SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => İslamiyet

Konu: kader nedir?

Sayfa: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 [ 16 ] 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27

13.05.2005 17:23:01
benim şöyle bir durumum var bu hususta yorumlarınız nedir : ben ne kadar okursam okuyayım yine kendimi bilgili biri olarak hissedemiyorum. hatta ne kadar okursam yetersizliğimi o oranda hissediyorum. mesela 10 saat okusam bile sanki 1 saat kitap okumuş gibi kendimi hissediyorum ve bu işi anlamıyorum. sizce bu psikolojik bir sorun mu? ben kendimi devamlı olarak eksik, ilmi açıdan güçsüz hissediyorum ancak buna karşılık konuştuğum kişilere ekseriyetle tartışmada üstün geldiğimi de görmekteyim. gerçeklik böyle olmakla beraber yine de kendimi yetersiz hissetmekten kendimi alamıyorum. bu işi yorumlayınız.

  sinan dedi ki dünya ya neden geldik. işte izahı: yanımda palto var ben üşüdüm ve patoyu giydim. baktığımızda önce üşüdüm sonra paltoyu giydim. demek ki paltoyu giymemin nedeni üşümekti. o halde şu anlaşılmış olur ki sebep neticeden zaman olarak önce geliyor. bunu kabul ediyorsanız devam ediyorum düşünelim Allahın ilmi ezeli mi, ezeli demek öncesiz demektir ve başlangıcı olmayan demektir. şimdi soruyorum: öncesiz olanın öncesi olur mu? olmaz değil mi. evet devam ediyorum ama demin verdiğim örnekte anladık ki bir şeyin sebebinin   olması için zaman olarak önceliğinin olması gerekir. ancak öncesizin öncesi olmadığına göre demek ki sebebi de yok. bunu da anladınız mı? ( anlayanlar anlamayanlara anlatsın) devam ediyorum:  siz Allahın ilmine ezeli dediniz ya.  o zaman ne oldu Allahın ilmi de ezeli olunca demek ki onun da yani Allahın ilminin de nedeni yoktur. bu sonuç çıktı. o halde düşünelim Allah ilmine göre yaratacağına göre ve Allahın ilminin de sebebi olmadığına göre demek ki Allahın yaratmasının, yani yaptıklarının da bir nedeni olmaz. bu sonuç çıkar.     yani Allahın yaptıklarının  nedeni yoktur. olay bu.  yakında siteden genişçe  izahını yapmak istiyorum.
 evvelden Allahın iradesini inkar etmediğim zamanlarda aşağıdaki delilli yapmıştım ve Allahın yaptıklarının nedeni olmadığını anlatmıştım. ancak artık Allahın iradesini inkar ettim. aşağıdaki örnekte ezeli olanın nedeni olamayacağı anlatılıyor.
Bence kaderin sirri sudur: Allah’in dilemesinin nedeni yoktur. Yani cenneti, cehennemi, dünyayi, insani yaratmasinin asliBence kaderin sirri sudur: Allah’in dilemesinin nedeni yoktur. Yani cenneti, cehennemi, dünyayi, insani yaratmasinin aslinda hiçbir nedeni yoktur. Iste ispati: “Ezeli (öncesiz, baslangici olmayan) olan bir seyin sebebi yoktur.” Su demektir: Mesela biri üsür, palto giyer. Kisi palto giymeden önce üsümüstür. O halde görünüste baktigimiz zaman, palto giymenin sebebi üsümektir. Lakin üsüme olayi, paltonun giyilmesinden zaman olarak öncedir. Dolayisiyla bir seyin sebebi, her zaman sebepliden, neticesinden önce gelir. Bu kabul edildiginde devam edelim. Öncesiz (ezeli) olan bir seyin sebebi yoktur, dedik. Soruyorum: “Öncesiz olan bir seyin, öncesi olur mu?”, “Olmaz” denecektir. Zira eger onun da öncesi olsaydi, ona öncesiz denmezdi. Görüldügü gibi öncesiz olanin öncesi olmuyor. Lakin yukarida ispat ettigimiz üzere, bir seyin sebebinin olmasi için muhakkak zaman olarak önceliginin olmasi ve önceden olmasi gerekiyordu. Dolayisiyla öncesizligin öncesi yoksa, o halde sebebi de olmaz. Sebebinin olmasi için daha öncesinin olmasi gerekir. Hal böyle olunca ”Ezeli olan bir seyin sebebi yoktur” önermesinin dogrulugu sabit olur. Soruyorum: “Allah bu dünyayi yaratti ama, isteyerek mi yaratti, istemeyerek mi yaratti?”, “Isteyerek yaratti” denecek. Yani yaratmasi hadis ise de, ezeli iradesiyle oluyor. Soru: “Allah ezeli olarak mi irade sahibiydi, yoksa sonradan mi irade sahibi oldu?”, “Ezeli olarak irade sahibiydi” derler. Lakin sizinde gördügünüz gibi ”Ezeli olan bir seyin sebebi yoktur” önermesine göre, Allah’in iradesi de ezeli oldugu için, onun da sebebi yoktur. Allah’in yaptiklari ise, O’nun iradesiyle olunca; “O’nun yaptiklarinin nedeni yoktur” demek durumundayiz. Iste, kaderin sirri budur diyorum. Yani nedensizlik, illetsizlik. Bununla beraber Kur’an’da ve hadislerde Allah’in sanki amaci oldugu ya da yaptiklarinin bir sebebi varmis gibi oldugunu ilk bakista akla getiren ifadeler görüyoruz. Iste bu ifadeleri te’vil etmek, yani akla gelen ilk anlami birakip, baska bir mana vermek lazimdir. Bu dünya imtihan dünyasi da degildir. Mesela Hz. Adem’i yaratmadan önce de, onun yasak agaçtan yiyecegini biliyordu. Zaten rizik da Allah’tan. Ona zoraki yedirdi. Böyle imtihan olur mu? Olmaz elbette. Böyle ayet ve hadisleri uygun bir sekilde yorumlamak lazim geliyor.nda hiçbir nedeni yoktur. Iste ispati: “Ezeli (öncesiz, baslangici olmayan) olan bir seyin sebebi yoktur.” Su demektir: Mesela biri üsür, palto giyer. Kisi palto giymeden önce üsümüstür. O halde görünüste baktigimiz zaman, palto giymenin sebebi üsümektir. Lakin üsüme olayi, paltonun giyilmesinden zaman olarak öncedir. Dolayisiyla bir seyin sebebi, her zaman sebepliden, neticesinden önce gelir. Bu kabul edildiginde devam edelim. Öncesiz (ezeli) olan bir seyin sebebi yoktur, dedik. Soruyorum: “Öncesiz olan bir seyin, öncesi olur mu?”, “Olmaz” denecektir. Zira eger onun da öncesi olsaydi, ona öncesiz denmezdi. Görüldügü gibi öncesiz olanin öncesi olmuyor. Lakin yukarida ispat ettigimiz üzere, bir seyin sebebinin olmasi için muhakkak zaman olarak önceliginin olmasi ve önceden olmasi gerekiyordu. Dolayisiyla öncesizligin öncesi yoksa, o halde sebebi de olmaz. Sebebinin olmasi için daha öncesinin olmasi gerekir. Hal böyle olunca ”Ezeli olan bir seyin sebebi yoktur” önermesinin dogrulugu sabit olur. Soruyorum: “Allah bu dünyayi yaratti ama, isteyerek mi yaratti, istemeyerek mi yaratti?”, “Isteyerek yaratti” denecek. Yani yaratmasi hadis ise de, ezeli iradesiyle oluyor. Soru: “Allah ezeli olarak mi irade sahibiydi, yoksa sonradan mi irade sahibi oldu?”, “Ezeli olarak irade sahibiydi” derler. Lakin sizinde gördügünüz gibi ”Ezeli olan bir seyin sebebi yoktur” önermesine göre, Allah’in iradesi de ezeli oldugu için, onun da sebebi yoktur. Allah’in yaptiklari ise, O’nun iradesiyle olunca; “O’nun yaptiklarinin nedeni yoktur” demek durumundayiz. Iste, kaderin sirri budur diyorum. Yani nedensizlik, illetsizlik. Bununla beraber Kur’an’da ve hadislerde Allah’in sanki amaci oldugu ya da yaptiklarinin bir sebebi varmis gibi oldugunu ilk bakista akla getiren ifadeler görüyoruz. Iste bu ifadeleri te’vil etmek, yani akla gelen ilk anlami birakip, baska bir mana vermek lazimdir. Bu dünya imtihan dünyasi da degildir. Mesela Hz. Adem’i yaratmadan önce de, onun yasak agaçtan yiyecegini biliyordu. Zaten rizik da Allah’tan. Ona zoraki yedirdi. Böyle imtihan olur mu? Olmaz elbette. Böyle ayet ve hadisleri uygun bir sekilde yorumlamak lazim

