SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => İslamiyet

Konu: kader nedir?

Sayfa: 1 2 3 4 5 6 7 [ 8 ] 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27

18.01.2005 21:56:40
sen kitabı oku orada cevaplarını bulacaksın maturidi mezhebi yanlıştır batıl dır lakin bin küsür yıldır hak diye anlatılıyor onu anlatıyorum  

19.01.2005 11:34:51
Alıntı
yazdıklarından allahın kader üzerinde bir rolü olmadığını anlıyorum.
doğru muyum ? Smiley

İnsanda irade var mı?

Var...

19.01.2005 11:46:04
aşkın kader çıkmazı olduğunu onu tanıyınca öğrendim.o tam kader çıkmazında,kaçacak başka yerim yok.

deniz 19.01.2005 11:50:12
Alıntı
Alıntı
yazdıklarından allahın kader üzerinde bir rolü olmadığını anlıyorum.
doğru muyum ? Smiley

İnsanda irade var mı?

Var...
Smiley yaw sen benim soruma neden cevap vermiyorsun ?

insanın iradesi var. tamam bunu anladım.

peki allahın insanın yaptıkları üzerinde belirleyici rolü var mı ?

eğer var ise insanın iradesi nasıl olur ?

eğer yok ise allah nasıl yaratıcı olur ?

yaratıcı iradesini kullanan insan olmaz mı ?

19.01.2005 19:26:29
şimdi sizlere bugün bulduğum bir soruyu sormak istiyorum  fakat bu sorunun üzerinde çok durmanızı öneriyorum:

