|
||
Alıntı Bu yüzden tutucular Ahlak ve Etik'i aynı sayarken Etik'in felsefi özünü boşaltmaya çalışırlar, statüko karşıtı düşünürler ise bu ayrıma dikkat çekerler. güzel bir tespit |
||
|
||
| etik felsefenin bir dalıdır.. ahlakı sistematik olarak incelemeye dayanır. uygulamalı etikte misal iş etiği, tıp etiği uygulanmaya çalışılır ikilemlerin olduğu durumlarda kullanılır, normatif etik eylemleri iyi ve kötü kategorilerinde sınıflandırır, eylemleri normlarla ilişkilendirir yani insanların nasıl davranması gerektiğini söyler, tanımlayıcı etik bunun aksine ne yapılması gerektiğini değil insanların ne yaptığını inceler, insanlar neye inanıyor diye sorar...diğerlerinden farklı olarak meta-etik 'doğru', 'yanlış', 'iyi', 'kötü' ne anlama gelir diye sorar. etik ahlakla zıt bir şey değildir. çoğu zaman ahlak kültürden ya da dinden gelmiştir. uygulamalı etik işini yaparken yani ya kültürü ya da dini bir şekilde değerlendirmek zorundadır doğruyu bulabilmesi için. ahlak kuralları ile ahlak da aynı anlama gelmez. ahlakı bir kitapta bütün yönleriyle tanımlanmış 'ahlak kuralları' bütünü ile karıştırmamak iyi olur yani. ahlak değerleri olmasaydı etik de olmazdı demek istediğim. ama ahlak değerleri diye bir kavramımız var. kitaptan, kültürden ya da bireyden gelmiş olsun farketmez. |
||
|
||
| NEYİN İYİ NEYİN KÖTÜ OLDUĞUNU BİLEMEMEK GÖREMEMEK İLE ALAKALI BİR ŞEYDİR . BENCE . BİR SAKAT İNSANIN O HALDE DÜNYADA KÖTÜ DURUMDA OLDUĞUNU ONA TANRININ ADALETSİZLİĞİNİN YANSIDIĞINI GÖREMEMEK BİR KÖRLÜKTÜR. VEYA BİR DEPREM ... İYİ VE KÖTÜ VARDIR EVRENDE ŞİMDİ SİZE BİR SORUCAM TANRI EVRENDE KÖTÜYÜ NEDEN BU KADAR ÇOK FAZLA YARATMIŞ...NEDEN KÖTÜ İYİDEN DAHA ÇOK... YADA İYİYİ ANLAMK İÇİN KÖTÜYÜ BU KADAR FAZLA YARATMAK GEREKLİ MİYDİ. LÜTFEN SADECE SORDUĞUM SORUYA CEVAP VERİN |
||
|
||
| TANRI EVRENDE KÖTÜYÜ NEDEN BU KADAR ÇOK FAZLA YARATMIŞ...NEDEN KÖTÜ İYİDEN DAHA ÇOK... YADA İYİYİ ANLAMK İÇİN KÖTÜYÜ BU KADAR FAZLA YARATMAK GEREKLİ MİYDİ. kafa karışıklığı ve karamsarlık yaratmaktan başka bi işe yaramadığı görüşündeyim kötünün bu kadar fazla yaradılışının.iyi insanlar olarak iyiyi isteyip iyiyi yaptığımızda karşılığında kötüyle karşılaşılınca bi afallama kafa karışıklığı ve sonuçda karamsarlık doğar.bu da allaha inanç konusunda çelişki yaratır çoğu zaman bende.sevgimden ve inancımdan ötürü irdelememeye çalıştığım bir konu bazen belkide hepsi bi sınav diyorum. iyiyi anlamak için kötüyü bu kadar fazla yaratmak gereklimiydi:bence gereksiz tabi ama yaratıcı olan o ben sadece yaşıyorum ![]() filmden alıntı--acıyı tatmadan tatlının kıymetini anlayamazsın...belkide işin özü budur ![]() sevgiler
|
||
|
||
| Bence ahlak, davranışların toplumsal kurallar tarafından belirlenen doğrulukla ilgili nitelemesidir. Etik ise felsefeyle bağıntılı bir bilim dalı olup, çeşitli alanlardaki ahlak kavramını inceler. Ahlak temelde inançlara ve kültüre dayanırken ve değer yargılarını baz alırken, etik, çalışma konusu ahlak da olsa bilimsel verilerle ilgilenir, yöntemi de bilimseldir. |
||
|
||
| içten çıkan bok ve sidikse güzellikler içerde kalmış olmuyor mu blöf? zehirleri ve pisliği atıyoruz,geriye güzellikler kalıyor anlamında.. |
||
|
||