16.05.2005 17:16:03
"Ockhamlı william der ki: ilahi iradenin yaratıklarının iradesinden önce gerçekleşmiş olması eğer onların (kulların) iradesini zorunlu kılmıyorsa bu onların ilahi iradenin  kararının aksine bir karar verme kudretine sahip oldukları anlamına gelir ki bu durumda ilahi iradenin kararı yetersiz ve eksik kalmış olur."
  yazarın yorumu:    bu itiraz karşısında her zaman ilahi iradenin insanların hür seçimlerini önceden bilen ilahi ilme bağlı olduğu savunması yapılabilir. fakat bu tür bir savunma iradeyi belirleyen ilmin ezeli olduğu kabul edildiği sürece geçersiz kalacaktır. zira nesnesinden önce bulunan ezeli bilginin sonradan olan (hadis) nesnesine tabi olması hiçbir açıdan mümkün olmadığı için onun nesnesi ( yani hadis olup bilinenler) zorunlu olur  bu açıktır. 
    kitap: Allahın bilgisinin ezeliliği ve insan hürriyeti           yazar: metin özdemir               ( iz yayıncılık )   bu kitapta Allahın ezeli ilmi kabul edildiğinde kulların özgür iradesi fikrinin savunulamayacağı anlatılıyor.
      bu ara şunu buldum: Allah ezeli fakat kudreti de ezeli ve kudretinin taalluku da( ilgili, bağl&#305 ezeli. o bakımdan ilk yaratılan için düşündüğümüzde bu yaratma için Allahın zatı ile bu yaratılan arasında zaman geçmedi. fakat bu yaratılan hadistir yani sonradandır fakat bu sonradanlık; zaman bakımından bir sonradanlık olmayıp Allahın zatından sonradır . kısaca böyle bakalım daha bir araştırıp ilerde herhalde sitede yazarım.

