SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => komunist KİMLİKLER

Konu: Deniz Gezmiş

Sayfa: 1 2 3 4 [ 5 ] 6 7 8 9

emet 21.02.2008 19:39:11
dün akşam eve minübüsle dönerken, yanımda 18-19 yaşlarında bir delikanlı oturuyordu. insanlar evlerine dönüyordu, karanlık sayılabilecek bir ışık şiddetinde  paşa elindeki kitabı okumaya çalışıyordu. göz ucuyla biraz dikkat ettim. ama o hiçbir şeye dikkat etmiyordu.hatta  dış dünyayla irtibatını kesmiş, kendi dünyasında deniz gezmişi okuyordu.
konumuz deniz değil, ama deniz idam sehpasına giderken; az sonra devrimciler gelecek beni kurtaracak diyordu. bunu söylemek istedim ona, sonra hiçbir anlam ifade etmeyeceğini fark ettim.

xxx 21.02.2008 19:56:11
idam edilmeseydi bugün yine bir kahraman hikayesi gibi anlatılırmıydı, onun ve arkadaşlarının yaşamı...
belki ismi bile kalmaz tarihe 'bir grup anarşist' yazarlardı.... kim bilir....

21.02.2008 22:54:31
DENİZDEN BABASINA


Baba,

      Sana her zaman için müteşekkirim. Çünkü Kemalist düşünceyle yetiştirdin beni...Küçüklüğümden beri evde devamlı Kurtuluş Savaşı anılarıyla büyüdüm. Ve o zamandan beri yabancılardan nefret ettim.

 
      Baba, biz Türkiye'nin ikinci Kurtuluş savaşçılarıyız. Elbette ki hapislere atılacağız, kurşunlanacağız da... Tıpkı Birinci Kurtuluş Savaşı'nda olduğu gibi... Ama bu topraklan yabancılara bırakmayacağız. Ve bir gün mutlaka yeneceğiz onları...


      Düşün baba; Bugün hükümet işini, gücünü bırakmış bizimle uğraşıyor. Çünkü bizden başka gerçek muhalefet kalmamış durumda. Ve hepsi Kemalist çizgiden sapmışlar. Ve tarih önünde hüküm giymiş durumdadırlar. Biz çoktan onları tarihin çöplüğüne atmış durumdayız.

 

      28 Ocak 1971 Deniz Gezmiş




      "Baba,

      Mektup elinize geçmiş olduğu zaman aranızdan ayrılmış bulunuyorum. Ben ne kadar üzülmeyin desem de üzüleceğinizi biliyorum. Fakat bu durumu metanetle karşıla*manı istiyorum.

İnsanlar doğar, büyür, yaşar ölürler, önemli olan çok yaşamak değil, yaşadığı süre içinde fazla şeyler yapabilmektir. Bu nedenle ben, erken gitmeyi nor*mal karşılıyorum.

Oğlun bu yola bilerek girdi ve sonun da bu olduğunu biliyordu. Annemi teselli etmek sana düşüyor. Kitaplarımı küçük kardeşime bırakıyorum. Kendisine özellikle tembih et. O'nun bilim adamı olmasını istiyorum. Bilimle uğraşsın ve unutmasın ki bilimle uğraşmak da bir yerde insanlığa hizmettir.

Son anda yaptıklarımdan en ufak bir pişmanlık duymadığımı belirtir, seni, annemi, abimi ve kardeşimi devrimciliğimin olanca ateşi ile kucaklarım."

6 Mayıs 1972 Deniz Gezmiş

 

 

      Yukarıdaki iki mektubun yazarı 60'lı yılların sonunda İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde okudu.

Öğrenciliği sırasında eylemlerin içinde yeraldı. İkinci mektubu yazdıktan 5 dakika sonra iki arkadaşıyla birlikte asıldı. Yaşasa, O da, çeyrek asır sonra bugün, çocuğuna "Aman oğlum, vergini ver,devletini sev" diye mektup yazar mıydı, bilinmez. Ama yaşatmadılar. Asıldığında 25 yaşındaydı.




      "Babasından ileri/doğacak çocuğundan geri" olduğuna inanıyordu.

kırmızı balık 21.02.2008 23:01:03
Şu yada bu , evet herkesin söyleyebileceği , bişeyler var , dünya görüşü bakış açısı doğrultusunda , ama en salt gerçeklik , ölüm cezası çok ağır kaçtı, bu üç genç adam için,bugün  deveyi hamudu ile götürüp saygıdeğer kimlikleri ardında , ortada dolanan , bir yığın şahiyete baktığımızda tokat gibi çarpıyo bu gerçeklik yüzüme tekrar.