    soru: Allah mahlukatının kendisine itaat etmeden önce, itaat edecek olmalarını ve O'na isyan etmeden önce isyan edecek olmalarını irade etmiş miydi? Bu soruya hayır derseniz Allahın iradesinin ezeli olduğunu reddettiniz demektir.  ve cevap olarak " Allah bildiği için irade etti" derseniz   cevap: size göre (maturidilik)  Allahın hem iradesi hem de ilmi ezelidir. o halde bahsi geçen şekilde cevap verirseniz bakın mana şöyle oluyor:  sanki önce biliyor sonra diliyor. bu ifadenin zahirinden şu anlaşılıyor ki sanki Allahın iradesi,  ilminden sonraymış gibi bir mana anlaşılıyor. halbuki siz (maturidilik) Allahın hem ilmine hem iradesine ezeli dediniz şu da bir gerçektir ki ezeli olan bir şey zaman olarak başka bir şeyden sonra gelmez. gelse zaten ona ezeli denmez dolayısıyla "Allah bildiği için irade etti" denemez.   zaten mutezile Allahın iradesine hadis  (sonradan olan)  dedi. bunu siz (maturidiler) demiyorsunuz. bir de şunu sorayım maturidilerin içyüzü şudur: onlara sorsanız deseniz ki Kuran ezeli midir,  yaratılmış mıdır (mahluk mudur) size ezelidir, yaratılmamıştır derler  onlara bu sefer soruyorum: Kuran da şeytanın Hz. Ademe secde etmediği ve Hz. Ademin yasak ağaçtan yediği yine ebu lehebin (tebbet suresi) cehennemde azap göreceği bildirilmiştir bu ayetler yalana dönemeyeceğine göre bunlar ifade edildiği gibi meydana gelmesi  lazımdır o halde daha ebu lehep  şeytan  Hz. Adem yaratılmadan onların durumu hakkında bilgiler verilmiş. şimdi şeytanın   Hz. Ademin özgürlüğü daha nerede kalır  zira Kuran ezeli  daha dünya ortada yok alem ortada yok(  alem: Allah ve sıfatları hariç her şey demektir) bu hükümler Kuran da mevcut daha kulların özgürlüğü nerede?   yine derlerse ki bu soruma "Allah onların öyle yapacağını bildiği için öyle O'nun kelamı"  onların bu itirazına yukarıda geçen izahım yeterlidir . çünkü hem ilmi hem kelamı ezeli olunca biri birinden zaman olarak önce veya sonradır denemez . yukarda izahı var. yine bu hususta mutezile mezhebi Kuran a yaratılmış demektedir sonradan olma demektedir  mutezile mezhebi: kaderi inkar eden mezheptir. onlarda kulların özgür olduklarını savunurlar "Allah zorla kullarına günah işletmez diyorlar eğer böyle olsaydı imtihanın manası kalmazdı, Allah zalim olurdu" şeklinde aynen maturidilerin (yani piyasadaki  dini kitapların yüzde doksan dokuzunun mezhebi) dediği gibi diyorlar. görüldüğü gibi mutezile mezhebi der ki: kulların fiillerini hareketlerini Allah yaratmaz derler bu filleri kullar kendileri yaratır derler  çünkü onlar diyor ki:  eğer hareketlerimizi Allah yaratırsa  biz cebr altında kalırız Allah o zaman bize zorla günah işletmiş olur derler  dikkat edin şimdi çıngarın neden koptuğunu izah edeceğim. işte dönen dolap: anlattığım gibi mutezile mezhebi hareketlerimizi biz yaratırız dediler ve peygamberimizin kader ile ilgili tüm hadislerini inkar ettiler  bu hadisler mütevatir olmadığı için inanç konusunda delil olmaz diyerek bu rivayetleri reddettiler  . maturidiler ise böyle davranmadılar fakat onlar da bu hadisleri gördü o bakımdan, bu hadislerden genelde pek bahis açmamayı kendilerine daha uygun gördüler  (ve eğer siz bu konuda hadis gösterirseniz onlara şunu derler : "Allah öyle olacağını bildiği için ... ") bu işi geçiştirdiler. hah şimdi çıngar dediğim şeye gelelim :  maturidi mezhebine göre fiillerimizi hareketlerimizi Allah yaratır lakin cüzi irademizi yaratmaz . bu şu demektir örnek:  ben oturuyorum ya kalkmak istediğimde Allah kalkmak fiilini yaratıyor, ben de kalkıyorum. fakat burada örnek verdiğin ayağa kalkma düşüncesi  " cüzi iradedir yani cüzi irade bir fiili yapmayı istemektir  yani maturidiler şunu diyorlar: biz fiili yapmayı hür irademizle isteriz peşine Allah da bu fiili biz istediğimiz için yaratır . dolayısıyla biz yine hürüz derler  burada cüz irade diye örnek gösterdiğim, düşünceleri bu mezhebe göre Allah yaratmaz derler  . halbuki bunların mezhep imamımız dedikleri kişinin kitabını (kitabut tevhid) incelediğimde o tam aksine herşeyi Allah yaratır diyordu  ve onların bu "cüz iradeyi Allah yaratmaz" ifadelerini söylemiyordu. bir örnek daha  ebu mansur maturidinin "kitabut tevhid" adkı kitabında   (not : bu kitap üzerindeki araştırmalarım yine sitede kader konusunun sonlarına yakındır, çelişkilerini gösterdim) bir örnek daha vereyim : ebu mansur maturidi kitabında imanının mahluk olduğu ( yaratıldığı) bölümü açmıştır ve "kim iman mahluk değil derse onun sözü kabul edilmez" demektedir  buraya kadar tamam mı? bak şimdi ; günümüzdek kitaplara baktığımızda ise şunu görürsünüz  özellikle kelam kitaplarında maturidi mezhebine göre iman mahluk değildir derler gördünüz mü çelişkiyi? dahasını söylüyeyim : 300 yıllık fıkıh kitabı olan (fetevayihindiyye) vardır piyasada çoktur bu kitap maturidi itikadıyla yazılmıştır  akçağ yayınları   4. ciltte küfür lafızları bahsinde aynen şu fetva vardır :

      "iman mahluk (yaratılmıştır) diyen kimse kafirdir"

