SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Şiir

Konu: Uçur Diye Ey Aşk ...

Sayfa: [ 1 ]

eBRuLi 15.07.2008 13:54:53
''Uçur Diye Ey Aşk'' şair Ataol Behramoğlu'nun kendi hazırladığı şiir antolojisi.
Parantez içindeki alt başlığı da ''Türk ve Dünya Edebiyatından Tematik Aşk Şiirleri Seçkisi''

Şair bu antolojiyi hazırlarken çok zorlanmış . Sebebi de çağdaş Türk şairlerinin sevişmeyi anlatan şiirlerinin azlığıymış . Bir tv programında anlatırken bunları , resmen şikayet ediyordu sanki  ve gerek Halk Edebiyatı'nda , gerekse Divan Edebiyatı'nda asla utanılmadan her türlü aşkın anlatıldığını vurguluyordu.

''Uçur Diye Ey Aşk'' ;
Bir aşkın bütün evrelerini şairlerin şiirleriyle nasıl anlattığını gösteren bir antoloji.
Şiirlerle başlayan ve şiirlerle biten bir aşk hikayesi.

Kitabın bölümleri ise şöyle :
Sezişler , Ürperişler , Buluşmalar , Sevişmeler , Ayrılışlar-Yitirişler , Özleyişler-Anımsayışlar

Bir kızı ya da bir erkeği uzaktan hislenmeyle başlayıp , tanışıp sevişmeyle, oradan da ayrılık ve özlemlerle sona eren aşk serüveninin her aşamasını anlatan şiirleri seçmiş Behramoğlu. Sadece Türk Edebiyatı'ndan değil , dünya edebiyatının ünlü isimlerinin de şiirleri var .

Aşkın sevişmeye kadar ki bölümüne ayrılan şiirler 84 sayfa
                                                  sevişme kısmı  35 sayfa
          ayrılışlar-yitirişler , özleyişler-anımsayışlar   110 sayfa

''Hüzün ki en çok yakışandır bize'' diyen Hilmi Yavuz'un tespitini de doğruluyor bu sonuç .
Türk şairi de acı çekmeyi ve bunu yazmayı seviyor çıkan sonuca göre Smiley

Kitaptan küçük bir alıntı ile son vakti ;

...''Vakit yok artık öğrenmeye hayatı
Ağlasın birlikte yüreklerimiz gün ışıyıncaya dek
Küçümencik bir şarkı için bile nice mutsuzluk gerek
Bir ürperişi bile nice mutsuzlukla ödemek
Bir ezgi için bile nice gözyaşları dökmek
Mutlu aşk yoktur
Hüsranla bitmeyen aşk yoktur
Yara açmayan aşk yoktur kalpte
İz bırakmayan aşk yoktur insanda
Mutlu aşk yoktur
İkimizin aşkıdır bu gene de''...
''Bütün şairler aynı hızla nasıl seviştiğini anlatıyordu,
Birinciliği Cemal Süreyya'ya verdiler .'' diyen Özdemir Asaf'tan ilhamla ;



KIRMIZI BİR KUŞTUR

Kırmızı bir kuştur soluğum
Kumral göklerinde saçlarının
Seni kucağıma alıyorum
Tarifsiz uzuyor bacakların
Kırmızı bir at oluyor soluğum
Yüzünün yanmasından anlıyorum
Yoksuluz gecelerimiz çok kısa
Dört nala sevişmek lazım

 CEMAL SÜREYA


gobilibozo 15.07.2008 14:03:16
Ataaol behramoğlu geneli baz alarak konuşmuş,şairlerin hası İsmet özel bu konuda çok cesur davranmış,kendisini hiç baskı altında hissetmeden,duygularına ket vurmadan yazmış doğruluğu kişisine göre tartışılabilir fakat gerçek bir şairin duygularının kaleme dökülmesi aşamasında bir duygu hırsızlığı yapmaması gerekiyor.İsmet Özel den bazı örnekler verelim şimdi...

