SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Yazarlar

Konu: Cengiz Aytmatov

Sayfa: [ 1 ]

garipce 13.06.2008 15:14:11
Biliyorsunuz Cengiz Aytmatov geçtiğimiz hafta içinde bu dünyayı terk etti.
O bu dünyanın ender yazarlarındandı.
İçinde benim de olduğum bazı insanlara göre, dünyanın engüzel aşk romanı "Cemile"yi yazmıştı. Aynı kitap içinde hem 1000 yıl önceki Orta Asya hayatını hem SSCB'nin insanları nasıl ezdiğini hem de uzaylılarla teması anlatabilmek ve bunların ilişkisini bir sonda toparlamak ancak deha ile olur.
   
Güle güle Cengiz Aga
 
İstanbul ’da havaalanına geldim; bir de ne göreyim, karşımda Cengiz Aytmatov oturmuyor mu!


Yanında torunu Eldar . Elinden tutup gezdirdiği bebek Eldar , kocaman bir delikanlı olmuş.


Hasretle sarıldık. Bir saat kadar konuşabildik, sonra Brüksel uçağına binip gitti.


Konya ’da bir toplantıya gelmiş, geri dönüyormuş. Aytmatov yıllardan beri Kırgızistan ’ın Brüksel ’deki Büyükelçisi .


Yeni bir roman bitirmiş. Adı: “Dağlar Devrilirken.”


Ne güzel bir roman ismi.


Kırgızistan ’da modernleşme ile geleneğin çatışmasını anlatıyormuş.


Rusça aslından Türkçe ’ye çevrilmekte olduğunu söyledi. Umarım yakın zamanda okuyabiliriz.


Cengiz Aga ile Issık Göl Forumu ’nda buluşmamızın üzerinden 21 yıl geçmiş.


Dile kolay, 21 koca yıl.


70’inci yaş gününü Beyti lokantasında birlikte kutlamıştık. Şimdi 79 yaşında.


“Aman” dedim, “Cengiz Aga, gelecek yıl buyur gel, 80’inci yaşını yine burada kutlayalım.”


“Oluptur!” dedi.


***


Geçen yıl mayıs ayında yazmışım bu yazıyı.


Ne yazık ki 80. yaş gününü birlikte kutlamak mümkün olmadı. Cengiz Aytmatov bir dağ gibi devrildi gitti.


Büyük bir yazar, büyük bir dosttu.


Otuz yıl önce Stockholm ’de Yaşar Kemal tanıştırmıştı.


Öylesine dolu dolu geçti ki bu otuz yıl.


Cengiz Aga denilince aklıma 1986’da kurulan Issık Göl Forum , Gorbaçov , UNESCO , dünyanın birçok ülkesinde buluşmalar, dostluk, Türkiye ve Kırgızistan için kaldırılan kadehler, kahkahalar, şakalar geliyor.


***


Cengiz Aytmatov dünyanın en büyük yazarlarından biri olduysa sebebi var.


Çünkü o, iki milyon dizelik Manas Destanı ’nın çocuğuydu.


Alatav Dağları’nın karları gibi, gökyüzünde süzülen bir Asya kartalı gibi, Issık Göl ’ün mavi suları gibi doğal bir yetenekle yazıyordu.


Hiçbir süslemeye ve edebiyat numarasına başvurmadan yazdığı eserleri, bir halk türküsü gibi dünya insanlarını yüreğinden yakalıyordu.


Bir kültür milliyetçisiydi Aytmatov . Diline, yöresine, kültürüne delicesine bağlıydı.


Aynı zamanda dünyamızla ilgili kaygılar duyan sorumlu bir yazardı ve bu yüzden politikayla yakından ilgileniyordu ama Sovyetler Birliği çöktükten sonra Kırgızistan Cumhurbaşkanı olması yönündeki öneriyi geri çevirmişti. Çünkü gündelik politika değildi ilgisini çeken.


Halkının manevi cumhurbaşkanı olmak da ona yetiyordu.


Bu dünyada en çok sevdiği, en çok değer verdiği yazar Yaşar Kemal ’di.


Ne diyeyim!


Onun hakkında söyleyeceklerimin çoğunu zaten kitaplarımda anlattım.


Şimdi bu büyük adamı uğurlarken onun eserlerini okuyanlara, Aytmatov dünyasına tutkuyla bağlananlara başsağlığı dilemekten başka bir şey gelmiyor elden.


Güle güle Cengiz Aga.


Yerin uçmak olsun!

Zülfü Livaneli   
2008-06-12 Vatan
 

gobilibozo 13.06.2008 15:22:52
Garipçe ellerine sağlık bende bu konuyla alakalı bir başlık açmayı düşünüyordum tevafuk olmuş Smiley

Önemli bir yazardı kendisi cemile,selvi boylum al yazmalım gibi çok güzel eserlere imzasını attı,Allah kendisine rahmet eylesin,mekanı cennet olsun inşallah.

ulgnil 13.06.2008 16:03:25
gün olur asra bedel
kaç kere okudum bilmiyorum bu romanı
öyle derin izler bıraktı ki bende

bir mankurt öyküsü var orda

ana oğul birlikte yaşıyorlar
juan juan lar da bir teknik geliştiriyorlar kendilerine asker yetiştirmek için.genç güçlü kuvvetli delikenlılerı yakalayıp kızgın kuma gömüyorlar.sadece kafaları dışarda kalacak şekilde.ve yanında delikenlının hemen bir deve kesiyorlar ve devenin derisini sıcak sıcak kafasının zıdıkları çocuğun başına sıkıca geçiriyorlar.ve güneşin altında öylece bırekıyorlar.deri kurudukça beyni sıkıştırmaya başlıyor çıkan saçlarda deve derisini delemedikleri için beyne baskı yapmaya başlıyorlar.ve delikenlı hafızaasını kaybedip mankurt oluyor ve istenilen emri eksiksiz,sorgulamadan yerine getiriyor.

işte bu oğula da aynısın yapıyor juan juanlar.çocuk mankurtlaştırılıyor.
anası takip ediyor oğlunu yana yakıla.ve buluyor birgün bakıyor ki oğlu mankurtlaştırılmış.
ama beni de tanımazlık etmez ya diyor ben onun anasıyım.
o ananın oğluna kendini tanıtırken bir sözleri var aman allahım
oğlu okunu hazırlıyor vuracak anasını
ana yine yalvarıyor yakarıyor
ben senin ananım kuzum
etme eyleme diyor yok
oğul anayı vuruyor

çok etkilenmiştim.

bir de yaşlı ozan ve genç begimay öyküsü vardı anlattığı o da bitirmişti beni.

onu da anlatmayayım kitaptan öğrenin  Smiley
işte bugün kullandığımız "mankafa"tabiri de böyle anlama kavrama yetisini kaybetmiş,istenilmeyen hareketleri bile sorgusuz sualsiz yapan insanlar için kullanılıyor.temeli "mankurttan geliyor.

liyenda 25.07.2008 10:15:07
cemile siyle selvi boylum al yazması yla değerli yazarlarımızdandı.Edebiyat dünyasına güzel eserler kazandırdı.Allah rahmet eylesin.


Sayfa: [ 1 ]