   . yine aynı kitabın 15. cildinde hem eşari hem maturidi mezhepleri övülüyor, aralarındaki farkların önemsiz olduğu söyleniyor.  bu da tamam mı? bak şimdi : halbuki eşari mezhebinin temel görüşü imanın mahluk olduğudur. bakın kelam kitaplarına der ki : eşari mezhebine göre "iman yaratılmıştır" derler  ne oldu şimdi! şu oldu ki: bunlar ne dediklerini bile bilmeyen adamlardır bunlar kendi mezhep imamımız dedikleri adamın dedikleri şeylere inanana kafir diyorlar sonra da yine mezhep imamlarını göklere çıkarıyorlar.  bütün bunların daha detayları sitede vardır  cüz i iradenin yaratılmış olduğu sözü sonradan bu mezhebe eklenmiştir kim ekledi niye bunu yaptılar hepsinin izahı sitede diyorum size!!!!    ibn humam  bu eklemeyi yaptı ondan öncede diyen vardı   said nursi diyor ki cüzi iradeye, emr-i itibari  (itibari demek varsayılan demektir) derim ki :  varsayılan şey adı üstünde varsayılandır yani yoktur  yokluk ise tesirli değildir siz daha ne özgürlüğünden bahsediyorsunuz.
bilbaya cevap : Allah kul hakkını da affeder. afffetmez diyen kafir olur izahı aşağıda
"Benim bilgi dağarcığımda Allah katında her günahın affı mümkün, fakat kul hakkı konusunda böyle belirti yok ve aksine onun Allah Adaletinde(Allah tarafından) affı yerine günah ve sevap değişimi var. "  bilbay bunlar senin ifadelerin cevap: evet anlattığın gibi piyasadaki kitapların neredeyse tamamına yakını bu konuyu da aynen anlattığın gibi izah ediyorlar onlar bu konuda da yanılıyorlar . ve bu küfür olur ( kafirlik olur)  izahı: her ne kadar bu anlatılanları destekleyici mahiyette rivayetler var ise de (hadis) bu konuda Kuran'da hatırımda kaldığına göre Nisa 48. ayetti galiba "Allah kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz ( genel anlamda küfür) gerisini dilediği için bağışlar"  görüldüğü üzere ayette küfür hariç bütün isyanların Allah dilerse bağışlanabileceği ifade edilmektedir. dolayısıyla kul hakkı da küfür olmadığından dolayı Allah dilerse bunu da bağışlar, dilerse bağışlamaz . şu bir gerçek ki itikadi konularda  hadisler mütevatir cinsinden olduğunda delil teşkil ederler.  mesela ben ruyetullahı (Allahın görülmesi) inkar ediyorum ve bu hususutaki ruyetullahın olacağına ilişkin rivayetleri  mümkün olursa tevil etmek buda olmaz ise inkar ediyorum .

burada size bir şey söylemek istiyorum pek fazla anlatılmayan bir husustur. bir müslüman düşünün inanılması lazım gelen herşeye inanmış ( kadere dediğim gibi inanmış) olsun bu kişi namaz kılmasa oruç tutmasa  yani bu gibi ibadetleri yapmasa fakat hatalı davrandığını kabul etse  yine bu kişi sabah akşam günah işlese zina etse içki içse kumar oynasa ve hatta ateş ister gibi günde 100 tane müslüman öldürse  fakat bunları yaparken haramın haram olduğunu kabul etse ve harama helal diye itikad etmese yani yaptığı hataların bilincinde olsa ve hatalarını kabul etse bu halini hayatı boyunca sürdürse yine müslüman olduğu halde ölse lakin yaptığı bu saydığım günahlarından tevbe de etmemiş olsa soruyorum bu kişi cehennem azabına uğramadan  cennete gidebilir mi ?  cevap: gidebilir. çünkü Allah küfür hariç yani kafir olarak ölmüş olma durumu hariç diğer bütün isyanları yukarda zikretttiim ayette anlaşıldığı gibi bağışlayabilir . bakın bu bahsetttiğim kişiyi Allah dilerse dilediği kadar onu cehennemde cezalandırır ve cennete sokar ya da izah ettiğim gibi cehennemde azap çektirmeden de cennete koyabilir . bir çok insan şimdi bana bağırıyor kızıyor tahmin ediyorum ama şunu söyleyeyim ki bu görüş hem eşari   mezhebinin  hem de maturidi mezhebinin görüşüdür. kim ki yukarda izahını yaptığım gibi bu kişinin cehennem azabına uğramadan da cennete girebileceğini kabul etmezse kafir olur . çünkü Nisa 48. ayeti yalanlamış olur. bir de bu hususta Zümer 53. ayete bakın mealini tam hatırlayamıyorum
 

