|
||
| Sanat asla mümkün olmayan ve ya sanatçısından başkası için pek o kadar yaşanamayan üst düzey evrenler yaratır ya genelde..hani film gibi değildir hayat.En gerçekçi filmlerde dahi dramatize etmenin getirdiği bir incelik ,dozunda replikler vardır. İşte sanattan dönüp de gerçek hayat dediğimiz ve çoğu zaman çöplüğü andıran şeye döndüğümüzde onu eskisi kadar bağrımıza basamayız çünkü örneğin az önce izlediğimiz film bizim zevk alama potansiyelimizi inceltmiş daha çok şeyi hayattan beklememize sebep olmuştur. Hani demem o ki..sanat olmasaydı hayata katlanmak ,onu kabul etmek daha kolay olur muydu? |
||
|
||
Hayati oldugu gibi kabul etmek için öncelikle bir seçim yapmak gerekir .Çünkü kabul ya da red iki seçenek arasindan birini benimsemek ;aktif bir eylemde bulunma anlamlarina gelir . Seçim ; düsüncenin yap-bozu dur . Aktif bir eylemde bulunmadan - sanatsal olmadan ; sanatla ilgilenemeden - hayati kabul etme gibi bir olgudan bahsedemeyiz . "Düsünme"ninse her tarafi buram buram sanat kokar . Zihnimiz , bedenimiz , varolusumuz aslinda eksik ve mükemmeli arayan ; mükemmeli düsleyen - sonsuzluk kovalayicilari- olmasalardi katlanmak konusunda bir sorun yasamazdi kimse . Ama kusurluluk ve sonsuzluk insanoglunun temel çeliskisir . O her baktigi yerde sonsuzlugu düsler ve kusurlulugu görür. Ve bundan dolayi da sanatsal sekilde - veya aptallasarak - aci çekmeye hayata katlanamamaya mahkum bir varlik olarak sürünmesini devam ettirir. |
||
|
||
![]() sanat bu hayatın dışındaki bir çok hayat ihtimaline bilet gibi...acı çekme pahasına bu kapıdan vazgeçemez insan. Sanat olmasaydı çevremizi hayat olarak saran herşeyi olduğpu gibi seçmeden üzerimize giyinecektik..hatta farketmiyecekti,çünkü usanmış ya da boşalmış zihinler olacaktık...(ihtimal) Saant bizim gözükmeyen ama bir çok defada canımızı yakan biricik kanatlarımız. |
||
|
||
| şey var mesela, filimleri, resimleri falan gördükten sonra birileri izleyip üzülsün, ya da birileri izleyip hak versin ister insan; hayatına bir de, onların her yaşadığının arkasından müzik çalıyorlar -ki bize büyük haksızlık. kıskanılmayacak gibi değil. en dandik durumunda bile biri arkandan müzik çalıp sana üzülse; o durum o kadar da kötü olmaz
|
||
|
||
Aslinda her yasadiginin arkasinda müzik çaliyo zaten ..Bunu sadece göze ve kulaga hitap ederek dikkat toplama disinda zaten her anin kendi melodisi var... Her anin hüzünlü bir melodisi var...Mesela su anin bile var.....
|
||
|
||
| Yoo hayır haklısın..filmler bu müziği ortaya çıkarıyor ,o gizli ritmi somutlaştırmaya çalışıyor da olabilir.Ancak genelde sahneyi süslemek içindir, yaşanan anın pürüzlerini gidermek için. Oysa reelde pürüzler örtülmez aksine büyüyerek insana geri döner. Ancak işte o müzik de bu pürüzlerden çıkar. :rolleyes: |
||
|
||
| Önce oyun oynar, sonra bozar oyunu. Sanat tekme tokatlıktır ama kimse ona kıyamaz. Daha fazla şeyler isitiyor. Çocuk gibi yerle bir etmek istiyor, gizli korkunç şeyler isiyor . En fazlası onun için yok, ceset ise bir kolaylık. Kıvranmalısın her gün yanıbaşında. Peşini bırakmazki bu gizli düşmanın! Hıhı, gizli düşman! Ve alaycı bir göz! Hayatını kıskanıyor, kaçkın! İstediğinizi söyleyin, küfredin ama döneceksiniz onun kucağına. Onun için pek az sevinin küfrederken! :wacko: |
||
|
||
| hayatı içimizden soyduk.. küflüydü-sıktı,dar geldi.. damarlarımıza ikna olmadık..inkar ettik.. üşüyen yanlarımızı nefesi olmayan belki yontu...belki şiir ...küskün ve kaybetmeye mahkum bir direniş pususu... ellerimizle pençeledik...sürtünmeden çıkana ... ısı dedik. dışardan bakıp sanat dediler.. herşey küçüldü.. yıkıldı..komikleşti. alay etmek - baş tacımızdı..hoşgeldi... |
||
|
||
| ewet olabilir... sanat hayatın aynasıdır.. denilebilir |
||