19.05.2005 23:01:50
m kılıç bana destek mi çıktın? . bakın bu işler öyle kolay değil bu birrrrrrrrrrr şimdi söyleyeceğim önemli ama yüzyıllardır üstü kapalı geçiliyor bu ikiiiiii not: ben nasıl bir insanım ya... çok mu kibirliyim? ya kötü birimiyim ya... söyleyin hadi. ama fazla üzmeyin ha. şimdi delil: ben Allahın görmesi ve duymasını inkar etmiştim ya. o konu: bakın kitapların ekserisinde diyor ki Allahın görmesi ve duyması vardır ve bu sıfatları ezelidir derler bakın şimdi: bu kitaplar hem aleme yani Allahtan başka herşey dünya, uzay gibi) hadis diyor yani sonradan olan. şimdi bakın o halde alemin olmadığı bir durum var demektir. o halde bu durumda Allah alemi görmüyor muydu? yani dünyayı görmüyor muydu? yaaaaaaaa. eğer görüyordu dersen sorarım daha meydanda olmayan şey nasıl görülür? devam ediyorum: derseniz ki dünya yokken Allah görmiyordu ama onu yaratınca gördü derseniz bak ne oldu o halde : bu Allah ta değişmeyi savunmak olur. çünkü önce görmüyor dünyayı sonra görüyor olur. bu ise bir değişmedir. ve Alllahın zatına bir eklenmedir halbuki en basit bir mantıkla belli ki ezeli olan şey de değişme bozulma olmaz. değişme, eklenme olmaz çünkü o ezeli ve başlangıcı yok dolaysıyla onu etkileyecek bir şey yok. yani etkilemek için etkileyen etkilenenden önce gelmelidir. eee ezeli ise öncesiz demektir ve öncesizin öncesi olmaz ki onu etkileyen, değiştiren bulunsun.( zira her değişim bir değiştiren ve etkilemme de bir etkileyen gerektirir) o halde bir şey ezeli kabul edildiğinde onda değişme olmaz denmelidir. bunlar ne demek durumunda kalıyorlar: " önce görmez dünyayı sonra yaratığında görür." deyince bu ise açıkça bir değişme bu ne şimdi çelişki değil mi? . yaaaaaaaaaaa aynı delil duyma içinde söz konusu. yine anlatamadım mı .............

19.05.2005 23:13:23
olm sen manyakmısın?!?!?!

20.05.2005 23:01:32
bakın ben Allahın konuşma işini de inkar ediyorum. yani Allah konuşmaz peki bana sorarsanız. ya Kuran da Allahın kelamı deniyor ve dahası ayette "Allah musa ile konuştu" deniyor sen ne diyorsun? denirse cevap: olan şudur Musanın duyacağı sesi Allah yarattı.  yani Allahın sesi yoktur. yani Musanın duyacağı ses yaratıldı ve bu ses mahluktur (yaratılmıştır)  sonradandır ezeli değildir tamam mı.  mecazen ayette Allahın konuştuğundan bahsediyor. yani bunlar mecazdır.  mesela ben Kuran mahluktur diyorum. eşari ve maturidiler ise Kuran mahluk değil diyorlar. bunlar ayakta rüya görüyor neden mi?  bak şimdi "elhamdülillahirabbilalemin"   bu ayet.  bakın harfllerden meydana geliyor ve bu ise sonradan olmaktır. bak harfler birbirini takip ediyor. hiç  böyle ezeli olur mu?  ha dersen ki onlar kelamı nefsi olan manaya ezeli diyorlar: cevap: bunlar uydurma laflardır  zaten Allahın ilminde Kuran vardır. daha kelamı nefsi ne oluyor?  bu konuda da araştırmalarım devam ediyor. bunu da yakında sitede anlatmayı düşünüyorum ah ah lan yıllarca kandım bunlara beeeeeeeeeeeeeeeeeee
    kafana göre konuşuyorsun değil mi? ben de biliyorum Kuran daki irade ile ayetleri ancak şu var  ki bu ayetleri yani irade ile ilgili ayetleri ekseriyetle Allahın ilmine göre yaratması manasına alacağız.  bu işler kolay mı?  bak neden Allahın  iradesini inkar ettim anla: ezeli iradesi var Allahın          ;        diyorsunuz; ezeli irade seçim nasıl olur düşün bakalım? ezelde ne varda ne seçilecek ezeli olan ancak Allahtır  misal ezeli seçme diyorsunuz ya zaten    Allahın                ilminde neyin olacağı yok mu?var  daha seçmeye ne hacet zaten Allahın  ilminde   neyin

gerçekleşeceği vardır  ezbere konuşuyorsun bu bahsettiğim

inceliklere gazalide razide

eşaride ve bir  çokları vakıf olamadılar ya BEN YÜZLERCE KİTABI İNCELİYORUM BUNLARI BULMAK İÇİN KAFAMA GÖRE SALLAMIYORUM
  hadi bu delillerin yorumunu yapın bakalım düşünün düşünün...   

21.05.2005 23:18:20
salkar teşekkür ederim lakin abartmadığına eminmisin yani.   neyse   ve şunu sana soracağım bana bu laflarını kopyalayıp    başka forumlarada yapıştırayım ı izin verir  misin?   çatlasınlar yaaaaaaaaaa     . 

  delil:  bakın Allahın  ezeli iradesi var diyorsunuz  şimdi iyice düşünelim bir seçimden bahsetmek için ortada    seçilecek

olanların bulunması icab eder bu açıktır.   fakat siz diyorsunuz ki bu yaratılanlar sonradan meydana geldi.yani Allahın  irade ettikleri. şimdi bakalım:  demekki bu lafla  diyorsunuz ki seçilenler mevcut değilken Allah onları seçti diyorsunuz ne dediğinizi görüyormusunuz?  ha derseniz ki Allahın

 ilminde   olan mümkünlerden yani olmasıda olmamasıda eşit olanlardan    Allah    irade etti yani seçti derseniz   zaten neyin meydana geleceğ Allahın     ilminde zaten mevcuttur . bir de şu var:  bir seçimden iradeden bahsetmek gerekiyorsa muhakkak  bu seçme hadistir yani sonradandır.   zira önce seçilecekler mevcut olmalı  ki seçim gerçekleşsin .   zaten bu aralar    okuduğum kitaplarda Allahın      iradesini &n bsp;  kabul edenlerin düştüğü çelişkileri daha  net görüyorum bu delilide yorumlayın .

  en son mesaj atana diyorum yazdığın    yazıyı öbür forumlara yapıştırmama izin veriyormusun?   çatlasınlaar yaaaaaaaaaaa  .      bir de sana tavsiyem teknik forumdaki serbest kürdsüdeki benim    tartışmamda da daha detaylı bilgiler var   .  merak edenlere söylüyorum bu forum alternatif forum  yaaaaaaaaaaaa   
  aleviye cevap:  sen ne diyorsun yaa.  ben Allahın  ilmine ezeli dedim  yaratmasına değil.  Allahın yaratması hadistir yani sonradandır ve evet bizim duygularımız var olduğu müddetçe yaratılma halindedir.   tekrarlıyorum düşüncelerimizi,  seçimlerimizi, hareketlerimizi Allah yaratır. sen neyi savunduğunu bilmiyorsun ya.mesela bir renk seç seçtin mi ? ha ben diyorum ki şu an kafandaki renk bir düşüncedir.işte bu düşünceyi sen de Allah yarattı. olay bu.                ve bu düşünce   varolduğu müddetçe yaratılması devam eder.   

