SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Okuma Odası

Konu: La'Fanlatandan Masallar

Sayfa: [ 1 ]

hellskitchen 19.06.2008 14:03:19
          Karga ile Tilki

     Akdeniz sahilinde küçük bir kasabada yaşayan, 25 yaşlarına,bekar, hafif göbekli, bıyıkları diken diken bir tilki yaşarmış. etrafında pek sevilmeyen üçkağıtçı bir tip olan tilki geçimini amcasının oğluna ait bir vcd dükkanına bakarak sağlarmış. Tavla, batak , okey, araba tesisatı, balıkçılık, avcılık gibi konularda kendini bir hayli geliştirmiş olan tilki esnaf arkadaşlarıyla çaydı, çorbaydı, kızlara laf atmaydı derken günü bitirip soluğu gel de içme birahanesinde alır gece yarısına mütakiben evin yolunu anca bulan bir yurdum tilkisiymiş.
      Bizim miskin tilki öğleye doğru dükkanı açmaya giderken bir ses: "hooop bak hele gardeş
tilki sağa sola bakar piyasada kimse yok sonra bi ses daha:"yukarı bak yukardayım hemşehrim.     
tilki yukarı bi bakar simsiyah tüylü  yorgun bakışlı orta yaşlı bir karga.
      Tilki: hooooovvvv buyur bilader ne arıyon buralarda.
      Karga: sorma kardaş hanım lor peyniri almaya gönderdi bizim bakkalda kalmamış. Aranıp duruyom Allah senin inandırsın beş kilometrelik alanı taradım bulamadım. Sen bilirmisin buralarda bulunurmu lor peyniri.
      Tilki: Valla bizim orada çarşamba pazarı var. orda muhakkak vardır gel seni götüriyim istersen.
      Karga: Çok iyi olur be. Allah razı olsun din kardeşim.
Kargayla kasabanın pazarına girerler. Tilki hemen Kargayı mahalleden abisi olan rıza nın tezgahına götürür rıza muhtelif süt ve süt ürünlerini satan bir pazarcıydı.
      Tilki: bak rıza baba bu arkadaş uzaklardan senin peynirlerin methini duyup gelmiş. çek bakalım bize iki kilo lor peynir. heheheh
       Rıza: eywallah koçum eee malın iyisine her zaman talep olur koçum. geçenlerde hollandalı turistler geldi felan....
rıza baba hikayesi anlatırken karga tilkiye
       Karga: ya tilki kardeş eywellah peynir içinde benim yanımda heç para yok ben bizim bakkala yazdırıcaktım öyle yola çıktım.
o esnada rıza baba peyniri kargayı verir.
       Rıza: iki lira elli kuruş yüz gramda fazla koydum. afiyet olsun.
o esnada rıza kargaya kargada tilkiye bakar Tilki durumu bozuntuya vermeyip iki lira elli kuruşu verir  rızaya eyvallahlarını çekerler ordan ayrılırlar ancak tilki çok pis bozulmuştur duruma. Ama yine renk vermez tilki. Karga ise çok mahçup olmuştur.
      Karga: Tilki kardeş sana da ayıp oldu ama söz evden para alıp bu akşam sana geri veririm.
      Tilki: ya karga bilader iki liranın lafını mı yapıyon şimdi aşk olsun. akşam bizim birahaneye gel ödeşiriz o zaman.
Böylece tilki yediği kazığın öcünü almak üzere birahaneye kargayı çağırmıştı.
Akşam 9 sularında karga ile tilki barda buluşurlar. bira fıstığı yer içer. tilki anlatır karga dinler karga anlatır tilki dinlermiş. Tİlki kargayı sarhoş edp hesabı sokup kaçmayı planlıyomuş ama aklına daha pis bi fikir gelmiş.
