SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Sinema

Konu: gerçekçi film kuramı ve andre bazin

Sayfa: [ 1 ]

dengedilê 17.06.2008 19:26:20
GERÇEKÇİ FİLM KURAMI
Sinemanın sesli döneminde yalnızca gerçekçi kurama bağlı olarak filmler yapılmaya başlanmıştır.Feuilladenin ifadelerine benzer görüşler Poul rotha ve john grierson gibi ingiliz belgeselcilerinden gelmiştir.Onlar eğlence amaçlı olmayan filmler yapmışlardır.Gerçekçi film kuramı,sanatın sosyal işlevleri ile yakından ilgilidir.Feuillade büyük kalabalıkların dikkatini çekerek,gerçekçi görünümlerle büyük paralar kazanmaya çalışmıştır.Gerçekçi sinemanın eğlence filmleriyle rekabet içinde olması gerekir.Onun mutlak bir alternatifi olmalıdır.Gerçekçi sinema sosyal durumun ve yaşantının günlük algılamalarına bir bilinç katmaktadır.
Gerçekçi film kuramının pratik politik eylemin ötesinde olarak sinemadaki varlığı iki kişi tarafından gerçekleştirilmiştir.Kracuer ve Bazin,sinemayı politik bir araç olarak görmeden onun kapsamını genişletmeyi bilmişlerdir.Onlar öncelikle gerçekliğe karşı sadakat sahibidirler.Görevleri insan oğlunun sinema aracılığı ile bir uyum içinde yaşayabilmesini sağlamaktır.Her ikisininde üzerlerine aldıkları sorumluluk doğa ile dostane ilişkiler kurmaktan çok onu yenileştirmeye çabalamaktır.
ANDRE BAZİN
Andre bazin biçimsel gelenek ile etkili savaşım veren ilk eleştirmen olmuştur.Bazin’in gerçekçi sinemasının kuramsal belirlenimi,italyan yeni gerçekçiliğinin üstün olduğu döneme rastlamaktadır.Bazin’in genel olarak izlediği yol çok dikkatli bir biçimde film izlemek onun özel değerlerini belirlemek ve zorluk çelişkilerini vurgulamaktır.Daha sonra bunları bir tür içinde sınıflandırır.Bu türlerin kanunlarını belirler ve onlara benzeyen örnekleri araştırır.Sonuç olarak bu kanunlar sinemanın tüm kuramının kapsamı içinde yer alacaktır.Bazin başlangıçtan itibaren hemen hemen her makalesinde sinemanın gerçekliği üzerine bağımlılığını belirtmiştir.Sinema gerçeğin sanatı olarak bir bütünlük taşır der.Pek çok gerçeklik türünden bahsede biliriz.Ancak sinemada öncelikle görsel ve uzamsal gerçekliğe bağlıdır.Bunlar fizikçilerin gerçek dünyasıdır.Bazin resimden mutlak bir şekilde ayrı bulunan fotoğrafın ruh bilimsel gerçekliğin çözülmesi ile başlar.Biz sinemaya gerçekliğe baktığımız gibi bakarız.Bunun nedeni bakış şeklimiz değil onun mekanik kaydedilmesidir.Sinemada iki şekilde gerçekçi duygular yaratmaktadır.Birincisi sinema nesneler arasında ve nesnenin uzamını kaydeder.İkincisi bunu insanın dışında olarak otomatik bir şekilde yapar.Bazin’e göre her fotoğraf ilkel psikolojik bir güç ile etkiler.Fotoğraf bir nesnenin izlemini alır.Kamera orada isanın çektiği acıların yüzünü gösteren Veronicanın mendili gibi bulunmaktadır.Bazin’e göre sinemanın ham maddesi gerçekliğin kendisi değil ancak gerçeliğin selülid üzerinde kalan izleri olduğunu söyler.Sinema bir gerçeklik sonuşmazıdır.Bazin her zaman için bir varoluşçu olarak sinemanın varlığının onun özünden kaynaklandığını savunur.bu sinemayı soyut olarak ele almayı gerektirir.Bazin’e kadar hemen hemen her kuramcı müzik film sürekliliği  ile film görüntüsü arasındaki benzerliği gösterme sıkıntısını yaşamıştır.Gerçekliğin süslenmemiş külünün kendi estetik gerçekliği vardır.Bazin biçimsellik ve buluşu tiyatronun özünde olduğuna inanır.Onu sinemadan ayıran şey budur.Tiyatro merkezcil bir gücü vardır.Bu ışığın çevresinde dönen sivri sinek gibi izleyiciye herşeyi getirme işlevi bulumkatadır.Sinema ise merkez kaç yapıdadır.Bizim ilgimizi sınırsız alanlara fırlatır.Bir sanatçının görüşü gerçekliğin dönüşümünden değil gerçekliğin seçilmesinden ortaya çıkar.Bazin alan derinliğine önem verir.Çünkü bu gerçekçidir.Bazine göre algılamasal gerçeklik uzamsal gerçekliktir.Kurgu özü açısından daha az gerçekçi bir biçemdir.
CİZİTEN KANE:Yuttaş kane belli kişilerin kane ile ilgili anılarını anlatmalarından meydana gelir.Her bölüm bunlardan birinin görüş açısı ile olayları ortaya koyar.Bu durum wellesi bütün bunları bir insanın normal görüş açısıyla yansıtmya zorlamıştır.Sinemada bunun yolu insanın görüş açısına en yakın olan geniş açılı objektif kullanamaktır.Fakat geniş açılı mercek özellikle iç çekimlerde kullanılan merceğin aksine görüş alanını enine ve yüksekliğine genişletir.Bu durumda özellikle tavan bakımından ortaya yeni bir mesele çıkar.Sinemada tavan birkaç özel durum dışına gösterilmez.Sahnenin aydınlatılmasında kullanılan ışıklara ayrılır.Welles genellikle derinlik kullanır.Yalnız her yere netlik verir, oysa sinemada bunun aksi vardır sadece hedef net gerisi fludur.Kuvvetli ışık kısık diyafram kullanır.


Sayfa: [ 1 ]