23.05.2005 22:51:49
Tarih: Pts May 23, 2005 7:02 pm    Mesaj konusu:     

--------------------------------------------------------------------------------
 
cevap Yunanlılara bu kadar hakaret ettin. onlar Yunanistan da doğmayı kendileri mi belirlediler yaaaaaaaaaaaaa . sen orada doğsaydın ve biz sana sırf orada doğduğun için hakaret etseydik hoşuna mı giderdi? "insan her yer de insandır" ben bu görüşteyim.
YENİ ALDIĞIM KARARLARDAN BİRİ DE ŞU Kİ BEN MÜMKÜN MESELESİNi DE İNKAR EDİYORUM YANi MÜMkÜN ŞU DEmEKTİR: OLMASI DA, OLMAMASI DA EŞİT OLAN demektir. ben diyorum ki Allahın ilmin de olacağı olanların olması vaciptir diyorum yani zorunludur. ama Allahın ilminde varlığa gelmeleri şeklinde bir durum olmayanların meydana gelmesi muhaldir (imkansızdır) diyorum . o bakımdan olanlar böyle olmak zorundaydı ve "Allah ilminin zıttına bir şey yapmaya kadir değildir" ( yani ilminde hadiselerin nasıl olacak olmaları var ise hadiseler öylece cereyan eder. eğer böyle olmazsa O'nun ilmi cahilliğe dönmüş olur ki bu kabul edilemez) diyorum. yani Allahın ilmi nasılsa cerayan edecek olanlar Allahın ilmine göre cereyan eder. o bakımdan bir şey ya vaciptir yani zorunludur ya da muhaldir yani imkansızdır. ve Allahın ilmi ezeli olup nedeni yoktur ve Allah ilmine göre yaratır. olay bu . galiba yine anlatamadım........
en son mesaj atan cevap: sen ne diyorsun ya. cevap:Allah hayal kurdu diyorsun. soruyorum peki bu kurulan hayali Allah mı yarattı? yoksa bu hayal kendi kendisinin mi sebebiydi? unutma ki hiçbir şey kendi kendinin sebebi olamaz. zira bu eşyanın varlığından önce valırlığını gerektirir. yani kendi kendisinden önce gelmesi icap eder ki bu imkansızdır. devap ediyorum: o halde bu hayalleri de Allah yarattı demek durumunda kalıyorsun: halbuki her yaratılan sonradan mevcut olmuştur. çünkü yaratılan için düşündüğümüzde onun için öncesinde yokluk olmalıdır. yani kendisinin olmadığı bir durum olmalıdır. ne diyordum ya kafam karıştı ha... tamam: demek ki bu hayaller madem ki mahluk yani yaratılmış( Allah tarafından) o zaman sonradan mevcut olmuş demektir. ve o zaman ezeli varlığı bu hayallerin yok demektir. halbuki Allaha görür ve duyar diyenler bu sıfatların yani görme ve duymanın ezeli olduğunu söylüyorlar. yani sen dersen ki önce hayal kurdu sonra gördü dersen. bak "sonra gördü" diyorsun. bu ise ezeli bir görme olmadığını gösterir. zira ezeli olan şey başka şeyden sonradır denemez. tahminim bunu hiç anlatamadım..................................... heyt be



Katılma Tarihi: 25 Nisan 2005
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 67 Gönderen: 22 Mayis 2005 Saat 05:13 | Kayıtlı IP

--------------------------------------------------------------------------------

kursatotcu Yazdı:
mesela bir renk seç seçtin mi ? ha ben diyorum ki şu an kafandaki renk bir düşüncedir.işte bu düşünceyi sen de Allah yarattı. olay bu. &am p;am p;am p;am p;nb sp; ve bu düşünce varolduğu müddetçe yaratılması devam eder.







O halde biri hırsızlık yaptı ise (haşa) o düşünceyi Allah yarattı, Biri fahişelik yaptı ise (haşa) o düşünceyi Allah yarattı, Biri Allah'ı inkar etti ise (haşa) bu düşünceyi o kişide Allah yarattı.....vs O halde söyler misin? Cehenneme kim girecek? Ya da birileri cehenneme girecek ise hakkettiğinden değil (haşa) Allah'ın öylece dilemiş olmasından.

İnsanların özgür iradesi yok derken sanırım sizin demek istediğiniz şu:(yanılıyorsam düzeltin) Her türlü konuda yapacağım seçimlerin türevi Allah tarafından yaratılmış olduğundan ve bizler seçim yaptığımızda mecburen bunların dışına taşamıyor isek o halde seçim yapan aslında biz değiliz dolayısı ile insanların reel manada seçim hakkı yok. Önce sizi doğru anlamış mıyım bunu okeyleyin ardında söyleyeceklerim olacak! (Durum wahim)

