|
||
| taraf gazetesinin haberi olan biteni oldukça iyi aydınlatıyor; **************************************************************************************** Dağlıca baskını biliniyordu 13 askerin şehit olduğu Dağlıca’ya baskın düzenleneceğinin Jandarma İstihbaratı tarafından, baskından dokuz gün önce Genelkurmay’a ve diğer tüm ilgili birimlere gizli bir raporla bildirildiği ortaya çıktı. Taraf’ın elindeki “ivedi” damgalı Jandarma istihbarat raporu, baskının nereden, nasıl, ne zaman yapılacağını ayrıntılarıyla anlatıyor On üç askerin şehit olmasına, sekiz erin de ‘ihanet’le yargılanmasına neden olan Dağlıca baskınının yapılacağı bilgisinin, baskından dokuz gün önce ‘ivedi’ kaydıyla Hakkari Dağ Komando Tugayı’ndan başlayarak Genelkurmay Başkanlığı’na kadar tüm sorumlu ve yetkili birimlere ulaştırıldığı ortaya çıktı. Taraf’ın ele geçirdiği belgelere göre 12 Ekim 2007 tarihli, ‘ivedi’ damgalı Van Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı istihbarat raporuyla, baskının nereden yapılacağı, zamanlaması ve baskın yapılacak üslerin koordinatları ayrıntılı olarak yer aldı. Söz konusu istihbarat raporu, başta Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı olmak üzere, Kara Kuvvetleri Komutanlığı İstihbarat Başkanlığı, Jandarma Komutanlığı İstihbarat Başkanlığı, 2. Ordu Komutanlığı İstihbarat Başkanlığı ve Dağlıca Tabur Komutanlığı’nın bağlı olduğu Hakkari Dağ Komando Tugayı’na kadar her komuta kademesine bildirildi. BASKINI BİLMEYEN KALMAMIŞ • 3590-2292-07/İDAM (63939) numarasıyla, saat 18.36’da faks mesajıyla ulaştırılan “Haber Talimatı” ibareli raporda, Dağlıca Taburu’na yapılacak saldırı, birebir şu ifadelerle haber verildi: “Hakkari-Yüksekova İkiyaka Bölgesi’nde faaliyet gösteren Zindan sorumluluğundaki T.Ö. (Terörist Örgüt) grubunun işbirlikçileri aracılığıyla, Dağlıca (20-37) 3. Motorize Tabur Komutanlığı’nın faaliyetleri hakkında bilgi almaya çalıştığı, önümüzdeki günlerde Dağlıca Bölgesi’nde bulunan Keri Tepe (19-35) üs bölgesi ile Geper (22-35) olarak adlandırılan bölgede icra edilecek faaliyet esnasında askeri birliklere yönelik eylem yapmayı planladıkları...” JANDARMA DA RAPORLAŞTIRDI • Van Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı tarafından 12 ekimde gönderilen bu istihbarat raporundan iki gün sonra ise, Jandarma Genel Komutanlığı da bir “İç İstihbarat Raporu” düzenleyerek, ilgili birimlere gönderdi. 14 ekim tarihli bu raporda da “Hakkari Yüksekova bölgesinde faaliyet gösteren terör örgütü mensuplarının, Dağlıca’da operasyona çıkan güvenlik güçlerine yönelik eylem yapmayı planladığı” bilgisi ayrıca kayıtlara geçirildi. EYLEMCİLERİN İSİMLERİ DE VAR • Baskına ilişkin bütün bu bilgilerin yanı sıra, her iki raporda ayrıca, Şırnak, Siirt, Van bölgelerinde de eylemler beklendiği uyarısı yapılarak, PKK’lıların baskın düzenleyeceği karakollar hatta bu eylemlerde yer alacak örgüt elemanlarının kimliği bile ayrıntılı olarak bildirildi. KOD ADI DÜĞÜN • Van Cumhuriyet Başsavcılığı Dağlıca soruşturmasını tamamladı. Dosyada en dikkat çeken