SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Güncel

Konu: rusya - gürcistan savaşında amerikan taraf'ı!..

Sayfa: [ 1 ]

kiya 10.08.2008 19:44:12
yav bu taraf'a söz etmeyeyim diyorum, bırakayım kendi kuyularını kendileri kazsın diyorum, tamam, düşünmek taraf olmaktır ama arkadaş, insan bu kadar da taraf olmaz ki!

şimdi efendim, "the vaşington taraf post"un bugünkü manşeti nedir? "putin kapanı" şeklindedir.

Kafkaslar’daki savaşı Batı böyle okuyor: Rusya, Gürcistan’a müdahale etmek için bahane arıyordu; Gürcüler Güney Osetya başkentini bombalamakla Moskova’nın tuzağına düştü. Batı’daki yorumlara göre, Osetlerin bağımsızlık hevesini kışkırtan Rusya, “Gürcistan’ın NATO üyeliğini önlemeyi” hedefleyen bir provokasyonu başarıyla uygulamaya koydu. Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov’un “Tiflis’in NATO hevesi kan döktürür; Gürcülerin üyeliğini önlemek için her şeyi yaparız” dediğini hatırlatan Batılılar yaşananları bu sözle açıklıyor. Batı gözünde, Rusya son müdahalesiyle Gürcistan’a hem “NATO senin yardımına gelmez” demiş oldu, hem de Güney Osetya’nın “Rus kalesi” olduğunu Tiflis’e açıkça gösterdi.

halbuki aynı tarihli milliyet gazetesine bakalım: manşetinde "savaş yayılıyor" şeklinde birebir haberler verildikten sonra "kim, kimi tuzağa düşürdü?" denilerek yorum yapılıyor:

Savaş içinde oyun
CENK BAŞLAMIŞ
Rusya ile Gürcistan’ın yıllardır süren gerginlik dönemi ardından savaşın eşiğine gelmesinin perde arkasında iki ülkenin bölgedeki çıkarlarının taban tabana çelişmesi yatıyor.

Gürcistan bağımsızlığını kazandığı 1990’ların başından bu yana Moskova’nın yörüngesinden çıkarak kaderini Batı dünyasıyla bağlamak için uğraşıyor, ancak Rusya ile ilişkilerin gerilmemesi için özel bir çaba harcama gereği hissetmiyor. Adım adım Batı dünyasına yaklaşan Azerbaycan’ın Moskova ile açık çatışmaya girmemeye özen göstermesine karşın Gürcü yönetimi her fırsatta büyük komşusuna kafa tutmaktan çekinmiyor. Rusya da meydan okumaya misliyle karşılık veriyor ve hukuken Gürcü toprağı sayılan Güney Osetya ile Abhazya’yı açıkça destekliyor, buralarda yaşayanlara vatandaşlık bile veriyor.
İki ülkenin askerlerini Güney Osetya’da karşı karşıya getiren bunalımın Rusya ya da Gürcistan tarafından önceden planlanmış olması olasılığı da var. Güney Osetya’da çatışmaların başlamasını taraflardan birinin diğerini oyuna getirmesi olarak yorumlayanlar da bulunuyor, ancak henüz tablo netleşmediği için aslında kimin kimi tuzağa düşürdüğü sorusunun yanıtı şimdilik havada kalıyor.
Şu andaki tabloda, Gürcistan’ın Güney Osetya’ya saldırısını bahane ederek bölgeye güç yığma olanağı elde eden Rusya kârlı görünüyor. Son aylarda yaşanan gelişmelere bakıldığında Rusya’nın Gürcistan’ı Güney Osetya’ya saldırtmak için değişik taktikler kullandığı farkediliyor. Bu olasılık gerçekse, soğukkanlılığını koruyamayan Gürcistan Devlet Başkanı Mihail Saakaşvili Moskova’nın tuzağına düşmüş oluyor. Böylece Rusya hem Güney Osetya’daki varlığını meşru hale getiriyor, hem de Tiflis’in sadece 100 kilometre uzağında sürekli olarak gözdağı verme olanağına kavuşuyor. Ayrıca Rusya, Gürcistan’ı karıştırarak NATO’yu sorunlu bir ülkeyi üye almaktan vazgeçirtebileceğini hesaplıyor.
Diğer olasılık ise gelişmelerin Tiflis tarafından önceden planlanması ve tuzağa düşenin Rusya olması. Hatta, Moskova’ daki bazı yorumcular, Gürcistan’ın bu planı ABD ile ortak hazırladığına inanıyor.


