|
||
| AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat, Atatürk devrimlerinin toplumda travma etkisi yarattığını savundu. New York Times gazetesine konuşan Fırat, "Devrimlerle toplumun dini yaşama biçimi bir gecede ortadan kaldırıldı" dedi. Gazetenin Türkiye temsilcisi Sabrina Tavernise imzalı analiz haberde AKP'nin kapatma davası değerlendirildi. Haberde Türkiye'de laiklerle AKP arasında yaşananlar "kan davası" olarak nitelendirildi. Tavernise bugün yaşanan olayların Türkiye'de 1920'lerde başlayan sürecin son halkası olduğu yorumunu yaptı. Haberin son bölümündeyse Fırat'ın sözlerine yer verildi. Atatürk devrimlerini ve bu süreçte yaşananları değerlendiren Fırat, "Türk toplumu bir travma yaşamıştır. Bir gece içinde kıyafetlerini, dillerini değiştirmeleri istenmiştir. Dini yaşama biçimleri ortadan kaldırılmıştır. Bu travmayı yaşamayan toplumlar, insanların nasıl giyindiklerine ilişkin tartışmaları anlayamazlar" dedi. |
||
|
||
| Konservatif olmayı, yeniliklere karşı çıkmayı dindarlık zannedenler elbette travma yaşarlar. Yaşasınlar. | ||
|
||
Konservatif olmayı, yeniliklere karşı çıkmayı dindarlık zannedenler elbette travma yaşarlar. Yaşasınlar. konservatif derken gelenekçi mi tutucu mu demek istiyorsun ? (sanki türkçesi yokmuş gibi illa böle ingilizce kelimeler kullanırlar. bu kültürü ile yabancılaşmaya bir işarettir.) |
||
|
||
| Dün yargara koparmayı denediler bu konu üzerinden. Sonra baktılar bişey çıkmayacak, sesleri kesildi. Şöyle demiş. Bazı toplumlar yavaş yavaş evrilerek değişir, Bazıları devrim ile birden değişir, devrim olursa yapılan, devrilen şeyleri toplumun kabul etmesi bazen zaman alır, tramva gibidir bu durum... Biz bunun sıkıntısını yaşıyoruz. Doğru demiş. Katılmıyorsanız şunu söylemeniz gerekir->Devirm sonuçlarını halk hemen kabul etti, hepsi özümsedi. Mesela : Şapka inkilabını hiç özümsemedik |
||
|
||
)))) yahu sayın Kelime ve Ramses isimli üyeler.Siz "dilde bir gecede değişim oldu" diyen Dengir cahilinin sözlerini desteklerken, türkçenin türkçeleştirilmesine, onun arap ve farsça kelimelerden arındırılmasına karşı çıkmış olmuyor musunuz? Sonra da kalkmış bana öztürkçecilik taslıyorsunuz. ))Çok güldürdünüz beni. Dil, birkaç yabancı kelime kullanımıyla bozulmaz. Telaşa lüzum yok. Atatürk gelenek ve din ayrımı yaparak dine en büyük hizmeti vermiştir. Konservatif demek, çağın ihtiyaçlarına ve olanaklarına uygun bir biçimde kültürel özelliklerini-geleneğini revize edemeyen demektir. Sayın -459.4 Travma yaşanmadı demiyorum ki. Nasıl okudunuz yazdığımı anlamadım. Travmayı, geleneklerini ve kör inançlarını din zannedenler yaşadı. |
||
|
||
| ben hala sorumun yanıtını alamadım ?? | ||
|
||
| Konservatif demek, çağın ihtiyaçlarına ve olanaklarına uygun bir biçimde kültürel özelliklerini-geleneğini revize edemeyen demektir. |
||
|
||
| tutucu mu yoksa gelenekçi mi demek istiyorsun ? | ||
|
||
| Gelenekleri-kültürel kodları açısından muhafazakar, demek istiyorum; sayın Kelime... Bakın muhafazakar kelimesi de türkçe değil... Ne ilginç. |
||
|
||
| Sayın Fuzuli, aslında kelime sizin doğru anlaşılmanıza yardımcı oldu. Sorun sadece Türkçe meselesi de değil, anlaşılan veya zor anlaşılan veya anlaşılamayan kelimeler kullanma sorunu. |
||
|
||