21.02.2008 23:02:57
suriyede kgb ajanları tarafından eğitilen bir maşadan başka birşey değildi bahsettiğiniz bu varlık
Senin zihniyetin ancak bunu söyler,APO'yu beslemesini de herkesten iyi bilirsiniz!

şarkısı_beyaz 21.02.2008 23:20:03
bir arkadasım wardı. deniz gezmişi çok sewiyordu.herkes gibi normal bi birey... burjuwa ozelliklere sahipti.çapkında sayılırdı.bir gün deniz gezmiş ve yoldaşlarını anlatan bir kitap gecer eline darağacında üç fidan.türkiyede ilk defa boyle seylerin olduğunu görür. acaip etkilemiştir deniz kişiliği onu.o sabah başka uyanır güne. eline geçirdiği her kitabı okur.o kitaptan sonra devrimci olmaya karar vermiştir. uzun bir aydınlanmadan sonra fikirlerini paylaştığı insanlarla birlikte olur.hızlıda sayılırdı.her yerde görülüyordu artık o.odasından denizin posterini hiç indirmedi.üniversiteyi kazandı.gençlik hareketine katıldı.kimse önünü almıyorduu.bir çok sivil toplum toplantılarına katıldı ve yeri geldiyinde onları acımasızca eleştirdi.tabi bu kadar yapıncada illa bişeyler gelmeli basına.bir kaç kez yakalandı.içerdede denizin resmini ranzasından indirmedi. deniz türküsünü avludada soyledi. müebbetle yargılandı.bir kaç mahkemeden sonra tahliye oldu. ve tahliye günü yani mahkemenin olduğu gün 6 MAYISTI.öğrenciydi.emekçiydi.devrimciydi. çıktığında onu kucaklayan arkadaşlara şunu soyledi. deniz bir yerlerde hissediyorum. deniz bizi selamlıyor.

ulgnil 21.02.2008 23:25:53
onun idam edildiğini radyo haberlerinde veren spikerin haberi verirken sesi titredi diye görevine son verilmiş.bu beni çok etkilemişti
bir de postallarını bile bağlayaamdan apar topar asılmaları

murat 22.02.2008 00:16:52
onun idam edildiğini radyo haberlerinde veren spikerin haberi verirken sesi titredi diye görevine son verilmiş.bu beni çok etkilemişti
bir de postallarını bile bağlayaamdan apar topar asılmaları

spiker olayını bende duymuştum..buda o zaman ki durumu apaçık ortaya koyuyor..ama anlayamadığım şu var ki ülkede demokratından devrimcisine hatta şu zamanlarda muhafazakar kesimde dahi bir şekilde denizi sahipleniyorlar..ama her biri kendi safından bahsediyor denizden bahsederken.bence deniz olgusunun üzerinden prim yapılıyor malesef..ayrıca unutulmamalı ki bu ülkede nica devrimciler vardı..ibrahim,mahir vs daha niceleri..

29.02.2008 20:03:54
DENİZ GEZMİŞ'İN DEVRİM GAZETESİNE VERDİĞİ RÖPORTAJ

Atatürk’ün, “Tam bağımsızlık” ülküsünü kendilerine şiar edinen devrimci gençleri sindirmek için cinayet tedbirlerine kadar varan planlar yapılıyor şu günlerde. Tertipçilerin baş hedeflerinden biri de gençliğin önde gelen liderlerinden Deniz Gezmiş, son olayları şöyle yorumladı:

- Türkiye ekonomisi tam bir çıkmaz içindedir. Zamlara rağmen, bütçenin açığı 2,5 milyardır. Bu, tutucular koalisyonunun iflasını açıkça ortaya koymuştur. Tutucu güçler, egemenliklerini uzun süre devam ettiremeyeceklerini anlamış olmanın telaşı içindedir. Devrimci gençlik eylemini engellemek için tertiplere girişmeleri bundandır. Fakat umduklarının tersi olmuş ve bu olaylar bizi daha örgütlü, daha disiplinli ve daha güçlü eylemlere hazırlamıştır. Tertipleriyle gençliği ordunun karşısına düşürmek hedefine ulaşamadıkları gibi, devrimci gençlik eylemi, Mustafa Kemal’ci zinde güçler saflarını biribirlerine kenetlemiştir. Mustafa Kemal adı, geniş öğrenci kitlelerinde daha fazla ağızdan ağıza dolaşır olmuş, forumlarda Bursa Nutku ve Gençliğe Hitabe tekrarlanmış ve bunlar uygulanmıştır. Emperyalistler ve işbirlikçileri, Gazi Mustafa Kemal’in çizgisinin geniş kitlelerde ve bütün zinde güçlerde yankılanmasından korkmuşlardır bugün.

