SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Sinema

Konu: Etkilendiginiz Film-ler

Sayfa: 1 [ 2 ] 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20

Çetin 05.09.2004 23:40:19
fight club
big lebowski
uzak
tabutta röveşata
avcı
ran
baba serisi (özellikle ilki)
zorba
günden kalanlar
karanlıkta dans
requem for a dream
kalifornia
amelie
goodby lenin
trainspotting
olağan şüpheliler
shine
2001: spacey odessie
clockwork orange
ve daha aklıma gelmeyenler...

06.09.2004 01:07:30
lock,stock and two smoking barrels
İn the name of the father
dogville
memento
amores perros
run lola run
natural born killers
pulp fiction
reservoir dogs
usual suspects

07.09.2004 14:53:08
Alıntı
dun gece digiturkte bi rus filmi izledim,adini hatirlamiyorum,16 yasindaki bi kizi mafya is bulucam,hayatin kurtulacak diye isvece kaciriyo,sonra orda kiz fahiselik yaptiriyorlar..cok uzuldum..cunku gercek hayatta rusyada bunlar cok oluyor
daima lilia..herhalde dogru hatirladim Smiley

28.09.2004 21:27:16
Filmin en doruk sahnesinde avrupalı faşistlerin talan ettiği köye birliğinden ayrılarak dönen çocuk ailesini önce bulamaz ve "ben onların saklandıkları yeri biliyorum" diyerek evin arkasından bataklığa doğru koşmaya başlar ,oysa ailesi ve bütün köy hemen arkasında yarı çıplak üstüste (ve ölü olarak tabi)istiflenmiştir.Nihayet döner ve bunu görür ve çığlık atar.Ancak klasik anlamıyla bir çığlık değildir bu ,hem içe doğru genişleyerek her türlü yaranın analizini yapıp infazını belirleyen hem de dışa doğru büyüyerek çoğalan,herşeyi kaplayıp değiştiren,maddeleşerek güç haline dönüşen bir çığlıktır.
 "Bu acıyı çeken ben senin insafa gelmeni rica etmek için kendi yaramı kanatarak gözüne şov olarak sunmayacağım.Ben bu acıyı bilmediğin bir çığlık aracılığında net ,abartısız, metodik hareketlerle ve her türlü karşı çıkışı engelleyen bir neşter ustalığıyla öyle bir ortaya koyacağım ki sen artık nefes alabilecek meşru bir alanı bulamayacaksın
Çünkü ben bana yaptığın zülüm için senden özür dilercesine merhamet dilenmeyeceğim.Ama ben senin ardında ve ya karşında olsun herhangi birine de acıma işbirlikçi bulmak için kötü bir edebiyatla yakarmayacağım.Çünkü benim acım gerçek ,derin ve onurludur.Onu bırakıldığı yerden, olduğu gibi değil ama çünkü dönüşerek tahribatını arttırmıştır işte dönüştüğü şey olarak söküp ortaya döktüğümde o bir çığlıktır ve seni gömüldüğün şımarıklıktan silkeleyerek uyandırır.Sen insan! Sorgunun anıtına dönüşmüş bir acının sanatın bilimiyle çekilmiş fotoğrafıdır bu.Yüreğin varsa GEL VE GÖR!!!
Der bence bu film..
Ve ya,
hiç bir halk hiç bir halkı diğerinden fazla öldürmedi.Hİç bir halk diğer bir halktan daha fazla ölmedi,hiç bir yüz diğerinden daha az kanla sıvanmadı.-hatırla filmin başında rus askeri şimdi kendine zülmedenleri bir zamanlar nasıl hakladığından bahseder-
Dava tüm tarafların eşitliğinden düştü.
Artık barış bir erdem değil,denenmiş bütün yolların düğümünde kalan tek seçenek.
Hadi ,gel ve kutla,insanın başarısız arayışının başarılı sonunu,niçin olmasın...
Kant için C.Peguy tarafından söylenmiş bir sözü insana uyarlarsak;
"İnsanın elleri temizdir,ancak elleri yoktur."
COME AND SEE
Yönetmen: Elem Klimov(1933-2003)(diğer filmleri; Farewell , Proshchanie , Agony )
Senaryo:Ales Adamovich , Elem Klimov
Oyuncular : Alexei Kravchenko, Olga Mironova, Lubomiras Lauciavicus

28.09.2004 23:01:30
raın man
  tabutta rovasata
  gece yarısı expresı
  hayvan mezarlıgı
  eskıya
  hababam serısı
  baba (1.film)
  juressıc park
  tosun pasa
  super ot
  kıll bıll-1
  o sımdı asker
  ve suan hatırıma gelmeyen bır suru fılm....

