SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => İnsan

Konu: hayatı işgal ettik, ahireti de istiyoruz

Sayfa: [ 1 ] 2

deniz 24.04.2005 21:27:34

ölüm ve sonrası için düşüncelerimiz, çalışmalarımız
orada da hakimiyet kurmak için mi ?

torq 25.04.2005 00:50:23
Ölüm sonrası için düşüncelerimiz, rahat ölmemizi sağlayan masallardan oluşur. Böylece  öldükten sonra dirilip hayatımıza devam etme düşüncesi panik halinde ölmemizi engeller. Orada bir hakimiyet varsa bile bu daha çok erkeklere özgü düzenin devamı niteliğinde görünüyor. Çünkü cennette kadınlar için tasarlanmış bir nesneye rastlayamıyoruz.(En azından benim bildiğim kadarıyla)

26.04.2005 17:34:38
Ölüm sonrası için farklı inanışlar bu konuya farklı cevaplar verir tahminim, örneğin cenneti imparatorluk oalrak gören hristiyan ,demokrat bi toplumda yetişmisse bunu kaldıramaz sanırım :rolleyes: ... Ama cennetin sonsuzluğuna inanan her insanın kendi imparatorluğunu kurmak gibi bir hayali olduğuna eminim

26.04.2005 18:32:44
Çünkü cennette kadınlar için tasarlanmış bir nesneye rastlayamıyoruz.(En azından benim bildiğim kadarıyla)

sanırım inanmıyorsun
yukardaki söz de dini bilginin eksikliğinin göstergesi (cennette böyle bir durum söz konusu değildir.kadınlar içine eşler ve hizmetkarlar olduğu yazılıdır)
demek ki inanmıyorsun ama körü körüne inananlar gibi cahilce
işte bu kızdırıyor beni

torq 26.04.2005 23:58:50
Benim neyi bilip neyi bilmediğimi bilmeden bilgisizlikle suçlaman senin bilgisiz olduğunu ortaya koyuyor sanırım. Öncelikle bu konunun inançlı olmak ya da olmamakla bir ilgisi yok ve ben birinin inançlı olması nedeniyle benden farklı düşünmesine hiç bir zaman bir eksiklik olarak değerlendirmem. Öte yandan bildiğim kadarıyla parantezi, bildiklerimin yeterli olamayacağı düşüncesinin en önemli çekincesi olarak yazılmışken benim bilmediklerimin de bulunduğunu baştan kabul etmiş olduğumu anlatır. Ancak bu konuda kimsenin bilgisini sınamak gibi bir düşüncem olmadığı için kendi bilgilerimi sunmakla yetinmiştim.
Yiğido kardeşim, bir din bilgini olabilirsin ama benim bildiklerimin kendime göre kuran ve tefsirlerini, tevrat ve incili okumuş biri olarak değerlendirme hakkını ortadan kaldırmayacağını kabul etmen gerekir. Kaldı ki, benim bildiğim cennette erkeklere özgü hizmetlerden söz eden aşağıdaki sureler var. Senin engin ve sınırsız bilgin,  kadınlara da böyle nimetlerden yararlanacağını vadeden surelerden sözederek mutlaka benim cehaletimi ortadan kaldıracaktır.

Rahman Suresi 55/56-Oralarda bakışlarını sadece eşlerine çevirmiş dilberler vardır. Onlara eşlerinden önce ne bir insan, ne bir cin dokunmuştur.

Vakıa suresi 21/23-Onlar için saklı inciler gibi, iri gözlü huriler de vardır.(Bütün bunlar) işledikleri amellere karşılık bir mükâfat olarak (verilir.)
Vakıa suresi-35.Biz onları (hurileri) yepyeni bir yaratılışta yarattık.36,37,38.Onları ahiret mutluluğuna erenler için, hep bir yaşta eşlerini çok seven gösterişli bakireler yaptık.

Duhan suresi-51.Allah’a karşı gelmekten sakınanlar ise güvenli bir yerdedirler.52.Bahçelerde ve pınar başlarındadırlar.53.İnce ipekten ve parlak atlastan elbiseler giyinerek karşılıkilı otururlar.54.İşte böyle. Ayrıca onları iri siyah gözlü hurilerle evlendirmişizdir.