akike cevap: evet akik işte senin gerçek yüzün yaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa fakat bu sadece senin değil yüzyıllardan beri kendine müslüman diyenlerin yüzde 99 un gerçek yüzü. peki nedir bu gerçek yüz? işte şudur. benim 5 aydır ısrarla anlatmaya çalıştığım şu basit şeydi: yani sonuçta biz düşünüyoruz. "işte bu düşünceleri de Allah yaratıyor dedim ben ve yemediğim hakaret kalmadı bu forumda dahil" . neeee....... evet herşeyi Allah yaratır dediğim için bunca hakaret yedim ben. "nasıl ya olur mu öyle saçmalık" mı diyorsunuz. siz bunu bir daha düşünün derim. çünkü bu akik işlerin farkına varmış gibi... kendisin de evvelki yaşantısının izlerini taşıyor ve ne diyor bu hırsızlık düşüncesini Allah mı yarattı? "haşa" diyor. fahişelik yapanların bu düşüncesini Allah mı yarattı? yine "haşa" diyor. aklınca Allahı kötü şeyleri yaratmaktan tenzih etmeye( uzak tutmaya çalışıyor) çalışıyor ve Allahı yücelttiğini düşünüyor. o zaman şu problemi görmiyor ve ya görmek istemiyor: madem öyle bu bahsedilen düşünceleri Allah yaratmıyorsa kim yaratıyor? yaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa bakın laf nereye geliyor. ben ne dedim: tek yaratan Allahtır. o halde bağırıp çağırmanın alemi yok. mantık çerçevesinde düşününce bakın ne oluyor: hareketlerimiz ve evet seçimlerimiz yani düşüncelerimizi de Allah yaratıyor. sonuç evet basit değil mi: özgür iradem kalmıyor o halde yaaaaaaa : ve diyorsun ki biz seçim yapmıyor muyuz o zaman? cevap: evet biz seçim yapıyoruz bu açık. fakat bu seçimlerimizi ( çünkü seçimlerimiz de sonuçta düşüncedir) esasen Allah yarattığı için bizim özgür seçimimiz olmuyor. biz kesb ediyoruz bu fiilleri, hareketleri. kesb: kazanmak demektir. ama şunu bil ki bizim düşüncelerimizi Allah yaratır dersen zaten özgür irademizin olmadığını anladın demektir. gerisi ve detayları sitemde kitapta ve böyle yazıyorum işte. hani bana teşekkür etme işi. bak bunu sana öğretmişim. yani düşüncemizi Allah yaratınca cebr( yani özgür irademizin olmaması) olduğunu. hani teşekkür bakalım ............................
 
Başa dön         
 
 
kursatotcu



Kayıt: 27 Arl 2004
Mesajlar: 38

 Tarih: Pts May 23, 2005 7:38 pm    Mesaj konusu:     

--------------------------------------------------------------------------------
 
Mesnetsiz konuşmanız bir yana yazdıklarınızın birbiriyle çeliştiğini de göremiyorsunuz...


Sizin söylediklerinizin nereye gittiğinden haberiniz bile yok...

-"Kur'an mahluktur" diyorsunuz Aslında bu çok eski bir görüştür...Bunu sahiplenmeye kalkmışsınız... ...

Kur'an mahluktur fikri CAD BİN DİRHEM 'e aittir...Cebriyye bile kendi arasında :
1-Cebriyye-i Halisa
2-Cebriyye-i Mutavassıta(Bunlar kul'un iradesini İNKAR ETMEZLER)

Senin savunduğu düşünceler ise CEHMİYYE ye daha yakın(kurucusu:Cehm bin sahvan....Cad bin Dirhemin talebesi) CEHMİYYE bile Allahın ilmi ve yaratması EŞİT der...

E'şariye göre Kur'an mahluk değildir: çünkü Kur'an Allah kelamıdır...Alalh ise bir şeye ol yani KÜN der ve o şey olur...öyleyse,Allah kendi kelamı olan Kur'an-ı Kerime OL demesi gerekir...oysa "KÜN" yani OL da Kur'an da yazar...öyleyse bu mantıkla OL Kur'an dan sonra gelir..


....

KUR'AN MAHLUKTUR diyorsunuz..

Söyleyin o zaman:

NESH 'i kabul ediyormusunuz...?

Evet derseniz?...
Kur'an mahluksa eğer..Ki KUR'AN ALLAHIN İLMİDİR..


-Mahluksa eğer..içerisinde NESH olur mu?...-Fikrinin değişeceğini biliyorsa ikinci fikri de(Nihai fikrini) önceden görüyor demektir...öyleyse nesh ettiği ilk ayetle ikincisini neden BİRARADA yaratıyor..?
-MAHLUK olan DEĞİŞİR Mİ?..



Kur'an mahluksa eğer...Nesh edilen ve Ayetlerin birarada bulunması anlamsız olur...çünkü:Birincide Allah'ın bir hükmü var diğerinde onun kaldırılışı var...ve bunlar arasında bir ZAMAN FARKI var...(Nuzül sırası)MAHLUK olan KÜN deyince olandır...ve o an olandır...yani AN'LIK OLANDIR..
İki zıt düşüncenin birarada olması YARATMAYA TERS'tir...


....
kursatotcu demiş ki:
ben Allahın ilmine ezeli dedim yaratmasına değil.

Bir taraftan .."KUR'AN MAHLUKTUR" diyeceksin..yani YARATILMIŞTIR diyeceksin...sonra BUNU İNKAR EDECEKSİN...

kursatotcu demiş ki:
Kuran mahluk değil diyorlar. bunlar ayakta rüya görüyor neden mi? bak şimdi "elhamdülillahirabbilalemin" bu ayet. bakın harfllerden meydana geliyor ve bu ise sonradan olmaktır. bak harfler birbirini takip ediyor. hiç böyle ezeli olur mu? ha dersen ki onlar kelamı nefsi olan manaya ezeli diyorlar


oysa takibeden satırda aynen şunları yazmışsınız:

kursatotcu demiş ki:
cevap: bunlar uydurma laflardır zaten Allahın ilminde Kuran vardır. daha kelamı nefsi ne oluyor? bu konuda da araştırmalarım devam ediyor. bunu da yakında sitede anlatmayı düşünüyorum ah ah lan yıllarca kandım bunlara beeeeeeeeeeeeeeeeeee


-Allah'ın ilminde Kur'an varsa o zaman Kur'an EZELİ OLMUŞ OLUR... Çünkü ALLAH'IN İLMİ EZELİ...ÖYLE DEMİYORMUYDUNUZ?..
ALIN SİZE ÇELİŞKİ...


