|
||
| gönlümdeki köşk olmasa. daha bugün syredebildim, çok geç kalmışım ve fakat herşey anını bekler biyerde de... gerçekten etkilendim, hatta içime oturdu. günün tam da ortasında bu kadar içlenebileceğimi düşünmezdim. danimarkalı bir yönetmenin -ki aynı zamanda senaristi de filmin- buraları nasıl bu kadar iyi anlatabildiğine de şaşırdım. izlemeyen varsa, izlesin derim. |
||
|
||
for vendetta...
|
||
|
||
| Etkilendiğim ama etkisinin uzun sürmediği zihnimde kalan filmler: Natural Born Killers. Gattaca In God Hands Groundhog Day Fıght Club Goodfellas Heat SAW tabi bu kadar değil amma yeterli...
|
||
|
||
| dun curve of the golden flower fılmıne gıttım super bır fılm cok etkılendım herkese tavsıye edıyorum ben oyle saray entrıkalarını severım cunku bızdede hıc entrıka eksık olmadıgı ıcın bır nevı bır ıce bakıstı ve tabıkı tek keılme ıle bu yıl etkısınden krutulamayacagım tek fılm "kirli sırlar" tek eklıme ıle benım ruh halım ve annemın |
||
|
||
benim "kamerayı sabitleme teknikleri"nin çok hoş olduğunu söylediğim film, sadece köpeğin bahsettiği "natüralist bir türk pornosu" olan sevgili yengem adlı filmdir. ama sen nice cefalara da göğüs gererek sinema okumana rağmen daha bir tane bile türk pornosu izlemediğin için "kamerayı sabitleme tekniklerinin" ne olduğunu bile bilmiyorsun. türk pornolarında yönetmen(ki çoğunda bir yönetmen bile olduğundan şüpheliyim) sevişen şahıslara belli bir noktadan kamerayı sabitler ve olayın sonuna kadar da bir daha dokunmaz, ne farklı açılar vardır ne de zoom vardır. koskocaman bir sahne sadece bu sabit açıdan görünür ve hiç değişmez. yani seyircinin bir porno filminden beklediği hareketin ve "ayrıntı"lı çekimlerin hiç biri yoktur. öyle ki bazen yönetmeni bırak bir kamereman olduğundan bile şüphe edersiniz, sanki sevişen iki kişi kamerayı yatağı gören bir yere sabitlemiştir ve sonra da kameranın önüne geçip "rollerini" oynamışlardır. ve filmi çekenler, bir kamera tekniğini uygulamak için değil sadece mal oldukları için böyle yaparlar. yoksa ben de biliyorum ki "kamerayı sabitleme tekniği" diye bir şey yoktur, sadece türk pornolarıyla dalga geçmeye çalışıyordum hepsi bu. üstelik de ben kabzımal değil, tam aksine senin gibi "mektepliyim". yani ben de sinema okuyorum, ve hatta sanırsam aynı okuldanız. özlemişsindir belki, bir gün beyazıta gel de sana o zemin kattaki "ince uzun" kantinimizde bir çay ısmarlayayım, eski günleri yadetmiş olursun hem. ama dediğim gibi ben sadece espiri yapmaya çalışıyordum, bir "sinema uzmanının" olaya sazan gibi atlamasını ve hatta hızını alamayıp ahkam kesmeye başlamasını, hele ki bana kıçıyla gülmesini hiç beklemezdim doğrusu. ayrıca kabzımalları neden küçümsemeye çalıştığını da hiç anlamış değilim, sen sinema okudum da bi bok mu oldum sanıyorsun, anfi A'nın, anfi B'nin, derslik 6 ve 7'nin sıralarında dirsek çürüttün diye bu kendini kabzımallardan üstün görme hakkını mı veriyor sana sanıyorsun. sanatla sepetle uğraşan herkes gibi sen de kendini toplumun üstünde görüyorsun belliki. ne yani sinama okudunsa ne? ne oldun şimdi sen, sabit kamera tekniğini biliyorsun diye toplum üstü bir varlık mı oldun? Çok etkilendim filmden... Bu arada yenge kim? bi daha kimseye kıçınla mıçınla gülme bence, gülüyosan insan gibi ağzınla gül. ha kıçım ağzımdan daha güzel, o yüzden onu ön plana çıkartmaya çalışıyorum diyosan o ayrı... Kutlarım, peki ben görebilir miyim, güzellik bilindiği üzere subjektif bir yorumdur, o yüzden fikrimin alınmasını talep ediyorum? |
||
|
||
şahsen görmeni çok isterdim suntafa, nitekim yorumunu da merakla bekler, zevkle dinlerdim. ama bu arkadaşların hiçbiri yok artık forumda ne yazık. eh, benimkisi de o kadar güzel değil. o yüzden ağzımla gülüyorum dikkat edersen sürekli
|
||
|
||
| cok var ama kafama balyoz gibi vurani the beach.... "oooh nice beach" | ||
|
||
| fıght club yesıl yol babam ve oglum seven ne yapmaz mac sayısı sifre merkur yalancı yalancı propaganda uc kısılık ask ................ |
||
|
||
| Kuzuların Sessizliği, Ölü Ozanlar Derneği... | ||
|
||
| hocanın sıranın üstüne çıkıp yaptığı konuşma sahnesinde ağladın dimi? | ||
|
||
kesin ağlamışımdır....
|
||
|
||
| Kaderin cilvesi ve sihhatler olsun (Romatik Komedi-Soyvet filmi) İvan Vasilieviç mesleğini değiştiriyor (Komedi-Sovyet filmi) Pırlanta kol (Komedi-Sovyet filmi) Ulusal nevii şahsına münhasır av (Komedi-Rus filmi) Ulusal nevii şahsına münhasır balık avı (Komedi-Rus filmi) Blues Brothers (Muzikal-Hoollywood) Kurtlarla dans (Tarihi-Hoollywood) Mohikanların Sonuncusu (Tarihi-Hoollywood) Gandhi (Yarı belgesel Hoollywood) Uyanışlar (Psikolojik - Hoolywood) Troya (Tarihi-Hoollywood) Yurttaş Kaine (Dram - Hoollywood) Amaile (Dram - Fransız) Çingeneler zamanı (Yugoslav) Arizona Dream (Hoollywood) Ölü ozanlar derneği (Hoolywood) Sineklerin Tanrısı (Hoollywood) daha çok var ama buraya sığmaz |
||
|
||
| robin williams ın en sevdiğim filmlerinden biridir,benim de.. Uyarı: Siz mesajınızı yazarken yeni bir mesaj daha gönderildi. İsterseniz gönderilen mesajı okuyun. |
||
|
||
| Onun hemen hemen bütün filmlerini severim..Ama ilk seyrettiğim ve en etkilendiğim filmi oydu.. | ||
|
||
benimde beğendiğim en duygusal filmlerden biridir..kuzuların sessizliğini ise jodie foster ın performansı için izlemiştim..iyi oyuncudur..ama antony hopkins biraz yemişti onu,filmde yiyemese bile
|
||