böyle yüksek binalar yapıp her gün okula gidip sırtımızda aynı yükleri taşıyıp boş yere yaşıyorsak keşke bilinç kazanmasaydık ve evrimcilerin söylediği açıdan bakıldığında az düşünen insan olarak kalsaydık düzen böyle sürüp gitseydi biz bir maymunumsu olarak da yaşamasını bilirdik ama doğa bir gün dedi ki bu dünyada bir şeyler eksik çok büyük bir sessizlik ıssızlık var, etraf çok sade biraz süsleyelim şuraları ve şu canlılardan birinin gelişimini şu yöne doğru iteyim ve göreyim bakalım doğayı nasıl değiştirecek... ve insan beyni ikiye katlanmış bir biçimde etrafına bakınmaya başladı, maymunumsu, bu hayattan bişey beklemezken beyin gelişince bunda bir neden ve bir anlam aramaya başladı, tekrar etrafa baktı ve saf bir mekan gördü insan...bu mekanın altını üstüne getirmesini iyi bildi, evrenin insana verdiği hediyeye karşılık insan evrene bu hediyeyi verdiğine pişman ettirecek şeyler yapmaya başladı ve evren bunu bildiği halde insanı taşımaya devam etti (mutlaka evrenin bildiği bir şey var), eski insan ölüyor yenisi geliyor ve insan bu sürüp giden hayatı eğer bu kadarla sınırlı olacaksa "bu çok anlamsız" diye düşünüyor ve sonsuzluğu istiyor, sonsuzluk mümkün müdür, ya da evrenin insan sonsuzluğuna ihtiyacı var mıdır, yada insanı hangi görevde yaratmıştır evren, yoksa tanrı mı... eğer evren sonsuzsa ve bizi yaratan ve yaşatan bu sonsuzluksa bizi kontrol eden buysa bizim tanrımız evrenin ta kendisi olmuyor mu, bundan daha mantıklı bir şey var mı... işte bizi yoktan var eden bir sistemden bahsediyoruz ki bu sadece taş dünyadan ibaret değil taş dünya sadece bir taşıyıcı vaziyetinde ve diğer canlılardan farkı her geçen gün artan ve artık kendisi için hayvan demekten vazgeçen bu koca beyinli canlıyı içinde barındırarak ona hediyeler veriyor onun daha iyi yaşaması için ortaya eğitim, ahlak ve hayal gücü gibi kavramlar atıyor, aşkın indirgenmiş gücünü katlıyor ve insana veriyor eğer ölümle her şey bitecekse ben bu okula gidip bu sırada oturarak neyi bekliyorum, işte öğretmenimiz geliyor bize bir şeyler anlatıyor ve bu her gün devam edip giderken doğa bize bazı şeyleri unutturuyor, bazı insanları diğerlerine göre üstün yaratıyor ve bu üstün yaratılan insanlar bu yaratımın nedenini sorguluyorlar (bizim gibi) diğerleri hiçbir şey sormadan hayvanca gülüşmelerle geçirdikleri günleri ardı ardına sıralayıp gidiyorlar ve hallerinden hiç şikayet ettikleri de yok bunu babalarından görmüşler ve babalarını annelerini taklit ederek bu gölge oyununu oynamaya devam ediyorlar...evet gölge diyorum bunlara ama neyin gölgesi, bunlar yani canlılar küçük gölge parçaları yaratan ve yaşatan güç olan sonsuz tanrı bu gölgeleri kendisinin küçük parçaları olarak sonsuzluğunda bir yere yerleştiriyor, onlar için zamanı donduruyor, mekanı donduruyor ve dünyalık denen canlı hayatını başlatıyor, biz bu evrenin çocuklarıyız dostlarım inandığınızda neye inandığınıza dikkat edin ve inkar ettiğinizde de neyi inkar ettiğinize dikkat edin, bu evren bizim annemiz... peki dünya ne diyeceksiniz, dünya bizim süt annemiz bizi şimdilik besliyor gerçek annemize kavuşacağımız güne kadar bizi beslemeye devam edecek ve sonunda annemize kavuşacağız dostlarım, inanın bana bu böyle olacak... |
||
|
||
| yahu arkadas bu ne enerjidir böyle .... | ||
|
||
| kuran 623 yılında mı indirildi yoksa kıyametten sonra mı? kuranda sürekli sabredin..sabredin...sabredin.. deniliyor bu sabredin sözü bir öğüt aforizma gibi mi yoksa allah 623 yılından sonra tarihte ne olacağını bildiği için bu sözü bir uyarı veya başka bi niteleyici olarak mı söylüyor. veya neden sabredin deniliyor sürekli. ne için sabredelim? |
||
|
||
| halkın uslu durması için, yapılan ya da yapılamayanlara tepki vermemeleri için bence akıllıca verilmiş bir öğüt "sabredin". sabrın sonu da selamet... vaadedilen şey cennet... bence gayet yerinde bir öğüt. |
||
|
||
| ya abi bunda kafa karışcak ne var şimdi bir bilgisayar programı yazdığını düşün sonra sınırlı sayıda değişken (yani insan) yarat: a,b,c,d... sonra ruhlara hesap yarat: a1,b1,c1,d1 sonsuz sayıda farklı fonksiyon yarat programın her değişken için (özgür irade denilen formüle göre-yapay zeka da denilebilir) bazı fonksiyonları çağırıp sonuçları + veya - olarak ruhların hesaplarına atmasını sağla sonra da programı çalıştır noldu.. kimi cennete kimi cehenneme gitti.. herkesin ne yaptığını bildin mi.. bildin..herşeyi bilen sensin yine yani.. bu durumda biz şu anda çalışan programın içindeyiz.. ama programın sahibine göre o program çoktan bitti zaten.. buna göre herkes zorunlu olarak tercihlerini hatırlamalı.. biz de bu zorunluluğu yaşıyoruz işte.. tabi ben buna inanmıyorum o ayrı
|
||
|
||
data'cım yav, mutlaka iyi birşeylerden söz ediyorsundur ama böyle anlatınca şimdi de benim kafam karıştı...