Kur'an mahluksa Allah katında ilmiyle yaratılmış demektir..Bu da EZELİ İLMİNE girer...


.....

Madem insanın özgür iradesi yok..öyleyse ne diye sesleniyor Allah Kur'an-ı Kerimde...
"Bakmazmısınız...
Görmezmisiniz..
Düşünmezmisiniz"

NEYİ DÜŞÜNECEĞİZ O ZAMAN...DÜŞÜNCELERİMİZİ ve HAREKETLERİMİZİ ALLAH YARATMIYORMU?

ALLAH KENDİSİNE Mİ SESLENİYOR?

Süper Delil istiyordun...
AL SANA SÜPER DELİL:


NOT:

Benim size yazdıklarımla ....BURAYA YAPIŞTIRDIĞINIZ başka sitelerde size verilen cevapların yada sizin cevap diye verdiklerinizin NE ALAKASI VAR?....


Eğer bir fikri tartışacaksak;
Ben nasıl ki sizin yazdıklarınıza CÜMLE CÜMLE..cevap veriyorsam..SİZİN DE BENİM YAZDIKLARIMA CÜMLE CÜMLE CEVAP VERMENİZ GEREKİR..

Yapmayacaksanız ...zamanımı boşa harcamayayım
*************** Aleviye cevap: NESH 'i kabul ediyormusunuz...?

"Evet derseniz?...
Kur'an mahluksa eğer..Ki KUR'AN ALLAHIN İLMİDİR..


-Mahluksa eğer..içerisinde NESH olur mu?...-Fikrinin değişeceğini biliyorsa ikinci fikri de(Nihai fikrini) önceden görüyor demektir...öyleyse nesh ettiği ilk ayetle ikincisini neden BİRARADA yaratıyor..?
-MAHLUK olan DEĞİŞİR Mİ?.."

cevap: birkere Kuran Allahın ilmi değildir. Allahın ilmi başkadır Kuran başkadır. mesela Kuranda benim klavyede sana yazı yazma durumu yoktur. fakat Allahın ilminde bu vardır. ve diyorsun ki mahluk olan değişir mi? cevap: zaten mahluk olmanın temel özellliği değişmesidir. zira ezeli olan değişmez.
"kursatotcu demiş ki:
ben Allahın ilmine ezeli dedim yaratmasına değil.

Bir taraftan .."KUR'AN MAHLUKTUR" diyeceksin..yani YARATILMIŞTIR diyeceksin...sonra BUNU İNKAR EDECEKSİN... " sesn
cevap: ben zaten Kurana mahluk
diyorum ancak Allahın ilmi mahluk olmayıp kadimdir yani ezeli.
"Allah'ın ilminde Kur'an varsa o zaman Kur'an EZELİ OLMUŞ OLUR... Çünkü ALLAH'IN İLMİ EZELİ...ÖYLE DEMİYORMUYDUNUZ?..
ALIN SİZE ÇELİŞKİ... " dedin
cevap: yanılmaktasın zira benim şu anda sana yazıyor olmamda Allahın
ezeli ilminde vardır ancak bu fiilin ezeli ilimde
olması fiilin ezeli olmasını gerektirmez. zira alem Allahın ilminde
vardır senin bakış açından bakarsak o halde aleme de
ezeli demek durumunda kalırız.
"Madem insanın özgür iradesi yok..öyleyse ne diye sesleniyor Allah Kur'an-ı Kerimde...
"Bakmazmısınız...
Görmezmisiniz..
Düşünmezmisiniz"

NEYİ DÜŞÜNECEĞİZ O ZAMAN...DÜŞÜNCELERİMİZİ ve HAREKETLERİMİZİ ALLAH YARATMIYORMU?

