|
||
| Bir Sancı ; Adı Şiir ben kadın gel karşılaşalım düşür kitaplrımı toplayalım hep dendiği gibi yağmurda aynı saçağa saklanalım al arabana nazik bir teklifle turlayalım karşı binanın dış cephesini boya bakışalım eve gel tamir et fırını hesaplaşalım aynı fikri savun uzlaşalım ya da girme adına patronun gözüne alabildiğine yarışalım kaçınılmaz olanı tartışalım bağrışalım çarpışalım ama ben kadın söylemişken artık alacakları toplayalım veresiyeleri dün kaldırdık unutmadan hatırlatalım bir kedi bir adam yedi kedi adamı dün gece yedi kedi adamı yerken ne mi dedi? "yerken siz birbirinizi az mıydı bıyıklarınız bizden?" |
||
|
||
Alıntı "yerken siz birbirinizi az mıydı bıyıklarınız bizden?"
|
||
|
||
güneşinkızı da oraya takılmış. ![]() Akgün Akova' nındı sanırım, Ali Rıza Bey' i anlatan uzun şiirinin ya başı ya sonuydu ; "Beni kedilerim yedi Sizi kendiniz" Şiir, şiiri çağrıştırınca çok seviniyorum , sağol ulgnil. |
||
|
||
Gerçekten güzel oluyor MrsBrown şiir şiiri çağrıştırınca ![]() diyarbakırda üç yıl önce patlak veren olaylar sonrası yazmıştım. uzak upuzak hayallerinde bir gecenin limana yaslı bir geminin içinde bir yavru kedinin anne arayan çığlıkları boğazına dizildi taş kaldırımlarla döşeli evinin içindeki benin demek delilik derdedilecek denli derin değilmiş demin derdim deliliği devrimin dik deminde (2001) ----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- sonbaharla yok bir alıp veremediğim. derdim sonbaharda takılı kalıp ilkbaharı deremeyenlerle kıştan zaten kime ne. --------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- kederin, kendini derdine verdiğin kadardır. kendini derdiğinde derdin derdinle eyleşir |
||
|
||
| merdiven güzel olmuş.Nazım hikmet'i seviyor olmalısınız. Rahmetli de severdi merdivenleri. Merdiveni seven başka bir şair de ahmet haşim'di. agır agır çıkacaksın bu merdivenlerden derdi. |
||
|
||
sağolasın karakurudelidolu.Ay nicini yazmak ne kadar zor ilahi. ![]() Evet Nazım en sevdiğim şairlerden biri.Şİir göze de şekil olarak hitap ettiğinde daha hoş oluyor gibi.Ama bu şekliyle yaratmak da kolay değil sanırım.Benim de böyle bir kaç şiirim var sonrasında tıkandım.Ama denemeler bitmiyor. Elhan ı Şita var mesela Cenap Şehabettin in .karın yağışı hızlanışı yavaşlayışı sözcüklerle ölçüyle şekille öyle güzel verilmiş ki.Bir de okuyan SEsli olarak güzel okudu mu resmen içindesin o karlı havanın. Nazımın da şiirlerinde bu çok görülür.Hele kendi sesinden okudu muydu şiirlerini büyülenmemek elde değildir. ........ Atlılar atlılar kızıl atlılar, atları rüzgâr kanatlılar! Atları rüzgâr kanat... Atları rüzgâr... Atları... At... |
||
|
||
| bahri hazer de böyledir.Şiirin en sonuna geldigi zaman şairin şovu başlar adeta. | ||
|
||
| birden çekiliversem ey hayat senden. kayarken çekip alınışı gibi deniz üzerinde bir çarşafın sonsuza yumuversem gözlerimi. ne derdin sillesiyle yansam ne geçmişin ahıyla yansam. bugünü toptan düne sarıp yarını hepten hiçe sayıp ben beni kuzularını otlatırken bir çoban arasına katıp sürünün uçurumdan sallayıversem ahh anamın yanmayacağını bilsem bir de evlatlarıma kıyabilsem tut bedeni vur dibine salla kelleyi al üstünde boşver cehennemi falan hepsi burda ne yaşarsan zamanında köşe kapmaca oynarsan kaderle inatlaşıp dikleşirsen güvenip gençliğine al işte hayali bile çekileceğin günün güzel gelir bir de üstüne ahanda böyle şiir bilem demletir. DELi derdi kat derdime dedin dinledim gir derinlere dinlen dedin dinledim dermekle olmaz sevda delirmek gerek dedin delirdim ben bir deliyi deliğe geçiremiyorum deyince ilmiği geçirip deliğin göbeğinden deliyi bir gecede sildim bedeninden HİÇ içimdeki hiçliğe içlenip içmek yerine ters yüz edip kendimi tenime giydiriyorum hiçimi insanlar böylece yokumu var varımı yok biliyor. OYUNDU BİTTİ alırız dediler oyuncaklarını sepet sepet. kapıda bekleyen amcalar sürüsüne bereket. gelmezsem rızamla dışarda bekleyen babama hapse atarlarmış dedemi babamın diyetine. ana baba ayrı çocukların birdi oyuncakları dünyalar kadar topları ateş eder silahları kan kusar bebekleri kurşun yarası sarar ocakta da karavana kaynar. dedemi atamazlardı hapse topyekun hazırdık harbe oyuncaklarım ve ben hem dedemin iki koltuk değneği var bir vurdu muydu hepinizi yaralar. AÇ beni bu gece benden al sunacaklarımı sunağında karşıla def et beğenmediklerini canının çektiklerine gel et limanlarını kapama bu gece gemilerime fırtına çıkacakmış salya sümük ağlayacakmış deniz bir zamanlar önce terkedilmiş ardından terketmiş olsam da bırak bu gece kanım sunulsun kadehlerinde etim lime lime didilip çorbana lezzet katsın kalenin çevresindeki aç itler kemiklerimle tok sabahlasın elleme! bu gece en karanlık mahzenlerini nura boğan meşalelerde benim yağım yansın ışıklardan süzülen isle duvarlara nakışl nakış adın kazınsın. bu gece kapısındayım kalenin. almazsan içeri aç öleceğim |
||