deniz 19.01.2005 19:33:45
güzel bir çalışma Smiley

bunları vaktim oldukça tartışmaya çalışırım kendi adıma.

ben incelerken bir de mutezile görmüştüm.

islamı akılcı yolla iredeliyorlardı. tabii doğal olarak tüm gelenek mutezileyi küfür üzere görür.

sen ne diyorsun bu konuda ?

19.01.2005 20:03:08
mutezile evet kaderi inkar eder kafirdir lakin haklı oldukları  nokta vardır ki o da ruyetullahı inkar etmeleridir ben de onların bu görüşünü inceledim ve bu görüşlerine hak verdim ruyetullah yani Allahın görülmesi . eşari ve maturidi mezhepleri bazı rivayetlere dayanarak Allahın ahirette görüleceğini savunurlar . bunlar hem Allah cisim değil derler hem Allah bir cihette değil derler hem de müslümanların Allahı baş gözleriyle göreceklerini iddiia ederler .lakin mutezile mezhebi bu hususta onların her türlü delillerine cevap veriyorlar.  

deniz 19.01.2005 20:10:00
peki selefilik konusunda ne dersin *

19.01.2005 22:00:23
peki Smiley

insan, yaptıklarından sorumludur ve iradesini kullanıp seçimini yapar.

bu iradesinin sonuçlarınada katlanmak zorunda kalır.

deniz 19.01.2005 22:11:22
tamam sen cevap vermicen. ben de senin yolunda gideyim Smiley

insan iradesini kullanabiliyor demek.
iradesini kullanan yaratmaz mı ?
yani ben bir seçim yapabiliyor isem yaratıyor yada yaratma eylemine başlamak için start veriyorum demektir.

bu durumda ben yaratıcı olrum. allahın her şeyin yaratcısı olma savı ne olur bu durmda ?

20.01.2005 19:55:21
selefilik, safdilliktir . çünkü onlar derler ki biz eskiler ne demişse onu alırız rivayetler ne ise onun zahirini alırız derler onlar tevile çok karşıdırlar Kuran ve hadislerdeki ifadelerin mümkün olduğu ölçüde zahirini almaya gayret ederler  mesela derler ki Allahın eli vardır, yüzü vardır fakat keyfiyetini bilmeyiz derler ( bu itikad küfür olur zira bu Allaha cisim demek manasına gelir) maliki mezhebi kurucusundan da şöyle rivayette bulunurlar: mesela biri ona gemiş istiva ayetinden sormuş  (Allahın arşa istivası ile ilgili ayeti yani) o da demiş ki rivayete göre "istiva haktır onu sormak bidattır"  yani keyfiyetini bilemeyiz öylece inanırız derler.  "bunlar ayvayı yemişlerdir"  çünkü bu ayetlerin zahiri kesinlikle alınamaz istiva: oturmak, karar kılmak demektir ki mahlukların özeliğidir  dolayısıyla bu ve benzeri nassları tevil etmekten başkaca yol yoktur  mesela eşariler  özelikle sonrakiler bu gibi tevilleri iyi yaparlar mesela gazali ve razi bunlar arasındadır Allahın eli  yüzü  yoktur bu gibi ayetler   el , manasındaki ayeti nimeti, kudreti  şeklinde yüzü diye geçen ayetler ise: zatı şeklinde tevili icab eder . istiva   ayetini de kudretinin, iradesinin  hakimiyeti şeklinde teviller vardır .  

