|
||
| Pazar günleri kontrolsüzdür; Uyku kontrolsüzdür; yarın pazar geç kalkacam diye yatarsın, uyku tutmaz, 07'de ayaktasın. Pragram yaparsın erken kalkmak için, bir tatlı uyku gelir, kalkmak istemezsin. Kahvaltıyı hiç doymayacakmış gibi hazırlar, açık büfe branç keflerinde tabağını tepeleme yaparsın, yarısını bile yemezsin. Gazeteciden eline ne geliyorsa gazete ve ilave alırsın, çoğunun perforajını bile bozmasın. Arayan her arkadaşına "tamam" der randevu verirsin, ikisiyle bile görüşemezsin. Yakınlarına söz verip, kapısından bile geçmezsin. Bir sevgili yetmez, sevgili olsun olmasın kaç arkadaşın varsa, görüşmek istersin. Hadi biraz kafaları çekelim diye onlarca bira alırsın, yarısını hamam suyu yaparsın. Daha sayayım mı, azarsın azar... ![]() |
||
|
||
Sabah erken kalkmak değil, uyumak için kendini misyoner ilan edersin de uyku tezgahını kendine açarsın... Saati görünce de bu kadar uyumanın hangi başıbozuk düşünce ile alyuvarlarında gezindiğini mızmızlarsın. Dışarı çıkmak için her türlü olasıık vardır, ama senin için bir olasılık can yakıcıdır ki, o olmazsa diğer tüm olasılıkların kamp kurması senin canını sıkar...Söz verilecek kimsen olmaz... Çünkü yalnızssındır. Ya da yalnızlığı istediğin için söz verilecek kimsen olmamıştır. Herşeye mümessil, herşeyin çaparını elinde tutmuş, her olasılığa açık bir gün pazar... |
||
|
||
| Azar, azar azalır, yalnızlık olur. Yalnızlık kendi tepsisinde sunar, yalnızlığını. Bak sağına, bak soluna, arkana önüne bak, azaldıkça azar yalnızlığın. Yasaktır pazar, yalnızlık yazar. |
||
|
||
Yasaktır pazar, yalnızlık yazar.
|
||
|
||
Yasak mı, değil mi bilemiyorum ama keşke yasaklanabilse... Yalnız değilseniz kalabalık sıkar canınızı, yalnızsanız o tenhalığınız karartır içinizi. Sanki o gün ille de tadı çıkarılması gereken bir günmüş gibi misyon yüklersiniz ve sizin yaptığınızın dışında bir şeyler yapanlara öykünürsünüz bazen. Boğazda sahil yolunda kahvaltılarını yapan, gazetelerini okuyan insanlardan olmak istersiniz ama onların yaptığını yaptığınızda ise tekdüzelik sıkar canınızı. Yalnızlıktan yakınırsınız, arkadaş-lar-ınız arayıp da çıkmayı önerdiklerinde ise "yine mi aynı şeyler?" der, onları da kendinize benzetirsiniz. Sanırım sorun günde değil, o masum... Ahhh şu azan insanlığımız!
|
||
|
||
| azarım,azarsın,azar bugün günlerden pazar toplanalım azar azar fikir,belki, bikaç şiir yazar . |
||
|
||
| yasak pazar sabahında uğradım yalnızlığıma aşımız yoktu, çay içtik dertleştik bir tedirginlik, bir sıkıntı çökmüş yüzüne o sordu, ben söyledim ben sordum, o sustu bir pazar sabahı kaldım yalnızlığımda azar, bir yanım diğer yanım azar azar, yalnızlık yazar |
||
|
||
| Ayni tatlari alabilmek umidiyle (ki kac kez kendinizi bu konuda kandirmisliginiz vardir) yagmur altinda Italyan marketine kosturursunuz esofmanin pacalari islandi mi diye baka baka..Gozleriniz ulke ekmegi arar siz ona en cok benzeyeni, eski mahallenizin firinindan almis gibi bir havaya girerek, inatla kagit torbaya koymaz elinizde tutarsiniz otekilerin elestirir bakislari altinda...Cok da kazimassiniz bu bakislari, onlarda sizin icin otekidir cunku gunun hafifmesrepliginde... Edirne tam yagli peynirine niyet edip, bulabildiginiz iyi cins bulgar peynirinden bir miktar alip ayni hizla eve donersiniz. Bu kandirmacayi her pazar yaparsiniz. Sahi siz cay paketi open insanlari bilir misiniz pazar sabahinda? Gormuslugunuz var midir? Yillar icinde en degerli esyaniz bir caydanlik oldu mu? Tarifi olmayan bir mutluluktur bu pazar sabahlari... Belkide eski kalabalik aile sofralarina ozlemdir kahvalti sofrasindaki diger sandalyelere tisort giydirme hastaligi... |
||
|
||
| Bir pazar günü insan pazarındayız. Pazarcımıyız, pazarlananmıyız, pazarlıkçı mıyız? Her pazar, başka bir acı yazar... |
||
|
||
| sadece ertesi gün işbaşı olduğunu bildiğim için stresli geçiyor. yoksa tatilde olsam yani umrumda olmaz yani.. yani öyle bi şey yani.. | ||
|
||
| benim lanetli günümdü eskiden,şimdilerde pek bi normal | ||
|
||
pazar günlerini sevemiyorum
|
||