|
||
Valerie Solanas' ın yazdığı, Ayşe Düzkan' ın çevirdiği bu mor kitap, SCUM (Society For Cutting-Up Men) manifestosunun metni. Çeviri çok iyi değil aslında. Bazen bu kelime bu cümlede ne arıyor dedirtiyor. Bir koltukta konukken, "fikir"in, tee ilk zamanlarda yazdığım bir mesaj üzerine sorduğu bir soruya cevaben şöyle demişim ; fikir, eyvah! O kitabı, yine saplantım gereği, bu 3. okuyuşum. Yaklaşık 5 yıl aralarla. Kitap okurken satır altlarını çizmeyi sevmem ama bunu çizdim. Ve çok feci atmışım. Çünkü kitap 2002 de yayınlanmış. Bu kitabı, 5 yıl arayla 3 kez okumam imkansız yani. Amaaa, tam 3 farklı renkle çizilmiş satırlar var. Siyah, turuncu, mor. Hafızam gene beni şaşkına çevirdi. Üstelik, 2002 benim için mühim bir yıl, hafızamı kandırabildiğim bir yıl. O yıldan çok daha önce bu manifestoyu okuduğumu da hatırlıyorum. Neyse. Muamma olarak kalsın. Konu, kitap olduğu için buraya açtım ama bir ara şeytan , "git seksist olduğunu iddia eden başlıkların altına aç" demedi değil. Başlıyoruz.
|
||
|
||
| falçata (ki ben de pek severim) bir de 10 cm.lik bıçak kullanıyorlarmış yam yam. Cutting - Up ama, haklısın. Direk kasaplık. Az sonra ....
|
||
|
||
| Öyle. Her insan potansiyel psikopattır. Bu potansiyeli ortaya çıkaran diğer insanlardır. Nasıl yaklaşım? 3 kere okudum bu kitabı. Etkilenmişe benzemiyorum di mi?
|
||
|
||
Şiddet içeren filmleri. böyle kanlı bıçaklı, adam öldürülen, kesilen, parçaları yenilen, bol kırmızılı filmleri izleyin diyorlar. Ben de diyorum. İçimizdeki potansiyel piskopatı böyle böyle yontmamız gerekıyor.
|
||
|
||
| yam yam sen sus, depresif sen konuş. Bi dur ama yam yam. Daha hiçbir şey yazmadım bile. Manifestonun her bir maddesini kabul ettim ve uygularım gerekirse demiyoruz ki. Alıntı yapacağım, oku bak. Falçataya sonra geliriz. Cici kızlar çantalarında falçata taşırken mesela güvenlikten geçebiliyorlar. Hem de güvenlik görevlisi o falçatayı gördüğü eline alıp baktığı halde. Ya dur şimdi. Ben burdan uçuşa geçip bir sürü şey yazıcam gene. Alıntılaaaar. Az sonra... |
||
|
||
Alıntıla da konuşalım madem sn Brown. Heyecan yaratma şimdi önden önden
|
||
|
||
| yes! ÖNSÖZ ; Adı, "feminist earning a reputation, united states : fear us " olan bir grup ("Korkun bizden" oluyor açılımı) şöyle demiş kitap hakkında; "Bütün erkeklerin öldürülmesi hoş görmüyoruz ancak Solanas' ın haklı olduğu bir çok nokta olduğuna da inanıyoruz. Birçok kişi Valerie Solanas' ın zihinsel sağlığıyla ilgili sorunlar olduğunu düşünüyor. Buna katılıyoruz, bizce de patriyarka onu deli etti ama manifestosunu yazdığı 1967' de buna öfkelenecek kadar aklı yerindeydi. Bu manifestonun “kadın erkek çoğumuzun, kadın kalbinde yattığına inanmak istemediğimiz bir intikam ateşini dillendirdiği” söylenir. Katılıyoruz." Çevirmen ise şöyle demiş ; valerie, kadınların en az bildikleri şeyi yapmış, öfkelenmiş. Bunu öğrenmeye ne çok ihtiyacımız var; kendimizden utanmadan, öfkemizi karşılayacaklardan korkmadan, çıplak, derin ve ateşli bir öfkeyle sarsılmak. Bize ve başkalarına haksızlık edenlere karşı, bizi ve başkalarını incitenlere karşı sadece sabırla değil öfkeyle de karşı durmak. Valerie Solanas, hayatı paylaştığımız söylenen ama hayatı ve dünyayı bize dar edenlere, erkeklere karşı, yani tarihin gördüğü bütün sömürücü ve baskıcı sınıflar içinde, nefret etme hakkına en az sahip olduklarımıza karşı öfke duymuş. Çünkü