SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Sağlık

Konu: Zihinsel engelli diye bir şey yoktur

Sayfa: [ 1 ]

17.06.2008 20:16:41
Öncelikle sona söylenecek cümleyi baştan kurarak başlayayım: "zihinsel engelli veya zeka özürlü diye bir şey yoktur, ne tıbben ne de başka bir şekilde."

Bugüne kadar insanlık bir çok konuda olduğu gibi bu konuda da sadece kalabalık olmanın avantajıyla bir zeka normali/kriteri belirlemiş. Bu normalin/kriterin dışında yani altında kalan kitleye ise zeka özürlü damgası vurmuştur. Yani anlaşılacağı üzere tamamen kalabalık olmakla ve seviyeleri belirleme "gücünü" elde tutmak ile alakalı bir durum bu. Oysa ki zeka özürlü dedikleri kişiler aslında farklı kişiler. Bu farklı kişiler ile normal sayılan kişileri ayıran nokta ise sorulan soruların veya hayattaki yaşamsal eylemlerin onlarda yarattığı karşılığının farklı olması ve bu karşılığı anlayacak bir algılama genişliğine sahip olmamamızdır. Yani algılamalarımız "farklı".

Bu farklı insanların bu hayata adapte olamadıklarından bahsediliyor. Elbette olamıyorlar (olmak istediklerini bile varsaysak) çünkü dış dünyayı şekillendiren gene aynı kalabalık. Ayrıca egemen kalabalığın bu insanların bu hayata adapte olup olmamak noktasında bir seçimlerinin olabileceğine de inandığı söylenemez. Bu nokta da bir itirazım var. Ben farklı insanların bu seçimi yapabildiklerine gayet inanıyorum. Şöyle ki yakın bir arkadaşımın bir anısından yola çıkıyorum. Hikaye sevgili olan iki "farklı" kişi ile ilgili. Kadın kişi trip atıyor bilindik kadın tribi diyelim işte dokundurmuyor elleme falan diyor bunun üzerine erkek kişi "bak eğer bana bir şey söylemek istiyorsan bunu açık açık söyle çünkü ben anlamıyorum". Bunu belirlenen kriterlerin üzerinde bulunan kişilerin çoğu yapamazken bu insanlara zeka özürlü demek riyakarlık falandır. Ayrıca bu değerlendirmeyi yapabilen bir kişiyi karşıma alıp ona "evet senle ben çok farklı insanlarız ama benim tarafıma gelmek istiyor musun?" diye sorduğumda kendine dair bir değerlendirme yapacaktır.

Son olarak kişilerin "acıma" refleksi değildir bu yaptığım bu ayrı bir şey. Örneğin arkadaşımın "farklı" abisi çok iyi saz çalar onu dinleyen komşu teyze ise "ne güzel çalıyor vah vah" der. Aslında bu kadının düşündüğü "bak o bu halde ama hayatında yaptığı bir şey var peki ben ne yaptım? öküz müyüm ben ne yaptım?" işte bu sorular sadece o kadına ait değil insanlar bu tarz sorular yüzünden geberip gidiyor mutsuz mutsuz. Bunu bastırıyor kişi o "vah vah" ekiyle. Bunun tersi de mümkün tabii. Geçen gün Yüksel Caddesinde kör insanların konseri vardı gayette boktan çalıyorlardı ama herkes saatlerce dinledi. Bu da işin tersten okunuşu bu da bariz acımak ile ilgili yani gene kalabalığın koyduğu kriterlerin dışında kalanı dinleyerek ona lütufta bulunmak oysa ki o insanlar sadece farklı!

Bunu anlatıyorum ki kafalar değişirse belki bu kalabalık olmaktan kaynaklı yapılan dayatmacı zihniyet ortadan kalkar.

