|
||
| görmek ve duymak birer algılama aracıdır. allah görmek ve duymak haricinde algılama araçlarına sahip olabilir mi ? ayrıca onun hiç bir şeye (araca) ihtiyaç duymadığı bilgisini de unutmamak gereki. |
||
|
||
| Kaderin ne kadarı bizim elimizde ,hayatımdan bir olayla örneklemek istiyorum; bayramın birinci günü evlenmek üzere olduğum arkadaşımla babasının bize verdiği evi görmeye gidecektik.Ev uzak olduğundan ve bizimde arabamız olmadığından vazgeçmek zorunda kaldık.Öğle saatlerinde arkadaşım aradı ve güç bela bir araba kiraladığını gidebileceğimizi söyledi.Fakat bu seferde annemler izin vermiyordu.Annemleri ikna edip tam arkadaşımı arıyacaktımki telf. çaldı ve yakın bir akrabanın hastalık haberini aldık .Bir türlü gidemiyorduk.Aklımıza koymuştuk bir kere gidecektik.Erkek kardeşim ,onun annesi ve 2 erkek kardeşiyle yola çıktık.Çok geçmeden feci bir kaza ve arkadaşımın kardeşi felç oldu. Burda kaderimizimi oynadık yoksa önümüze çıkan türlü engellere aldırmamakla kaderimizi bizmi yazdık. O gün yola çıkmasaydık belki bugün bambaşka hayatlarda ,bambaşka kişiler olabilirdik.yada bu bizim kaderimizdi ve yaşanılacaktı. Ben yinede insanların kaderini kendisinin yazdığını inanıyorum. |
||
|
||
| kaderin hepsi hem bizim elimizde,hemde tanrının..hangi taraftan baktığına bağlı | ||
|
||
Şimdi byseca Kardeşim Allah ben sizi bilirim diyor siz beni biliyormusunuz peki sizler şu sekilde şunu yapacaksınız ben biliyorum ben bilmez olurmuyum yani Ay'ın şu gün şu saatte tutulacağı bilinir ve takvime yazılır dimi kardeşim şimdi takvimde yazıyor diye mi Ay tutuluyor Yoksa Ay'ın tutulacağı bilindiği için mi takvimde yazıyor elbette biliniyor da yazılıyor yani Allah beni bilirim sizi fakat siz beni biliyormusunuz evet sizler şu şekilde şunu yapacaksınız ben biliyorum fakat ben de size bu şuhud aleminde nasıl karşılık vereceğin siz bilmiyorsunuz hayır işte byseca kardeşim biz bilelim diye bu şuhud alemindeyiz şimdi dostum eğer ben neden bu dünyadayız diye bir soru sorsaydım,, senin cevabın harika bir cevap olurdu lakin,,, ben onu sormadım,, çok net bişey soruyorum aslında,, tanrı herşeyi biliyor!!!!! bunda bütün inananlar hemfikir heralde,, bütün herkes doğarken günahsız doğar bundada herkes hemfikir değilmi,, bide günah sevap olayı var burdada bi sorun yok inananlar arasında,, işte bunları birleştirdiğinde,, bir çelişki ortaya çıkıyor,, ben inanmıyorum sizler inanıyorsunuz,, siz bu çelişkiyi kafanızda nasıl gideriyorsunuz? soru özünde budur dostum,,bay_teist arkadaş,, sen demişsin din bize bunları yaparsan günah şunları yaparsan sevap,, bak sende günah sevap olayını açıklamışsın,,, yazında,, ben sizden bunları birleştirmenizi istiyorum,, ayrı ayrı açıklamnızı değil,, bunu herkes zaten açıklamakta,,, ayrı ayrı doğru gelebilir bunu bende araştırıp inanabilirim,, ama madem bu iki yargıda dininizde var,,, bunların ikisi doğru diyorsunuz,, işte bu mümkün değil,, bunları bi birleştirin hele,, bakalım ne olacak,, |
||
|
||
| Kaderim bu böyle mi yazılmış, yoksa böyle mi yazmışım! Bir insanın gönlünden bir düşünce geçiyor. Bu insan bu düşüncesini henüz içerisinde iken iyilikle sonuçlandırıyor. Fakat bu iyi düşünüşün iyi olan sonucunu diğer insanlara aktarırken karşısında bulunan insanların durumuna bağlı olarak bunun bu iyiye yönelik yaklaşımını daha önceden biriktirmiş oldukları kötü düşünüşlerinden ve gerekse de o anki konumlarından olsa gerek bu iyi düşünüşe layık olmayıp, bu iyiliği alacak durumda olmamaları dolayısıyla bu iyi düşünüş karşıdakinin durumu gereği olayların iç yüzünü bilen ilahi iradenin devreye girmesi sebebiyle ilk durumdan çıkıyor ve kötü olarak ortaya çıkarak neticeleniyor. Yani burada iyilikle sonuçlandırılmış bir düşünüş karşıdakinin durumuna bağlı olarak kötü olarak sonuçlanıyor. Diğer bir insanda gönlünden başka bir düşünüş geçiriyor ve bu düşünüşünü