hatırlamak ve öfkelenmek; bütün devrimlerin anası. SCUM manifestoyu, kadın erkek hepimizin hak ettiği bu öfkeyi severek okumanızı rica ediyorum. SCUM MANİFESTO şöyle açılıyor; Bu toplumda hayat, en iyi halinde bile can sıkıntısından ibaret olduğundan ve toplumun hiçbir tarafı kadınlara uygun olmadığından; uygar-kafalı, sorumlu, heyecan arayan dişilere, hükümeti yıkmak, para sistemini bertaraf etmek, her alanda otomasyonu kurumlaştırmak ve eril cinsi yok etmekten başka çare kalmıyor. Kitap içinde başlıklara sahip çeşitli bölümler var. Az kışkırtıcı olanları seçmeye çalıştım. BABALIK VE ZİHİNSEL HASTALIK (Korku, korkaklık, Ürkeklik, Boyun Eğme, Güvensizlik, pasiflik) Çocuğun babanın onayını istemesi için ona saygı duyması gerekir Ama baba çöp olduğundan, ancak uzak ve mesafeli durduğunda, “samimiyet, saygısızlık doğurur” sözüne uygun davrandığında saygı gördüğünden emin olur. Eğer ortada saygı gösterilecek bir şey yoksa bu söz tabii ki doğrudur. Uzak ve mesafeli olarak, bilinmez ve gizemli kalmayı ve dolayısıyla korku (“saygı”) yaratmayı başarır. (Size de hayatınızın bir yerinden tanıdık gelen taraflar var di mi?) BÜYÜK SANAT ve KÜLTÜR Eril “sanatsal” amaç, iletişim kurmak olmayıp (erilin içinde hiçbir şey olmadığından söyleyecek bir şeyi de yoktur) hayvansılığını saklamak olduğundan sembolizm ve belirsizliğe (“derin mevzu”) sığınır. ... “Büyük Sanat” erkeklerin kadınlardan üstün olduğunu, erkeklerin kadın olduğunu kanıtlar, anti-feministlerin durup durup hatırlatmaya bayıldıkları gibi “Büyük Sanat” etiketinin hak eden her şey erkekler tarafından yaratılmıştır. “Büyük Sanat” ın büyük olduğunu, eril otoriteler bize böyle olduğunu söyledikleri için biliriz ve aksini iddia edemeyiz çünkü ancak bizimkinden çok daha üstün ve keskin hassasiyetleri olanlar büyüklüğü algılayıp takdir edebilirler. Onların üstün hassasiyetlerinin ispatı, takdir ettikleri döküntüyü takdir etmiş olmalarıdır. CİNSELLİK. Cinsellik kafasızların sığınağıdır. Ve kadın ne kadar akılsızsa, yani eril “kültür”e ne kadar saplanıp kalmışsa, o kadar tatlıdır, o kadar cinseldir. “Toplumumuz”daki en tatlı kadınlar kudurmuş seks manyaklarıdır. Ama tabii, korkunç korkunç derecede tatlı olduklarından düzüşme düzeyine inmezler – onun yerine aşk yaparlar, bedenleri aracılığıyla iletişir, duyumsal ilişkiler kurarlar; daha edebi olanlar, Eros' un nabzına uyup Evreni ele geçirir; dindar olanlar Semavi Duyumsallıkla ruhsal bir komünyon içine girer; mistikler Erotik İlkeyle ortaya çıkıp Kosmosla kıvama gelir ve keşler de kendi erotik hücreleriyle temasa geçer. Diğer yandan, eril “Kültür”e en az dalmış olan dişiler, en az tatlı olanlar, düzüşmeyi düzüşmeye indirgeyen o sade ve yüce ruhlar; banliyölerin, ipoteklerin, yer fırçalarının ve bebek bokunun yetişkin dünyası için fazla çocuksu; çocuklara ve kocalara bakmak için fazla bencil; başkalarının kendileriyle ilgili düşüncelerini hiç takmayacak kadar gayri medeni; Babaya, “Yüceler”e ya da eskilerin derin aklına saygı duymayacak kadar küstah; yalnızca kendi düşük hayvani güdülerine güvenen; Kültürü civcivlerle bir tutan; tek yönelimi duygusal heyecan bulmak olan; mide bulandırıcı, tatsız, üzücü “sahneler”e karnı tok; kendilerini rahatsız edenlere bir tokat aşkeden nefret dolu, vahşi kaltaklar; başına bir şey gelmeyeceğini bilse, bir erkeği görür görmez göğsüne bir falçata batıracak