detay, PKK’nın baskına verdiği isim: Düğün. Baskın, Dağlıca Komutanı düğündeyken yapılmıştı. ŞİFRELER ÇÖZÜLDÜ • Doğan Haber Ajansı başta olmak üzere ajansların dün abonelerine geçtiği haberde, hazırlanan dosyayla ilginç ayrıntılar ortaya çıktı. Dağlıca davasında tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edilen sekiz askerin yanı sıra, sekizi tutuklu 12 kişinin daha, baskında PKK’ya istihbarat verdiği gerekçesiyle yargılandığı ortaya çıktı. Van Cumhuriyet Savcısı Çetin Akkaya’nın hazırladığı iddianamede, PKK’nın ilçe ve köydeki muhbirleriyle yaptığı telefon görüşmelerindeki şifreler de çözüldü. Şifrelerde, Dağlıca’daki asker ve korucuların sayılarıyla nöbet mevzilerinin bildirildiği yer aldı. ‘DÜKKAN’DAN ‘DÜĞÜN’E • İddianamede, Dağlıca baskınını yöneten kişilerden biri olan “Agit” kod adlı Vahyettin Karay’a ait telefonla, “Zindan” kod adlı Hüseyin isimli teröristin, sanıklardan “Beşir” kod adlı korucu O.E. ile görüşmesine de yer verildi. Yapılan dinlemede, O.E’nin Dağlıca’da bulunan asker ve korucu sayısını, baskını yapacak teröristlere bildirdiği, şifrelerin çözümünde operasyona “Düğün” ismi verildiği, örgütün bulunduğu yere “dükkan”, Irak’ın kuzeyine “İstanbul”, örgütün üst düzey yöneticisinin ise “Büyük kardeş” olarak şifrelendiği ortaya çıktı. TABUR AVUÇLARININ İÇİNDE • Van 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde tutuklu olarak yargılanan sanıklardan korucu O.E’nin Hüseyin adlı teröriste cep telefonuyla geçtiği mesajda da “Merhaba amcaoğlu goziri. 22 (asker) vardır. Gece ile gündüz, 10 tane (korucu), 12 tane (rütbeli asker) orda kalıyor. Aynı sayıda karşısında bot yolunda, üstünde bir tepe var orda kalıyorlar. İyi akşamlar, selamlar” diye yazdığı belirlendi. Başka bir telefon görüşmesinde ise “Dedim 15 tane (asker) vardı. Diğerleri de (korucular). Hepsi 22 tane, yeni gelen toplam 44 (asker) olmuş. Önce 22 çıkıyordu, yeni 44 olmuş. Çünkü bizim adamlardan bazıları o (askerlerin) yanına gitmişti. O yer var ya bir ara orada yemek yemiştik. Şimdiye kadar iki taraftan karşılıklı (asker) vardı. Şimdi 44 tane, haberin olsun” dediği belirlendi. Dağlıca baskınına yardım ettiği iddia edilen tutuklu sekiz sanık arasında 70 yaşındaki H.A adlı bir kadın da bulunuyor. H.A’nın telefon görüşmelerinde, örgütün dağ kadrosuna eleman gönderdiği, Irak’ın Kuzeyi Kanirash bölgesinde bulunan PKK’lı “Beritan” kod adlı Cihan Asi’yle bağlantılı olduğu da iddia edildi. DAĞLICA’DA NE OLMUŞTU? • Taraf’ın elindeki belgelere göre, Genelkurmay, Kara Kuvvetleri, Jandarma, 2. Ordu ve Hakkari’deki istihbarat başkanlıklarının, baskına ilişkin bütün bilgilerden haberi olmasına rağmen 21 Ekim 2007 tarihinde PKK’lıların gerçekleştirdiği Dağlıca baskınında 13 asker şehit olmuş, sekiz asker de esir alınarak K. Irak’taki PKK kamplarına götürülmüştü. 14 gün sonra Türkiye’ye getirilen sekiz asker ise “Vatana ihanet suçlamasıyla” askeri cezaevine kondu.Tabur Komutanı Onur Dirik, er Ramazan Yüce’yi PKK’lılara yardım etmekle suçladı. 2 Şubat 2008’de görülen ilk duruşmada, sekiz er tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Daha sonra Dirik’e ait ses kaydı YouTube’a düştü. Dirik, baskındaki ihmallerini kabul ederek, Genelkurmay’daki komutanlara ve günlüğünü okuduğu şehit bir üsteğmene ağır küfürler sarf etti. Bunun üzerine Dirik Afyon’da konuşlu İkmal Komutanlığı Lojistik Şube Müdürlüğü’ne atandı. ( Taraf/MEHMET BARANSU ) - 24.06.2008 |