de kötü olarak sonuçlandırıyor. Fakat sıra bu kötü olarak sonuçlanan düşünüşünü diğer insanlara yansıtmaya gelince karşısındaki insanların iyi düşünmeleri sebebiyle bu kötü olarak sonuçlanan düşünüş karşıdaki insanların iyi düşünceleri sebebiyle olaya ilahi irade etkiyor ve ortama kötülük olarak yansıyor ve bu kötü olarak sonuçlandırılan kötü düşünce sahibinin kötü düşüncesinin sonucu karşısındaki iyi düşünüş sahibi insanlara iyilik olarak yansıyor. Bunun gibi insan hayatında sürekli devamedegiden bir çok düşünüşlerin sonuçlarının birikimi de olayların değerleri ile orantılı olarak her bir olay için ayrı ayrı yerlerine oturtulduğunda mevcut durumu anlamak için bir açılım sağlayabilir diye düşünüyorum. Burada olay henüz dünya hayatına gelmezden önce ki sonuçlandırılmalara ve birikimlerin neticesine bağlı olarak değer buluyor ve layık olan layığına her bir kötü yada iyi düşünüşü ile bir sonraki durum için kullanılmak üzere yerini alıyor ve görebildiğimiz ortamı bize yaşatıyor. |
||
|
||
Bu konuda hiçbir kaynağa bakmadan kendimce ( tembelce )bir açıklama buldum; kader benim atacağım her adımın yazılı olduğu bir kitap değil kader karşıma çıkacak belirli olaylar dizisi bense bu yolda kendi özgür irademle yürüyorum karşılaştığım olaylarla yada kişilerle ilgili kendi kararlarımı alıyorum böylece yaptıklarımdan ve yapmadıklarımda kendimi sorumlu tutuyorum kaderi değil ve kader ile cennet -cehennem çelişkisininde kurtuluyorum zaten bir karar verirken böyle yapsam cehennemde yanarmıyım diye düşünmedim hiç, korkuyla yapılan şeyler ibadet olamaz bence aslında cennet ve cehennem hakkında ki düşüncelerimde farklı ama konuyla ilgisi yok ![]() |
||
|
||
| imanın esaslarında şu var mıydı: "hayır ve şerrin allahtan geldiğine inanmak" burdan ne anlaşılır. yani iyi ve kötünün yaratıcıs allah'tır mı? |
||
|
||
| Allah'ın insanları deney faresi gibi yada oyuncak olarak yarattığına inanmıyorum iyinin ve kötünün tamamen Allahtan geldiğine inanmak böyle bir sonuç çıkarır ortaya, en iyisi ölümden sonrasını düşünmeden yaşamak cenneti cehennemi düşünerek yaşamak saçma; akılda tutulması gereken sadece hayatın bir gün sona ereceği ve sahip olduğumuz tüm haklara diğer canlılarında sahip olduğu bunları bilerek yaşarsak mutlu olmayı başarabiliriz sonrasında nereye gideceğimi düşünmüyorum kefen ve toprak sonrası tufan
|
||
|
||
Allah'ın insanları deney faresi gibi yada oyuncak olarak yarattığına inanmıyorum iyinin ve kötünün tamamen Allahtan geldiğine inanmak böyle bir sonuç çıkarır ortaya, en iyisi ölümden sonrasını düşünmeden yaşamak cenneti cehennemi düşünerek yaşamak saçma; akılda tutulması gereken sadece hayatın bir gün sona ereceği ve sahip olduğumuz tüm haklara diğer canlılarında sahip olduğu bunları bilerek yaşarsak mutlu olmayı başarabiliriz sonrasında nereye gideceğimi düşünmüyorum kefen ve toprak sonrası tufan ![]() en iyisi ewet en iyisi o zaten ölümden sonrasını düşünmeden yaşamak,, zaten öle bişey yok,,, |
||
|
||
| kader tamamiyle bizim elimizde.aslında kader diye birşey de yoktur bence..kaderi bir film sahnesi olarak tanımlıyorum.olaylar senin karşına çıkar ve senin ozaman yapacakların kaderin değildir.çünkü orada film kopmuştur ve sen iradenle başbaşa kalmışındır...yapmak yada yapmamak işte KADER BUDUR.buna karar verirken kader bizim elimizdedir... | ||
|
||
| mesela,, ben birazdan birini öldüreceğim ve bunu biliyor ama bana günah yazacak,,,, bu nasıl bir iştir,, siz bunu kendinize nasıl açıklıyorunuz, Birazdan birini öldürürsen bu tabiiki senin suçun olacak.Ya kimin olacak?Garip bir soru bunu Allahın bilmesi neyi değiştirirki.Suçu işleyen belli olduktan sonra.. Ben yarın güneşin doğacağını biliyorum.Bu bilgimin güneşe bir etkisi olamaz.O kendi işini yapıyor....Niye uzatıyorumki basit bir soru zaten... ![]() |
||
|
||
Yaptıklarımız, yapacaklarımızın teminatıdır...