evet efendim, milliyet'in değerlendirmesi yeterince objektif ama "amerikan taraf'ı" iki olasılığın birini üstelik manşetine "haber değerinde" taşıyarak açıkça dezenformasyon yapıyor.

peki neden, neden yüce allahım!

buyrun efendim, batı'nın bakışını yansıtan taraf gazetesi'ne tam da aykırı bir ses yine batıdan ve britanya'dan geliyor. milliyet gazetesi, guardian'da yer alan ingiliz tarihçi mark almond'un "batı ve abd, kendi yandaşı küçük devletçikleri ve hatta mafya devletçiği karabağ'ı bile tanır iken, rusya yanlısı küçük devletçikleri neden tanımıyor?" diye sorduğu yorumu önemseyip genişçe alıntılarken, taraf gazetesi ise "voice of u.s.a." radyosu'ndan kulağını ayıramıyor, neden yüce allahım, acaba neden?

‘Batı, çatışma dışında kalsın’
DIŞ HABERLER SEVRİSİ
İngiliz tarihçi Mark Almond, Gürcistan’dan tek taraflı bağımsızlığını ilan eden Güney Osetya’ya, Rusya’nın askerlerini göndermesinin 1968 yılındaki Prag çıkarmasını andırdığını, ancak bunun 40 yıl önce olduğunu belirterek, Batı’nın bu çatışma dışında kalma akıllığını göstermesi gerektiğini savundu.

Oxford’daki Oriel Üniversitesi’nde tarih dersi veren İngiliz öğretim görevlisi Almond’un dün Guardian gazetesinde yayımlanan uzun yorumunda, Rusya ve Gürcistan’ı Güney Osetya’da karşı karşıya getiren gelişmelere yer verildi.

Falkland benzetmesi
Almond, yazısında, Güney Osetya’daki çatışmanın, gerçekte soğuk savaştan ziyade 1982 yılındaki Falkland Savaşı’yla birçok ortak noktası bulunduğuna dikkat çekti. Şaakaşvili’nin de 1982’de Arjantin cuntası lideri Galtieri gibi ülke içinde ekonomik kriz ve kamuoyunda hayal kırıklığıyla yüz yüze olduğunu belirten Almond, “Sözde Gül Devrimi’nden bu yana geçen yıllarda, Şevardnadze döneminin karakteristik özelliği haline gelen yoksulluk ve kendi çevresini kayırma dönemi sona ermedi” ifadelerini kullandı.
Almond, eleştiri bombardıma-  nına tuttuğu Gürcistan Devlet Başkanı Saakaşvili’nin hesabının tutmadığını iddia ederek şunları kaydetti:
“Göründüğü kadarıyla, Şaakaşvili topraklarından geçen değerli boru hatlarının ve askerlerini NATO danışmanlarının eğitmesinin, Güney Osetya’yı işgal etmesi halinde Rusya’nın kendisine askeri karşılık vermesini engelleyeceğini düşünüyordu. Bu hesabın yanlışlığı feci şekilde ispatlandı.”

Çifte standart
İngiliz tarihçi şu anda en önemli konunun çatışmanın sınırlı boyutta mı, yoksa Batı’nın da buna dahil olup olmayacağı sorusuna kilitlendiğini belirterek, “Batı’nın Balkanlar’da ortaya çıkan ayrılmalara çok daha farklı yaklaşım gösterdiği ve bu Batı yanlısı mikro devletlerde hemen büyükelçilikler açtığını görüyoruz. Ancak sınırları Stalin tarafından çizilen Kafkaslar söz konusu olunca bu sınırlar kutsal sayılıyor” görüşünü dile getirdi.
Batı’nın Balkanlar’da çok uluslu Yugoslavya’nın bölünmesini teşvik ettiğini ve Kosova’nın bağımsızlığını da şubat ayında tanıdığını belirten Almond, “Eğer mafya ağırlıklı Karadağ gibi bir mikro-devlet gibi devlet, Batı tarafından tanınıyorsa neden Rusya taraftarı devletlerin bağımsızlığı tanınmıyor?” dedi.
Almond yorumunu, “Başka insanların milliyetçilikleri başkalarının aşk ilişkileri gibidir. Aslında bir it dalaşı gibidir. Bunlar akıllı insanların içine dalmayacağı şeylerdir” sözleriyle tamamladı.


Sayfa: [ 1 ]