|
||
| Bellek aklın içinde midir? BEllek aklın kendisi midir? Bellek akla eklenir mi? Belleksiz akıl olur mu? Akıl beynin içinde midir?
|
||
|
||
| Bellek aklın içinde midir? Evet içindedir . Hafızana aldıkların beyninin hafıza ilgili olan kısmına yerleştirilir.BEllek aklın kendisi midir? Hem evet hem hayır. Yani sadece bir parçasıdır. Aklımızla bellek hareketleri yanında milyarlarca iş yapabiliriz ve her an da yapıyoruz. Bellek akla eklenir mi? Bellek doğuştan gelen bir yaratımdır. Sonradan ekleme yapılmaz Ama çeşitli yollar ve teknikler denenerek bellek güçlendirilebilir ama bunun insan psikolojisine etkileri de göz önünde tutulmalıdır.Belleksiz akıl olur mu? Belleksiz akıl olmaz ama zayıf bellekli akıl olur. Birde karışık bellekli olma durumu vardır ki bilgiler belleğin içinde birbirinden bağımsız gezinirler , onları bulmakta biraz güçlük çekebilirsin ![]() Akıl beynin içinde midir? Evet içindedir. Beynindeki sinir hücreleri arasındaki elektriksel bağlar harekete geçer ve sen düşünürsün. Ve beynin dramatize yaparak sana yol gösterir |
||
|
||
| Bellek bir depo ise oraya yönelip işine yarayacak bilgiyi seçen akıl mıdır...bellek bu seçim sırasında sessizce aklın içini karıştırmasını mı seyreder.. Yoksa bellek bu seçim ve ortaya çıkarma işlevini kendi mi yapar ki ozaman akıldan daha mı akıllıdır...
|
||
|
||
| Aklın doğrudan bellekle ilgisi olduğunu sanmıyorum. Yani aklımızı geliştirme gücümüz çok fazla olabilir ama belleğimizi kolayca geliştirebileceğimizi düşünmüyorum. Aklın olaylarda ve düşüncelerde öne çıkarılmasını kendimizi eğiterek başarabiliriz. Örneğin kendimizi güçlü olmak konusunda farklı bir durumda görmek istiyorsak, korkularımızdan ve dogmalarımızdan kurtulmaya çalışırız, böylece aklımınızı kullanmayı öğreniriz. Ama bellek biraz doğuştan bize verilen bir yetenek gibi görünüyor. Her ne kadar -Çeben'in dediği gibi- bu konuda kendimizi bir ölçüde geliştirme olanağımız varsa da, bu, aklımızı kullanma konusundaki geniş alanımızın çok küçük bir birimini oluşturur diye düşünüyorum. | ||
|
||
| Tabi tabi torq haklı. Akılda bellekde geliştirilebilirler ama ikisi birbirinden farklı şeylerdir. Sadece kollektif çalışan insan beyin mekanizmasının iki zincir halkasıdır bunlar. Bellek saklar akıl kullanır. Yanlız şöyle bir şey var önemli olan burda. Bellek ve akılın geliştirilmesi demek var olanın üstüne yeni bir şey konması demek değildir. Var olanın üzerindeki ritüelin kaldırılması ve zaten var olanın kullanıma açılması demektir. | ||
|
||
| Bellek saklar , akıl kullanır... Bellek saklama işlemini ama akıl aracılığıyla yapar? Şöyle; aklın anlayacağı verileri yerleştirir uygun yerlere.. mi? |
||
|
||
Onlar arasında iyi bi denge var ama sen zor bi soru sormuşsun Ama belleğin iradesi yoktur. Salt bellek sadece depodur. Kullanan akıldır. Bilgisayar gibi düşün hard-disk = bellek , işlemci vs. = akıl ... Belki şöyle bir basamak oluşabilir.1 İrade karar verir 2 Ruh onaylar 3 Akıl depolar 4 Bellekte saklanır 5 Akıl kullanır Eksik varmı sence
|
||
|
||
belleğin iradesi yoktur demişsin ya. Peki savunma mekanizmları aslında bir çeşit iradesi olmaz mı ki? ?Yani örneğin; seni rahatsız eden bir konuyu hatırlamamak bir çeşit irade örneği değil midir??? Veya başka şekillerde yansıtmak??? |
||
|
||
Harika.. hatırlanacakların hatta duygusal sebeplerle seçilmesi akılla belleğin karıştığı zihinsel fonksiyonlardan biri..bellek bir depo olarak cansız bir birim diye düşünsek bir an için,aklında onu içine alan canlı bir yapı olduğunu ve canı istediği zaman bu depoya elini uzatıp istediğini seçtiğini...bu düşünme işlemini çok yavaşlatırdı sanki...