     Tilki: ya güzel kardeşim siz kargaların sesi de pek bi yanık olurmuş öle derler.
     Karga: yok be nerden çıkardın bizim sesimiz karga gibidir.
     Tilki: yok yok sen bi ibo dan ağrı dağın eteğinde diye mırıldanıyodun az önce bi söyle la ne olur bak ölümü gör
     Karga: la tövbe iyi lan söyliim.
Karga iğrenç sesiyle bütün birahaneyi dışarı döker ancak kafası çok iyi olan tilkinin gazına gelmişti ve susmak bilmez. tilki onun sesinin Nihat Doğan kadar güzel olduğuna ikna etmesi kolay olmuştu.
     Tilki: ya karga kardeş bizim unkapanında dayı oğlu var recai. recaimüzik diye plak şirketi var gel sana ordan bi kaset çıkartalım.
     Karga: harbiden mi çok fiyakalı olurum demi ama. haklısın tilki yarından tezi yok şehre gidip girelim şu kaset işine o zaman.
     Tilki: yalnız bu işe 10000 kafa gerek.
     Karga: İyi ya benim tarla var onu satarız o zaman.
     Tilki : oldu bu iş aslanım hadi şerefeeee....
Bi hafta içinde tarla sap saman tabak çanak satan karga tilkiyle beraber buyuk şehre gelirler doğru ilk iş recai müziğe giderler. recai karga ile tilkiyi büyük bi sevinçle karşılar. tilki recaiyi gelmeden önce aramış durumu bildirmişti.
Hemen kayıt işine girerler aynı gün 10 türkü kaydederler. kargayı gaza verir recai.
     Recai: hacı sende bu ses varken sırtın yere gelmez karıya kıza doyarsın paraya para demessin ama şimdiden söyleyim bu korsan işi çok pis vurdu piyasayı. belki hiç satış yapamayız beş kuruşta para düşmez sana.
     Karga: Deme recai abi varımı yoğumu satıp geldim buraya.
     Tilki: ya takma kafayı alayına gider senin kaset hem bu ses kimde var bu piyasada. hadi biz kasabaya dönek, paraları Karga' nın hesabını geçersin sen recai kuzen.
     Recai: eyvallah kuzen. hadi karga allahısmarladık.
zavallı kargayla kurnaz tilki  evinin yolunu tutarken tilkiyle recai 10000 kağıtı fifty fifty paylaşmışlar. değil kaset basmak türküleri kaydetmemişlerdi bile.
Karga kasabaya döndüğünde herkese kaset yaptığından bahsediyordu. ancak kimse inanmıyor dalga geçiyordu. "senin karga sesini kim dinlesin lan enayi" diye millet alaya alıyordu karga yı.
     Karga: ey ahali ahali inanmassanız tilki ye sorun onla gittik şehre onun dayı oğluna yaptırdık kaseti
Tilkinin ne kadar yavşak bi karakter olduğunu bilen ahali
     Ahali: eyyy gidi karga kardeş tilki seni kandırmış paranı da yemiş. bunca millet şahit ki senin sesin karga gibidir. kimse sana kaset çıkarmaz.
Bunun üzerine karga "hayır olamaz" diye bağırarak tilkinin dükkanına koşar.
    Karga : Ulan tilki neden böyle bi gavurluk yaptın hani gardaştık.bütün ahaliye rezil ettin beni.
    Tilki: yaaa sen peyniri alırken beni rezil etmedimiydin. Al sana bu ders olsun.
    Karga: len kitapsız bir lokma peynir için bu kadar şerefsizlik yapılırmı.Konuşan karga diye sirke satsaydın bu kadar koymazdı. Allah senin belanı versin.
    Tilki: Sana da akıl-fikir vesin.