- Gençlik eylemleri içinde önemli bir yerin var ve tutucu güçler senin okuldan atılmış olmanı sürekli istismar konusu ediyorlar. Bu durumda senin söyleyeceklerin neler?

- Üniversite öğrenimi yapmak Anayasa’nın verdiği bir haktır. Öğrenci olarak devrimci mücadeleye katılmak ise, Mustafa Kemal’in bize yüklediği bir görevdir. Dünyanın bütün gericileri biraraya gelseler bu hakkımızı ve görevimizi elimizden alamayacaklardır.

- Mustafa Kemal’in gençliğe yüklediği devrimci görevler nelerdir, biraz daha açıklar mısın?

- Türkiye ilk Kurtuluş Savaşı’ndan 50 yıl sonra tekrar yarı-sömürge durumdadır. Ve Kemalist bir Cumhuriyetin başına anti-Kemalist politikacılar geçmiştir. Politikacı, anti-Kemalist karşı devrim hareketine yeşil ışık yakmaktadır. Bu koşullarda gençlik, emperyalizme ve anti-Kemalist gidişe karşı verilen savaşta somut olarak ön safta bulunmaktadır. Elbette tarihi önderlik sorunu ayrı bir konudur. Bugün için gençlik, mümkün olduğu kadar geniş halk kitlelerini emperyalizme karşı mücadeleye katmak için devrimci eylemde bulunacaktır. Kemalist Devrim tamamlanacak ve onun emperyalizmle çelişen bütün milli sınıf ve tabakalara maledilmesi sağlanacaktır. Gençlik bütün Kemalist güçlerle yek vücut olmak zorundadır.

- Halk kitlelerini emperyalizme karşı mücadeleye katmak için gençliğin dayanışma içinde bulunacağı Kemalist güçler kimlerdir?

- Bugün Türkiye’de Kemalist Devrim’in bekçiliğini yüklenen güçler arasında başta ordu, 27 Mayıs’ı yapan güçlerin önemli bir yeri vardır. Anti-Kemalist karşı devrim hareketine karşı gençlik bütün zinde güçlerle eleledir. Emperyalizmin işbirlikçileri gençlik ile öteki zinde güçlerin arasını açmak istemektedir. Fakat aynı inançta olan, yani emperyalizmi kovmuş, feodal unsurları tasfiye etmiş bir Kemalist Türkiye isteyen bu ilerici güçlerin arasını anti-Kemalist karşı devrimi tezgahlayanlar açmayı başaramayacaklardır.

- Emperyalizme karşı nasıl bir mücadele verilecektir?

- Bugün Amerikan emperyalizmi saldırganlık yolunu seçmiştir. Buna karşı biz de, emperyalizmin parmağının bulunduğu her yerde ona karşı aynı silahlarla mücadele yolunu seçtik: tıpkı Mustafa Kemal’in 50 yıl önce yaptığı gibi. Emperyalizm bugün millici güçleri tasfiye etmek için listeler hazırlamakta ve bütün kurumlarımıza elini uzatmaktadır. Bizse onları defterden sileli çok oldu. Milli kurumlarımıza uzanan elleri de kırmakta kararlıyız.

- Bazı çevreler bu görüşleri, “devrim yobazlığı” sayıyorlar. Bu sence nasıl açıklanabilir?

- Devrimcilik demek halk dalkavukluğu demek değildir. Her şeyden önce devrimcilerin görevi halkın önünde gitmek, halkın gerçek özlemleri için mücadele etmektir. Halk için düzen değişikliği isteyen gençliğe halk karşıdır gibi saçma bir iddiayla Kanlı Pazarları görmezlikten gelen ve gerçek devrimciyi yobazlıkla suçlamaya kalkışan tatlısu devrimciliğine özenmiş politikacı, aslında tutucu güçler koalisyonunun usta propagandalarının esiri olmaktadır. Politikacı, “halk kızar” diye, halk düşmanlarının uşaklığını yapmaktadır. Değirmenköy, Elmalı, Göllüce köyleri, davalarını desteklediğimiz bu topraksız köylüler bize hiç kızmadı, aksine gençliği bağrına bastı. Demir Döküm işçileri de öyle yaptı. Devrimci gençliği halkçı görünüp, egemen sınıflara göz kırpan tatlısu devrimcisi politikacı anlamaz ama işçi ve köylü anlar. Devrimci gençlik de onlara dalkavukluk etmez, gerçek kurtuluş yolunda onlarla birlikte mücadele eder. Hem egemen sınıflara göz kırpan oy goygoyculuğu, hem devrimcilik olmaz. Bugün bizi devrim yobazı olarak nitelendiren birkaç CHP yöneticisi Ortanın Solu tabanını temsil etmemektedir. Anti-Kemalist karşı devrimcilerin yanında yer alan bu birkaç yöneticiyle ortak bir mücadele söz konusu değildir. Fakat şuna inanıyoruz ki, tam bağımsızlık isteyen dürüst Ortanın Solu tabanı Kemalist bir Türkiye’nin kurulması için bizimle birlikte mücadele edecektir.”