|
||
|
||
| Söylediğiniz gibi de olma ihtimali var ama tıbbi bilgim azdır bu konuda sadece duyduklarımla yetiniyorum. Ama şuna bi açıklık kavuşturayım. Alıntı belleğin iradesi yoktur demişsin ya. Peki savunma mekanizmları aslında bir çeşit iradesi olmaz mı ki? Anna freudun savunma mekanizmaları herkes tarafından farklı yorumlanmış. Diğerlerinin savunma mekanizmaları açıklamaları ise zaten anna freudun devamı niteliğinde. Bana sorarsan tüm savunma mekanizmalarımız id kaynaklı bireyoluşsal hareketler. Ama burda jungun personasından da yararlanıp herşeyin maske olduğunu da söyleyebilirsin. Ama burdan belleğin herhangi bir iradesi olup olmadığı çıkarılamaz. @buz Akıl tahmin ettiğimizden de büyük. Soyut hacim olarak ise sonsuz büyüklükte. Küçültülmüş kainat modeli. Onun için bellekle uğraşmak hiçbişeydir. |
||
|
||
| yaa aslında benim kastettiğim savunma mekanizmları psikoloji de adı geçen savunma mekanizmalarından bir parça farklıydı. İşin gerçeği onları düşünerek söylemedim. Senin bahsettiğin savunma mekanizmaları bence "ilk"in türevi niteliğindeler. Yanlış mı düşünüyorum? Sanırım şöyle bir örnek versem ne demek istediğimi daha iyi anlatabileceğim; Hani maillerle gelen ekli dosyaları açmak istediğinde sorar ya, çalıştır / kaydet / iptal şeklinde. o anda eğer "çalıştır" ı seçersen geçici dosyada bu işlemi gerçekleştirir sen bakarsın ve istersen "kaydet" yaparsın. ki hayatta pekçok bilgi esasında bu şekilde ilk olarak edinilir. ve bu dosyalar sen çöpe taşımadan imha olnuru Ama esas mesele bu değil; hani kimi şeyleri kaydettin ya bir bakıyorsun bu kaydettiğin aslında senin canını sıkıyor ne yaparsın onu delete edersin ama iş sadece delete etmekle kalmaz çöpü de boşaltmak gerekir. Yani işte bellek bir çeşit irade örneği gösterip çöpe taşır. Ama elbetteki o çöpte varlığını devam ettirip seni arada sırada da olsa rahatsız etmeye devam eder. Ne yazık ki o çöpü boşaltma imkanında yoktur ![]() Ve evet insanın en temel isteği zaten kendini ortaya koyabilmektir. Bu ortaya koyuş esnasında da ister bilinçli ister bilinçsiz olarak kendini savunmaya geçer. Buna mecburdur çünkü ancak bu şekilde "ben buyum" diyebilir, "ben bunu istiyorum" diyebilir vs vs... |
||
|
||
| şu çok garip akıl ve bellek ikilisine bakınca biz hem ben'iz hem de o...aynı anda ben ve o. | ||
|
||
Bi dakka bi dakka karıştırmışsınız herşeyi ![]() Rest , doğru ama eksik , ama çok ufak bi eksik , hatta eksik bile değil , sadece söylemeyi unutmuşsun. Delete ettiğin belleğindeki bilgilerin gittiği yer , yani çöp , işte o sadece çöp görevi yapmıyor ... Aslında esas onun kendine göre bir iradesi var bence. Ve direk tüm bellek üzerine etkisi... Çöple besleniyor ve şöyle bir metafor , sanki ayağından bizim belleğimize bağlanmış farklı bir insan gibi , kaçmaya çalışıyor ama kaçamıyor , ve sürekli bizimle uğraşıyor. Farklı bir iradesi olduğu içinde tanımlanamıyor. Yani karşılıklı iki ayna yerleştirip ortalarıne geçip herhangi bi tanesine bakmak gibi. Sonsuzluğa uzanan bir bilinmezlik uçurumu... |
||
|
||
ahhhaaaaaa işte itiraf ettirdim ;D kabul ettin iradesi olduğunu nabeeeeer ![]() hahahaa düşün işte yaa senden bağımsız kendi kafasına göre iş çeviriyor gıcık şey....
|
||
|
||
o iradeyi - o bilinçlilik halini kişiden alıyor olmalı yani kişi kendine karşı kendinden neredeyse bağımsız çalışıyor gibi..öte yandan bilincin kendisi ayrıca bilinçliliğini oluşturan..kendine yönelik bir spiral gibi..içiçe aynalar gibi ya da..imdat..
|
||