                           FİN


        Evet sayın seyirciler La'fanlatan dan Masallar'ın ilk bölümüyle karşınızda olduk. Bu hikayeden çıkaracağımız dersler ve kıssadan hisseler nelerdir kendimize soralım soruşturalım.
görüşmek üzere Esenle kalın...

Ruler of the Ruins 19.06.2008 14:54:35
Adam üşenmemiş uğraşmış ya Smiley
De şimdi bu kaset işleri fln sözleşmeyle olmuyor mu? Düşünmek lazım bunları..

hellskitchen 19.06.2008 15:34:54
al işte bak kıssadan hisse yi çıkarmışsın kendine; sözleşme yapmadan kaset işine girmeyin.
 La'Fanlatan' ın felsefesini anlamak kolay bi iş değil rulercım. üşenmedim yazdım insanlığa faydam olsun istedim.
         

         Kurbağa Prens


         kimsenin gidemediği gidipde dönemediği bi diyarda bir kurbağa yaşarmış. aslında kurbağalar yaşarmış ancak bi tanesi var ki o bizim kahramanımız, o daha bi şey yaşarmış. Kurbağa bir zamanlar o diyarın prensiymiş ancak sonsuz hayat vaadeden abı-hayat çeşmesinden su içmiş ancak gelgelim suyu içmeden önce kullanım şartlarını okumayan prens bir de ne görsün 3 kulluavallahu ile 1 ihlas okumadan suyu içdiği için sonsuza kadar kurbağa olarak yaşamak zorundaymış. ancak bir prenses onu öperse normale dönebilecekmiş.
        Zavallı prens yılaar yıllar boyunca prensesini beklemiş ama bir türlü bulamamış derken türkler gelmiş diyarı fethetmiş gel zaman git zaman saltanat kalkmış ne prenses kalmış ne sult6an. Prens te kaderini kabullenmiş bodrumda bir villa nın foseptik çukuruna yerleşmiş rahat bi hayat yaşamaya karar vermiş. Sinek ve sinek türevleriyle beslenen kurbağa prens sürekli insan olduğu günleri özlüyormuş. Bir gece buğday tenli uzun boylu yakışıklı bir delikanlı villanın balkonuna çıkmış hav bu sivrilerin kökenine diyerek sivrilere küfreder dururmuş. Kurbağa Prens Gençte adeta kendisini görmüş. ve seslenmiş
Kurbağa Prens: hey genç merhaba.
Hellskitchen:  merhaba kurbağa bey
Kurba : Genç ben kurbağa prens kısaca bana kurba diyebilirsin.
Hells: o memnun oldum majestye bende hellskitchen kısaca bana hells diyebilirsin.
Kurba kendi hikayesini uzun uzun hells e anlatır. kısa zamanda buddy olurlar. hatta hells kurba ya prenses bulmak için söz bile verir. sonra kurba mevzuya girer.
Kurba: bak evlat ben senin sivrilerden ne çektiğini anlıyorum şimdi ben senin evdeki sivrileri yiyeceğiim sende bu beladan kurtulacaksın.
Hells: eyvallah da ne karşılığında babacola.
Kurba:Hiç bi şey sen bana insan muamelesi yapacaksın o kadar akşamları rakı kavun yapıcaz beraber insan içine çıkacaz felan.
Hells: hoppala ayıp ediyon prens lafımı olur yarından tezi yok işe başla hem karnını doyurur hemde sinek başı üç beş kuruş atarız.
Kurba:sağol evlat.
Kurba yüzyıllardır insan olacağı günün hayaliyle yaşamıştı ancak tam bütün umutları tükenmişken hiç olmazsa kendisine insan gibi davranacak bir arkadaş bulmuştu. Hellsle günler çok güzel geçiyor eğlencenin dibine vuruyorlardı. Gel zaman git zaman sivrisinek mevsimi bitmiş Kurabağa prens fazlalık olmaya başlmıştı Hells' e. Hells de kurbaya kapıyı gösterecek fırsatı gözlüyordu. iyi güzel günler geçirmişlerdi. ancak iş başka dostluk başkaydı. Bir akşam.
Hells: Kurba artık evli evine köylü köyüne değilmi üstad.
Kurba ise gitmek istemiyordu ama mecburdu kalmak için bi kaç bahane sıraldı.
Kurba: Hells bu kadar muhabbetimiz var bi kaç hafta daha takılalım ben kendim terk ederim evi. hem biliyosun benim senden alacaklarım var ücretimin yarısını ödemedin. Sigortamı bile yaptırmadın ama bak ben bi şey dedimmi?
Hells duruma içerler ve ancak kurba dan kurtulmalıdır artık ve
--Goaaaaarchhh. kurbanın üstüne basar.
Kurbada son nefesinde
"Ulan chevrolet bunu yapacağını biliyordum ama ölmeden önce bana bi ay insan muamelesi yapacak bi insan evladı buldum ya bu bana yeter . hadi kal sağlıcakla." der ve  hayatına noktayı koyar.
Hells de işlediği cinayetten ötürü büyük bir pişmanlık içine girmiştir.
"Allah ım ben ne yaptım.Nasıl öldürürüm  konuşan bir kurbağayı, halbuki sirke satıp zengin olabilirdim."

          Fin

      sevgili seyirciler bu masalda da kahramanlarımızın hazin hikayesini izlediniz. Dilerim bu masaldan kıssadan hissenizi çıkarırsınız.

Ruler of the Ruins 19.06.2008 15:42:05
Bu sirke satma meselesi, seni çok derinden etkilemişe benziyor..