|
||
|
||
| Arkadaşlar olay çok basit ve belli aslında anlaşılamıycak bir şey yok, olayı baside indirgeyecek olursak bir kere Allah c.c. bizimle aynı zamanı yaşamıyor yani bizim bulunduğumuz andan dışarıda olup bizleri izliyor, Tüm dünya hayatını bir film şeridi gibi düşünün şu an içinde bulunduğumuz kareyi bilen bu kareden sonraki kareyide görebiliyor bir sonraki bir sonraki hepsini görebiliyor Allah , Aşaa benzetmek gibi olmasın ama Allah bir yönetmen gibi filmin başlangıç ve son karesinide bilebiliyor , bizler ise sadece yaşadığımız o karenin anlamını idrak edebiliyoruz...Yaşadığımız kareden sonraki bilen Allah sırf dünya hayatının bir sınav olduğunu bizlere hatırlatmak için müdahele bulunmuyor...bazende bulunabiliyor , yani bir örnekle savaş vs halinde Annenin kucağındaki yavruyu acımasız şekilde katledip öldüren bir insana o an müdahele etmiyor , yada Ateşe atılan İbrahim a.s. ateşe yakma deyip İbrahim A.S. fizik kurallarını ihlal ederek yanmasını önleyebiliyor , ve Biliyoruz ki Kuranı Kerimde Tüm insanlığa şu mesajı veriyor Allah ; mesela Yasin süresinde İnsanı isterse olduğu yerde çakılmış çivi tutup ne bir adım ileri ne bir adım geri attırız , olduğu yere sabitleye bileceğini , çirkin bir mahlukat haline sokabileceğini , şah damarını sıkabileğini " ama sadece dünya hayatının kuralları gereği bazen İnsanları özgür bırakmış müdahale etmemiş bazen ise daha bu dünyada hakkettiklerini üzerlerine Ebabil kuşları , vs gibi felaketlerle gücünü göstermiştir. İnanmayanlar için ; Bu hayatta anlamadığım bir şey var bu kadar dünya düzenini düşünün , kendinizi düşünün Yahu Allah aşkına bu kadar düzen bu kadar ihtişam , yahu şu bilgisayarınız varsa üzerindeki biblo bile kendi kendine oldu deseler inanırmısız bu kadar kurgulu bir Kainat hayatı-İnsan vücudu"gözümüz,kulağımız" saçma sapan ilime-bilime sığmayan bir Evrim Terosiyle açıklanabilir mi...? Biraz akıllı olalım hiç bi belgesel izlemiyorsunuz , hayvanlar alemi vs bu kadarmı bir düzen olur , resmen şok oluyorum bu tasarıya neyse inanmayan yine inanmaz aklımızı başımıza alalım tüm her şeyi kör mantıkla sınamayalım , Dünya hayatında Kötülükten Ahiret hayatında da Ateşten uzak olmak dileğiyle.... hürmetler ![]() |
||
|
||
| size bugün karar verdiğim bir düşüncemi söylemek istiyorum bu konuda görüşlerinizi merak ediyorum son 3 - 4 yılıdır düşünmekten bile kaçındığım düşünceler bunlar. Allahın iradesini inkar ediyorum. ispatı: Allahın ilmi ezeli ise ki öyle olduğuna inanıyorum. o halde hadiseleri olmadan önce olacak şeyleri biliyor demektir o halde iradesi ne manaya gelir 1. irade demek seçmektir ve seçmek için düşünmek gerekir mesela benim erkek olarak yaratılmam hadisesini ele alalım benim kız mı yoksa erkek mi olarak yaratılacak olmamın tercihini ele alalım. bakın bu tercihte ve seçmede düşünme vardır ve tereddüt vardır ve düşünmek ve tereddüt demek ise zaman geçmesi manasına gelir o haldae siz neden iradeye ezeli dediniz. 2. Allahın iradesi ezeli diyorlar. soruyorum ezeli olarak sadece Allah var o halde Allah neyi seçecek? eğer denirse ki Allah ilminde olan mümkünlerden yani olabilmesi muhtemel olanlardan birini seçer, denirse cevap: zaten neyin olacağı Allahın ezeli ilminde var daha irade neyi tahsis edecek neyi seçecek? önemli : bu delili ibn rüşd ve ibn sina verdiler : Allahın ilmine ezeli denirse bakın ne oldu ilmi maluma( bilinene) tabi diyorlar. yani Allahın ilmi ilerde olacak olaylara etki etmez diyorlar ve Allahın sizin ne yapacağınızı bilmesi sizi zorlamaz diyorlar : burada basit bir düşünce yüzyıllardır anlatılıyor: halbuki zaman olarak önce olan sonradan olacak olan şeye tabi olur mu olmaz mı? iyi düşünün. olmaz. tabi olan her zaman sonra gelmelidir. ezeli olan şey varken, sonradan olan ise var değil ki ..... not: bu konuyu derinlemesine araştırmayı düşünüyorum yani bu işin incelikleari hususunda bakalım araştırmak istiyorum kolay değil. bakacağım. eğer Allahın ilminde varsa ........ bu noktaya geleceğimi hiç düşünmemiştim............ bu konu çok ince bana bu hususta yardım edin görüşlerinizi bildirin zaten detaylı olarak bu konuyu araştırma düşüncem var sizin fikirlerinizi merak ediyorum 2 gündür kafam fırın gibi yanıyor bu konuyu düşünmekten. bu aralar bazı kitaplarda bu konuda yol gösterici bazı deliller gördüm. yıllardır beklediğim buymuş, 3-4 yıldır bu konuyu biliyordum ama çok ince olduğundan altından kalkamayacağımı bildiğimden bu konu aklıma geldiğinde düşünmekten korkuyordum. geçiştiriyordum. zaten kitapların ekserisi bu konuyu geçiştirirler. bana yol gösterin yani bu konuda kendime güvenmiyorum yani incelikleri konusunda bu konuda daha evvelde bazı deliller vermiştim onları tekrar veriyorum iyice anlayın ve cevabı yorumunuzu bana yazın. işte size çooooooooooooooooook kuvvetli bir istidlal, delil. özgür iradeyi savunanların en çok kullandığı bi "Allah bildiği için yazdı" lafıyla kasdettikleri şeyin yalan olup bu işin iç yüzünü gösteren delildir. gecenin 3 'ünde aklıma gelen bir delildir. çok mühimdir eğer anlarsanız.. Allahın ilminin maluma tabi olmaması meselesi Allahın ilmi ezelidir evvelden de izah edildiği gibi ezeli olanın sebebi olmaz halbuki ilim maluma tabidir denildiğinde; ilim, malumdan( bilinenden) etkilenen durumunda olmakta ve malum ilmi etkileyen konumda bulunuyor dolayısıyla etkileyen malum, etkilenen ilme sebep teşkil ediyor. zira etkileyen etkilenene sebep konumundadır. halbuki akli delille sabit ki ezeli olanın sebebi olmaz. o halde Allahın ilmine ezeli diyenlerin: "ilim maluma tabidir" lafları yanlış olmaktadır. Allahın ezeli ilmi asla başka bir şeye tabi değildir. böyle oluncada cebr olduğu aşikardır. etkilenmek demek etkileyen olduğu varsayılan ( düşünülen) şeyin etkilenene sebep teşkil ettiğini kabullenmek demektir. insanın özgür iradesini savunanların en çok kullandıkları laf olan "Allah bildiği için yazdı" ifadesidir bununla şunu kasdederler mesela ben şimdi klavyede yazı yazıyorum ya hah diyorlar ki Allah ezeli ilmiyle senin bu saatte, bu vakitte bu yazıyı yazacağını bildiği için levhi mahfuza böyle yapmanı yazdı. yoksa O, böyle yazdığı için sen böyle yapıyor değilsin. yani yine insanın özgür iradesi vardır derler. buraya kadar tamam mı anladınız mı? devam ediyorum sonra şunu diyorlar: "ilim maluma(bilinen) tabidir" yani Allahın ezeli ilmi sonradan olacak olan bilinen fiillere, hareketlere tabidir derler. bununla da şunu kasdederler: yani Allahın ilmi, bilmesi sonradan olacaklara tesirli değildir düşüncesini savunurlar. işte bu düşünceyi anlatmak isterler. yani Allahın evvelden hadiseleri bilmesi bizi cebr altında bırakmaz biz yine hürüz derler. tamam mı? yani Allahın ezeli ilmi, sonradan olacak olaylara tabidir derler. tamam mı? şimdi çooooooooooooook dikkat ediniz: tabi olan, tabi olunandan zaman bakımından önce mi gelir, beraber midirler, yoksa zaman bakımından sonra mı gelir? iyi düşünün. evet cevap şu: tabi olan, tabi olunandan zaman bakımından sonra gelir. bu aklen açıktır. şimdi duruma bakalım: bunlar ne demişti? "Allahın ezeli ilmi, sonradan olacak şeylere tabidir" . soruyorum: ezeli olan şey, hiç sonradan olan şeye tabi olur mu? olmaz eeeeee bu ne o zaman? ne olacak kandırma üç kağıt yüzyıllardır süren pek çok üçkağıttan biri. ezeli olan şey başka şeyden sonra olamaz . başka şeyden sonra olsa zaten ona ezeli ( öncesiz, başlangıcı olmayan) denilmezdi. demek ki onların "ilim maluma tabidir" lafları yalan dolandır. dolayısıyla insanın özgür iradesini savunan biri Allahın ilmi ezeli dediğinde ne dediğini bilmiyor demektir. dolayısıyla şunu şiddetle bildiriyorum ki: insanın özgür iradesi vardır diyen Allah hadiseleri olmadan önce bilmiyordu, hadiseler olurken bildi demek durumunda kalır . ve bunu dediğinde de Kuran daki "kıyamet vaktinin sadece Allahın bildiğini ifade eden" ayeti de inkar etmiş olur. yaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa Başa dön kursatotcu Kayıt: 27 Arl 2004 Mesajlar: 24 Tarih: Pzr Nis 17, 2005 6:14 pm Mesaj konusu: -------------------------------------------------------------------------------- bak nesli cedid sen de hakikaten çok inatçıymışsın ama beni dikkatle dinle ben bu en son yazdığım delil ile yıllardır inandıklarımdan vazgeçtim yani Allahın iradesi olduğu inancını bıraktım ve artık temel olarak şunu savunmaktayım: Allahın iradesi ifadelerini Allahın ezeli ilmine göre yaratması manasında alıyorum ve bu görüşleri sadece ben savunmuyorun. mutezileden Kabi ve Nazzam'da bu görüşteymiş yine ibn sina da öyle. bu konuları incelemek istiyorum ama sana ve sorularına en son yazdığım delil cevap verecektir. ben daha evvel "bence kaderin sırrı şu " diye başlayan delilde Allahın iradesinin ezeli olmasıyla O'nun dilemesinin nedeni yok diyorsum. şimdi aynı delili Allahın ilmi için yapacağım ve Allahın ilminin nedeni yoktur diyorum. ezeli olanın sebebi yoktur. bunun izahını yapmıştım. ve Allahın ilmi de ezeli olunca nedeni yok işte yaptıklarının. çünkü "Allah ilmine göre yaratıyor" olay bu. iradesi yine dediğim gibi, ilmine göre yaratması manasına alıyorum. yani hakiki manada Allahın iradesi yoktur . dediğim gib inceleyeceğim detaylarıyla ve öğrendiklerimi size ulaştırmak istemekteyim siz bunu istemiyor musunuz? yoksa basit