17.06.2008 21:19:33
Saymın diyor ki; alkışla
Saymın diyor ki; işe
Saymın diyor ki; yumul
Saymın diyor ki; ve saire
Saymına bunları diyenler diyor ki; soktuğumun koyunları;Olmadan çobanları göremezler sürünün nerede otladığını.
Bir yer diğeri bakar kıyamet ondan kopar derler ya hakikaten özlüdür bu söz. İnsanlar taklit ederler birbirlerini, yeter ki biri çıkıp cesaret gösterip çanak tutsun,diğerleri dünden razıdır ardından yürümeye.Bu bir toplum psikolojisidir.21 y.y insanlarında yaratılmış bir gelenekçilik ve taklitçilik duygusunun taban yapması olayıdır.Hatta öylesine bir kültürdürki mC ' amcaya gitmeyi boş verip gittiğimiz zaman bir sürü menü varken big mag menü yada turta istemek gibi bir şeydir.İnsanlar düşündüklerini, keşfettiklerini değil öğretileni yaşar bence. Evet bu zihinsel engellilikse öyleyiz başkan.

17.06.2008 22:07:50
Ne anlatmaya çalıştığını anladım ama tam da o vah vah noktası yüzünden kriter belirleme geleneği devamlı surette aktarılıyor kitlelerce bir sonraki nesile ne yazık ki. Buna da eğitim diyorlar. Halbuki otistik adam napsın matematiği biliyor kendi içinde zaten ama söylemiyor, ne bilsin senin onun bildiği şeyi merak ettiğini.Otistikler fotoğraf çekerler,şizofrenler sebepleri bilirler,zeka özürlü denenler tüm yaşayanlarla iletişirler, normal insanlar ise normaldir yani her an kullanıma hazır programlanmış ve bu programa uygun davranan ezberciler. Einstein aptal olduğuna isyan edip gerçek görecelidir demeseydi de kekeme bir düşük zekalı kabul edilecek ispat olarak da beyin ağırlığının normal insanlardan az oluşu gösterilecekti. Oysa şimmdi bunu yüksek zeka göstergesi olarajk lanse ediyorlar çünkü zeka da göreceli beyin ağırlığı ile de alakası yok. Haklısın başkan Smiley

nzn 17.06.2008 22:24:55
Alıntı
Bu farklı insanların bu hayata adapte olamadıklarından bahsediliyor.

hayata adapte olmamaları için her şeyi yapıyoruz çünkü.önce ailelerine lanetlenmiş muamelesi yapıyoruz.lanetlisiniz ki çocuğunuz çoğunluğa benzemiyor,diye.psikolojisi davmadağın olan aileler iletişim kuramıyor çocuklarıyla.(ki bu ülkede çocuğuyla doğru düzgün iletişim kuran kaç aile var.bi de bu özel durumlar...cehaletimizin katılığı...)alileler de çocuklarına cehennemden gelen muamelesi yapıyor.
fiziksel hareketleri genele benzemediğinden,onların da duygu dünyası olduğunu unutan biz normaller(!) tanrıcılık oynayıp,onlara acıyan gözlerle bakıyoruz.şimdi aynaya doğru aynı bakışlarla kendimize bakalım ve nedeni önemsiz,birileirinin bize acıdığını düşününelim.neler hissederdik?öfkelenirdik,derin bi öfke.bu öfkemizi ifade etmeye çalıştığımızı ve insanlarla aynı frekansı paylaşmadığımız için anlaşılmadığımızı düşünelim.aynı zamanda acıyan bakışlar devam ediyor.ne yaparsak yapalım çaresi yok.anlaşılmıyoruz.sonuç öfkeli ,özürlü(!) çocuk,toplumla uyumsuz(neden acaba?),dolayısıyla kopuk.
ingiltere'de doğuştan rolando yarığı olmayan doktorların ölüme terkettiği bir çocuk...şimdi elli küsür yaşında,dokuz bin ansiklopedi ezberinde ve her yıl güncellenen kısımları okuyor.hangisi özürlü(?)zeka zeka diyoruz ya..
albino bir yiğenim var.iki yaşında.ilk doğduğunda annesi depresyon geçirdi.nedeni çocuğun albino olması değil,insanların davranışları.'benim çocuğum normal ,insanlar neden böyle davranıyor?' diyor.
zekamızla aldığımız telefonlar doğrudan ilişkili.ikisini de kullanmayı bilmiyoruz.arada hava atıyoruz işte...


Sayfa: [ 1 ]