| ahlakın sizin söylediklerinizle hiç bir alakası yoktur sizin ki ahlak değil kıymet hükmüdür ahlaki kurallar keder musibeti gidermez nimet istismar ve istiskal kabul etmez ufacık bir şey gördümü derhal çeker gider o halde kederlenmek çare değildir der one göre huyunu suyunu halini eli yüzünü düzelt der kaşın çatık gezip alın buruşukluğu gösterme insanlara der ahlak insanın haberi yokken kendisinden evvel Allahın huzuruna yaptığı iylikleri güzellikleri götürüp yığan müessesenin adına denir Ahlak insanı demagojili hürriyet kavramına esir olmaktan kurtaran şeyin adına gelirr ahlakın biiüüf sayıya girmez tarifi vardır çünkü Ahlakın insana gösterdiği gaye namütenahiydir.. Sizdeki ahlak.. kıymet hükmüdür ahlakın öyle tarifleri vardır ki insanı ağlatır.... |
||
|
||
| yani cemiyetin sana verdiği bir kıymetten ibarettir senin bahsettiğin ahlak cemiyet bu gün buna ayıptır derse yarın demez bugün buna kıymet verirse yarın vermez bu gün asrın alakası buysa yarın başka şey olur yani sende topluma uyar kıymet verdiğin şeyler değişir o ahlde o ahlak değil kıymet hükmüdür... mesela gerçek Ahlak der ki Tarih acımasızdır merhametsizdir der en ufak bir ihtiyatsızlığı dinlemez der yani yapacağın işin sonunu iyi düşün der işte sizlerin bahsettiği ahlak ise ahlak değildir alakası bile yoktur diyorum ya o kıymet hükmüdür.. |
||
|
||
| Ahlak der ki ilim okumak demek bilgi sahibi olmak demek değildir. ilim öğrendiğin vakit kusurunu bilmektir... ve dolayısıyla neden inlediğini sıkıldığını anlamaktır... benim sana tavsiyem Yüksek Ahlak dersidir |
||
|
||
| etik var ederek varolabilme çabasıdır | ||
|
||
| Etik, ahlak, moral, törel... aynı özsel olanın kavramlaştırılmış halidir benim düşünceme göre. Bence bir ve aynı şey olan bu kavram, ahlak iki anlama gelir. İlk anlamı: İyiyi ve kötüyü inceleyen ilim. İkinci anlamı ise pratik: Bir topluluk içinde, toplum içinde nasıl davranışlar geliştirmemizi gösteren bir ilim. | ||
|
||
| ahlak, önce kişinin kendini tanımasıdır.olaylara karşı verdiği pratik tepkileri kavrama ve iç dünyasının dışa yansımalarını kavramaktır.sonra başkalarını tanımaktır.onların yanında bir anlık da olsa nötr kalabilmek onlarla bütünleşebilmektir. | ||
|
||
| Etik diye genel bir şeyin olduğunu inanmıyorum. İnsanın 3 temel dürtüsü vardır. Birincisi karnını doyurmak, ikincisi barınmak ve üçüncüsü üremek, üretmek vs.. gibi şeyler. Birinci ve ikinci güdüsünü tatmin etmiş olan kişi için hırsızlık etik dışıdır ama tatmin edememiş kişi için hırsızlık yapmak etik değil hayati bir meseledir. Bu yüzden genel bir etik değer yoktur. |
||
|
||
| ek; Etik kelimesinin altını hatta tüm tanımlamaların altını dünyanın sahipleri yani egemenler belirler. Örnek olarak komşun açken sen tok yatma gibi mottoların bu konuda kıymet-i harbiyesi de yoktur. Keza komşunu besleyerek onu beslenmeye alıştırmış olursun bu bir, ikincisi onu o hale getiren sistemi de desteklemiş olursun. Bu yüzden bırakın dilencileri komşunuza dahi yemek vermeyiniz. Başka bir örnek vermek gerekirse uyuşturucu satmak suçtur ama etik ve ahlak noktasında bakıldığında ne ahlaksızlık ne de etik dışılıktır. Çünkü bu işi yapan insanlar aslında alkol ve sigara tekellerine yani dünyanın sahiplerine (dünyanın sahipleri diyorum çünkü Nato toplantısında Philip Morris'in işi ne?) kafa tutuyorlar. Eğer bu etik dışıysa egemenlerin etik değerlerini de kabul etmiş hatta kutsamış oluruz. |
||
|
||
Etik diye genel bir şeyin olduğunu inanmıyorum. İnsanın 3 temel dürtüsü vardır. Birincisi karnını doyurmak, ikincisi barınmak ve üçüncüsü üremek, üretmek vs.. gibi şeyler. Birinci ve ikinci güdüsünü tatmin etmiş olan kişi için hırsızlık etik dışıdır ama tatmin edememiş kişi için hırsızlık yapmak etik değil hayati bir meseledir. Bu yüzden genel bir etik değer yoktur. öyle bir genelleme aşırı derece eksik kalır şöyle yapabilirsin yaşam = sağlık , gelişim ,zaman |
||