      
Geceleyin Bir Koşu    
     
Hirliyim, böylece büyüyor baldirlarim ve boynumun öpülen yeri
iri bir kus kendini agartiyor koltukaltlarimda
geceyi hor görüyorum böylece gecenin bütün itligini
irkilip terliyerek bir erkek sesi olarak yatagimda
tanrim, Pekos Bil'im gözet beni

Beni çünkü buram agrir, bacaklarimi hor görürüm aynalarda
bagrima bir gül tünemistir, kanar yanaklari bir oglanin
yagmurdan
hüznü hor görürüm çürütür çünkü o kusu koltukaltlarimda
hirliyim böylece büyür askin bir salgidan öteye geçemedigi
tanrim, Pekos Bil'im üsüt beni.

Üsüt, yirtsin öpüslerimi pasli tenekeler, soyunup org çalayim
ceketimle örteyim gecenin bütün itligini
tanrim, Pekos Bil'im uçur beni.

İnce Sızı    
     
Var mıdır nalçaları sevincin
gün tene değince kanatları uzar mı
derin bir secde gibi rüzgara aşılanmak
dostları düşünmenin çarpıntısından mı

Yokum arkadaş düşünmekle varılan tada
hayata yalnızca kafanı banmak
gövdende namusluca güdebilmek sevinci
elbet burkulup kalmaktan iyi.
Kara gözlerimde uğuldayan bu değil ancak
elde tüfek, elde alet, yürekte kor
cebelleşmek yalanla, kirle, tahvilatlarla
damarlarına papatyalar doldurarak
bir serinlik olup dünyaya sokulmak

ben bir deli fışkın değil miyim
sahibim Köroğlu'nun da sahibi değil mi
ve çocukların ezbere bildiği gömleğimin
kendirini kendim ekmedim mi

Öyleyse arkadaşım sinem kanayadursun
ta ki sürgün ya da mahpus kırışıklar yerine
yüzümüz köylü ve gurbetçi yanıklığa dursun
sevmekle doğrulanmıyor madem kalbimiz
girelim yarimizin avlusuna tam tekmil
ve mürdüm erikleri
ve dopdolgun elmalarıyla o bahçede
o geniş kalçalı yarimizi dört kere.

(1968)

.

İsmet Özel

      
Sabah Ayartmasi    
     
Bağrı çok savruk da olsa sabah
günün en çıplak vaktidir
günün en çıplak kuşları gezinir orda
ve ilkin loş bir yürek çarpıntısıyla
uyur göğsümün bedenimin çaşıtları
bütün çaşıtları uyutur sabah
kuşların, kuşların uçuşlarını da.

Sabah ki aklını çeler bir kuzgunun
götürür ıssız bir sorumluluğa
ama gitmeyen o simsiyah tad ağzımda
ve buramda coşkun göğertisi orospuluğun
bulanık, aç ve sonuna kadar cesur
Buramı öpesi gelir kuşların
kuşların heryerimi öpesi gelir
uzanırım aç ve sonuna kadar cesur
sabah günün en kıskanç vaktidir.

Akıtıp beyaz bir bedeni boğazıma
yakıp çağlardan artan iniltileri
ağlayışlar ve bakışlar üstüne getirilen
sabahtan sonra getirilen nedir?
Kamyon tadında ve dağınık olan nedir?
Çaşıtlar uyudu, kuşlar çıplak..
Sabah ormanın ağza bıraktığı ıssızlık gibidir
sabah günün el değmemiş bir vaktidir

(1964)

.

İsmet Özel

.Örnek çok var fakat bu kadar yeterli sanırım..

eBRuLi 15.07.2008 14:07:23
Smiley Şimdi raks zamanıdır konu başlığı adına .
    Teşekkürler gobilibozo

gobilibozo 15.07.2008 14:13:10
ne demek efenim Üstadı zikretmeden geçmek istemedim Smiley


Sayfa: [ 1 ]