20.01.2005 19:57:16
*** İstitaat (İnsan gücü, kudreti, güç yeterliği)
Eş'ari'de insan gücü, istitaat fiil ile beraberdir. Yani fiil mevcut değil iken, insan gücü de yoktur. Halbuki insanlar istitaat yok iken mükellef olduklarından "Teklif-i mala yutak" caiz olmuş olur. Mutezile insanın gücü fiilden önce, Maturidi ve Eş'ari fiille beraberdir, derler. Mutezile kulun kudretinin sona ermeyeceğini savunuyor. Maturidi ve Eş'ari ise kulun kudretinin sona ereceğini savunuyor. Bunun için Maturidilik kulun kudreti fiille beraberdir diyor. Zira bunu demeyip, "Fiilden önce" deseydi, o zaman fiilden önce kulda olan kudret sona erecek ve o zaman fiil nasıl olacaktı? O bakımdan Maturidi "Kulun kudreti fiille beraberdir" demek durumunda kaldı. Lakin yukarıda zikrettiğimiz gibi, yani fiil mevcut değil iken, insan gücü olmayınca ve insanlar istitaat yok iken de mükellef olduklarından, "Teklif-i mala yutak" olacakken, Maturidiler bunu kabul etmemiştir.
*** İsnad prensibi ile alakalı daha evvel detaylı bilgi verdik. Aşağıda vereceğim ayetleri, sırayla okuyun ve işlerin bazen Allah'a, bazen kullara isnad edildiğini göreceksiniz. Bu konu çok ince olup, en az bilinen hususlardandır. Çoğu kişi bu mevzuyu bilmediği için kaderi inkar eder.
_ Namaz: Bakara 3, Tevbe 5, İbrahim 40, Nur 56
_ Kur'an: Nisa 82, En'am 25, 157, Yusuf 2, İsra 45, 46,106,107, Kehf 57, Furkan 73, Lokman 7, Sad 8, Zümer 27, 28, Fussilet 44, Zuhruf 3, Muhammed 24, Kamer 22, Kalem 51,52, Abese 11, 12, Mutaffifin 13,14
_ İlim: Ankebut 43, Rum 59, Fatır 28, Mücadele 11
_ Sabır: Nahl 127, Lokman 17, Saffat 102, Zümer 10, Fussilet 35, İnsan 12
_ Şeytan'ın azdırması: Araf 16, Kehf 50, Hacc 4, Ankebut 38, Neml 4, Sebe 20, 21, Yasin 62, Zuhruf 36, 37, 62, Mücadele 10, Hicr 39, Bakara 36, Kasas 63, Nahl 99,100,
_ Musibet, şer ve iyilik dokunması: Nisa 78, 79, Yunus 106, Kasas 47, Rum 36, Fussilet 51, Teğabün 11, Tevbe 51
_ İman, küfür, saptırma, mühürleme: Bakara 6,7, 21 , Araf 100, 158, 178,179, 186, En'am 107,109,110,111,148, Tevbe 55, 85, Yunus 100, Yusuf 101, İbrahim 35, Kehf 29, Taha 79, 85, Mülk 2, Zariyat 56, Nahl 93, Kasas 56, 64,68, Zümer 36,37, 41, Hacc 16, Tin 7, Muhammed 24
_ Cihad: Bakara 190,191, Al-i İmran 140, 165, Tevbe 5, 46,52, Ankebut 69
_ Tevbe etmek: Tevbe 117,118, Hud 3, Furkan 70, 71
_ Öğüt alma: Fatır 37, Saffat 12,13, Abese 11,12, Müddesir 54,55,56,
_ Dileme: Hacc 14, Nur 45, Tur 35, Zümer 62, Buruc 16, Tekvir 27,28,29, İnsan 29,30
_ Gezmek: Tevbe 2, Neml 69, Yunus 22
_ Gülmek: Necm 43, 60, Tevbe 82
_ Çıkarmak: Tevbe 40, Enfal 5
   diyorum ki ben Allah a, Kuran a inanan biriyimdir . bu verdiğim ayetleri sırayla okuyun evet hepsinin uygun izahları benim yazdığım kitapta mevcuttur. alın bu verdiğim örnekteki delili istediği kadar bilgili olsun kulların özgür iradesi olduğunu savunanlara götürüp sorun bakalım size cevap mı veriyor yoksa bana hakaret edip cevap vermeden kaçıp gidiyor mu?  bu örnekle şunu anlatmaya çalışıyorum yani kulların özgürlüğünü savunanlar aslında Kurana inanmazlar lakin çoğu inandıklarını düşünürler bu örneği onların ya da kendinizin eğer kulların özgür iradesi olduğunu savunuyorsanız gerçek yüzünüzü görün diye veriyorum!!!!   ben diyorum ki:  Kuran da çelişki yoktur Kuran doğrudur bu ayetlerin hepsinin izahı vardır. ısrarla tenbih ediyorum ki gidin  "kulların özgür iradesi vardır" diye bir düşünceyi savunanlara sorun bu ayetlerin manalarını.  kaçacaklar diyorum size. tekrar söylüyorum; bana hakarete başladıkları zaman yani cevap vermemek için lafı çevirmeye başladıkları zaman onlara deyin ki: ona hakaret etmiş  veya edecek olman bu ayetlerin izahını yaptığın anlamına gelmez. bana cevap ver!   zira ben Kuran a inanmakla mükellefim ve inandığımı düşündüğüm bir kitabı tanımak ve iyice anlamak istiyorum  deyin!