19.06.2008 15:48:44
          Karga ile Tilki

     ... gelmez karıya kıza doyarsın ...
Biz bunu okullarda baist okuduk. araya böyle çirkin kelimeler konulmamıştı. çocuk kitabıdır, çocuklara yönelik burası erkeklere yönelik olmuş bayanları aşağılayan onlara yemek muamelesi yapılan. buda ayrı bir hayat dersidir. erkeklik adına ithafe. erkekliğin ne olduğuna ithafen.gelelim ders şöyleydi.
karga bir ağaçtadır, ağzındada peynir. tilki yemek ister peyniri nasıl yesin. kurnazlıkla. karga kardeş ne kadar güzel sesin var, bir şarkı söylede dinleyelin. söylemek için gaaaaaak der demez peynir düşer, tilki kapar.hisse:
karga karga gak dedi
çıktım baktım  o dala
bu karga ne budala

Ruler of the Ruins 20.06.2008 09:34:41
Ee sonuçta iki hayvan konuşuyor, çirkin olsa bile gerçek hayatta geçmesi muhtemel bir cümle. La'fanlatan amcayı işin dışında tutunuz o sadece gözlemci Smiley

Kurbağa Prens masalının sonuna alkol sonrası, "öpüjem abi" muhabbeti ve sonra hep birlikte mutlu bir son beklerdim.. Kurbağanın ölüm anları, son sözleri ve hells'in tarifi mümkün olmayan pişmanlığı ve vicdan azabı beni duygulandırdı, biraz..
Gözyaşlarıma hakim olamadığım o anlarda "Son pişmanlık neye yarar?" sözleriyle bir kıssadan hisse çıkarmadan ve müslüm babamızı en içten dileklerimle anmadan edemedim.

fikir 20.06.2008 09:55:22

Karga kendisine aptal denilmesi üzerine bir açıklaması yapar ve şöyle der:

''ben ağacın başına henüz gelmiştim ki, tilki kardeş ağacın altında göründü. bana o kadar güzel iltifatlarda bulun du ki, ben de peyniri ona vererek mükafatlandırdım. peyniri ağzımdan düşürmedim..."

bir, iki, üç
van, tu tri
ün, dö,trua...
bir, iki, üç...
türkçe, İngilizce,
yetmedi, fransızca.
gak, gak, grak...

kurnaz tilkiye peyniri kaptıran
gösteriş düşkünü olarak tanır,
beni çoğu insan.

Bugün yaşasa ne yapardı bilmem.
herhalde özür dilerdi
masalcı la fonten
bu kötü ünü sağladığı için bana.

düzeltmek istiyorum
hakkımdaki yalnış yargıyı.
kuşların en akıllılarındanım ben.
isterseniz beni birkez daha dinleyin
sevgili insan kardeşlerim!
Gak gak grak...
gak gak grak...
pardon, pardon.
ehad, isneyn, selase
bu arapça.

Yük, dü si
işte size farsça
bir, iki, üç,
gak gak gırak...

sanmayın bu dillerle sınırlıyım.
daha birçok dilde
sayabilirim bu kadarcık...

......


Bu amca laf anlatıyor bence... Smiley
masal anlatamıyor...

20.06.2008 10:01:09
sağol fikir.

