SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Psikoloji

Konu: paranoylardan nasıl kurtulunur..?

Sayfa: [ 1 ]

21.04.2005 09:55:25
bööle kötü şeyler olacağını düşünmekten kendinizi alıkoyamıyorsanız ve bunları düşündüğünüz için bu davranışlarınıza yansıyo ve paranoylarınız gerçek olmaya başladıysa..
bunlardan kurtulmanın bi yolu var mı
hani varsa bi zahmet...

deniz 21.04.2005 09:57:48
kötü şeyler olacağını düşünüyorsan çok büyük ihtimalle olacaktır zaten Tongue

bence kötü şeyler olcağını bile bile yaşanan anın tadını çıkar Wink

21.04.2005 11:11:19
Mantikli düsün....

Arabaya hirsiz girdi. Ondan sonra her aksam gidip arabaya bakiyordum.
Arabanin antenine kadar herseyi cikartiyordum. Sonra iyice biktim..
Sizce bu paranoyak düsüncemden nasil kurtuldum?

Arabayi baska bir paranoyakin yanina park ediyorum.. Gerci 50-100 metre daha uzak ama deger. Smiley
Yeterki aksam rahat uyuyabileyim.

Leonardo 21.04.2005 19:20:57
-Jeren Yogaya başla bence dene en azından.

korktuğunu telaşlandığını hissetiğinde derin nefes al. korktuğumuzda nefesimizi tutarız.

sonra içinden tekrar et: "ben bana güveniyorum" de.

21.04.2005 21:13:45
Alıntı
-Jeren Yogaya başla bence dene en azından.

korktuğunu telaşlandığını hissetiğinde derin nefes al. korktuğumuzda nefesimizi tutarız.

sonra içinden tekrar et: "ben bana güveniyorum" de. 
Evet jeren, hatta evini Feng Shui sanatına göre düzenle, odanın Aurora'sını ortaya çıkartıp pozitif enerjiyi topla, Chakra'nı keşfet, İpek Ongun oku  2funny  ;D

torq 21.04.2005 22:09:51
Korkulardan kurtulmanın en önemli yolu korkunun temeline inmek ve onunla yüzleşmektir. Korkmadan yaşamak söz konusu olmayacağına göre, sorun bu korkunun yaratacağı olumsuzluğu kabullenmeyle ilgili sanırım. Paranoya, herkesin kabullenmekte zorlanmadığı bir kavramı kabullenememe olarak nitelendirilebilir.  Örneğin birisinin size kötülük yapmasından ya da evinize girmesinden ya da başınıza bir şey gelmesinden korkuyor ve paniğe kapılıyorsanız, bu olayın sizde yaratabileceği en kötü durumu düşünüp kabullenme konusunda telkinde bulunmaya başlamak gerek. Örneğin depremden korkanlar hep şunu söylerler, aslında ben ölmekten değil sakat kalmaktan korkuyorum .Oysa sakat kalmak ölmekten her zaman daha iyidir ve ölmek tercih edilebilir bir şey değildir. Bu durum kişinin ölüm korkusunu yenememesi nedeniyle olayı başka bir yöne çekmesi anlamına geliyor. Bu durumda ölümün kaçınılmaz bir son olduğu ve herkesin öleceğini telkin yoluyla kabullenmeye çalışarak sorun aşılabilir. Aynı şey cennet ve cehennem korkularının yenilmesi için de geçerli.

21.04.2005 22:33:44
Paranoyalar insanın kendine özel formlarda sorduğu sorulardır..Bu soruları için insanın kendisinden ısrarla cevap talep etmesidir.O cevapları bulup soru halkasıdnan çıkması gerek..öyle kurtulabilir bence. Smiley

Leonardo 06.05.2005 22:47:30
Karga sen makedonyada 8 ay yaptın ben TC de 19 ay yaptım.

İpek ongunü de hiç okumadım.

meditasyon mesela öyle bişey ki sıgarasız kaldığımda bile işe yarıyor. günde 20 dakika sonra gayet iyi oluyosun.

feng shuiden anlamıyorum. ama iç huzuru zaten fiziksel bişey değil. sahip oluklarınla değil. ne olduğunla ilgili bişey.

