SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => Diğer Dinler

Konu: uzakdoğu dinlerinde Tümel Teklik: Hiçlik en sıkışık odada bile yer bulur

Sayfa: [ 1 ]

07.06.2008 20:57:20
Hint Dinlerinde Tümel Teklik
www.korhankoral.com

Upanishad’lar ve Bagavad Gita’ya göre Bilinçli öz, Brahma, Sonsuz ruh ya da Tanrı, maddenin en küçük parçasından bile daha görünmez olan bir güç, bir öz olarak her şeyde bulunur ve sınırları çizilemez. Öncesiz ve sonrasızdır. Hiç doğmamış ve ölmeyecek olandır.

Kahta Upanishad II, 18: “Bilinçli öz doğmamıştır, ölmez; O, hiçbir kaynaktan gelmez, hiçbir yere gitmez. O doğmamıştır, daimdir, ölümsüzdür, ilktir; beden ölse bile O öldürülemez.”(İhlas suresini ve ayetel kürsiyi hatırlayalım)

İsa Upanishad 5: “O hareket eder, o hareket etmez; o uzaktır, o yakındır, o her şeyin içindedir ve O her şeyin dışındadır.”(Değişmez teki, şeyi şeyin özünden ihata edişi bakımından şeyin içinde ve alemlerden mustağni olması bakımından şeyin dışında olanı analım)

Bagavad Gita, Vedalardaki en eski ilahilerden olan Rigveda X,129 daki Yaradılış İlahisi, Rigveda X,90’daki Purusha İlahisi ve Şvetaşvatra Upanishad III,16: “Görülebilir her şeyin görünmeyenden ortaya çıktığı söylenir. O, tanrıların ve ermişlerin başlangıcı olan ilk neden, doğmamış ve başlangıçsız olandır. O, varolan, varolmayan ve ikisinin ötesindekidir. O, başlangıçsız olan en yüce Brahma’dır. O’nun ne Sat (varlık) ne de Asat (yokluk) olduğu söylenir. O’nun elleri ve ayakları her yerdedir; gözleri, başları ve yüzleri heryerdedir, kulakları heryerdedir, O her şeyi sarar.” (Allah’ın semi ve basar sıfatlarını ve her şeyi kuşatmasını hatırlayalım. O’nun ne varlık ne de yokluk olduğu söylenir derken, burada sözü edilen varlığı, bizim bilebildiğimiz mümkün varlık olarak anlamak gerekir. Yani Allah, bildiğimiz mümkün varlıklardan değildir, mutlak varlık olduğundan bizim varlık anlayışımızında üstünde bir varoluş sahibidir.)
www.korhankoral.com

Aşağıda, Bagavad Gitta’dan bazı pasajları dikkatinize sunuyoruz:

“Benim özüm ne doğar, ne de değişir; çünkü ben her şeyde ve heryerdeyim. Ama kendi yaratıcı gücümle kendimi de görünür kılabilirim. Kendi içinde beni gören kişi, artık yalnızca bir beden olmadığını anlar.”

“Ben, her yaratıkta beni görenler için her yerde varolurum. Tüm yaşamı benim görünen biçimim olarak algılayanlar benden hiç ayrılmazlar.”

“Evrenin yapı taşlarının ötesinde çok daha yüksek bir özüm vardır ki bu tüm evreni ayakta tutar ve tüm yaratıkların yaşam kaynağıdır. (İslamda da Allah, alemleri varlığıyla ayakta tutan, yani kayyimiyetiyle kıyamda bulundurandır. Hüvelhayyülkayyum’dur.) İşte yaradılışın döl yatağı, varlığımın görünen ve görünmeyen bu iki yanıdır. Her şeyin başlangıcı ve sonu bendedir. Benden ayrı olarak varolan hiçbir şey yoktur Arjuna. Evrenin tümü boynuma asılı mücevher bir kolye gibidir (Dikkat edelim burada evren Allah’ın bir parçasıdır denmiyor). Benim sonsuz tohumum tüm yaratıklarda vardır. Zeki olanın zekası, güzelin güzelliği benim. Bana sığınanlar, benim dış yüzüm olan görüntüler dünyasını, bu gölgeler dünyasını aşabilir. Ermiş insan, benimle aynı şey olmuş demektir. Onun ruhu tümüyle bana katılmıştır ve ben olmuştur. Her yerde ve her şeyde beni görebilen ermişler, bana sığınırlar.” (Burada Peygamberimizin, “Yarabbi, senden sana sığınırım.” duasını hatırlamakta fayda var)

