|
||
| Devrim yapılmamalı noktasında olduğunu zannetmiyorum kimsenin. Yada toptan Atatürk inkilaplarına itiraz noktasında olduğunu Devrim de gerekebilir, evrimde... |
||
|
||
| Cumhuriyet devrimleri bir şapka ve harf ınkılabıyla sınırlanırsa konuşmanın seyri de değişir.niye bir bütün olarak incelenmiyor ki devrimler. kim bu devrimlerle namazından kuranından ne bileyim haccından zekatından edildi.kime dendi sen ibadet etmeyeceksin diye. fakat osmanlının son dönamerinde özellikle artık din, din olmaktan çıkıp bir sürü hurafe yığınına dönüştürülmüştü.bir sürü yasak günah halkı sarmalamıştı. Atatürk akla ve bilime inanıyordu.ve devrimlerinin temelinde de akıl ve bilim yatar.hiç bir söylevinde de dine karşı bir duruşu yoktur.onun savaşımı temelsiz çıkarcı osmanlı kalıntsı hurafe tacirleriyledir. bunun da dengir efendi nin buyurduğu trama etkiisiyle falan alakası yoktur. evet bir travma gerçekleşmiştir.artık gözü açılan okuyan araştıran öğrenen bir halkı artık hurafelerle abuk sabuk inanç telkinleriyle aldatıp yolamayacak olan din tacirleri tararafından.tıpkı kendisi gibi. |
||
|
||
| travma nın ne demek olduğunu biliyorunuz değil mi ? travma bir tedavi metodu değildir. bünyeye zarar. |
||
|
||
| halkta atatürk derimlerinin travma etkisi yarattığını düşünmüyorum.tamam sürece yayılması gereken birtakım değişiklikler bir anda gerçekleştirilmiştir.ama günün koşulları içinde böyle olması gerekiyordu ve yapıldı diye düşünüyorum.halkın zaten güvenini tam olarak sağlayamayan birisinin bir anda böyle değişiklikler yapması mümkün değildir. travmayı halktan ziyade halkı artık yolamayacak dilediği gibi süremeyecek olan dengir fırat zihniyetinde olanların geçirmiş olduğu benim düşüncem |
||
|
||
| aslında atatürk devrimlerinin yapıcılığından çok yıkıcılığı faydalı olmuştur. devrimlerin yapıcı olması beklenemez. devrimler evrime küçük bir katkı sağlarlar o kadar. |
||
|
||
| yıkıcılık? | ||
|
||
| atatürk devrimlerinin geçmişi ve onun kurumlarını yıkmasından bahsediyorum. yani sadece yıkıcı özelliği olsaydı ve yerine geleni kendi haline bıraksaydı daha verimli olurdu. |
||
|
||
| Travma fiktiftir. Cumhuriyet sonrası gericiler, "Ahh o geçmiş güzel günler", "adil, nur yüzlü ve evliya gibi ecdadımız", "mutlu, huzurlu yaşayan halkımız", ikinci asr-ı saadet" nostaljisi üzerinden gerçekçi olmayan bir geçmiş yaratmışlar ve cumhuriyet ve atatürk devrimlerini deccallik (bkz Said-i Nursi) telakki edip bir kırılma momenti olarak tarif etmişlerdir. Bu minvalde insan yetiştirmişlerdir. Bugün, bu zihniyetle yetişmiş insanların yönetimi altındayız. Bugün ve yarınından umutsuz olan insanımız için son sığınılacak kale geçmiştir; maalesef onun da estetik ameliyata ihtiyacı vardır. Bu ameliyatı, yani kusurlu-ayıp yerlerin setredilmesi vazifesini, gericiler seve seve ifa etmişlerdir. |
||
|
||
| fuzuli sana hak veriyorum. ama devletlerin tarihsel dönemeçleri bir araba kullanır gibi bir çırpıda geçilmez. dönemeçlerde yavaş sürmelidir. hızlı girilen dönemeçlerde savrulmak ve devrilmek oldukça büyük olasılıktır. biz işte kimilerine göre yalpalıyor kimilerine göre ise devrilmişiz. | ||
|
||
| bugün için bu dediğin belki uygun gibi görünebilirdi.ama herşey devrinin atmosferi e şartları içinde değerlendirilir. halkın zaten çoğu okuma yazma bilmiyor.yüzyılardır sınırlarını korumak için savaşan bir sözde imparatorluk.ve sonunda da dünyanın en güçlü devletleriyle savaşmış çanakkale de okumuş yazmış nitelikli bir sürü gencini de kaybetmiş. halkıyla osmanlı aydını tamamen kopuk birbirinden sen tüm bu eksileri görüp artık osmanlı kalıntısı olmayan bir ülke yaratıyorsun ypyeni bir türk kimliğiyle bie eksi yi alıp onu öylece boş bırakamazsın.nasıl olsa zamanla doldurulur diye. osmanlı kalıntısı fesi çıkardıysan adamların kafasını boş bırakamazsın.yerini bir şeyle o günkü şartlar içinde doldurman gerek. atatürk halkını sizden de bizden de çok iy tanıyordu. |