İnsan suresi-19.Çevrelerinde, gördüğünde saçılmış inciler sanacağın, hep aynı gençlik ve güzellikte kalacak hizmetçiler dolaşır.21.Üstlerinde ince ve kalın ipekten yeşil elbiseler vardır. Gümüş bileziklerle süsleneceklerdir. Rableri onlara tertemiz bir içecek içirecektir.

Naziat suresi-31,32,33,34.Şüphesiz Allah’a karşı gelmekten sakınanlara bir kurtuluş, bahçeler, üzümler, kendileriyle bir yaşta, göğüsleri çıkmış genç kızlar ve dolu dolu kadehler vardır.

27.04.2005 18:33:36
net üzerinden delikanlılık yapma kimsin ulan
ben din bilgini falan değilim ama gereği kadar bilirim

internetten yeni gördüğün şeyleri gösterme bana
herşey erkekler içinmiymiş
şunlara bak çok değerli Elmalılı Hamdi Yazar'ın tefsirinden:

AZHAB suresi 35- Şüphe yok ki müslüman erkeklerle müslüman kadınlar, mümin erkeklerle mümin kadınlar, itaat eden erkeklerle itaat eden kadınlar, sadık erkeklerle sadık kadınlar, sabreden erkeklerle sabreden kadınlar, mütevazi erkeklerle mütevazi kadınlar, sadaka veren erkeklerle sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkeklerle oruç tutan kadınlar, ırzlarını koruyan erkeklerle ırzlarını koruyan kadınlar, Allah'ı çok zikreden erkeklerle Allah-'ı çok zikreden kadınlar var ya, İŞTE ONLAR İÇİN ALLAH BİR MAĞFİRET VE BÜYÜK BİR MÜKAFAT HAZIRLAMIŞTIR

MUHAMMED suresi 19- Ey Muhammed! Bil ki, Allah'tan başka hiçbir ilâh yoktur. Hem kendi günahın için, hem de mümin erkekler ve mümin kadınlar için Allah'tan bağışlanma dile. Allah, sizin gezip dolaştığınız yeri de duracağınız yeri de bilir.


Al-i İmran suresi 15- De ki, size, o istediklerinizden daha hayırlısını haber vereyim mi? Korunan kullar için Rablerinin yanında cennetler var ki, altlarından ırmaklar akar, içlerinde ebedî kalmak üzere onlara, hem tertemiz eşler var, hem de Allah'dan bir rıza vardır. Allah, o kulları görür. (korunan kullar diyor sadece erkekler değil yani)


Nisa suresi 57- İman edip salih ameller işliyenleri ise, altlarından ırmaklar akan cennetlere koyacağız. Orada ebedî olarak kalacaklar. Onlara orada tertemiz eşler vardır. Onları, koyu gölgeler altında bulunduracağız. (burdada erkekler değil tüm müslümanlar kastediliyor zaten bu surenin ismi nisa kadınlar demekdir onlar için inmiştir)




umarım cehaletin ortadan kalkmıştır
öyle değil ama eğer dediğin gibi olsaydı bile sen bu kararı sorgulayamazsın çünkü o senin ve herşeyin tek sahibidir.

27.04.2005 20:35:07
evet, görülüyor ki bi takım insanlar şu hakimiyet meselesini öldükten sonra da sürdürmek isteyecek kadar
abartmışlar bu dünyada. bu, onların ölüm sonrasına yaklaşımlarının temeli olabilir ama

bence temelde bu konu dinlerin ortaya çıkışıyla aynı sebeptem kaynağını alır: toplumu zapt altında tutmak.
uygarlığın ortaya çıkışıyla eş zamanlı olarak türeyen dinlerin hepsi (sanırım) öldükten sonra bir hayatı tanımlıyor.
bu da bu dünyadaki davranışların bir yerlerde bir zaman referans alınacağı demek.
kitle ve afyon hadisesi gibi burda da insan iyi olmaya, normlara, kurallara uymaya öldümünden sonraki konumunu belirlemek için uymaya başlıyor. ölüm sonrası hayat aslında dinlerin temeli bence.
ortada bir vaat varken insanları belli kurallar çerçevesine hapsetmek daha kolay. ölüm sonrası hem bir vaat
hem de büyük bir göz dağı.


