|
||
| Atatürk Bir Başbuğ idi www.korhankoral.com “Ne yazık ki, Atatürk hakkında bugün büyük iddialarla ve geniş hacimlerde eserler yayınlayanlar, dönemin Başbakanı İsmet Paşa’nın ve dönemin Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak Paşa’nın, Atatürk’e “Başbuğ” diye hitap ettiğine dair kayıtları saklamakta ve onları kitaplardan çıkarmaktadır.” (Arslan Bulut- Yeniçağ Gazetesi) “Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün Genelkurmay Başkanı Mareşal Fevzi Çakmak’a Atatürk’ün ölümü dolayısıyla gönderdiği taziye mesajı (17.11.1938): “…Sevgili Başbuğ Atatürk’ün hatırası karşısında acımız teselli bulmaz derecede derin ve duygularımız samimi şükran ve tazimle meşbudur.” (Ulus Gazetesi, 18.11.1938, s.1) “30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla Genelkurmay Başkanı Mareşal Fevzi Çakmak’ın Atatürk’e telgrafı: “30 Ağustos zaferini, cumhurluğun çelik ordusuna örnek olarak yaratan Ulu Başbuğ’u, ordu adına kutlar ve candan saygılar sunarım.” (Ulus Gazetesi, 31 Ağustos 1935, s. 5) “Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Celal Bayar’ın 12 Aralık 1937 tarihli konuşması: “… Her gün geçtikçe teçhizat itibarı ile, kudret itibarı ile mütemadiyen yükselen ve büyüyen ordumuz eşsiz Başbuğu’nun kumandası altında elbette Türk Vatanına müteveccih olacak her tehlikeyi bertaraf etmek kudret ve istidadındadır.” (Ulus Gazetesi, 13 Aralık 1937, s. 5) “Milli Eğitim Bakanı Dr. Reşit Galip Bey’in konuşması: “Türkiye Cumhuriyeti’nin şanlı Reis’i, Türk irfan aleminin dahi Başbuğ’u Gazi Mustafa Kemal Hazretleri’ni Türk Dil Kurultayı’nın mümtaz ve muhterem azalarını derin saygılarla selamlarım…” (Cumhuriyet Gazetesi, 27 Eylül 1932, s. 6) www.korhankoral.com “Yunus Nadi’nin 03.11.1937 tarihli Başmakalesi: “Dün, mecliste, Başbuğ’un uzun nutkunu, safha safha inkişaf eder gördükçe, Milli Türk bünyesinin Atatürk şefliğine bağlı, kuvvetli teşekkülü gözlerimiz önünde levha levha canlandı…” (Cumhuriyet Gazetesi, 3 Kasım 1937, s. 1) “Milli Türk Talebe Birliği’nin Dil İnkılabı toplantısı ile ilgili olarak Gazi Mustafa Kemal Paşa’ya çektiği telgraf: “Türk inkılabının büyük Başbuğ’u Gazi Mustafa Kemal hazretlerine… Bugün Darülfünun Konferans Salonunda toplanan yüksek tahsil gençliği, Başbuğ’luğunu yaptığınız büyük dil sahasında canla başla çalışmaya karar verdi. Size bu tel yazı ile, gençliğin sevgi ve saygılarını sunarız, Büyük Başbuğ.” Milli Türk Talebe Birliği (Hakimiyet-i Milliye, 28 Mart 1933, s. 1) “… Ulu Başbuğ, 1923 yılında verdiği bir söylevinde: Büyük şeyleri büyük milletler yapar, demişti. İşte siz de büyük şeyler, büyük eserler yapmaya çalışınız. Bunu yapacaksınız çocuklar, çünkü: Türksünüz ve damarlarınızda asil ve kahraman Türk kanı var.” (C.H.P. Fatih Halkevi, O’nun İçin Yazılanlar, Söylenenler, s. 228-229) Atatürk'ün 10 Kasım 1938'de ölümü üzerine 11 Kasım 1938 yılında Cumhuriyet Gazetesinin attığı manşet : “O FITRATIN BAŞKUMANDAN OLMAK İÇİN YARATTIĞI DAHİ BİR ŞEFTİ; BÜTÜN ASKERLİK HAYATINDA, HİÇ YENİLMEZ VE DAİMA MUZAFFER BİR BAŞBUĞ OLMUŞTUR” www.korhankoral.com 10 Kasım 1938 Atatürk'ün ölümüyle ilgili Ulus Gazetesi Manşeti: “ATATÜRK BAŞKUMANDAN: BAŞBUĞLAR YETİŞTİRİLMEZLER, ONLAR BAŞBUĞ HASLETLERİYLE DOĞARLAR. En mesut Türkler, ATATÜRK yaşarken ölmüş olanlardır. Ömrümüzün ve Türk Tarihinin en acı yasını tutmak talihsizliği bize düştü. Halk En Büyük Türk Kahramanını; ORDU, EN BÜYÜK TÜRK BAŞBUĞUNU, Tarih, En Büyük Türk'ü ve Asrımız En Büyük İnsanını kaybetti.” Alıntılar için Kaynak: Yusuf Koç, Ali Koç, Başbuğ Atatürk, Kamu Birlik Hareketi Eğitim Yayınları,Ankara, 2007 Atatürk Bir Bozkurt idi www.korhankoral.com “Sarışın bir kurda benziyordu./ Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı./ Yürüdü uçurumun başına kadar,/ Eğildi, durdu./ Bıraksalar/ İnce, uzun bacaklarının