düşünceler ve görüşler sizi tatmin etmeye yetiyor mu? . şunu unutmayın ki "kişi bilmediğinin düşmanıdır" insanların anlattıklarıma ilk etapta düşmanca tavır takınmalarını zaten tahmin etmekteyim. size bir şeyi sormak istemekteyim: ben bu yazıları yaklaşık 4 aydır forumlara yazıyorum ve yine 5 aydır da sitede yazdıklarım var . ( sitedeki yazıları düzenlemem lazım çok görüşü yine inkar ettim sitedeki)işin aslını söylemek gerekirse ben siteyi açtıktan sonra bir hafta içinde beni öldürürler diye düşünmüştüm baktım birşey olmadı. kendi kendime dedim ki millet daha siteden haberdar değil . dedim ve sitenin reklamını yapmak ve düşüncelerimi çok kişiye ulaştırmak için sonra forumların varlığını gördüm evvelden bu işleri ben bilmezdim yani internetten anlamazdım. ben yavaş yavaş forumlarda fikirlerimi anlatmaya başladım lakin yine öldürme ya da başka yollara başvurulmadığını gördüm. yani forumlarda tehdit ediliyordu lakin eyleme geçmemişlerdi . bu olay beni şaşırttı . anlam veremedim hatta çevremdekilere sordum onların da birkaçı bu işe şaşırdıklarını söylediler . evet Allahın ilminde yaşayacağım varmış ecelim gelmemiş. biliyorum ecel değişmez. bunu da biliyorum lakim zahiren ( görünüşte) soruyorum: beni neden öldürmediniz? kaale mi almadınız ? ya da bilemediğim başka şeyler mi var? ben özellikle nurculara sesleniyorum: ben bildiğim kadarıyla said nursiyi ilmi anlamda bile pek fazla eleştiren olmadı. ben ise onun kadere inanmadığını söyledim ve delil getirim ve dedim ki şu aralar onun diğer külliyatını okuyorum. diğer çelişkilerini de göstermek niyetindeyim dedim. bunu gizlemedim. ve şu aralar bitmek üzere külliyatı yani . ve dahası peygamberlerin ismetini ( günah işlemekten korunması) reddettiğimi söyledim. peygamberlerin küfrünü caiz gördüğümü söyledim. bu hususta araştırma halinde olduğumu söyledim. delillerimin olduğunu anlattım. lakin yine de bana karşı fiziksel olarak bir şiddet uygulaması görmedim. zahiren soruyorum neden? ( esasen bunu size Allah yaptırmadı. bunu biliyorum aslında ) lakin zahiren soruyorum .. bu aralar aklımda şöyle bir durum var: Allahın ilmi bahsi. şöyle ki mesela güneş tutulma olayını ele alalım: güneş tutulmadan önce Allah güneşin tutulacağını biliyorsa, yani böyle denirse sonra güneş tutulur ve bir kaç dakika sonra güneş tutulması biter. şimdi soruyorum bu durumda da Allah yine güneşin tutulacağını biliyor denebilir mi? çünkü güneş tutulmuştur. güneş tutulması bittiğinde de yine güneş tutulacak diye Allah bilir denirse, bu bilgi yanlış olmuyor mu? çünkü bu anda güneşin tutulması bitmiştir. yani lafın kısası Allahın ilmi ezeli denirse ki öyledir, o halde değişen durumlarla ilgili ilmi nasıl oluyor? halbuki Allahın ilmi değişmez. ( çünkü ezeli olanda değişme olmaz) herhalde tam anlatamadım, zaten bu konuda ki araştırmalarım yeni. yani ben de anlamaya çalışıyorum. farabi ve ibn sina nın yazılarından okuyorum ve bu yazıları yorumlayanları okuyorum. çok zor konular. size danışıyorum fikirlerinizi bekliyorum ne dersiniz? söylüyorum pek bilgim yok bu konuda fakat araştırmayı düşünüyorum zaten araştırma aşamasındayım....... yani Allahın ilmi konusunda anlattığım örnekteki hususta fikirleriniz nedir? ................ beni din düşmanı görmeyin....... Başa dön kursatotcu Kayıt: 27 Arl 2004 Mesajlar: 24 Tarih: Çrş May 04, 2005 7:01 pm Mesaj konusu: -------------------------------------------------------------------------------- tom bu sorunun cevabı kitapta yayılmıştır. fakat net olarak cevap şudur enbiya 23. ayettir yani O yaptıklarından sorumlu değildir oysa bizler sorumluyuz . daha evvel yazdığım Allahın ilminin maluma( bilinene) tabi olmadığını yazmıştım ona bak. zira Allah benim şu anda yazacağımı ezeli olarak biliyor dersen cebr olur. çünkü benim şu an yazmam mı Allhın ezeli ilmine tabi yaksa Allahın ezeli ilmi mi benim şu an yazmama tabi? dikkat et ki : önce olan sonra olana tabi olmaz. sonradan olan öncekine tabi olur. o halde ben bu yazıyı mecburen yazıyorum. yakında bu konudaki geniş izahı siteden yapmak istityorum . Allahın görmesi ve duymasıyla ilgili bu aralar çok önemli bilgiler elde ettim. bunlardan biri şu ki mutezile mezhebi de Allahın görme ve duymasını inkar ediyorlarmış ve bu konudaki ayetleri duyulan ve görülenleri bilmek anlamında olduğunu söylüyorlar. bu aralada şöyle bir delil de öğrendim işte soru: Allahın görmesi var mıdır? vardır dersen soruyorum peki bu görme de ezeli mi? evet dersen (zira kitaplarda ekseriyetle ezeli diye geçiyor) soruyorum o halde ezelde alem yoktu yani dünya , kainat gibi yani( alem demek Allahtan başka herşey demektir) o