hellskitchen 20.06.2008 14:31:02
           

             Ağustos Böceği ve Karınca


              Güzel bi ülkenin güzel bi kasabasında bir karınca yaşarmış. Her işin ucundan tutan 8 bacağında sekiz marifet pek bi çalışkan yaratıkmış.Sabah 8 30 dan akşam 18 00 e kadar reklam olmasın çok ünlü bir gıda firmasının merchandising departmanında satış görevlisi olarak çalışır iş arkadaşları öğle yemeklerini muhtelif alışveriş merkezlerinin muhtelif restaurantlarında karnını doyururken karınca her sabah kahvaltısından sonra hazırladığı kumanyayı sefer tasına koyar iş yerinde öğle paydoslarında  yermiş. Geceleri de taksim - kadiköy hattında dolmuş çeken karınca kazandı paranın bir kısmını kazançlı bir emeklilik fonuna bir kısmınıda dövize yatırırmış.
            Karınca bir yaz gecesinde dolmuş çekerken müşterilerden birinin ücreti uzatmadığını anlamış. Aynadan yolcuları uzun uzun süzmüş. Arka koltukda bir böcek sızmış uyuyor. Karınca elemanın uyanması umuduyla: Arkadaşlar ücretleri uzatalım bi zahmet.
O esnada eleman uyanır durumu çakar.:"kaptan kusura bakma malum taksim geceleri alkolü fazla kaçırmışız. buyur ücret .hanım teyze şu 5 liği uzatırmısın."
Karınca bu sesi bi yerden tanımıştı çocukluk arkadaşı Ağusto böceğiydi konuşan. Komuşusu halime teyzenin en büyük oğlu.
Karınca: Vay Agustus naber len.Benim lan karınca tanımadınmı. geç su ön koltuğa bakıyım muhabbet edelim köprü trafiğinde canımız sıkılmasın.
Agustus: Geçelim abi. ya Karınca biz seni memur bilirdik ne bu dolmuşcu ayakları.
Karınca: ee agustus hayat şartları zor yarın ne olacağımız belli değil. çalışıyoruz işte
Agustus: ya bırak allanı seversen karın. ölümlü dünya niye yoruyon bedeni bu kadar. Bak bana peder den tırnakıyorum parayı, teoman hesabı kopuyorum beyoğlunda. Senin yaptığın hamallık be koçum.
Karınca: sen bilirsin agust ama gittiğin yol yol değil bilmiş ol
August:  benim arkamda babam var olum sen rahat ol bana bişi olmaz.
Karınca: bu kış çetin geçecek diyorlar olum benden uyarması.
Agustus:ehuehe. Neyse moruk sen beni şu köşede bırak.
Karınca: hadi eywalla. halime teyzenin ellerinden öperim.
Agustus eywallah.
             
               Gel zaman git zaman ülke ekonomisi global dalgalanmalar ve iç piyasadaki belirsizlikler nedeniyle krize girmiş. Faizler almış başını gitmiş borsa çökmüş. döviz fırlamıştı. Bütün sektörler durgunluğa girmiş işsizlik yüzde 30 lara varmıştı.Bütün tüccarlar mallarını stokluyordu. Allah sizi inanadırsın pirincin kilosu 10 ytl ye çıkmıştı.Karıncanın firmasında da işler iyi gitmiyor elemanlar işten çıkartılıyordu. ama karınca çalışkanlığı ve insan kaynaklarına yaptığı yalakalıklar sayesinde işini korumuştu.İşte memleket bu ağır koşullar altında ezilirken karınca fırtınalı bir kış gününde işe gitmek üzere otobus durağına gitti. Bir de baktı ki Ağustos böceği orda tirtir titiriyo üstünce incecik bir kabanıyla.
Karınca:  Agustus hayırdır bu ne hal böyle
Agusutus: sorma kardeş malum kriz bizim peder battı. Meteliğe kurşun atıyoruz. Şu kış gününde giyecek doğru düzgün bir paltomuz bile yok.
karınca ağustos böceğinin para isteyeceğini sezmişti.
Karınca : ya ya böyle işte ne yaparsın.
Agusutus: Abi bi sigara bile içemiyoruz. Bi cigara parası versene varsa.
Karınca: Hööösst sen yazın alemlerde gezerken ben kıçımı yırtıyodum para kazanmak için bana hava atıyodun -teoman hesabıııı- diye.
Agustus: Tamm abi vazgeçtim istemiyorum.ühüühüh...
Karınca: Eeee boşuna dememişler "yazın yediğin hurmalar, kışın bi yerini tırmalar"

              fin


        sevgili seyirciler La'Fanlatan dan bugünlük bu kadar. Bir başka bölümde La'Fanlayanlara masal anlatmaya devam edicez.Esen kalın.

20.06.2008 15:45:37
          

           ...Allah sizi inanadırsın pirincin kilosu 10 ytl ye çıkmıştı.... kaynaklarına yaptığı yalakalıklar sayesinde işini korumuştu.

bildik bu hikayeler nasılda değişime uğramış. Pirince inanmak zor olmasa gerek günümüz koşulları mağlum. Leyleğin ömrü lak lak ile geçer demişler, fakat ağustos böceği çabuk anlamış hayatın gerçeklerini. Bildik karınca da yalaka olmuş.
Burda nasrettin hoca örneği geçerli. Millete yaranamazsın.
Karınca çalışmış çabalamı.ş alınteri ise onu koymuş ortaya. akşama bacaklarını uzatıp, yatmamaış. yine çalışmış. Gelgelelim, yalaka olmaktanda kurtulamamış.
kime yaranılır.
işte vatan ekonomisi.


Sayfa: [ 1 ]