ya da kıçına bir buz maşası sokacak olan, kısaca “kültür”ümüzün standardlarına göre SCUM olan ... bu dişiler ağır ve görece daha akılcı ve aseksüaltienin eteklerindedir. ... SIKINTI Merhametsiz ve üzücü olmadıklarında tamamen sıkıcı olan yaratıklar tarafından ve onlar için kurulmuş bu “toplum”da hayat, Merhametsiz ve üzücü olmadığınızda tamamen sıkıcıdır. HASTALIK VE ÖLÜM İnsanın varoluşunu haklı kılan tek şeyden yani olumlu bir mutluluk halinden aciz olan eril, en iyi haliyle gevşemiş, rahat ve tarafsız bir durumdadır ve bu hal çok kısa yaşanabilir çünkü olumsuz bir hal olan sıkıntı hemen ona yerleşiveririr; o yüzden eril çilekeş bir varoluşa mahkumdur adeta; bunu iyileştiren tek şey ancak zaman zaman yaşanabilen sükunet halleridir ki bunları da ancak bir dişinin karşılığında sağlayabilir. (Burdaki karşılık kelimesini bedel gibi bir anlamda kullanmış. diyet bizdeki. sanki.) Eril tabiatı itibariyle bir kene, bir duygusal parazittir ve o yüzden etik olarak, yaşamayı haketmez çünkü kimsenin başkalarının karşılığında yaşamaya hakkı yoktur. Nasıl ki insanların köpekler üzerinde bir varoluş önceliği varsa ve bunu daha ileri bir evrimleşmeye ve daha yüksek bir bilince sahip olmaya borçlıularsa, kadınların da erkekler üzerinde böyle bir varoluş hakkı vardır. O yüzden bir erkeğin bertaraf edilmesi adil ve iyi bir davranış olup büyük ölçüde kadınların yararınadır ve aynı zamanda bir merhamet eylemidir. Eril üretip üretmeme meselesine gelince böyle bir soru yoktur çünkü eril tıpkı bir hastalık gibi hep aramızda var olmuştur ve varolmaya devam etmelidir. Genetik denetim mümkün olduğunda – ki bu mümkün olacaktır – fiziksel arızalar ve eksikliklerden, ki bunlara erillik gibi duygusal arızalar da dahildir, arınmış, tam ve bütünlüklü varlıklar üretileceğini söylemeden geçmek de olmaz. Bile bile kör insanlar üretmek nasıl ahlaksızlıksa, duygusal sakatların üretilmesi de öyledir. Hatta dişiler bile niye üretilsin ki? Neden gelecek nesiller olsun? Bunların amacı nedir? Yaşlanma ve ölüm bertaraf edildiğinde neden ürenilsin? Biz öldükten sonra ne olacağını niye umursayalım? Bizi takip edecek bir genç nesil olmaması neden umrumuzda olsun ki? (İlginç sorular. Gerçekten neden?) SCUM .. Bir avuç SCUM, sistemi, sistemli bir biçimde becererek, mülke seçici bir biçimde zarar vererek ve cinayetler aracılığıyla bir yıl içinde ülkeyi eline geçirebilir; SCUM gizli işsiz gücün yani becerme gücünün mensubu olacaktır; çeşitli işlere girecekler ve çalışmayacaklardır. Örneğin SCUM tezgahtar kızlar, sattıkları malların karşılığını almayacak; SCUM telefon operatörleri çağrıları bağlamayacak; SCUM büro ve fabrika işçileri işleri düzmenin yanısıra gizlice alet edevata zarar verecek. SCUM atılana kadar işyerinde çalışmayacak sonra da çalışmamak üzere yeni bir işe girecektir. SCUM otobüs şoförlerini, taksi şoförlerini ve metro jetonu satıcılarını zorla işlerinden uzaklaştıracak ve otobüsleri ve taksileri bedava sürüp kamuya bedava jeton dağıtacaktır. ... |
||
|
||