28.04.2005 15:02:39
evet şu anarşist komünist zırvalar
yok din araçmış falan filan çok duyduk o hikayeleri
siz kendinizi hayvan olarak görebilirsiniz
biz kabul etmiyoruz
çok diil az kaldı islamın dünyaya hakim olmasına

La ilahe illallah

torq 29.04.2005 01:11:20
Bir kişi hakkında bilgili ya da bilgisiz şeklinde düşünce oluşturabilmek için o kişinin ne düşündüğünü, ne kadar bilgili olduğunu ve nasıl bir dünya görüşüne sahip olduğunu bilmek gerekir. Eğer bu kişi sıfır'da yazı yazıyorsa daha önce yazdığı yazılara bakarak da düşüncesini biraz da olsa öğrenebiliriz. Başkasının düşüncesine ne kadar saygı gösterirsek, başkaları da bize o kadar saygı gösterir. Başka bir deyişle küfür, aşağılama, yargısız infaz yöntemiyle bir kişiye saldırmak, kişinin başkaları gözünde değerini yitirmesine neden olur. Önemli olan konuşmada ve düşüncede düzeyi düşürmemektir.
Bu platformun amacı tüm insanların özgürce düşüncelerini söylemesini sağlamak, düzeyli tartışmalarla gerçeği bulmalarına yardımcı olmaktır. Kimse başkasının düşüncesini değiştirmeye çalışmaz ama düşüncelerin özgürce söylenmesi konusunda  küfür nitelikli ya da tehdit içeren sözler kullanmaz.
Kendi düşündüklerimizi küfür ederek ya da tehditkar cümlelerle anlattığımızda karşımızdakinin bize saygı göstereceği ya da ikna olacağını sanıyorsak en büyük yanılgının sahibiyiz demektir. Benim gibi düşünmeyen insanların da burada yazma hakkına saygı göstermediğim sürece bana da yaşama hakkı  verilmez.

Ben şöyle düşünüyorum: insan bildiğini bilir, bilmediğine inanır !

29.04.2005 01:18:01
bu çok safça bi yaklaşım değil mi torq,her bilmediğine inanırmısın? Smiley

torq 29.04.2005 01:38:15
Bu cümlenin yorumunu şöyle yapmak gerekir sanırım.
Bize verilen bilgilerin doğruluğunu sınamak için bilimsel yöntem kullanırız ve bu yöntemin bizi götürdüğü sonuçları bilimsel sonuçlar olarak kabul ederiz. Bu bilgiler bizim için kabul edilmiş, deneysel yöntemlerle kanıtlanmış verilerdir ve artık bu kavramlar üzerinde tartışmayız.

Öte  yandan bilimin ve bilimsel yöntemle ulaşılmaya çalışılan konuların yeterli olmadığı alanlarda, bize verilen bilgi eksik kalır. Böyle bir durumla karşılaştığımızda iki seçeneğimiz vardır; ya bilimin bilinmeyen konudaki gelişmesini bekleyip görmek ve o zamana kadar yorum yapmamak ya da bilinmeyenler konusunda metafizik ya da din gibi kuramların bizi yönlendirdiği şekilde davranmak

Birinci durumda, yani bilimsel bilgilerin bizi yönlendirmesi halinde biz, biliriz. Çünkü bilinmeyen bir konu bilimsel bir bilgi haline gelmiştir ve üzerinde fazla tartışmak gereksizdir. İkinci durumda yani bilimin yetersiz olması halinde tek seçenek inanmaktır. Bu durumda şöyle bir tez geliştiririz; ben tanrının varlığına inanıyorum !
Burada bilimin tanrı konusunda bir bilimsel bilgi geliştirememesi, insanların da yanıtsız bir soru karşısında çaresizlik içinde kuramlar üretmesi söz konusudur. Yani 500 yıl önce dünyanın yuvarlak olduğu konusu henüz bilimsel olarak kanıtlanmadığı dönemlerde insanlar dünyanın tepsi gibi düz olduğuna inanıyorlardı. Ama bilimsel olarak dünyanın yuvarlak olduğu kanıtlanınca bunu biliyoruz demeye başladılar.
Sonuçta biz bilimsel bilgilerle biliriz, bilimsel olmayan her şeye inanırız.