06.05.2005 23:09:48
Leo, ben makedonyada 6 ay yaptım hatta, ve üstüne üstlük dayak kesinlikle yasaktı. Fakat acemilikte sürünemediğin zaman, bizi komando yapmayı kafasına takmış gerçek anlamda psikopat komutanımız kafamızı tekmeliyordu (çok sert değildi yine de çok şükür). Eğitimde insanın çocukluğunda yaşadığı ne kadar berbat anı varsa aklından sıra sıra geçiyordu. Kantinde bira satılmasına rağmen bir bira içtiğim için o psikopat komutandan bir daha muhtemelen ömrüm boyunca yemeyeceğim bir fırça yedim ve bir çarşı iznimi kestiler. Yemek yemek imkansızdı (kışlada bi köpeğe attılar yemekten ve köpeğin yemeği koklayıp sonra da kaçtığını gözlerimle gördüm). Usta birliğinde hergün ama hergün biriyle burun buruna gelip, birbirimizi paramparça etmeye ramak kalıyordu. Kışın ısı -30'a kadar indi ve koğuş nöbeti sırası sana geldiğinde 24 saat buz gibi bir koridorda sessizce boş boş çıldırmadan durman gerekiyordu. Konserveleri açıp, kapağını büküp çatal niyetine kullanıyorduk, ve meyve suyu tozu poşetlerini açıp suyu ona doldurup içmeye çalışmamız gerekiyordu, çünkü ne bardak, ne de mutfak araç gereçlerine sahip değildik. Hele o soğukta dağdan gelen suyla yüzünü ayaklarını yıkamak imkansızdı ve bunlar da hastalanmamak için asgari derecede yapılıyordu. Usta birliğinde tüm komutanlar savaş döneminde çatışmalara katıldıkları için kafayı kırmışlardı ve sürekli içiyorlardı... içkili hallerinde onlara yaklaşmak büyük bir hata oluyordu... Smiley -30'da ictima alanında bir saat boyunca hazır ol'da diktikleri için öleceğimi sandım, hatta sonra da hasta düştüm bu yüzden ve bir günüm koğuş koridorunda bir köşede kıvranarak geçti. Ancak bir arkadaşım sağolsun beni hastaneye kaldırma zahmetine girişti, ve kaloriferleri çalışmayan bir hastanede ince fanila ve üstüne de pijama ile kaloriferleri bozuk hastane odasında üstümü bir tek battaniyeyle örterek iki bir buçuk gün geçirdim (battaniyeyi kafamıza kadar örtüp nefesimizle ısınıyorduk). Doktor pek yoktu, bize veterinerlik bölümünü bitirmiş askerler bakıyordu (ironini daniskası, harbiden köpek gibiydik Smiley ). Usta birliği o kadar sıkıcı ve yorucuydu ki herkes kelle dolaşıyordu, hatta olağan kavgaların birinde bir asker diğer askeri silahla öldermeye kalkıştı (tek dolu silah nizamiye kapısında nöbet tutan jandarmada ve çozuk silahın bulunduğu dolabın anahtarını almak için jandarmayla boğuşuyordu karlarda, ben gidip herifi sakinleştirip koğuşa götürdüm) Ve bunun gibi daha aklına gelmeyecek binbir tane saçmalık, bunalım ve sinir krizi olayı yaşanıyordu. Zaten askerliğin sonlarına doğru bende panik atak başladı ve hala var. Kısacası, 19 ay yaptığını söyledin, bunun çok zor olduğunu biliyorum, fakat 6 ay yaptığım için gelip de bana ulan "ne kadar kolay askerliğin oldu cart curt" deme sakın... her asker bunları yaşamıştır, ben de, sen de, başkaları da, kimseye özel değil.

06.05.2005 23:19:46
ha bu arada yazım bir acındırma gibi, ya da "bak ulan ben ne acılar çektim" tarzında gözüküyor olabilir, af eyleyin...

Leonardo 06.05.2005 23:34:14
benimki o kadar korkunç değildi. ya da ben öyle hatırlıyorum. İlla korkunç bişey anlat diyosan ceza evi vardı. bizde dayak var dediğin gibi. ama yemeklerimiz harikadır. az verirler. tam doymak için gidip tost falan yeriz (salçalı ekmek). 2 buçuk yıl sonra düşününce gerçekten aklıma bişey gelmiyor. zorluk tamamen psikolojik. kafası sağlam olan için askerlik tatil. kafası zayıf olan için askerlik en büyük işkence. komutanlarımız sorumluydu. hem döver hem sever. cidden saygı duyardım. Belki de kültürden kaynaklanıyo. kendi çekarı için sana bişey yapmaz. sarhoş da gezmez.

Pislik vardı. tuvalette soğuk suyla yıkanırdık. günde beş vakit iştima vardı. çarşım genelde kitliydi.

Askerde böyle boş boş hiç bişey yapamadan dikiyolar ya. o arada geliştirdim zaten meditasyon olayını. ya da soğuğa dayanmak için falan. böyle tirtir titriyorum. sıkı da giyinmişim de yapacak bişey yok. zihnimi odaklıyorum böyle üşümem resmen duruyo. Hata acıyı bile hissetmiyorum bi keresinde öyle bi konsantre olmuşum ki. karşımda adam çat çut girişiyo. elim falan kanadı palaskadan. ağzımda kan tadını hissediyorum ama acıyı algılamıyorum yani... Meditasyon :mellow:

Ama söylemezsem dürüst olmuş olmam ben torpilliydim. artistlik yaptığım için dayak yiyodum yoksa aşırı disiplinden değil. dayak yemeden bitiren vardı.

keşke dediğim tek unsur o. keşke olmasaydı torpil falan. kendi başıma olsam daha iyi olurdu. bide şimdi olsa nöbetleri falan adam gibi tutardım.

ben şey yapıyodum böyle iş verirlerse tercüme temizlik amelelik meydancılık vs direk atlıyodum. hata bi as teğmenin tercümesini yapabilmek için dayak yediğimi bilirim.