Konservatif olmayı, yeniliklere karşı çıkmayı dindarlık zannedenler elbette travma yaşarlar. Yaşasınlar. tüm sosyal ve siyasal katmanlarda muhafazakarlık (sizin tabirinizle konservatiflik) mevcuttur. hatta bu tutumu kişisel davranışlara kadar bile indirgeyebiliriz. şöyleki; gelenekçilik en aşırı liberal görüşlerde bile yer bulabilir. mesela oldukça muhafazakar anarşistlere bile rastlayabilrsiniz. mevcudu korumak ve değişim konusunda çok fazla esnek olmamak tavrı bir metoddur ve bunu dinciler gibi bir gruba maledemeyiz ve yadırgayamayız. kısacası gelenekçi olmak dindarlara has bir özellik değildir. toplumun yapısında ciddi bir değişim olmuşsa, solundan sağına kadar tüm toplum katmanlarındaki muhafazakar çevrelerde tepki görür ve bir sosyal bir travmaya neden olabilir. |
||
|
||
| Sayın Kelime Ben travma yoktur demedim. Travmaya yobazlar uğramıştır dedim. Bunları söylerken dinci ve dindar ayrımı yaptığımı da belirtmek isterim. Elbette her fırka değişime direnir. Her dünya görüşü, münhasırlığını koruyabilmesi için belli alanlarda direnmelidir de... Ancak değişime direniş, akla ve mantığa mukavemet haline dönüşüyorsa yaşanan travmanın müsebbibi olarak zaman suçlanmlıdır. Evrenin, maddenin işleyişine düşman olmak gerekir. Dincilerin yaptığı budur. dinciler, değişmeye karşı korunaklı bir alan inşa edip dinlerini basitleştireceklerine, tüm bir gelenek ve kültürlerini din haline getirip stabil bir toplum olmak istemişlerdir. Bu namümkündür. akla ve fenne aykırıdır. Bu sebeple yaşadıkları travma, müstehak olduklarıdır. |
||
|
||
| Tramvayı geçiren kişi değil, toplumdur. Namı diğer, kişi konservatif de olsa progresiv de olsa tramva geçirecektir. Tramva bir alanda başlamışsa, toplumun tramva geçirmeyen kısmını da etkiler. Ki kişinin yeniliklere açık olmasına da bağlı değildir Atatürk, ismet inönü yazılarını uzun süre arapça alfabe yazdıklarına göre, |
||
|
||
New York Times gazetesine konuşan Fırat, "Devrimlerle toplumun dini yaşama biçimi bir gecede ortadan kaldırıldı" dedi. Atatürk devrimlerini ve bu süreçte yaşananları değerlendiren Fırat, "Türk toplumu bir travma yaşamıştır. Bir gece içinde kıyafetlerini, dillerini değiştirmeleri istenmiştir. Dini yaşama biçimleri ortadan kaldırılmıştır. Bu travmayı yaşamayan toplumlar, insanların nasıl giyindiklerine ilişkin tartışmaları anlayamazlar" dedi. yalnız burada sadece dinci ve dindar kesimlerden bahsedilmiyor. tc öncesi türk toplumu din harcı ile birleştirilmiş bir toplumdu. bunların bir kısmını dinci-dindar diye ayırmak oldukça güç olur. dolayısıyla travma yaşnamışsa tüm toplum katmanlarına nüfuz etmiştir. |
||
|
||
| Dil ve kültür bir günde değişmez. Buna kimsenin gücü yetmez. Okuma yazma bilmeyen bir toplumun alfabesidir değiştirilen. Adı da Harf İnkılabı'dır. Meseleleri çarpıtmayalım. O dönemde Nüfusun %8-10'u okuma yazma biliyordu. Alfabenin değişmesi en çok onları etkilemiş olmalı. Ne travma ama. Alfabenin değişmesiyle birlikte eski yazılı kaynaklarla bağların koptuğu söylenebilir. Kanımca cumhuriyet döneminde yapılmış en büyük hatalardan biri tercüme işlerinin savsaklanmasıdır. Travma geçirmeyenlerin, travma geçirenler nedeniyle travma geçirmiş olduğu yönündeki tespitlerinize pek itirazım olmaz. Yalnız bu bakış açısı abartılırsa, Toplum travma geçirir, diye, sanayi devriminin bile karşısında olmak icab eder. Bu tehlikeye de dikkat, derim. |
||