||
|
||
| taraf gazetesinin tarafı belli. iddialarında haklı tarafları var. tarafın ne yapmaya çalıştığı da belli genelkurmayı,askeriyeyi yıpratmak fetullah gülen de beraat etti bi de amerika dan yeşil kart alamadı satranç oyunu iyi işliyor gibime geldi. bakalım kale açmazını nasıl çözüceğiz. |
||
|
||
| Doğan medya ve genelkurmaya biat eden ulusalcı diğer medya gruplarıjnın ne yapmak istediği belli değil mi? 17 Maddelik genelkurmay planında psikolojik savaş ve dost unsurlar bu durumu iyi anlatmıyor mu? |
||
|
||
| 17 maddelik planları ve açıklayıcılarını biraz açıklarsanız sevinirim.Bir de*menşeini öğrenebilir miyim* | ||
|
||
| tabiiki bu haberleri yine genelkurmayın içinden birileri sızdırıyor hiç şüphen olmasın. Demek kahraman ve gzöbebeğimiz ordumuzun hepsi aynı kanaatte değiler. | ||
|
||
| tabi ki aynı kanaatte degiller.Yalnız bu milletin ekmegine kastedenler kötü diye gösterilmeye calısan genelkurmay degildir kanaatimce. Bana orta dogu ve balkanlardan gelen soguk hava kütlelerin etkisi var gibime geldi. seyh said isyanının bastırılması menemen olayı ve özellikle Adnan menderes'in idamı uzun sürelik planın ürünü olmalı. Bunlar tesadüf ve spontante olamaz. |
||
|
||
Doğan medya ve genelkurmaya biat eden ulusalcı diğer medya gruplarıjnın ne yapmak istediği belli değil mi? 17 Maddelik genelkurmay planında psikolojik savaş ve dost unsurlar bu durumu iyi anlatmıyor mu? KİMMİŞ BU genelkurmaya ve ulusalcılara biat eden gazeteler. Yazda bizde bilelim torbadan çelip sallamışsın yine. |
||
|
||
| Biat demek genelkurmayca akredite edilmeyi içine sindirebilmek demek. Akredite olmak demek bir besleme olmayı önceliklerine haber yapmayı değil devletin ve onun yüksek kurumlarının ali menfaatlerini herşeyin önüne koyan demek ki bunlara bağımsız gezeteci değil besleme basın diyorlar. Kimler oldukları da .ok açık ama madem istiyorsun sana isim söyeyeyim; başta doğan medya gurubu olmak üzere, akşam, cumhuriyet, vb. gazeteler. | ||
|
||
| arcelik reklamındaki kadınların elbisesine sansür getiren buna ragmen reklamını alan basına inat her fırsatta iktidarın yandaşı olan gazetelere inat. alevi sünni ayrımı yaparak haber gecen gazetelere inat 8-9 yasındaki balerinlere sansür getiren gazetelere inat, o gazeteler okunur,hiç olmazsa iktidar faşizmine bi nebze engel olmaya çalısıyorlar.dogan batan farketmez iktidarın yanlıslarını söylüyor o yeter. |
||
|
||
Biat demek genelkurmayca akredite edilmeyi içine sindirebilmek demek. Akredite olmak demek bir besleme olmayı önceliklerine haber yapmayı değil devletin ve onun yüksek kurumlarının ali menfaatlerini herşeyin önüne koyan demek ki bunlara bağımsız gezeteci değil besleme basın diyorlar. Kimler oldukları da .ok açık ama madem istiyorsun sana isim söyeyeyim; başta doğan medya gurubu olmak üzere, akşam, cumhuriyet, vb. gazeteler. torbadan cekip sallama , net cevap ver.... |