üstünde yaylanarak/ Ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak/ Kocatepe’den Afyon Ovası’na atlayacaktı.” (Nazım Hikmet- Kurtuluş savaşı Destanından) “Büyük Fransız aylık dergisi Le Mois, Büyük Gazi için, “O, önünde en kudretli insanların eğildiği bir insanüstüdür” diyor. “Kavrandığı ve tespit edildiği zan olunan bir sima ki gene herhangi bir tahlilden kaçıyor. O’na Bozkurt diyorlar. Çünkü bozkurt, vakti ile asya steplerine uzanan ırkın sembolüdür. O’na aynı zamanda Gazi de diyorlar. Çizgileri içe işleyen mağrur ve hakim yüzünde endişe ve kudret okunuyor.” diye devam ediyor.” (Cumhuriyet Gazetesi, 15 Aralık 1933, s. 1 ve 5) “Bozkurt bazalt kayalıklar arasından koşuyor: Bu, Türkiye posta pulundaki resimdir. Bozkurt yeni Türkiye’nin sembolüdür.” (L. Nikulin, T.C. İçişleri Bakanlığı, Matbuat Genel Müdürlüğü Yayını, Yabancı Gözüyle Cumhuriyet Türkiyesi, s. 112, 1938) “Milli Lejandlardaki Bozkurt gibi müstakil ve öz bir varlık olabilmek için Kemal, 1920 senesinde Ankara’yı Hükümet merkezi ittihaz ve ilan etti.” (M. Svetovski, T.C. İçişleri Bakanlığı, Matbuat Genel Müdürlüğü Yayını, Yabancı Gözüyle Cumhuriyet Türkiyesi, s. 107, 1938) www.korhankoral.com “Ord. Prof. Dr. Fuat Köprülü’nün Atatürk’e Türkiyat Enstitüsü’nün ambleminin nasıl olması gerektiğini sorduğu zaman Atatürk: “Fuat Bey! Karlı Tanrı Dağları’nın önünde elinde meşale tutan bir bozkurt olsun, bu meşale genç Türkiye Cumhuriyeti’nin ilminin ifadesi olsun. Ergenekon’dan çıkmamızda kılavuz olan bozkurt, Türklüğün Anadolu topraklarındaki yeni devletinin kuruluşunu ifade etsin.” (Prof. Dr. Osman Fikri Sertkaya, Atatürk ve Türk Dili Tebliği, s.1) “Ağustos 1926 gecesi Türkiye'nin ''Bozkurt'' adlı yolcu gemisi, Fransız ''Lotus'' gemisi ile Ege Denizi'nde çarpışır. Bozkurt gemisi batar ve 8 Türk denizcisi boğularak ölür. Ertesi gün, İstanbul'a gelen Lotus gemisinin kaptanı tutuklanır ve Türk mahkemelerince 80 gün hapis cezasına çarptırılır. Lotus gemisinin kaptanının karşı çıkışları sonucu dava, Lahey Sürekli Adalet Divanı'na intikal eder. Lahey Sürekli Adalet Divanı, 7 Eylül 1927'de, Türkiye'nin hukuka aykırı davranmadığına karar verir. Bu kararla birlikte ''Geminin adı ve Türk milletinin milli simgesi, Türk özgürlük ve bağımsızlığının timsali olmasından ötürü'', Türk heyetine, Atatürk'e verilmek üzere tunçtan bir Bozkurt heykeli armağan edilir. Bu davadan dolayı, dönemin adalet bakanı Mahmut Esat'a, Atatürk tarafından Bozkurt soyadı verilmiştir.”(www.bozkurtataturk.com) “…Hatta küçük izcilere yavrukurt ismini bizzat kendisi taktı. Hakkında yazılan bazı kitaplarda kendisinden Bozkurt olarak bahsedildiğini biliyoruz...Bu belgelerden biri de Ankara Ulus’ta bulunan Atatürk heykelinin kaidesindeki bozkurt başı dır. ”(www.bozkurtataturk.com) “Atatürk, kurduğu devletin Türk adı, Türk dili, Türk kültürü ile yaşamasını istemiştir. Bunun için Türk Milletinin sembolü olan Bozkurtu, Türk devletinin parasına ve pullara bastırarak, Bozkurt adını her yerde kullanarak yeniden Türk kültürüne yerleşmesine öncülük etmiştir”(www.bozkurtataturk.com) “Atatürk’e bir gün, renkli olarak çizilmiş, devlet arması için biçimler getirmişlerdi. Bunlarda egemen olan öğe ya kurt başı ya da ay yıldızdı. Ressamlarımızın bulduğu bu armaların hiç birini, Atatürk, kurduğu devletin Cumhuriyet arması olarak kabul etmedi. Bu armalara, düşünerek, defalarca baktı. Sonunda, “Bunların hiçbiri, bugünkü dünyamızın içinde kurulan yeni bir devletin arması olamaz. Devlet armasını, simgesel bir insan başı temsil etmeli.” dedi. Bunun üzerine, kendisiyle bir çok kez konuştum. Bu konuda bana yaptığı açıklama şöyleydi: “Bu dünyada her şey insan kafasından çıkar. Bir insan başının ifade edemeyeceği hiçbir şey düşünemiyorum.” (Prof. Dr. Afet İnan- Ulus Gazetesi- 22 Ekim 1950) www.korhankoral.com |
||