halde soruyorum bu pozisyonda yani ezelde Allah neyi görüyordu? eğer alemi bu durumda görmüyordu, yarattığı zaman gördü derseniz yine çelişkiye düşüyorsunuz. çünkü ezeli olan şey de değişme olmaz. halbuki demenize göre önce görmüyor dünyayı sonra görüyor dünyayı. bu ise değişme manasına gelir ki ezeli olan zaten değişme kabul etmez yaaaaaaaaaaaaaaaa anladınız mı ? yorumunuz nedir? ama yalnış allah sana 2 secenek vermiştir ya iyi olursun yada kötü bü senin özgür idarendir. allah san" biri bunu yazdı cevap: peki senin neyi seçeceğini yine önceden bilmiyor mu? biliyor dersen işte sen O'nun bildiğini yapmak zorundasın eğer O'nun bildiğinin aksini de yapabilirim dersen Allahın ilmi cahilliğe döndü demiş olursun. bir de bugün size çok ince ve süper bir delil. bunu biri buldu ben bulmadım : düşünüyorum Allahın zatı var ve alemi yarattı diyoruz yani alem yokken varoldu. o zaman akla şu geliyor Allahın zatı ile sonradan oldu dediğimiz alem arasında bir zaman aralığı olması lazım gelmiyor mu? diye düşündüm ve şöyle düşündüm bu araya mesela bir saniye kadar da olsa bir an geçmedimi diye düşündüm. o zaman şöyle bir düşünce oldu. yani başkası buldu: ama Allah ezelidir yani başlangıcı yoktur eğer bir saniye arada oldu dersek şöyle oluyor: ezeli +1 saniye ama şu var ki ezeli zaten ezelidir (başlangıcı olmayan) . yani ona bir şey zaman olarak eklenmez ki, ne kadar zaman ekleseniz de o yine ezelidir. yani bu ezeli varlığa 1 saniye diye zaman geçmesini düşündüğünüzde Allahın ezeli olmadığını söylemeniz gerekir. çünkü sizin 1 saniyeden bahsetmeniz için Allahın zatının bir başlangıcı olması gerekir. zira ezelilik ile bareber bu 1 saniyeyi ölçemezsiniz ve anlamı olmaz. dolayısıyla Allah ezeli olduğundan böyle şey söylenemez. buradan şu sonuç çıktı ki Allah ile ile alem arasında zaman kavramından bahsedemeyiz. o zaman benim bu hususta kararım şu aralar şu ki: bence zaman mahluk ( yaratılmış) değil. yani zaman aslında yoktur. lakin insanların algı düzeyinde zaman kavramı vardır ki bu kavram yani zaman düşüncesi mahluktur. yani saniye, saat insan böyle düşünüyor ama sorarsan ki Kuranda zamandan bahsediliyor derim ki bu da yine insanların algı düzeyiyle ilgili bir ifadedir diyorum. biraz karışık oldu ama bende daha dün anladım bu durumu. bakalım ilerde detaylı anlatırım tahminim siteden. ne diyorsunuz yorumunuz nedir. Başa dön kursatotcu Kayıt: 27 Arl 2004 Mesajlar: 24 Tarih: Cum May 06, 2005 7:52 pm Mesaj konusu: -------------------------------------------------------------------------------- " |
||
|
||
| -------------------------------------------------------------------------------- "allahin bizim neyi sececegimizi bilmesi ,bizim irade sahibi olusumuzu ve irademizin neticesine göre özgürce hareket etmemize mani olmuyor. Allah biliyor,ama Allahin bilmesi harektlerimizi hic bir sekilde ne engelliyor nede etkiliyor,neye nasil karar vercegimizi ve nasil hareket edecegimizi biz kendimiz belirliyoruz,Allah sadece biliyor.Bu bakimdan bütün davranislarimizdan biz kendimiz sorumluyuz. Sen bu yazdigin yaziyi, verdigin karar sonucunda yaziyorsun öyle degil mi? Yani yazmiya da bilirdin isteseydin.Allah sana her iki secenegi de sundu az önce ve ayni zamanda hangi secenegi tercih edecegini de biliyordu.Onun bilmesi senin bu yaziyi yazma istegini degistirdi mi?Neticede karar verip yazdin." bak tom senin bu dediklerini inan ki yıllarca okudum ve en sonun da onun büyük bir aldatma olduğunu anladım yani 1 ay oluyor bunu anlayalı. şimdi ince nokta şu ki : sen diyorsun ki sen seçmedin mi yazmayı bu düşünceyi diyorsun. parantez içinde önce şunu hemen belirteyim ki benim bu yazı yazma isteğimi Allah mı yarattı? önce onu sorayım evet mi hayır mı? hayır dersen kim yarattı? evet dersen Allahın yarattığı düşüncenin meydana gelmesini engelleyemem ben. o halde yine özgürlüğüm kalmıyor parantezi kapatıp, ilim ile ilgili devam ediyorum. bak şimdi evet ben seçiyorum ama benim bu seçmem sonradan oluyor yani 100 yıl evvel değil şimdi seçtim. tamam mı bak bur da şu var ki: benim buraya yazı yazmayı dünüceğim düşüncesi meydanda yokken de Allahın ilminde benim yazı yazmayı isteyeceğim vardır. dolayısıyla yokluk, varlığa tesir edemez. tesir eden varlıktır. bu çok önemlidir. iyi düşün: bak firavun örneğini ele alalım ( bu aralar elimde metin özdemir diye birinin Allahın ezeli ilmi ile ilgili kitap var orada konu detaylarıyla anlatılıyor) evet firavun örneği, firavun yaratılmadan evvel onun yapacakları ezeli ilminde vardı ve bu ilmine göre olur olanlar. o halde sen her ne kadar : "Allah onun hür iradesiyle ne yapacağın ezeli ilmiyle