||
|
||
| Genelkurmay Başkanlığı, Taraf Gazetesi’nin yayınladığı “Dağlıca baskınının 9 gün önce haber verildiği”ni gösteren belge için “Belge gerçek, tabur uyarıldı. Belgeyi sızdıran tespit edildi” açıklamasını yaptı. Sözde Bilgi Destek Planını gündeme getiren gazete, ayrıca 25 Haziran 2008 tarihli nüshasında, bir komutanlığın PKK-KONGRA-GEL terör örgütünün olası eylemlerine ilişkin “GİZLİ” gizlilik dereceli mesajını yayımlamış ve Dağlıca’ya yapılacak saldırının bu mesaj ile bildirilmesine rağmen tedbir alınmadığı yönünde bir iddiada bulunmuştur. Yayımlanan mesaj gerçek bir belge olup, tehdide maruz tüm birimleri uyarma amacı taşımaktadır. Alınan duyumların değerlendirilerek istihbarat haline getirilmesi ve eylem ikazı olarak yayımlanması, Türk Silahlı Kuvvetlerinde kullanılan standart bir uygulamadır. Nitekim, söz konusu ikazla birlikte, bölgedeki birliklerde emniyet tedbirleri artırılmış ve Dağlıca’da konuşlu unsurlarımız gerekli tepkiyi göstererek, hain saldırının asıl amacına ulaşmasını engellemişlerdir. Konu ile ilgili yargı süreci devam ederken, bu tür kışkırtıcı yaklaşımlar sergilenmesi kaygı verici bir durumdur. “GİZLİ” gizlilik dereceli askeri evrakın sızdırılması ve basın yoluyla yayımlanması tamamen yasa dışı bir eylem olup, konu yargıya intikal ettirilmiştir. Kurum içinde yapılan araştırmada, mesajın nereden ve kimler tarafından dışarıya sızdırıldığı tespit edilmiş ve sorumlular hakkında gerekli yasal işlem başlatılmıştır. daha geniş bilgi için : http://www.ntvmsnbc.com/news/451536.asp |
||
|
||
| Taraf Gazetesi bugünkü baskısında Dağlıca baskınındaki tedbirsizlikleri tekrar okurun dikkatine sunuyor ve önceki gün Genelkurmay'ın yaptığı açıklamaya karşılık Genelkurmay'a bir çağrı yapıyor...Haberin tamamı gazetenin sitesinde henüz yer almıyor ama çağrıyı aynen aktarıyorum: GENELKURMAY'A Bir kere şu ''menfur saldırı''türünden açıklamalar yapmaktan vazgeçin.Ortada saldırı yok ki ''menfuru'' olsun.Sadece eleştiriliyorsunuz.Bu ülkede eleştirilmeye alışık olmadığınızdan eleştiriyi ''saldırı''sanıyorsunuz. Her kurum halkına hesap vermek zorundadır.Hiçbir kurumun ''Ben halka hesap vermem''deme lüksü yoktur.Sizin de yok.Hata yaptığınızda eleştirilecek ve halkınıza hesap vereceksiniz. Dağlıca'da neden o kadae çok askeri hata yapıldığını,neden o kadar çok çocuğun öldüğünü halkınıza anlatmak zorundasınız. Lahika konusuna gelince... Önce ''komutan Katı tarafından onaylanmış böyle bir resmi evrak veya plan kayıtlar da yoktur,''dediniz,şimdi de ''Plan yoktur''diyorsunuz.Bizce yine yanılıyorsuzun. O belge var.Genelkurmay çıkışlı CD'ler bu gazetenin arşivinde duruyor.İstediğiniz zaman,istediğiniz mahkemede hesaplaşmaya hazırız. Biz belgesi olmayan haber yayımlamayız. Bizim mesleki geçmişimizde yalanın izi yok Siz de kendi mesleğinize yalanın lekesini düşürmeyin 30.06.2008-Taraf |
||