|
||
|
||
| ya onları boşverin.. özetle bilgisayar oyununu yazan bir kişi oyunu çalıştırıyor ve oyundaki karakterlerin yapay zekalarına göre neler yaptığını tek tek inceleyip bilebiliyor.. buna benzer bşi.. din hocam hugo derdi de anlamazdım ben de ![]() bundan çıkan tek sonuç tabi tanrının canının sıkıldığı olabilir.. ya da mantıklı bir neden bulamıyorum ben.. yani kaderden anlaması daha zor olan bence, neden buna gerek olduğu... |
||
|
||
| çok özür ama kuran'ın indirilmesiyle ilgili soru zaten yeterince saçma,ardından sorduğun sabır ile ilgili soruya gelince ....soro gayet doğal ama bi mantıklı cevaba rastlayamadım .bunun tek cevabı olarak benim fikrim hangi konuda veya ne olursa olsun sıkıntının,zorluğun ,öfkenin.vb. içine düşerseniz eğer sadece sabır edin.. çünkü Allah sabır edenlere mükafatını mutlaka verendir. onun adaletinde asla şüphe ve haksızlık yoktur byseca...senin düşünceni anlamak gerçekten zor.kader dediğin bir çizgidir sadece yapmamız gereken o çizgiden gitmek ama çoğumuz o çizgide dans etmekle meşgulüz. Allah akıl fikir vermiş bu doğru bu yanlış demiş sen yanlışı bile bile yap ardından kaderimmiş de mantığın kabul ediyormu bunu .bende akşam zina edeyim sabah yalvar yakar tövbe edeyim nasıl olsa Allah tövbeleri kabul edendir akşam hısızlık yapayım kaderimmiş diyeyim sabah tövbe edeyim yok böyle bişey arkadaşım doğru da önünde yanlışda seçim senin ne yaparsan yap kaderini değiştiremezsin ama yönlendirmekte sana bağlı daha iyi olmakta var daha KÖTÜDEEEEEEEEEE |
||
|
||
ya darbe dıyorum tekdemır sen ne dıyosun ya ![]() ben ceehotosa ınanıyorumm ondan cevapladım.eskıden oyuncak falanda cıkıyodu.bı ara ınanmaz gıbı oldum ödüllendirilmeyınce !ama .tadı yeter dedım buyuyunce.çitosum benım |
||
|
||
| Kur'an-ı Kerim'i kalem kağıt değil zaman tefsir ettiği için,ne zaman indiği okadar önemli değil.Her an iniyor zaten.Yoksa kıyamete kadar baki denmezdi. Zaman ve mekanı yaratanın zamanla işi olmaz.Zaman içinde zaman,mekan içinde mekan olan insanlar vardır.Bu insanlara Gavs denir. Kader konusunda da "ne ekersen onu biçersin"sistemi vardır."ben" diyen herkes yaptıklarından sorumludur ve bu yüzden hesaba çekilirler.Ben yokum sen varsın diyenler için işin şekli değişir.Allah "Gayyur"dur,yani sevdiğinin tercihine bakar. Bu konuda uygulamalı örnek istiyenlerde toprağa herhangi bir meyve,sebze tohumu ekip baksınlar.Mahsulü aldıklarında yine konuşalım. ![]() Ya böyle "darbe" gibi sözlere vücud vermeyin ne olur.Yarın güneş ufuktan yine doğar.YÜRÜYELİM ARKADAŞLAR... |
||
|
||
| merhaba arkadaşlar..... |
||