ALLAH KENDİSİNE Mİ SESLENİYOR? " dedin
cevap: Allahın sesi yok ki seslensin.
bu zaten başka bir konu. bu ayetler ve bu hitaplar yaratılmıştır yani vahiyle geldi ya vahiy zaten mahluk. işte böyle. bu hitaplar evet bizedir fakat bunlar uyarı niteliğinde olup düşünmeyenlereri
kınama manasını içerir. fakat böyle ifadeler Kuranda
var diye bizim hür olduğumuz anlamı çıkmaz. zira bunlar sitede de önemine binaen isnad prebsibi adı altında çok izah yapmıştım.
orada derin izahları mevcuttur. yani kısaca
şöyle : mesela maide 38. ayette hırsızlık yapanların elinin
kesilmesi emrediliyor.
ancak bu hırsızlık yapanların fiilerinide kendisi yaratıyor . yani kişi bu fiili yapmaya mecbur oluyor bununla
beraber böyle ifadeler var Kuranda. yani hem hırsızlığı yaptırıyor hırsızlık fiilini o kişide yaratıyor. hem de ayette "hırsızlık yapanlar"dan bahsediliyor.
yani burada fiili kişiye
Allah
isnad, nispet ediyor. o yaptı manasında. evet bu fiili Allah yarattı denebileceği gibi bu fiili kişi de
yaptı denir.
yani iki yönlü bir ilişkidir. bu melsele çok derin
olup zaten bir çok kişi
bu meseleyi bilmediğinden
kaderi inkar eder. bu isnad meselesi hakkında evet sitede said nursinin kitaplarını incelediğim sayfanın biraz gerisinde
bu konuda ayetleri yazmıştım. dur siteden buraya yapıştırayım ve incele ve gör ki bu işler öyle basit değil bu meseleye
basit yaklaşan afallar. size bu isnad meselesini tekrar göstereyim:
işte hazırlamak için 3 ay uğraştığım isnad prensibi. okuyunca dudağınız uçuklar herhalde:
*** Istitaat (Insan gücü, kudreti, güç yeterligi)
Es’ari’de insan gücü, istitaat fiil ile beraberdir. Yani fiil mevcut degil iken, insan gücü de yoktur. Halbuki insanlar istitaat yok iken mükellef olduklarindan “Teklif-i mala yutak” caiz olmus olur. Mutezile insanin gücü fiilden önce, Maturidi ve Es’ari fiille beraberdir, derler. Mutezile kulun kudretinin sona ermeyecegini savunuyor. Maturidi ve Es’ari ise kulun kudretinin sona erecegini savunuyor. Bunun için Maturidilik kulun kudreti fiille beraberdir diyor. Zira bunu demeyip, “Fiilden önce” deseydi, o zaman fiilden önce kulda olan kudret sona erecek ve o zaman fiil nasil olacakti? O bakimdan Maturidi “Kulun kudreti fiille beraberdir” demek durumunda kaldi. Lakin yukarida zikrettigimiz gibi, yani fiil mevcut degil iken, insan gücü olmayinca ve insanlar istitaat yok iken de mükellef olduklarindan, “Teklif-i mala yutak” olacakken, Maturidiler bunu kabul etmemistir.
*** Isnad prensibi ile alakali daha evvel detayli bilgi verdik. Asagida verecegim ayetleri, sirayla okuyun ve islerin bazen Allah’a, bazen kullara isnad edildigini göreceksiniz. Bu konu çok ince olup, en az bilinen hususlardandir. Çogu kisi bu mevzuyu bilmedigi için kaderi inkar eder.
_ Namaz: Bakara 3, Tevbe 5, Ibrahim 40, Nur 56
_ Kur’an: Nisa 82, En’am 25, 157, Yusuf 2, Isra 45, 46,106,107, Kehf 57, Furkan 73, Lokman 7, Sad 8, Zümer 27, 28, Fussilet 44, Zuhruf 3, Muhammed 24, Kamer 22, Kalem 51,52, Abese 11, 12, Mutaffifin 13,14
_ Ilim: Ankebut 43, Rum 59, Fatir 28, Mücadele 11
_ Sabir: Nahl 127, Lokman 17, Saffat 102, Zümer 10, Fussilet 35, Insan 12
_ Seytan’in azdirmasi: Araf 16, Kehf 50, Hacc 4, Ankebut 38, Neml 4, Sebe 20, 21, Yasin 62, Zuhruf 36, 37, 62, Mücadele 10, Hicr 39, Bakara 36, Kasas 63, Nahl 99,100,
_ Musibet, ser ve iyilik dokunmasi: Nisa 78, 79, Yunus 106, Kasas 47, Rum 36, Fussilet 51, Tegabün 11, Tevbe 51
_ Iman, küfür, saptirma, mühürleme: Bakara 6,7, 21 , Araf 100, 158, 178,179, 186, En’am 107,109,110,111,148, Tevbe 55, 85, Yunus 100, Yusuf 101, Ibrahim 35, Kehf 29, Taha 79, 85, Mülk 2, Zariyat 56, Nahl 93, Kasas 56, 64,68, Zümer 36,37, 41, Hacc 16, Tin 7, Muhammed 24
_ Cihad: Bakara 190,191, Al-i Imran 140, 165, Tevbe 5, 46,52, Ankebut 69
_ Tevbe etmek: Tevbe 117,118, Hud 3, Furkan 70, 71
_ Ögüt alma: Fatir 37, Saffat 12,13, Abese 11,12, Müddesir 54,55,56,
_ Dileme: Hacc 14, Nur 45, Tur 35, Zümer 62, Buruc 16, Tekvir 27,28,29, Insan 29,30
_ Gezmek: Tevbe 2, Neml 69, Yunus 22
_ Gülmek: Necm 43, 60, Tevbe 82
_ Çikarmak: Tevbe 40, Enfal 5
 

24.05.2005 22:49:31
Bazı şeyleri anlamadıkça, onlara inanmayız; diğerlerini de inanmadıkça anlamayız."  (St. Augustine )     böyle demiş.   size mesaj anlatmak istiyorum ya...    nasıl lafı koyacağımı bilemedim...   siz nasıl anlarsanız artık....
   not: ya çakıltaşı evvelden yorum yazıyordun.  şimdi yazmıyorsun. yazsana. ne oldu yaaaaaaaaaaaaaaaaa