||
|
||
| sayın Kelime İşgal edilmiş bir ülkenin, hasta adam nam anılan bir devletin evrim otobanında son sürat giden bir otomobile benzetilmesini hatalı buluyorum. Hatalı analojiniz, yanlış sonuçlaa vardırıyor sizi. Otomobil tepetakla şarampole yuvarlanmıştır ve yeniden yola koyulması için yeni, keskin ve acil bir müdahaleye ihtiyaç vardır. Öyle veya böyle bu müdahale gerçekleşmiş, Türkiye Modern Tine eklemlenmiştir. Arabanın devrildiğini düşünenler, kerteriz noktası olarak hala fiktif ve yalancı (sahici olmayan) geçmişi alanlardır. Onlara göre o günlerin çok gerisindeyiz. Vahh vahh... Kıçınızı hangi elinizle yıkayacağınıza karar veren din adamlarının kurduğu taassup düzeninden bugünün cumhuriyetine ilerlemiş olmak, sizin evrimci bakışınızla bile başarı olarak tasdik edilmek lazım gelir. |
||
|
||
| Çok partili sisteme geçtiğimiz 1950 lerden beri birileri tramva geçirip duruyor. Yani cumhuriyetin kabulü (devriminin) tamamlandığı andır aslında. 1950 lerden beri tramvayı geçiren dindarlar değil, Kemalistler, ADD vesaire. |
||
|
||
| atatürk devrimlerinin amacı geçmiş ile radikal şekilde bağ koparmaktır. yerine gelenler belki de iyi olduğu için değil, salt bu sebeple yapıldı. mesela dil devrimi, mesela alfabe, mesela tarih kitaplarının (türk tarihi vs.) yeniden yazılması. özellikle dil devrimi objektif olarak bakıldığında bir faydası görülmese de bu ülkeye çok büyük zarar verdi. tüm edebiyat ve diğer yazılı kültür ile yeni nesilin bağı koparıldı. kültürel anlmada soysuzlaştırıldık. halen daha bunun etkilerini yaşıyoruz. dil konusundaki takınılan yöntemin tekrarı olarak 30-40 yılda bir dil yenileniyor ve eski yazılar anlaşılamıyor. cumhuriyet öncesini anlama konusunda ise hiç bir şansımız kalmadı. |
||
|
||
sayın Kelime İşgal edilmiş bir ülkenin, hasta adam nam anılan bir devletin evrim otobanında son sürat giden bir otomobile benzetilmesini hatalı buluyorum. Hatalı analojiniz, yanlış sonuçlaa vardırıyor sizi. Otomobil tepetakla şarampole yuvarlanmıştır ve yeniden yola koyulması için yeni, keskin ve acil bir müdahaleye ihtiyaç vardır. Öyle veya böyle bu müdahale gerçekleşmiş, Türkiye Modern Tine eklemlenmiştir. Arabanın devrildiğini düşünenler, kerteriz noktası olarak hala fiktif ve yalancı (sahici olmayan) geçmişi alanlardır. Onlara göre o günlerin çok gerisindeyiz. Vahh vahh... Kıçınızı hangi elinizle yıkayacağınıza karar veren din adamlarının kurduğu taassup düzeninden bugünün cumhuriyetine ilerlemiş olmak, sizin evrimci bakışınızla bile başarı olarak tasdik edilmek lazım gelir. türk milleti bir devleti olmasa da yıkılamayacak büyüklüğüe sahiptir. şu an abd tepemize çullansa ve tüm kurumlarımızı lağvetse de (gerçi çok farklı değiliz ya neyse) bu millet kısa sürede yeniden yapılanır. dolayısıyla bu araba yıkılmaz sadece yönü değiştirilir. işte tartıştığmıız mesele de bu; nasıl değişsin. |
||
|
||
| Sayın Kelime Neyi niye savunduğunuzu anlayabilmiş değilim? Atatürk, Yavuz sonrası unutturulan ve aşağılanagelen türklükle bağları kurabilmek için Osmanlı ile olan ilişkiyi yeniden tarif etmek istemiş olabilir; ne var bunda? Ve en nihayetinde Osmanlı'nın bir padişahlık, saltanat rejimi olduğunu göstermiştir. Bugünün dincileri bu gerçeğin yüzlerine vurulmasından rahatsızdırlar. |
||