29.04.2005 01:48:26
ha,şimdi anlaşıldı,bilemediğimiz dediğin zaman geniş bi anlam kazanmıştı...gerçi bunun içinde bilim adamlarının soruları var,şöyle ki?evreni nasıl kabul edeceğiz? kapalı mı yoksa açık mı? dine göre kapalı olması lazım ki tanrı bunun da arkasında olsun,ama bilim evrenin milyarlarca galaksiden oluştuğunu ve açık olduğunu iddia ediyor.bu durumda da tanrının varlığını reddediyor

torq 29.04.2005 02:06:34
Evet zaten bütün sorun da burada düğümleniyor. Eğer bilimsel bilgiyi temel alırsak, evrenin  ya da dünyanın oluşumu hakkında bazı sonuçları kabul etmemiz gerekiyor. Eğer din kitaplarını temel alırsak, bize sunulan bilgileri koşulsuz ve sorgulamadan kabul etmemiz isteniyor. Ancak ikisi arasında bir çelişki olduğunda hangisini tercih edeceğimiz de bizim sorunumuz.
Örneğin Tevratta dünyanın yaratılışı için şöyle deniyor; tanrı dünyayı 6 günde yarattı, bir günde dinlendi. Aynı konuda kuranda ise biraz daha farklı bir yorum var; allah dünyayı 6 günde yarattı. Aradaki fark musevilerin dinlenmeyi bir dinsel ayine dönüştürerek cumartesi günü çalışmamaları olmuş.
Bilimin bize söylediğine göre dünyanın yaklaşık olarak yaşı 4,5 milyar yıl. Yani din kitaplarında yazılanın tam tersi. Bu bilgileri değerlendirdiğimizde, bilimsel açıdan kanıtlandığı ya da varsayım olmakla birlikte bilimsel verilere göre öngörüldüğü kabul edilen bir bilgiyi mi referans alacağız, yoksa bilimsel olarak kesinlikle kabul edilmeyen din kitaplarının bilgilerini mi?

Bilim tanrının varlığı ya da yokluğu konusunda bir yorum yapmaz aslında, yorumu yapan bizleriz. Bilimin din kitaplarında yazılan tüm bilgileri çürütmesi zaman alacak doğal olarak ama bu durum bilimin daha önce çürüttüklerine bakarak düşünce üretmemizi engellemiyor.

29.04.2005 02:19:06
tamamen sana katılıyorum torq...

29.04.2005 15:04:46
ikiye ayrılmıştır...dünya ve öbürdünya....yaşam ve ölüm.

son-suz-luğun içinde sonsuz olabilmektir aslında temel duygu.Bu gördüklerinden yaşadıklarından uzakta kalmamak hep devam etmesini istemektir..Ve olanaksız olduğundan daha da değerlidir..Öbür dünya inancı tamamen boşluğu doldurmak için oluşturulan başka bir boşluktur.Ama bu boşluk diğerinden daha farklı gözükür veya gösterilir.Tanıtılır ve sana sunulur. Yürekten İnanırsan rahatlarsın.Ve iyidir bu.İnanmazsan başka bir şey ararsın.Aradıkça uzaklaşırsın ama ,bulmayı arzuladığından. .Anlamsızlık kafanı meşgul eder.Düşündürür.Garipleştirir.Çıkmaz istersin ama çıkamazsın.

Ne hayatı işgal ettik ne de ahiret denen yeri işgal edebiliriz.Biz 'hiç'iz.Yokoluşun karşısında boşluğa tutunmaya çalışan anlamsız varlıklar...Ve tüm bunlara kıçını yırtarak anlam yüklemeye çalışmak...
Çalışma!!!
Kendince bir anlam bulabilirsin ancak.Bu tatmin seninle son bulacak!
Yaşamak zor , ölmek kolay!
Ah bir kabullenebilsek! Kabullenmemeye programlaşmıssın gibisin sen!
Ama durrr! İmkansızlık yoktur.Herşey olasıdır.Herşey yapılabilir ve yapılacaktır.Bu dünyada hatta bu evrende yada galakside her ne bokumsa her şey baştan tasarlandı.İçindekilerle ve olabilecekleriyle!
Düşün!ilk 'insan'ı yada ilk insan topluluğunu başlangıç noktası olarak kabul et.Bu noktadan sonra bir sürü ihtimal yaratarak bu güne kadar gel.Ya da gelmeye çalış.Bazılarında gelemeyip yarı yolda veya yolun herhangi bi kısmında son bulabilir.Herneyse.Herşey olasıdır.Şu an ki sistem de öyle.Bir olasılıktı ve gerçekleşti...anlatabilmişimdir umarım.
 idiot2
boşver yaşaman bak! Düşünme bunları! An'ın tadına varmaya çalış ve eğlen! Dalganı geç! Kendinle.. Bir garip Ademoğlu olduğuna...


Sayfa: [ 1 ] 2