25.05.2005 23:01:17
ben Allahın görülmesini inkar ediyorum. fakat piyasadaki kitapların % 99 U AHİRETTE ALLAHI GÖRMEYE İNANDIKLARINI söylüyorlar.
evet bu kafadaki insanlara soruyorum:Allah dokunulabilecek bir varlık mıdır?hayır derseniz: yine soruyorum: dokunamadığın ve dokunamayacağın bir şeyi nasıl görürsün?"
    bak alevi: senin açından olaya baktığımızda bak ne olmakta  yani sen Kurana ezeli diyorsun ya    düşünelim  Hz. Ademin yasak ağaçtan yemesi  ve    şeytanın   Hz. Ademe secde etmemesini örnek  alalım. halbuki  Hz.   Ademde, şeytanda mahluktur ve hadistir. yani onlar yaratılmadan haklarında hüküm geçmiş demektir ve Kuran yalana dönemeyeceğine göre Hz.  Adem bu isyanını yapmak zorunda o halde.  yine şeytan bu yaptığını yapmak zorunda.   ne dersin buna?     ha dersen ki "Allah onların öyle yapacağını bildiği için böyle kelamı var."  dersen bak o zaman ne oldu.  " bildiği için kelamı öyle" ifadesindeki "bildiği için" ifadesi önemli. zira  bu önce bilmeyi,  sonra kelam etmeyi akla getiren bir ifadedir. zira Allahın ilmi ezeli.     fakat siz hem Kurana ezeli derseniz, bu savunmayı yapamazsınız.  çünkü ezeli olan için, başka bir şeyden sonradır denemez. 
        şimdi bakalım: Allahın ilmi ezeli olunca nedeni yok demektir.   daha evvel ezeli olanın nedeni olmadığının izahını yapmıştım. evet nedeni yoktur.    ve Allah da ilmine göre yaratır. o halde sonuç şudur:  Allahın yaptıklarının nedeni yoktur.     zaten eşariler ( ki bu eşari mezhebide cebircidir) Allahın yaptıklarının nedeni olmadığını savunurlar. yine eşariler Allahın amacı olmadığınıda söylerler.   bir de şu ayet   hani "Allah bir şeyin olmasını irade ederse   "ol" der  oluverir"  ayeti var ya.    diyeceklerim bak çok ince: düşünelim bu hitap yan "ol" hitabı eğer varlıktakine yapılıyorsa zaten o varlıkta. yani varlıktakine tekrar "ol" denmez.   eğer  bu "ol" hitabı    var olmayana yani  yokluğa yapılıyorsa  yokluğa "ol" demenin manası yoktur.  zira ne var da, o,  hitabı anlamlandıracak?   dolayısıyla aslında böyle bir hitap yoktur.       o halde bu ayeti şöyle yorumluyorum:   ( zira ben Allahın  iradesini de inkar ettiğim için şöyle yorumluyorum)  .( neden Allahın iradesini inkar ettiğimi evvelden az da olsa açıklamıştım ve o yoruma yanıt yazmadın ısrarla onu beklemekteyim) : yorum:        " bir şeyin olması Allahın ilminde varsa onu yaratır o da oluverir."    yani ben buradaki irade etmeyi   yaratmak manasına alıyorum  ve "ol der"  ifadesini de   yaratır manasına alıyorum.

26.05.2005 00:58:50
Konuya doğrudan eklediğim kendimi, iradesiz görüntüleri yaratan aydınlık duvara aktarıyorum. Küçük ve ya büyük! Toz olup dağlasın kendini!

Öyle bir kurgu ki, bir hatırat gerektirmiyor, yalnız şimdiye yoğunlaşıyor:

Ezeli ve ebedi! Denilen pekala açık: O'nu kendi kafalarda sonzulaştırıp daireye çevirenler, ondan daha yekpare ve daha sınırsız bir şeyi ifade edebileceklerini biliyorlar. Pekala, hepsi istediği gibi kurcalayabilir bunu! Ama zorunluca tasavvur etmenin bu eşgüdümü, doğrultusunu ancak yaşlıca bir şeye çevirir. Hergün görme'lerinden, duyumlarından kalkıp onları ifşa edecek insani bir figür! Ama ezeli ve ebedi sorunu yutkunmazken, tecelli ettiği biçimler, ancak kendi biçimlerine bağlı kalıyor. O biçimler ki anlağın her çeşnisine dalıp çıkarken bile, zor yutkunur! Tasavvuru  olmayanı ( ki bu belirme ancak benzetme kokabilir) hangi boğazdan geçirecekler! Belki!yi unutmadan derim ki ben, bu tanımlama bendekileri savuruyor, edepsizce dışarı! Bana bir hiç sunuyorsunuz? Toplarım ben, eninde sonunda bana tekliği bahşetmek için çırpınacaksınız! Zira onun içinde olduğunuzu bilerek değil! Onun peşinde ancak dolanarak!

26.05.2005 09:34:55
Alıntı
  not: ya çakıltaşı evvelden yorum yazıyordun.  şimdi yazmıyorsun. yazsana. ne oldu yaaaaaaaaaa


 Smiley

haklısın bir süredir not comment kaldım... belki bir sekre hali yaşıyorum, bu sadece senin yazılarına değil, tüm arkadaşlara karşı böyle, bir şey çıkmıyor  idiot2 bu belki bir doyum, belkide yaşanması gereken bir süreç, senden bu halimden dolayı özür dilerim. ama içerikli yazılarını takip etmekteyim, sen devam et bir yerde bende bakarsın tekrar açılırım... Smiley

Selamlar

19.06.2005 00:04:30
allahın sızı bır labıret ıcıne koydugunu dusunun oyle bır labırent kı mılyarlarca cıkısı olan

allah sızı bu labırentın ıcıne dunyadakı butun ınsanlarla bırlıkte koyuyor

ve sıze bu labırentın ıcınde dogru sonuca ulasmanız ıcın bır beyın verıyor....

ıste sız bu labırentın ıcın gezıyorsunuz ve kendı kadaerınızı cızıyoırsunuz

allah sadece sonucunu bılıyor...

aksı halde olsaydı yanı allah sızın kaderınızı yazmıs olsaydı....

mısal adamın bırı doktor olucak kaderde boyle yazılı... madem doktor olucak nıye onca sene okuyorkı zaten doktor olucagı kaderınde yazılı...

02.07.2005 01:02:29
allah sadece sonucunu bılıyor...

aksı halde olsaydı yanı allah sızın kaderınızı yazmıs olsaydı....

mısal adamın bırı doktor olucak kaderde boyle yazılı... madem doktor olucak nıye onca sene okuyorkı zaten doktor olucagı kaderınde yazılı..

Haha! Koptum! Çok espirütüel bir arkadaş! Sadece biraz daha... Haha! Tanrım durduramıyorum kendimi! Bu ne komedi, bu cehennem!
Gülmek çoğu zaman ızdıraptır.

ölül@revi 19.07.2005 16:18:42
 önceden yazılı  birseyler mi var..
o zaman çabaya değmez..
herşey kabule ibadet eder..inanan için tabiki..
olmak istedğin sey olursan, hareketin de o olur..
ipler elinde..
kaderin bu olsun....

19.07.2005 16:21:44
hangi açıdan baktığına bağlı.

soldan hepsi bizim elimizde

sağdan hiç bi zik bizim elimizde değil


Sayfa: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 [ 16 ] 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27