blackcat 06.03.2008 19:49:49
Hiç üzülmedim Deniz'e...
çünkü o da üzülmedi kendine ve çünkü yürünen bu yolda daima dik olmalıydı başlar.
Fakat bir fotoğrafı var (buraya fotoğraf eklemeyi bilmediğim için ekleyemedim)
Deniz yakasına yapışmış ellerden kurtulmaya çalışıyor ve ilk kez acı çekiyor belki...
Bu fotoğrafı her gördüğümde bir hüzün oturur içime büyükçe ve büyük bir nefret Deniz'in yakasına yapışan o ellere .

06.03.2008 20:00:54


Sanırım bu fotoğraf blackcat

Bazen içimize çöreklenen hüzün bir başka isyan adına dinamik olur. Acının sahipliğini yapmayı becerebilecek kadar cesur çocuklardı onlar..

blackcat 06.03.2008 20:12:37
Evet bu,çok teşekkür ederim mylia .

Surat ifadesine bakar mısınız ?! kaç el var yakasına yapışan ?
kaç göz var üzerinde? kaç bedende nefret,öfke besleniyor kimbilir ?
Ahh Deniz ! en son hayalime geldiğinde bu fotoğrafı gördükçe yüzüme bir tebessüm yerleştireceğime söz vermiştim .
tuttum !

elvenarcher 08.03.2008 18:56:19
İçişleri Bakanı Haldun Menteşoğlu ile
Deniz Gezmiş arasında geçen konuşma

Menteşoğlu: Neden yola çıktın bu genç yaşta?

Deniz: İnandığım dava uğrana mücadele veriyorum. Sizin yüzünüzden mücadele veriyorum.

Menteşoğlu: Nereye gidiyordunuz?

Deniz: Devrime

Menteşoğlu: (Eliyle duvardaki haritada Sivas'ı işaret ederek) Devrim o tarafta mı?

Deniz: Devrimin o tarafı, bu tarafı yoktur. Her taraftan gelir.

Menteşoğlu: Parayı ne yaptın?

Deniz: Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu paranın gereğini yapacaktır.

Menteşoğlu: Halk Kurtuluş Ordusu nedir? Türkiye'de bir tek ordu vardır o da Cumhuriyet ordusudur

Deniz: Hükümetinizin istifasından belli.

Menteşoğlu: İşte bu pejmurde adam Türkiye Halk Kurtuuş Ordusu'nun kahraman kumandanıymış. İyi bakın kılığına kıyafetine suratına.

Deniz: Kahramanım tabii.

Menteşoğlu: Kimin kahraman olduğu belli olmadı mı?

Deniz: Belli oldu. Kahraman olduğunuz için istifa ettiniz değil mi?

Samsun'dan Ankara'ya Mustafa Kemal Yürüyüşü düzenleyen
Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının Türk halkına çağrısı

Büyük Türk Milleti!

Atatürk için toplanalım!

Mustafa Kemal'in Milli Kurtuluş idealini yaşatmak için,

Mustafa Kemal devrimine saldıran karanlık güçlere dur demek için,

Milletçe yabancı uşaklığına düşmekten kurtulmak için,

Tam bağımsız geçekt-en demokratik Türkiye için,

Gazi Mustafa Kemal'in Milli Kurtuluşçu saflarında toplanalım.!

Yaşasın Türkiye! Yaşasın yarının bağımsız Türkiyesi için mücadele!

blackcat 17.03.2008 18:45:25
Bu diyalog hem doldurur gözlerimi hem kabartır göğsümü.
hele "kahramanım tabi" diyerek yücelmesi varya,,,

"Menteşoğlu: İşte bu pejmurde adam Türkiye Halk Kurtuuş Ordusu'nun kahraman kumandanıymış. İyi bakın kılığına kıyafetine suratına."

it soyu seni ! hele sen bir bakıverseydin en derinlerine dek,sende bir tane Deniz yaşıyor mu acaba .

ayyaş 17.03.2008 19:22:14
Bu konuları okurken sanki boğazım tıkanıyor, onun ideolojisi  ardından gidenler, başka denizler ve  kalanların acıları bitmeyen acıları değermiydi demeden edemiyorum..


Sayfa: 1 2 3 4 [ 5 ] 6 7 8 9