Sonra iştimadır, tatbikattır. sağdan soldan herkes komutanın böyle. şunu yap bunu yap diyolar. olmazsa içlerinde eritmeye çalışıyolar.

o yüzden sürekli insanlardan kaçardım. millet beni deli sanardı. 19 ayda arkadaş diyceğim iki kişi var öyle söyliyim (ikisi de kürt bu arada kürtçe forum açmayanların dikkatine).

Bi keresinde böyle güneydoğuda savaşmış bi yüzbaşı vardı. herif beni sünepe zanediyo dövüyo falan bende tık yok. Sırf kıllandırmak için böyle komünist sırıtışı yapmıştım herife böyle. boynumdan tutup öldürdüğü bi PKKlının resmini göstermişti böyle kafamı resme doğru. hayatımda ağladığım ender durumlardan biriydi... cidden çok az ağlarım çünkü.

bana bi daha dokunmamıştı zaten.

böyle neler neler. da senin anlatığın kadar korkunç şeyler yoktu yani. onlar çapulcu olm sen çapulcularla yapmışın gelip burda yapacaktın bence...

06.05.2005 23:40:34
kimsenin askerliği güllük gülistanlık olmamıştır leo. Hele insanın çektiği zorluklarla övünmesi de değil olayım, ama birinin gelip "sen 6 ay kebap yaptın" gibi birşey ima edince tilt oluyorum işte. Yoksa kendimi çok şanslı hissediyorum dayak yemediğim için.

Leonardo 07.05.2005 00:44:16
yok haklısın kusura bakma. da konuya dönmek gerekirse yogadan bahsetiğimde İpek ongünden bahsetmiyorum.

feng shuiyi bilmiyorum. ama yoga, meditasyon, reiki, pozitif düşünce bunlar hiç sallamasyon konular değil.

yani ben ipek ongün, kahve falına bakan astrolojiyle uğraşan kolej kızı değilim. bunlar ciddi konular. yararını gördüm ve hala görüyorum.

07.05.2005 00:51:32
haklısın aslında, ben çok alaycı davrandım (bugünlerde bende de bir uzlaşma havası var da hayırlısı inşallah...)

Leonardo 08.05.2005 01:01:00
da hiç övünülecek bişey değil...

bugün Mel Gibsonun "bir zamanlar askerdik" filmini izlerken hatırladım askerdeyken niye öyle davrandığımı.

sen diyosun ya hastanede veterinerler bakardı filan diye. onun benzerleri bizde de vardı. Galibe tek nefret etiğim şey oydu.

psikolojik durum. İnsanı aşağılıyorlar ve bu tamamen yanlış. İnsan değerlidir. değer verildiğini hissetmek ister. Özelikle ben.  yoksa kral gibi askerlik yapacaktım. 24 saat silahlı nöbete itirazım olmazdı.

Bak işte meditasyonun yan etkisi. kötüler unutuluyo.

disiplin misiplin hikaye bence. problem değil onların hiçbiri. açlıkmış, temizlikmiş, dayak hatta hakaret bile problem değil.

böyle bi hayvanlık şeysi var.

yani bana saygı duyulmadığını hisedersem nasıl itaat edebilirim ki? şimdi makedonyada bu olayın 10 kat beter olduğunu öğrendim.

avrupada falan nasıl onu da bilmiyorum. da insanca olması gerekiyo bence. mesele o yani. o işi yapan adamın işiyle gurur duyması lazım. bizde subaylar as sıbaylar buna dahil. aynaya bakıp ben iyi iş çıkartıyom diyebiliyolar.

da erler resmen hayvan sürüsü gibi. ordan oraya boş iş peşinde...

anlatıyorum çünkü ben albayımı arayıp heriften özür dilemiştim. haklı da bi özürdü. şimdi olsa yetişkin kafasıyla kabulenebilirdim.

da o zamanlar mümkün değil kardeşim. ot yolmak ne yaw? kazma kürek amelelik anladık da ot nasıl yolunuyo yaw?

sinirleniyorum şimdi hatırladıkça. yani askerim diyince insan genç kızların kahramanı falan olmak istiyo böyle. veteriner tarafından bakılmak değil. Davar olmaya mı geldik kardeşim.? oh olsun heriflere yaw.

fesüpanalah akşam akşam... seni duygulandırmadık inşalah kargacığım.


Sayfa: [ 1 ]