SCUM YAN ÖRGÜTÜ SCUM, SCUM Yan Örgütüne girmeyen bütün erkekleri öldürecektir. Erkek Yan Örgütü, kendilerini bertaraf etmek için canla başla çalışan, hangi dürtüyle olursa olsun iyi şeyler yapan, SCUM' la birlikte olan erkeklerdir. Erkek Yan Örgütündeki erkeklere birkaç örnek ; erkekleri öldüren erkekler, biyolojik savaşın karşıtı olarak, yapıcı programlarda çalışan biyoloji bilimi insanları, SCUM' ın amçalarının gerçekleşmesine yardımcı olacak fikirleri yayn ve savunan gazeteciler, yazarlar, editörler, yayıncılar, kendilerini güzel bir örnek olarak sunarak başka erkekleri de kendilerini erksizleştirmek konusunda teşvik edeen ve böylece daha az hata yapmalarını sağlayan ibneler, başkalarına birşeyler – para, eşya, hizmet - veren erkekler, herşeyi olduğu gibi anlatan erkekler (Henüz bunu yapan olmadı) – valla ![]() kadınları doğru gösteren erkekler, - kuaförler böyledir mesela ama sevmem ben onları napcaz ![]() kendileri ile ilgili gerçekleri açıklayan erkekler, akılsız eril dişilere papağan gibi tekrar edecekleri doğru cümleler verenler, onlara bir kadının hayatttaki temel maksadının eril cinsi yok etmek olması gerektiğini anlatanlar ... |
||
|
||
| SCUM YAN ÖRGÜTÜ - devam Erkek Yan Örgütünde olmak SCUM' ın kurtarılacaklar listesine girmek için gerekli ama yetersiz bir koşuldur. İyi olmak yetmez, işe yaramaz kıçlarını kurtarmak için erkeklerin aynı zamanda kötülüğe engel olmaları da gerekir. En iğrenç ve zararlı tiplerden bazı örnekler ; tecavüzcüler, politilkacılar ve onların hizmetindeki herkes. (doğru söylüyor) Kötü şarkıcılar ve müzisyenler, (doğru söylüyor) Yönetim Kurulu Başkanları, (çocukları falan vardır onların , yazık) Eveekmekgötürenler, mülk sahipleri, “Büyük Sanatçılar” - bu konu beni en çok güldüren konulardandı. Küçük kumarbaz ve bahisçiler, polisler, parababaları, ölüm ve yıkım programlarında ve özel endüstride çalışan bilim insanları (yani pratik olarak bütün bilim insanları), yalancılar ve ikiyüzlüler, diskjokeyler, - ay ay. ![]() kendilerini yabancı bir kadına dayatan erkekler, emlakçılar, borsacılar – ben de hiç sevmem, seveni de görmedim. söyleyecek şeyi olmayacak halde konuşan erkekler – bi susun artık bi susun. Aylak aylak sokakta gezip varlığıyla manzarayı kapatan erkekler – nefret dediğin böyle olur. Aynı anda iki kadınıbirden idare edenler, uyduruk sanatçılar, bokböcekleri, fikir hırsızları, herhangi bir biçimde herhangi bir dişiye zarar vermiş erkekler, reklam endüstrisindeki bütün erkekler – aslında tüm reklam endüstrisi de diyebilirdipsikiyatristler ve klinik psikologlar, namert yazarlar, gazeteciler, editörler, yayıncılar vb... - bazen siz de istiyorsunuz bunu işte, itiraf edin. Kamu ve özel düzeydeki bütün sansürcüler, erler de dahil olmak üzere silahlı kuvvetler mensupları, emirleri McNamara veriyor ama subaylar yerine getiriyor ) ve özellikle pilotlar (eğer bomba atılacaksa bunu pilot yapacak), ... Erkekleri bertaraf edin, kadınlar şekle girecektir. Kadınlar düzeltilebilir; erkeklerse düzeltilemez, ancak davranışları düzeltilebilir. SCUM kıçlarını dürtünce hale yola girerler. Bırakmak çözüm değildir; düzene çomak sokmak gerekir. Kadınların çoğu zaten bıraktırılmıştır; hatta hiç içeri girmezler. Bırakmak, denetimi bırakmayanlara verir; bırakmak tam da düzenin öncülerinin istediği şeydir; sistemin altını oyacağına onu güçlendirir çünkü bu sistem tamamen, kadın kitlesinin katılmamasına, edilgenliğine, kayıtsızlığına ve işin dışında bırakılmasına dayanır. Ancak, erkeklerin uygulaması için mükemmel bir politikadır bırakmak ve SCUM bunu hararetle teşvik eder. Selamete ulaşmak için kendi içinize bakmak, göbeğinizde yoğunlaşmak gibi Bırakan İnsanların istediği şeyler çare değildir. Mutluluk dışınızdadır, başkalarıyla alış verişte bulunarak sağlanır. İnsanın amacı kendi içine gömülmek değil kendini unutmak olmalıdır. Yalnızca birincisine gücü yeten eril, tedavisi mümkün olmayan bir hatayı, bir erdeme dönüştürür ve kendi içine gömülmeyi yalnızca iyi bir şey olarak sunmakla kalmaz, onu Felsefi İyi olarak sunup bir de üstelik derin olduğu için prim yapar. |