22.01.2005 20:53:27
resimdekileke kardeşim, tanrı bizim dünya'da  ne yapacağımızı biliyor...

o bizi yaratandır. ama nasıl bir yaratansa,insanlara eşit derecede vermiyor,isteğine göre birine çok birine az veriyor. dilediğini mutlu kılıyor dilediğini mutsuz...

doğal olarak bence kaderimii biliyor.ne bilmesi o yazıyor hatta (e o zaman neden sorgulanıyoruz öbür dünya da? diye de sorma.kimse bilmiyor)

24.01.2005 12:30:11


   Yaa bu konuyu ne kadar tarşıyorsunuz..

   insanın kaderi düz metin olarak yazılı değil ki düz bir kitabın akışı gibi aksın gitsin. Geometrik olarak düşünmelisin bir harita gibi.. harita seni yapabilieceğin herşeyi kapsar.. senin iraden bu harita üzerinde seçim yapar.. aynı şu anda Türkiye karayolları haritası var ve bu karayolları da var... sen arabanla istersen.. ankaraya git istersen adanaya git istersen konyaya oradan ankaraya git.. görmediğin belki de hiç görmeyeceğin ( tercih etmeyeceğin ) yollar da bu haritada var.. ister kullan ister kullanma hepsi sana kalmış..

  alışmışssınız düz kitap okumaya yazılı deyince hemen elinize okkalı 4000 sayfalık bir kitap geliyor galiba.. öle değil.. insanın kaderi tüm bütünüyle beraber holografik olarak kayıtlı ( 3 boyutlu ) hem düşüncelerimiz hemde hayata yaptıklarımızın kaydı ayrı ayrı tutuluyor.. ( görüntülü olarak )

   öbür tarafata her ikisini aynı anda seyrederek hesaba çekileceğiz...
 
   vesselam..
 

24.01.2005 16:14:16
birde şu var aklıma takılan.Maddeci olarak düşünürsek iki dakika sonra yapacaklarım şu andaki değişimlere bağlı. İki saniye sonra yazacaklarımı beynimdeki kimyasal reaksiyonlar belirliyor diyelim. Yani şu anı gözlemleye bilirsek gelecektede ne yapacağımızı bilim geliştikçe bilebiliriz.Yani gelecekte ne yapacağımız şu andan, şimdi ne yapacağımızda geçmişten belli.Bu böyle gider ve kadere ulaşırız.
Kısaca kaderin tanımı zaten materyalizmin içinde var.
Bunlar tamamen bağımsız basit şeyler.Tabiki hata yapnaktayım ama nerde?Birileri hatamı söylerse sevinirim.


Sayfa: 1 2 3 4 5 6 7 [ 8 ] 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27