bilir" desen de bu bir laf oyunudur . zira bu lafta ilmin maluma yani bilinene (sonradan olacak) tabi olduğu anlatılıyor. önce de söylediğim gibi önce varlığı olan şey sonra varlığa gelecek şeye tabi olmaz. tabi oluş zaten sonradan gelmeye bağlıdır. senin dediğinin olması için firavunun varlıktaki halinin , Allahın ilminin öncesinde olması icap etmektedir. halbuki ezeli demek zaten öncesinin olmaması demektir. dolayısıyla firavun sadece kendisinin yokluğunda da var olan Allahın ezeli ilmindeki neyse onu yapacaktır. dolayısıyla firavunun maddi hali, tabi durumundadır. yeminle söylüyorum bu gerçektir. bende çok aldandım bu işte. hatta gazali de "itikatta orta yol" adlı kitabında Allahın ilminin maluma (bilinene) sonradan olacak şeylere tabidir diyor. yani o da anlamamış. mesela ibn rüşd ondan 100 sene sonra yaşadı. işte o Allahın ilminin maluma tabi olmadığını belirtiyor. ibn sina da öyle diyor. yani bir çok kimse bu ayrımı farkedemedi. zannedersem iz yayıncılıktı, metin özdemirin bahsettiğim kitabı. "All"hın ezeli ilmi ve insanın özgürlüğü" ile ilgili bir kitaptı. oku göreceksin. yalnız yazarı da özgürlükçü ve zor durumlara düşüyor. Başa dön kursatotcu Kayıt: 27 Arl 2004 Mesajlar: 24 Tarih: Cmt May 07, 2005 7:06 pm Mesaj konusu: -------------------------------------------------------------------------------- "Teslimiyetli olan insan, kendi yaptığı hissini yaşamasına rağmen, bunların tümünü Allah'ın dilemesi ile yaptığını bilir. Diğeri ise, her yaptığını kendi aklı ve gücü ile yaptığını zannederek yanılır. Bunların hepsi Rabbimizin insanları denemek için kaderlerinde önceden belirlediği olaylardır. Bir ayette bildirildiği gibi, "... Allah'ın emri, takdir edilmiş bir kaderdir". (Ahzab Suresi, 3" tom bunları sen yazdın cevap: Allaha sövenler var o zaman Allah kendisine sövülmesini mi irade etti? sen hem böyle yazıyorsun hem de cebre inanmıyorsun bu bir çelişkidir. ve "denemek için önceden belirlenmiş olaylardır" diyorsun ya önceden ne yapacağın belli ise bu daha nasıl bir deneme böyle? hiç böyle deneme olur mu bu nedir? evet bugün size çooooooooooooooooooooook ince bir delil sunacağım. fakat nebileyim işte anlatayım: konu alemin kıdemi( ezeliyeti) : soruyorum Allahın yaratması var mı? evet dersen yine soruyorum bu yaratması ezeli mi? sonradan mı? eğer sonradan dersen halbuki her hadis(sonradan olan) mahluktur( yaratılmıştır) . o halde o yaratmanın da yaratıldığını söylemek durumunda kalırsın. peki onu yaratan yaratıcılıkta hadis dersen onu ne yarattı diye sorarım ve tesellsül olur. o halde Allahın yaratması ezeli dersen bak ne oldu: ya o zaman yaratılan ilk şeyi düşün o zaman onun da ezeli olması lazım gelmiyor mu ne dersin? mesela bak Allahın kudreti var ve bu ezelidir kitaplarda böyle anlatılır. soruyorum Allah kurdetiyle mi yaratır? evet dersen bak ne oldu: alem ( Allahtan başka herşey demektir) sonradan oldu yani Allah alemi sonradan yarattı dersen o halde bu sonradanlık ne demektir ve Allah bu sonralığın gelmesini mi bekledi yani? nedir bu? eğer Allah bekledi önce yaratmadı sonra yarattı dersen. o halde Allahta bir değişmeyi kabul ettin demek olur. çünkü kudreti ezeli dersen ve önce yaratmadı sonra yarattı dolayısıyle kudreti bu işin olmasına taaalluk( bağlı ,ilgili) etti dersen bak ne oldu: kudreti önce yaratmıyor sonra yaratıyor oluyor ve bu kudrette bir değişmeyi beraberinde getiriyor. halbuki ezeli olan değişme kabul etmez . yaaaaaaaa bir de diğer açıdan bakarsak yani aleme ezeli dersek bu seferde başka problem var şöyle ki: yaratmaktan bahsedildiğinde zaten yaratılan için öncesinde yokluktan bahsetmek ya da başka bir şeyden bahsetmek lazım gelir. sonuçta bir değişimdir mesela insanın çamurdan yaratılışı gibi bak insan yoktu var oldu yaratıldı çamurdan. fakat ben şunu diyorum: yaratılan ilk şeyden bahsediyorum : bunun için konuşursak ve buna ezeli dersek ama ezeli ise değişmez ve yaratılan şey içinde ezeli demek göründüğü kadarıyla bir çelişkidir benim şu an ki bilgilerim ışığında konuşuyorum. yani ne demeliyiz, yani lafın özü şunu soruyorum: yaratılma konusunda Allah vardı ve sonra alem oldu dendiğinde: Allah yaratmak için bekledimi, beklemedi mi? beklemedi dersen alem ezeli demiş olmuyor musun? eğer bekledi dersen neyi bekledi? diye sorulur. zamanını bekledi dersen. o halde zamanın varlığını kabul ediyorsun demektir. yani kafam karışık. bu konu zaten çok derin mesela ben ibn rüşdün tehafütül tehafüt ( tutarsızlığın tutarsızlığı) adlı gazaliye karşı yazdığı kitabı 4 yıl önce okumuştum bir kaç cümle anlamıştım o kitaptan. tamamına yakınını anlamamıştım. fakat artık bu tip