|
||
| Estetizm Antipatisi İşlev önceliklidir. Görünüm yada estetiğin hiçbir fonksiyonelliği yoktur. Estetik, insanın uyuşturulması ve düşüncesinin sivriliğini, çevikliğini kaybetmesi için araç niteliğindedir. Peki estetiğin hiçbir getirisi yoksa, nitelik değerlendir beğenme-beğenilme isteği olduğu açıktır. Ancak yine de soru tam olarak başladığı andan itibaren kültürel etkiyle yönlendirilir. Güzel-çirkin ikiliği öyle kökleşir ki düşüncede onu söküp atmak bir yana, her beğeniyle onu daha da derinleştiririz. İnsan düşüncesi cisimlerin şeklini; kütle, hacim, koku, tat, fonksiyon gibi özelliklerinden önde tutacak kadar sığlaşır. Yaratılmış güzellik bizi gerçeklikten koparır, çünkü görünüm yaşam döngüsü içinde yeri olan bir kavram değildir. Yine de beğenilme isteğine acımasızca davranmamalı. Her varlık ister çabayla kendini oluştursun, ister şartlar tarafından biçimlendirilsin, varoluşuyla eşzamanlı olarak, “kendisi” olduğunu hissettiği sürece yani kendini doğal olarak sahiplendiği için beğenilmek ister. Bu kendinden yada kendine ait olanın, diğerleri tarafından onanma isteği için gerekli bir parametredir. Ki bu da canlının yaşamının devamlılığı için türünün devamını da gözetmesi biçimindeki bir çıkar içgüdüsünden kaynaklanır. Tabiki türün daha sağlam oluşu da canlının ayakta kalması için artı bir getiri sağlayacağından, canlı en iyi olanla eşleşmek ister. Ancak doğal yaşamdan oldukça sapmış insan türü için, beğeni güdüsü üreme dışında da birçok alanda belirdi. Ekonominin oluşumuyla birlikte, gelişimi için temel gereksinimlerin çok ötesinde bir ihtiyaç spektrumu oluşturulmuştur. Estetik, sanat da dahil olmak üzere, çok sayıda sektörün gelişimine temel bir neden sayılır. Artık temel ihtiyaçlarını oldukça kolay karşılayabilen insan için hazzın işlevin ötesinde görünümde oranması öngörülebilir bir sonuçtur. Kökenini irdelediğimde her yönüyle can sıkıntısından öte bir neden göremediğim estetik kavramının gelişimi, artık insan yaşamına büyük külfetler getirmektedir. Estetiği kaygıya dönüştüren insan, bu kaygıyı gidermek adına çok çeşitli yöntemler kullanmak zorunda kalır. Sonuçta özgürlüğünden ödün verir, kendini fiziksel acıya bırakır, zamanını ve enerjsini bunun için tüketir. Yaşam anlamını asıl gereksinimlerinin çok ötesine taşıyan insan için, “haz” gittikçe ulaşılmaz bir noktaya gelir. Bir eylemin salt-yalın biçimi onu doyuma ulaştırmaz hale geldiğinde, haz arayışını sorgulmak yerine, ihtiyacına yeni şekiller verir. Bugün üremei seks ve pornografiye, beslenme ziyafete, barınma konformizme bıraktı yerini. Bu gereksinim metamorfozu sürecinde görünüme verilen değerin ve beraberinde getirdiği kaygının izleri çok açık. Doyumsuz dönüşümün insanı nereye taşıyacağını öngörmek zor olsada, kendini biçimlere hapseden insan türünün özgürleşmek adına ve yok olmadan önce çabalayarak bulunduığu noktayı sorgulaması gerekiyor. Belkide bunun için en mantıklı ilk adım topyekün yıkımdır... Lilith noir |
||
|
||
| kadınlar mesela..güzel olma zorunluluğuyla zamanlarını asırlarca geriden takip ederler...değerleri estetik hazları okşamaları oranınca biçilir... estetiksel kaygılar yaptırım uygulamanın zehirli bir yoludur.. öte yandan yaşadığından kıyasıya bir haz almak önemlidir ve estetik bunun biricik sevgilisidir.Öznel bir estetik anlayışının hatta toplumsal güzeli-çirkini zedeleyecek bir estetiksel anlayışın savunulası olduğunu düşünüyorum... aksi takdirde bastırılmış bir yaşam formundan zorla soyulmuş bir yaşama biçimine geçilecektir. Ayrıntılı, oldukça ilginç bir analiz
|
||
|
||
| Estetizm yüzyılın yüzyılların sömürgeci kralıdır.Çarkında herkesi eritip uygun gördüğü formda geri üretmek ister. Herşey çirkin olsun ya da her şey dilediği gibi olsun, estetik kuramcılarını şaşırtalım.Oyun oynamak bile mi istemez canınız.Her gün aynada onların istediği surata bakmak çok mu hoşunuza gider.