29.09.2004 22:59:03
buz, çok güzel bi yorum, filmin kendisi kadar titretici...

29.09.2004 23:16:51
Evet,titretici bu film için çok doğru bir tabir.
Filmin yönteminin,biçiminin altından kalkmaya çalışan en usta yönetmen dahi bir iki yerde tökezlemeden filmi bitiremez.Ve bu biçimi bu filmin tek başına zaten güçlük olan içeriğinin üzerine inşa etmeye kalktığında ya dağılır ya da arabesk bir tavırla acınma dilenir duruma  düşebilir.Ama Klimov ,öyle rahat bu gergin hatta filmi kotarmış ki,şaşmamak elde değil...insanın unutabileceği bir film değil bu.

01.10.2004 00:08:00
Çook eskiden Hastane diye bir film seyretmiştim.Her şey buz gibiydi.Hastanedeki ruhsuz insanlar,hastanenin sahibi,mermerler,iletişimsizliğin bir türlü kırılamaması ama herkesin aynı dilde konuşması.Konuşup da  konuşamamanın insanı daraltıp,bunaltması.Muhteşem soğuk bir filmdi.
 

02.10.2004 00:15:55
pearl harbour'dan etkilenmiştim..hatta oturup ağladığımı hatırlıyorum..belki debaşka bişey için ağlamıştım,bilmiyorum

02.10.2004 01:17:55
Eski siyah ve beyaz filmlerden cok etkilenirim.

20.10.2004 04:17:31
pink flamingosu buldum sonunda divx
etkilenmemek elde değil bu filmden
divine köpeğin bokunu yiyor gerçekten :lol:  

18.11.2004 22:44:21
gizli gerçek ten çok etkilenmiştim.. harrison ford oynuyodu..
ani efektlerden feci korkuyorum.. arkadaşımın başını yamultmuşum sıka sıka  :lol:  :lol:  

torq 24.11.2004 13:29:17
Tüm etkilendiğim filmleri yazmayı kaç ayda bitiririm bilmiyorum ama genelde her filmin bende bıraktığı bir iz oluyor. Benim hayatımı etklleyen ve dünyaya başka türlü bakmamı sağlayan takıntı haline gelmiş en önemli filmim AKBABANIN ÜÇ GÜNÜ,

Three Days Of Condor adıyla oynadı ve aslında Six Days Of Condor adlı romandan uyarlanmış 1975 yapımı bir film. Toplam izleme sayım 14.
Yönetmen Sydney Pollack
Oyuncılar   Robert Redford, Faye Dunaway, Martin Balsam

CIA içinde başka bir CIA olduğunu öğrenen ve amatör sayılan Akbaba kod adlı casusun, öldürülme korkusuyla düğümü bizimle birlikte çözmesini anlatır.

Filmde beni en çok etkileyen sahnelerden birinde, tüm arkadaşları öldürüldüğü için paniğe kapılıp CIA merkezini arayan Robert Redford telefonda panik halinde durumu anlatmaya çalışır, merkezdeki adam ısrarla kod adını sorar, sonunda söyler. İkinci soru daha da ilginçtir, merkezdeki ses şöyle der" Akbaba sende hasar var mı?" Akbaba ikinci kez şok geçirir  ve"ben arkadaşlarım öldü diyorum sen hasar var mı diye soruyorsun" diyerek duygusal tepkilerini dile getirir.

Filmdeki ikinci önemli sahne Faye Dunaway'in evinde geçer. Karşılıklı etkilenimle birbirine yaklaşırken Robert Redford duvarda asılı fotograflara bakar ve bu arada fonda çok harika bir saksafon solo çalınmaktadır. Bir süre fotografları inceleyen Redfort, "sen çok yalnız bir kadınsın" der. Kadın da şaşırarak "nereden çıkarıyorsun" diye sorar. Sonra kamera yeniden fotograflara döner ve seyircinin de yeniden bakmasını sağlar. " Çektiğin tüm fotograflarda ıssız bir alanda tek ağaç, parkta bir bank ve tek insanlar var " der.
O zamana kadar fotograflara bakarak böyle bir yorum yapılabiceği aklıma gelmemişti. Gerçekten Faye Dunaway ilişkilerini yürütemeyen bir kadındır ve sevgilisiyle sorunları vardır.

Daha söylecek çok şey var zamanla yazarım

24.11.2004 17:09:25
etkilendiğim filmlerin başında

olağan şüpheliler
fight club
paramparca aşklar ve köpekler
 

24.11.2004 20:49:57
spartaküs
godfather
...


Sayfa: 1 [ 2 ] 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20