“Sonsuz ruh, Evrenin Ozanı, Yaratıcısı, İlk Nedenidir. O, maddenin en küçük parçasından bile daha görünmez olduğu halde her şeyi var eder ve var tutar. O görülemez, düşünceyle kavranamaz; karanlığın ötesinde, güneş kadar aydınlıktır. Görünen ve görünmeyen evrenin ötesinde, hiç görünmeyen Sonsuz bir Gerçeklik vardır ve tüm evren yok olduğunda bile o yok olmaz. Yaşamın en yüce amacını gerçekleştirmiş olanlar, benim görünmez ve değişmez olduğumu bilirler.” (İslamda Allah’ın değişimden münezzehliği ve alemler yok olduğunda da oluyor olacağı yani ezeli ve ebedi oluşu hatırlanmalıdır.)www.korhankoral.com

“Ben herhangi bir biçim almadan evrenin tamamında bulunurum. Tüm yaratıklar varlıklarını bana borçludur ama ben onlarla sınırlı değilim. İşte benim kutsal gizemim! Bu yaratıkların hepsi bendedir ama ben tam olarak onların hiç birinde değilim. (Hem içsel hem aşkın olan tümel tekillik, islamda da benzer şekilde tanımlanır.) Onlar benim içimde, rüzgarın boşlukta esmesi gibi devinirler. Bu soylu bilgi, bu soylu giz, en etkili arındırıcıdır. Hem doğru hem de yok edilemez olduğu için uygulanması insana sevinç verir ve aracısız olarak yaşanabilir.” (Burada İslamiyette de aslında kul ile Allah arasında aracılık yapacak bir ruhban sınıfının olmadığını hatırlayalım.)

“Kimileri bilgelik yolunu seçerler. Benim hem tek hem de çok olduğumu bilirler. Çünkü armağanın kendisi de benim, adak da. Kutsal söz, kutsal yiyecek, kutsal ateş, hepsi benim. Ben yaşamın amacıyım, tüm varlıkların dostu, dayanağı, sığınağıyım. Her şeyin başı, ortası ve sonuyum. Ben hem döl yatağı, hem de dölleyen tohumum. Güneşin sıcaklığı benden gelir. Yağmuru yağdıran da durduran da benim. Ben hem ölümsüz yaşam, hem de ölümüm. Olan ve olmayan her şey benim.”

“Başlangıcımın olmadığını, hiç doğmamış olduğumu, evrenin tek hakimi olduğumu bilen kişi hem günahlardan hem de yanılgılardan arınır( İhlas suresini hatırlayalım). Ben her şeyin Tek kaynağıyım. Her yaratığın içinde bulunan Sonsuz Ruhum ben, varlıkların başı, ortası ve sonuyum. Sonsuz zamanım, her şeyi gören yaratıcıyım. Varlıkların tohumuyum Arjuna, çünkü canlı ya da cansız hiçbir şey bensiz var olamaz. Tüm evreni varlığımın yalnızca çok küçük bir parçasıyla ayakta tutuyorum ve ben varım.”

“Seni biçimi olmayan sonsuz gerçeklik olarak, duygu ve düşüncelerin ötesinde varolan ve adı ve biçimi olmayan aşkın Gerçeklik olarak aramak… Bunun için duyularını bastırmış, zihinlerini durultmuş olarak herkesin iyiliği için çalışmak…”

“O’nun elleri, ayakları, gözleri, kulakları her yerdedir. Her şeyi duyar, her şeyi görür; O her şeydir. O’nun duyuları yoktur ama duyar (İslamda da Allah’ın semi ve basar sıfatları bu şekilde yorumlanır). Kendisi tümüyle bağımsız olduğu halde, her şey O’na bağımlıdır. O, maddesel dünyanın ötesindedir ama bu dünyada bulunur. O görünmezdir. Hem yakında, hem uzaktadır; varlıkların hem içinde hem dışındadır (İslamda O’nun bu özelliği, zahir ve batın oluşuyla ortaya konur). Harekete geçiren O’dur ama kendisi hareketsizdir (Çünkü islama göre, değişimden münezzehtir). O her şeyi birleştiren Tek’dir ama çokmuş gibi görünür (Sufizimde O’nun bu özelliği, zaat aleminden efal alemine yansıyışı şeklinde açıklanır.). Yaratıcı da, koruyucu da, yok edici de O’dur.”www.korhankoral.com

“Tüm yaradılışa kaynaklık eden o ilk nedeni ara. Evrenin tümüne yayılmış olan ve onu içten destekleyen sonsuz Ruh.”

“Sattava (ilahi) kaynaklı bilgi, her şeyde yok edilemez olan varlığı, evrendeki çeşitliliğin altında yatan Birliği görür.”

“Tanrı tüm varlıkların yüreğindedir Arjuna.”
www.korhankoral.com


Sayfa: [ 1 ]