|
||
| bilim etiği üzerine konu geliştirmek istiyorum. öncelikle sorularımı sunayım: bilim etiği nedir ? tarihçesi ? niçin bilim etiğine ihtiyacımız var ? bilim etiğinin sınırları nelerdir ? bilim etiğini kimler belirler ? bilim etiğini tespitte yöntem ne olmalıdır ? bilim etiği coğrafyaya, çağa ve şartlara göre değişebilr mi ? bilimin etik ile felsefi doku uyuşmazlığı var mıdır ? yoksa bilim özünde etik mi içerir. bilimin gelişmesi ve kurumsallaşmasının bilim etiğine etkileri nelerdir ? çevre etiği gibi bilim etiği ile ilişkili kavramlar nelerdir ? A N A D O L U Ü N İ V E R S İ T E S İ BİLİM ETİĞİ KILAVUZU ESKİŞEHİR, 2003 GİRİŞ Etik kavramı, çeşitli tanımlarla açıklanabilir. Kısaca etik, doğru ve yanlış davranışlara ilişkin kavramlar geliştiren, bu kavramları savunan ve bunların kullanımını öneren felsefe dalı biçiminde tanımlanabilir [1]. Bilim etiği ise, bilimsel etkinliklerin yürütülmesi sırasında ortaya çıkan değer sorunları ile, bunlara getirilen çözüm önerilerinin tartışıldığı alan olarak ifade edilebilir. Bilim etiği, bilimsel çalışmalarda bulunanlara, bu çalışmalar sırasında uymaları gereken ilkeleri gösterir. Ancak, bilimsel çalışmaların yürütülmesi, değerlendirilmesi ve yayımlanması aşamalarında, bilgi ve deneyim eksikliği, özensizlik ve ihmal gibi nedenlerle ya da kasıtlı olarak bu ilkelere uyulmaması sorunu ile karşılaşılabilmektedir. Bilim etiğine ilişkin olarak, evrensel düzeyde kabul gören, ancak, çeşitli bilimsel kuruluşlar tarafından özgün yorumlar katılarak ifade edilen bir dizi kural bulunmaktadır. Bu kılavuz, Anadolu Üniversitesinin öğretim elemanlarına ve öğrencilerine bilim etiği kurallarını anımsatmak amacıyla hazırlanmıştır. I. BİLİMSEL ARAŞTIRMA VE YAYINLARLA İLGİLİ ETİK KURALLAR Bu bölümde, sırasıyla, katılımcılarla/deneklerle ilgili etik kurallar, araştırma süreciyle ve sonuçlarıyla ilgili etik kurallar, yayın ve sunum süreciyle ilgili etik kurallar, yazar adlarıyla ilgili etik kurallar ve mali desteğin kaynağının gösterilmesiyle ilgili etik kurallar yer almaktadır. 1. KATILIMCILARLA/DENEKLERLE İLGİLİ ETİK KURALLAR Katılımcıların ve/veya deneklerin kullanıldığı araştırmalarda, etik olarak kabul edilebilir amaçların ve bu amaçlara ulaşmak için uygun araçların seçilmesi gerekmektedir [2]. Bununla birlikte, söz konusu katılımcılarla ve deneklerle ilgili araştırmaların yürütüldüğü tüm kurum yöneticilerinin, araştırmaların etik kurallara uygun olarak yürütülmesini kolaylaştırma, izleme ve denetleme yükümlülükleri vardır. Aşağıda, insanlarla ve hayvanlarla yürütülen araştırmalarda uyulması gereken etik kurallar yer almaktadır. 1.1. İnsan Katılımcılarla/Deneklerle İlgili Etik Kurallar İnsan katılımcılarla/deneklerle yürütülen bir araştırma: Katılımcıların kendilerinden bilgi sağlayarak (örneğin, anket uygulayarak), Katılımcılar hakkında başka kaynaklardan bilgi sağlayarak (örneğin, okul kayıtlarını inceleyerek), Katılımcıları belli uygulamalara maruz bırakarak (örneğin, deneysel uygulamaya katarak) gerçekleştirilebilir [3]. Böyle bir araştırmada dikkat edilmesi gereken etik kuralların belli başlıları alan yazında şu şekilde belirtilmektedir [3-6]: Araştırmalar, katılımcıları olabildiğince riske sokmayacak şekilde planlanmalı ve yürütülmelidir. Veri toplama araçlarının (örneğin, anket, görüşme ve ölçme araçları) içeriği ve uygulanış biçimi; katılımcıları küçük düşürücü, rahatsız edici, huzursuz edici, yorucu, işleri aksatıcı vb. olumsuz özellikler taşımamalıdır. Deneysel araştırmalar söz