kitaplarıda yavaş yavaş anlamaya başladım. yine ben araştıracağım fakat bu konuda ne diyorsunuz yorumunuz nedir? yan anladığınız kadarıyla yorumunuzu yapın. zaten bende tam anlatamadım yani . bir de not: ben bilgili miyim ne derseniz? açıkça itirafınızı yapın yani. biz bizeyiz şurdaa beni şevke getirin. ayıp olmazsa... önce serkan bu son sözlerinde yani bana kelamda dahisin ve benzeri kelime kullandın. samimi misin onu söyle? inanamıyorum yani. eğer alaysa bu, açıkça söyle. sonra üzülürüm. havaya falan girerim de sen dersin ki: o söylediklerim alaydı dersin. üzülürüm yani. deliller Bana bazen söyle sorular soruluyor: ”Allah kaldiramayacagi kayayi yaratabilir mi? ya da bükemeyecegi demiri yaratabilir mi?” Cevap: Yaratamaz. Burada ilk bakista yaratamaz ifadesi, Allah için acizlik manasini akla getirebilir. Lakin burada yaratma bir sarta bagli; sart ise kaldiramama ve bükememe. Bunlar ise kesin olarak acizliktir. Ve Allah için acizlik muhaldir (imkansiz). Muhale bagli olan, gerektiren sey de muhaldir. Dolayisiyla Allah sonu acizlige varacak olan sey, velev ki yaratma olacak olsa da, o halde böyle bir seyi yaratamaz. Burada esasen bizim yaratamaz ifadesini kullanmamiz; Allah’i övmek ve onu noksan sifatlardan tenzih etmektir. işte size uzayın sonsuz değil sonlu ve sınırlı olduğuna dair delil *** Alem, uzay cisimdir. Her cisim sinirlidir. Her sinirli olan mahluktur. Dolayisiyla alem de, uzay da sinirlidir. Bu hususta akli delilim sudur: _ Kitap: Islam Felsefesinde Allah’in Varliginin Delilleri Yazar: Prof. Dr. Ibrahim Agah Çubukçu sayfa 21: Kindi alemin hudusunu ispatlamak için riyazi saglamlikta bir takim önermelere dayanmistir. Ayrica alemin sonsuz oldugunu farzetmistir. Daha dogrusu riyazi saglamlikta olan önermelere dayanarak alemin sonsuz olacagi faraziyesinin çürüklügünü göstermistir. Kindi’nin dayandigi bu önermeler sunlardir: Ayni cinsten olan ve birbirinden büyük bulunmayan iki kemiyet esittirler. Bütün buutlari ve cüzleri ile birbirinden farksiz olan kemiyetler bilfiil ve bilkuvve yekdigerine esittirler. Sonlu kemiyetler, sonsuz olamazlar. Esit seylerden birine ayni cinsten diger bir sey katilinca esitlik bozulur. Kendisine katki yapilan sey, eski halinden daha büyük olur. Sonlu kemiyetlerin bir araya gelmesiyle vücut bulan sey, sonlu olur. Baska bir deyimle ayni cinsten sonlu kemiyetlerden bazisi sonlu olunca tamami da sonlu olur. Ayni cinsten sonsuz iki kemiyetin biri digerinden daha az veya daha çok olamaz. Kindi bu önermelere dayanarak alemin sonlu ve dolayisiyla hadis oldugunu ispatlamistir. Alemi sonsuz farzederek girisilecek ispatin, böyle bir faraziyeyi muhalle sonuçlandiracagini göstermistir: Sonsuz bir cismin bilfiil varligini farzedelim. Bundan belli ve sonlu bir parça koparildigini düsünelim. Cismin geriye kalan kismi ya sonlu olur veya sonsuz olur. Eger cismin geriye kalan kismi sonlu olursa, sözü geçen 5 nci madde geregince cismin tamami sonlu olmus olur. O halde burada açik bir çeliski vardir. Çünkü bir cismin hem sonsuz, hem sonlu oldugu sonucuna varildi. Simdi de diger ihtimal üzerinde duralim: Cismin geriye kalan kisminin sonsuz oldugunu düsünelim. Buna cisimden ayrilan parçayi katinca hasil olan miktar, bu katki yapilmadan önceki miktardan ya büyük olur, yahut da ona esit olur. Eger büyük olursa, sonsuz olanin, sonsuz olandan daha çok olmasi gerekir ki bu da bizi sözü geçen 6 nci madde geregince muhale götürür. Çünkü sonsuz olan iki kemiyetten birinin digerinden daha az veya çok olmasi düsünülemez. Eger parçayi katmakla hasil olan miktar, kendisine katki yapilan miktara esit olursa, bir miktara diger bir miktar katilinca esitlik bozulmuyor demektir. Bu ise sözü geçen 4 ncü maddeye aykiridir. Cüz, büyük miktara katilinca ayni büyüklügün degismemesi cüzle kül arasinda farkin bulunmadigi sonucunu verir. Yahut parça ile bütünün ayni büyüklükte oldugu düsüncesini dogurur. Bu ise açik bir çeliskidir. Bütün bu faraziyeler muhale ve çeliskiye götürdügünden bir cismin bilfiil sonsuz olamayacagi sonucu çikar. Baska bir deyimle, kemiyet sahibi seyin, bilfiil sonsuz olamayacagi anlasilir. Bu da alemin kadim olmadigini, sonlu oldugunu ve baslangici bulundugunu gösterir. Bu demektir ki alem hadistir. Alem hadis olunca bir muhdise ihtiyaç gösterir. Bu muhdis de Yüce Allah’tir. *** Mevcudatta Allah’in yaratmadigi bir sey var midir? Aynadaki görüntün, biçak, gazete, araba, televizyon bunlar sey midir? Peki bunlari Allah mi yaratti? Sey: mevcut olan Cevap: Bunlari da Allah yaratti ve varolduklari sürece yaratilmalari devam etmektedir. msn den kursatotcu diye arayın |
||