|
||
| Gecen hafta sonu, gunesin hayli fazla olusundan dolayi, sabah kahvaltisini bahcede ektigim dandirik maydanozlar ve domatesler arasinda yapmak geldi icimden, tam cayimi yudumlayacakken bitisik komsum Karen ve cocuklari da katildi banim onlara gore son derece ekolojik ve organik, bana gore alisilmis bir kultur olan sabah kahvaltima.. Karen uc cocugu olan, ikinci birlikteligini yasayan, yalniz bir anne..Cocuklarin ikisi ilk ,digeri ikinci birlikteliginden.. Dereden tepeden konusurken, masadaki uc cocuktan ikisinin, Pazar sabahi babalari tarafindan alinacagini ogrendim birlikte zaman paylasma adina.. Masada oturan diger ufakligin da babasinin ziyaret gunu olacakti bahsi gecen gun.. Cocuklar kahvalti sonrasi oyuna daldiklarinda, bizde konusmaya daldik Karen ile birlikte.. Ona neden birlikte oldugu insanla ayni evi paylasmadigini sordum. Cocuk acisindan sorun yaratip yaratmadigini filan irdeledim. Bana, "Ben hayati cocuklarimla birlikte yasamayi sectim. O kendi evinde yasar, ben cocuklarimla kendi evimde..Boylesi daha az sorunsuz geliyor bana.. Elbette buna zorlayan sartlar da var. Simdi birlikte yasasak, hukumet bizim butun yasal islemlerimizi ortak gelir uzerinden yapacak, daha cok vergi odemek zorunda kalacagim gibi, devletin cocuklara sundugu bircok hizmetten de yararlanamayacagim(cesitli sosyal etkinlikler, cesitli sanat icerikli kurslar vs.) devlet, cocuklarima 16 yasina yasina kadar odemekle yukumlu oldugu cocuk parasininin miktarini hayli dusurecek hatta belki de kesecek. Ama bu sekilde ben para biriktirebiliyorum ve cocuklarim adina kucukte olsa yatirimlar yapabiliyorum. Bu yuzden calismak gibi bir aptalligi yapamam kendi adima..Yanisira surekli evde bir erkegin varligi beni rahatsiz eder, insanlarin birbirine olan ozelleri, heyecani vs. gitgide yok olur gibime geliyor. Ustelik cocuklarimi ben isteyerek dogurdum, bu yuzden hicbir cocugumun dogum sertifikasinda biyolojik babalarinin adi yoktur.Kanun bana boyle bir hakki verdi ise ben bunu uygulamayi sectim. Benim de dogum sertifikamda biyolojik babamin ismi yok, dahasi olmasina da gerek yok" cevabini verdi. Bir miktar hakliydi, bir o kadar da ilginc geldi bana.. Acaba boylesi bir yasamin o cocuklar uzerinde, o kadin uzerinde veya kultur uzerinde gercekte nasil etkileri olabilir diye dusunmedim degil.. Soylediklerinde dogruluk payi olabilir mi? Sizin dusunceleriniz neler? |
||
|
||
Akıllı kadınmış yav bu Karen, tuttum valla ![]() |
||
|
||
| eğer çocuklar içinde problem teşkil etmiyorsa,sonuna kadar destekleyeceğim bi uygulama..bence bide onların -cocuklar- durumu hakkında konuşmalısın,bakalım ne diyecek.. | ||
|
||
| Akıllı kadın? ''Ustelik cocuklarimi ben isteyerek dogurdum, bu yuzden hicbir cocugumun dogum sertifikasinda biyolojik babalarinin adi yoktur.Kanun bana boyle bir hakki verdi ise ben bunu uygulamayi sectim. Benim de dogum sertifikamda biyolojik babamin ismi yok, dahasi olmasina da gerek yok" Çocuğu kendi isteğimle doğurdum derken,birlikte olduğu adamlara,hiç bir şekilde hak idia etmeyeceği hususunda söz vererek, sadece çocuk için,birlikte olduğunu ve o sebeple babalarını yok saydığını'mı kast ediyor,yoksa adamlar, bu çocukların,dünyaya gelmelerini istediği ve babalık konumunu kabul ettiği halde'mi babalarını yok sayıyor?Şayet öyle ise burada akıllıca olan şey nedir?Birlikteliklerde en sinir olduğum şeydir tarafların çocuğu sahiplenmesi,çocuk,iki kişinin ''aracılığı'' ile dünyaya gelir,kimseye ait değildir,anne ve babanın aracı oldukları çocuk üzerinde,yetiştirme sorumlulukları vardır ve haklarıda bu nispettedir(bu hak çok büyüktür fakat hakkın tamamı deildir)Benimde doğum sertifikamda babamın adı yok onlarında olmasına gerek yok''sen kimsin?Çocukalrının yüreği ile bakamıyan bir anne canlandı gözümde ve akılsız bir anne,nedir yani,ne kadar materyalist düşünürsen o kadar akıllısın öylemi? ''..Yanisira surekli evde bir erkegin varligi beni rahatsiz eder, insanlarin birbirine olan ozelleri, heyecani vs. gitgide yok olur gibime geliyor.'' Akıl baştan kokmuş ve yozlaşmış birkere,hayatında erkek olması işine geliyor nefsini tatmin ediyor fakat evde olması onu rahatsız ediyor, oldu prenses,köpek'mi bu adam?Ne kadar ruhsuz,sevgisiz,maddeci bir bakış,hayat insanların birbirini,güzel yanlarının hatırınıa idare etmesi sayesinde devam ediyor,insan olmanın bir gereğidir... Nasıl bir heyecan istiyor acaba kendisi,ömür boyu sürendenmi?Birlikte yaşadığı fakat aynı evde yaşamadığı erkeklerde bu heyecanı yaşayabiliyormu acaba?Aşk,heyecan,evlilik dediğin nedirki?Evliliğe bu kadar fazla anlamlar yükleyip,sonrada kendi hayalinde yüklediği anlamlar sonucu, beklenti içinde bulunmak çok akılsızca.Uyum içinde olan insanların(ruhen)aynı hayatı beraberce paylaştıkları,dünyanın ve neslin devamını sağlayan önemli bir kurumdur.Dünya gelip geçicidir,başı ve sonu vardır,içindeki varlıklarda geçicidir ve başı,sonu vardır,o varlıkların birbirine duydukları hislerinde.Yani ömür boyu aşk ömür boyu heyecan bekliyorsa çok bekler,birlikte yaşasada,yaşamasada bu böyle ki bence tam tersi birlikte yaşamanın verdiği farklı bir bağlılık,bütünlük olur,paylaşımın fazlalığı kişileri birbirie daha fazla yakınlaşmalarını,ilişkilerinin derinleşmesini temelinin sağlamlaşmasını sağlar diye düşünüyorum... |
||