||
|
||
| Eril cinsi yok etmek.. Korkunç bir cümle olsa da bir anlığına çekici gelmiyor değil. Yok etmeyi mecazi olarak alıp, toplumda daha sinikleştirme, pasif role bürüme eylemleri tarafındayım. Kadına uygun bir toplumu var edebilmek için erillerin kafa yapısından ziyade yasalar daha büyük bir önem taşıyor diye düşünüyorum. Çünkü anayasaya baktığımızda yasalar kadını aşağılayan ilk etken. Erkeklerin - daha çok babanın- uzak durma, samimiyetsiz davranma politikaları ile otorite olmasının sebebı dişil cinstir. Bu anlamda samimiyetsizliği doğuran kadınlardır. Biz toplum olarak enseye tokat popoya parmak ilişkilerine girdiğimiz noktada cıvıtıveririz. Erkeklerse kendilerine olan güvensizliklerinden başka bir şekilde otorite kuramayacakları için korku yoluna giderler. Kutsal kurum olan aileyi ele alacak olursak, baba eşinin ve kızının kendisinden korkmasını ister. Saldığı bu korku yapay bir korkudur aslında. Sözlerini bu şekilde dinletebileceklerine inanırlar ki nıtekım oyle de olur. Korkulan bir baba aile içinde ki baba rolunu tamamıyle yerine getirmiş olur. Veyahut koca. Korkudan gelen saygı ile baba-koca figürü kurumdaki yerıne oturur. Erkekler korkudan gelen saygı yolunu seçerler çünkü sevgiden gelen saygı konusunda kendılerını güvenmezler. Çünkü bilirler her kadının içinde erkeği doğrama isteği olduğunu ![]() Üstten bakınca ataerkil bir toplum gibi görünsekte biz özümüzde anaerkil bir toplumuz aslında. Geçmişe baktığımızda, Osmanlı mesela, padişahlara cariyeleri anneleri seçermiş. Çünkü en dogurganı, kendıne en uygun olanı annesının seçebileceğinden gayet emin. Ve kadın şeytandır, erkeğin var ettiği bir şeytan. Değil mi ki dişiliğini ve aklını kullanan her kadın erkeği parmağında oynatır tabiri günümüzün aforizmasıdır.. Erkeklere mal edilen Büyük Sanat'ın varlığı da aslında toplumun yüzeyindeki ataerkillikten gelir. Çünkü kadın yapamaz, yaratamaz,başarılı olamaz. Eğer bir kadın başarılı ise bunu elde etmek için yalnızca dişiliğini kullanması yeterlidir. Eriller, akıllarının uçkurlarında işledıklerını kabul etmezler fakat, kadınların dişilikle iş başardıkları savsatasını da öne sürmekten geri kalmazlar. Kabul etmezler ama kadının isteklerını yalnızca yataktayken kocasına kabul ettırebıldıklerını ne yadsımazlar...Açılmamış gonca arayan erkek figürü işte. Biz de bir laf vardır, Kadın dediğin evinde hizmetçi,dşarda hanım efendi,yatakta da orospu olmalı diye. Yazarın tabiri ile kudurmus seks manyakları erkeklerı elınde oynatandır aslında.. Ve butun bunlara rağmen yıne de akıl-uçkur ilişkisini görmezden gelirler.. Devam ederiz ![]() Uyarı: Siz mesajınızı yazarken 4 yeni mesaj daha gönderildi. İsterseniz gönderilen mesajı okuyun. Sn Brown ne yaptın ya.. Bismillah.. Bir gune bu kadarı fazla ama. İlkini yeni bitirdim
|
||
|
||
