|
||
| toplumsal kurallar gelip geçici. almanlar eskiden hitleri çok severdi şimdi sevmiyor. kırsal alanda namus cinayetleri filan sürüyor büyük şehirde sürmüyor. bazı kültürlerde yemekten sonra geyirilir (yemeği beğendiğinizin ifadesi olarak) bazı kültürlerde ağzınızı kibarca silip sıgaranızı yakarsınız... toplumun değerleri gelip geçici. her hafta yenisi çıkıyor. toplum iyi dedi diye iyi kötü dedi diye kötü olunmaz. |
||
|
||
| Bir dusunur demiski Yoksa ahlak kötücüllük mü? katiliyormusunuz? | ||
|
||
| ahlak felsefesi iyiyide kötüyüde kapsar. zaten bunları bulunduğu döneme ve koşullara göre değerlendirmesidir tanımıda. aslında iyi ve kötünün; doğru ve yanlışın değerlendirilip genelgeçer kurallar konmaya çalışılması boş bir çabadan ibarettir... |
||
|
||
| Her ahlak/etik de cezai hukumlerdenmi olusuyor..yoksa vicdan denilen seyden mi? | ||
|
||
| vicdan sanıyodum ama yanılmışım. ahlak-etik die bişey yok. aynı olmayan seçimler var sadece. | ||
|
||
| Ahlakın oluşumu üzerine tezler: 1) bireyin içinde yaşadığı toplumdan. Kropotkin'in dikkat çektiği üzere, "İnsanın ahlaki anlayışı, tamamıyle belirli bir yerde ve belirli bir zamanda varolduğu kabul edilen toplumsal yaşam biçimine dayanır ... bu toplumsal yaşam insanın ahlaki anlayışında ve belirli bir dönemin ahlaki anlayışında yansımasını bulur" Diğer bir deyişle, yaşamın ve yaşamanın sağladığı deneyim. 2)Bireylerin kendi toplumlarının etik normlarını eleştirel bir şekilde değerlendirmesinden. Bu Erich Fromm'un şu argümanının özüdür: "insan kendi sorumluluğunu kendinden sorumlu olduğunu, ve ancak kendi güçlerini kullanarak yaşamına anlam verebileceği gerçeğini kabul etmelidir ... insanın kendi güçlerini ortaya çıkararak, üretken bir şekilde yaşayarak yaşamına verdiği anlamın dışında yaşamın başka hiçbir anlamı yoktur" . Diğer bir deyişle, bireysel düşünme ve gelişim yoluyla. 3) Bir başkasını anlayabilme duygusu --"ahlaki seziş'in gerçek kaynağı ... basitçe sempati duygusundadır" Kropotkin. Diğer bir deyişle, bireyin deneyimlerini ve fikirlerini diğerleriyle beraber hissetme ve paylaşma yetisi. Bireysel ahlak kavramının geliştirilmesinde hangisi daha ön planda? Ya da hiçbiri etkili değil mi? |
||
|
||
| kropotkinin sempati duygusu dediği şeyi "başkası için yapılmasını istediğin şeyin kendin için olmasını düşünmek" olarak yorumluyorum. gerçekten de ahlki dürtüleri harekete geçiren şey "yaptığımız şeyin bizim de başımıza gelme ihtimalini düşünerek hareket etmektir." yere tükürdüğümüzde ilk aklımıza gelen tükürüğün iğrençliği ve canımızı sıkması. bunu kendimizi için istemediğimiz için ahlaki bir kural formatına dönüştürürüz. bu yüzden 3 ve 1 ahlakın kökenini açıklıyor. ama 2 ciyi anlamadım ?? |
||
|
||
| İkincide anlatılmak istenen yoplumun ahlak kurallarını birer anti-tez kabul edip eleştirel yaklaşarak kendi sentezini oluşturmak. Diğerlerine göre çok daha bireysel bir bakış açısı. Kropotkinin kullandığı ' sempati' aslında çok doğru değil; 'empati' daha doğru bir kavram sanırım anlatılmak istenene... |
||
|
||
| sempati olabilir. çünkü kropotkinin düşüncesi mücadele değil işbirliği üzerine kurulu. sempati kelimesini kullanmış olması muhtemeldir. tabii çevirmenlerin azizliğine uğramıyorsak .. |
||
|
||
| Yinede karşındaki insanı anlamak ve tavrını buna göre oluşturmak için empatinin yeterli olduğunu düşünüyorum. Sempati fazla ileri gitmek olur ve kişiye zarar verir. |
||
|
||
hmm evet haklısın. bu kadar iyimserlik fazla olur ![]() empati olsun.. |
||
|
||
| bence ahlak tamamıyle bır baskı duzenıdır iyi ve kotuyu bırbırınden ayırmak bunları bız kendımız karar vermemız gerekırken baskaları bızım yerımıze adına ahlak dedıklerı baskıları uzerımıze kurmaya calısırlar. ben ahlak kuralı dıye bır seyı tanımıyorum. iyi ve kotu gıbı kavramlar zaten gorecelıdır.bana iyi gelebilen seyler bır baskasınca kotu de olabılır benım dusunceme gore bırey kendı sı secmelıdır.ben ıyı dıyorsam oyledır bence. baskılardan bır an once kurtulmayı deneyın bence goreceksınızkı ozgur bır yasam dusunebılmek en guzelı |
||
|
||
| Ahlak ekmek su gibi birseydir. | ||
|
||
| mevcut saygı ve ahlak özgürlükleri daraltıyor. MEVCUT SAYGI VE AHLAK ÖZGÜRLÜKLERİ DARALTIYOR... mevcut saygı ve ahlak özgürlükleri daraltıyor. mevcut saygı ve ahlak özgürlükleri daraltıyor. mevcut saygı ve ahlak özgürlükleri daraltıyor. MEVCUT SAYGI VE AHLAK ÖZGÜRLÜKLERİ DARALTIYOR...... |
||
|
||
| Çözümün nedir? Bu kadar karşı olduğuna göre bir çözüm düşünmüşsündür sanırım... | ||