|
||
|
||
| Keşke estetizm kavramı kadınlarla ya da kendimizle sınırlı olsaydı. Estetizm elinize aldığınız her materyalde, tükettiğiniz besinlerde bile var artık... Güzel-çirkin dikotomisini yoketmek gerekiyor, çünkü bunlar zaten estetizmin kendini pazarlamak için ürettiği kavramlar. Herşeyin kendine ait ayrıcalığı olmasını kaldıramayacak bir sistemde beyinlerimiz kavruluyor şu anda... Destek ve beğeniler için saolun...
|
||
|
||
| ne kadar kaçmak istesekte estetizmden kurtulmak pek mümkün değil,hayatımızın en büyük parçalarından biri..kendi adıma zaten kaçma isteğimimde olmadığını belirtmek isterim. |
||
|
||
| Esas sorun,bir grubun bütün insan ve yaşam biçimini oranlamaya kalkması.Bunun ana halkasıysa yaşamının çerçevelerinin eline verilmesidir.Bu anlamda bir estetizm karşıtlığı zorunludur. Üstelik kafamız gelir geçer değerlerle karman çorman edilmiş halde ve aslında çekilen varoluşsal ve ya toplumsal sıkıntının önemli bir bölümü zihince engellenmiş olmamızdan kaynaklanıyor. |
||
|
||
| eğer karşıtlık vereceksen bunun adı da karşı_estetitizm olur..sonuçta ondan kaçamazsın.ha,popüler estetitizme hayır diyorsan zaten buna diyecek lafım yok | ||
|
||
| Zaten yaşamsal değerler içinde kişinin kendine ait pek birşeyi kalmadı. Algı dünyamızın çoğu yeniden ve yeniden üretilen ve zihnimize kazınan kavramlardan oluşuyor. Organik androidleriz... İşte bu yüzden inatla saçmasapan da olsa farklı olmak önemlidir. Beğenilmeninde -yazımdada yazmıştım aslında- çiftleşme dışında hiçbir değeri yoktur. ni önemlidir ama bizimki gibi birşey değil. Çünkü biz bize hoş geleni değil, hoş gösterilmek istenenleri beğenecek kadar kısıtlı kapasitelere sahip beyinleriz... |
||
|
||
kadınlar mesela..güzel olma zorunluluğuyla zamanlarını asırlarca geriden takip ederler...değerleri estetik hazları okşamaları oranınca biçilir... Soyle devam edilebilir, kadinlar icin her zaman bir "secilme" soz konusudur karsisinda ki "erkek jurisi" tarafindan,evlenince kadar bu durum boyle gider.(bazilarinda evlenseler de).Yeni her zaman guzel olmak gibi bir dertleri vardir. |
||
|
||
| estetizm bir kurumsallık gerektirir. yani durup dururken br şey estetik olmaz. senin beğeni kültürünü şekillendiren öğelerden oluşan ekol/kurum kendi estetiğinin şablonunu çizmiştir. sen sadece o şablonu öznelere uygularsın. |
||
|
||
| Kadınalrın güzel olma gereksinimi toplumsal değerlerin onları güzellik dışında başka bir işe yaramayacağına hüküm getirmiş olmasıyla da ilgili.Kadınlar yaşamda üretme pozisyonunda olamayınca süs konumlarını hırsla savunmak zorunda kalmış olabilir-sadece nedenlerden biri olarak- Estetiksel değerler bir bakıma sunidir.Sorgusuz kabullenilmiştir ve gerekçeleri de yüzeyseldir. Çok basit bir örnek yılan iğrençtir bir çoğu için..çünkü ölümü hatırlatmıştır insanlara ve insanlar da bir ağızdan ona iğrenç adını takmışlardır.. Estetiksel beklenti büyüyüp karmaşıklaşarak nasıl bir insan istendiğinin emrine dönüşür.Kişiler de ya buna uyar ya da dışarıda kalınıp kendi içinde bölünürler ve ya resti çeker ve kendilerini öne sürerler-ben buyum ,istediğimi olurum gibi.. Kendi güzel dediğim şeyleri güzel olarak yaşamaktan vazgeçemem ama asla. Çünkü estetik olan benim için sıradan bir düzenlemenin,farkındasız bir duruşun dışında olandır.. |
||
|
||
| böle bir olay olduğunu bilmiyordum.. ne uyuzlarmış adamlar |
||