(depresif, evet devam et mutlaka )SCUM amaçlarına ulaşmak için gösteri, yürüyüş ve grev yapmayacaktır. Bu tür taktikler cici, kibar hanımlar içindir, bunlar vicdanlarını rahatlatarak bu tür etkisiz olacağı kesin eylemlere girişirler. Buna ek olarak, yalnızca düzgün, temiz yaşayan ve kendilerini türün içinde görmeye alışık eril kadınlar böyle sürü temelinde hareket eder. SCUM bireylerden oluşur; SCUM bir sürü değil bir damardır. Bir işi, o işin gerektirdiği sayıda SCUM bir araya gelerek yapar. Aynı zamanda ağır ve bencil olan SCUM, koca sopalarla kafasının dövülmesine maruz bırakmaz kendini; böyle şeyler Baba ve polislerin özsel iyiliğiyle ilgili dokunaklı bir inanca saygıda kusur etmeyen cici, “ayrıcalıklı, eğitimli” orta sınıf hanımlar içindir. Eğer SCUM bir yürüyüş yaparsa , bu başkanın aptal suratının üzerinde olur; eğer SCUM bir darbe yaparsa bu karanlıkta ve on santimlik bir bıçakla olacaktır. Sistem karşıtlığı böyle olur. Aman orta yol, aman elleşme, yok. Yıkmak istediğinin içinde yer alamazsın. Ya yıkmak istiyorsundur ya da içinde yer almak. İkisi aynı anda olmaz. (hazırdı bu alıntılar, ben de ekleyiverdim işte. Hazır gaza gelmişken Haftasonu girmiyorum ya buraya, sifir ahalisi, belki burayı kaynatır dedimdi. Umut. )SCUM her zaman suç temelinde hareket eder; bu sivil itaatsizlik temelinin aksi olma anlamındadır; yani yasaları açık biçimde çiğneyip hapse girerek dikkat çekmenin aksidir. Bu tür taktikler genel sistemin haklılığını tanır ve ancak onu hafifçe dönüştürmeye, belli bazı yasaları değiştirmeye yarar. (Bu fikir ona mı ait yoksa başkası ondan önce bulup söylemiş mi? Bu sözlerin tanıdık geldiği kimse var mı? Devrim, anarşizm .. külliyatını bilmiyorum ya ondan sordum. Bir bilen cevap verirse çok sevinirim) SCUM bütün sistemin, kanun ve hükümet fikrinin karşısındadır. SCUM sistemi imha etmek için vardır, onun içinde bazı haklar elde etmek için değil. Gerek imha gerekse öldürmeler seçici ve ayrımcı olacaktır. İmha hiçbir zaman yiyecek ya da daha başka gerekli malzemenin nakledildiği yolların kapatılmasına ya da su kaynaklarının kesilmesine, caddelerin ve trafiğin ambulansların geçmesini ya da hastanelerin çalışmasını engelleyecek şekilde kapatılmasıyla olmaz. (Anarşik ya biraz. Bu eylem fikirleri, anarşist eylem gibi bir sınıflamayla daha önce söylenmiş mi? Bilen var mı?) Paranın bertaraf edilmesi ve otomasyonun tamamen kurumlaşması bütün SCUM reformlarının temelidir; bu ikisi olmadan diğerleri olamaz; bunlar olduğunda diğerleri çabucak gerçekleşir. Hükümet otomatik olarak düşecektir. Hükümet, nerdeyse tamamen ekonomik işleri düzenlemekle ve tamamen özel durumlara karşı yasa çıkarmakla meşguldür, paranın ve onun yanında, “ahlak”ı kanunlaştırmaya çalışan erillerin bertaraf edilmesiyle birlikte oy verecek konu da kalmayacaktır. (ahlakı kanunlaştırmaya çalışmak. Güzel deyimmiş) Bitti. |
||
|
||
Hiç bişi yapamazsınız züğürt tesellisi bunlar. Taa ilk memeli evriminden beri savaşıyoruz biz daha güçlü ve stratejiğiz hiç şansınız yok. Bence savaştan yana olmayın bize karşı
|
||
|
||
| Elimizde değil. Akıtacağımız o kanlarınızı düşündükçe heyecandan tir tir titriyoruz. Zaten SCUM' ın tek sevmediğim yanı da hemencecik öldürmesi. İnsan biraz oyalanır, adam henüz canlıyken ne kadar kan akmış, ne kadar bağırmış falan izler. Yok. Dümdüz. Öldür bitir. Çok sportmence.
|
||
|
||
Öldüremezsiniz, tutarız
|
||
|
||
| Biliyoz. İyi ki kaslarınız bizden güçlü. Sanki bi şey. Ama tutmanızı önleyecek bir kaç yöntem de var. Bağlarız mesela en başta. Yaparız yaparız, tutarız deme gene. Kan dolaşımınız sağolsun
|
||