konusu olduğunda ise, deneysel süreçte yer alan uygulamaların (örneğin, tedavi, öğretim vb.), denekleri olumsuz etkileme olasılığı en aza indirilmelidir. Katılımcılara; araştırmanın amacı, umulan yararları, nasıl yürütüleceği, olası riskleri, gizlilik ilkesi ve kendilerinden neler bekleneceği ile ilgili bilgi verilmelidir. Ancak, bu açıklamalar, katılımcıların araştırma ile ilgili davranışlarını ve veri toplama araçlarına verecekleri yanıtları yönlendirmeyecek özellikte olmalıdır. Katılımcıların 18 yaşından küçük olmaları durumunda, araştırmayla ilgili bilgiler katılımcıların kendilerine ve anne-babalarına (velilerine), katılımcıların her hangi bir nedenle (zihinsel özür, hastalık, bunama, vb.) yetkin olmamaları durumunda katılımcının en sorumlu olan akrabasına veya yasal sorumlusuna (vasisine) verilmelidir. Araştırmada yer alacak katılımcıların her birinin, 18 yaşından küçük katılımcıların velilerinin, yetkin olmayan katılımcıların vasilerinin, araştırmada yer almayı kabul ya da reddetme hakkı bulunmaktadır. Deneysel araştırmalarda, araştırmaya katılmaya karar veren yetişkin deneklerin kendilerinin, 18 yaşından küçük deneklerin velilerinin, yetişkin olup yetkin olmayan deneklerin de vasilerinin yazılı onayı alınmalıdır. Yazılı onay almak için bir sözleşme hazırlanması ve bu sözleşmenin hem araştırmacı, hem de deneklerin her biri (ya da velileri/vasileri) tarafından imzalanması gerekmektedir. Sözleşmede, deneklerin neleri kabul ettikleri (örneğin, videoya çekilmeyi, üç ay süreyle araştırmaya katılmayı vb.) ayrıntılı olarak açıklanmalıdır. Ayrıca, araştırma okul, işyeri, bakımevi, cezaevi, kışla, veya benzeri bir kurumda gerçekleştirilecekse, hem deneklerin (ya da velilerinin/vasilerinin) hem de ilgili kurum yöneticilerinin yazılı onayı alınmalıdır. Bir sözleşme imzalamış olsalar bile, katılımcılara (ya da velilerine/vasilerine), dilediklerinde araştırmanın herhangi bir aşamasında çekilme hakkı tanınmalıdır. Araştırmacılar, katılımcıları araştırmaya devam etmek için zorlamaktan kaçınmalıdırlar. Araştırmadan çekilen katılımcılarla ilgili tüm veriler ortadan kaldırılmalı ya da katılımcılara verilmelidir. Katılımcıların adları ve kimliklerinin ortaya çıkmasına yol açabilecek belirleyici özellikleri (örneğin, işyeri, cinsiyet vb.) gizli tutulmalıdır. Ancak, katılımcıların söz konusu özelliklerinin açıklanmasının gerekli olduğu durumlarda, araştırma başlamadan önce katılımcıların (ya da velilerinin/vasilerinin) yazılı onayı alınmalıdır. Kuruluş yöneticileri ya da çalışanlarından bilgi alınıyorsa, araştırma raporunda ilgili kuruluşun adının yazılması (kuruluşun onaylaması koşuluyla), arzu edilen bir durumdur. Tüm katılımcılara (ya da velilerine/vasilerine) araştırmacının ya da araştırma ekibinin sorumlusunun adı, adresi ve telefon numaraları verilmelidir. Araştırmada değişiklikler olması durumunda, katılımcılar (ya da velileri/vasileri) bu değişikliklerle ilgili olarak bilgilendirilmeli ve değişikliklerle ilgili onayları alınmalıdır. Örneğin, bir görüşme araştırmasında ses kaydı almaktan vazgeçip, görüntü kaydı almaya karar verilmişse, bu karar katılımcılara önceden iletilmeli; ses yerine görüntü alınmasını kabul edip etmeyecekleri sorulmalıdır. Ayrıca, böyle bir değişikliğin nedenleri de açıklanmalıdır. Bir deney grubuna yapılan uygulama diğer gruplara yapılan uygulamalardan daha etkili çıkarsa, araştırma sona erdikten sonra tüm gruplara bu uygulamadan yararlanma şansı tanınmalıdır. İlgili guruba yönelik bir araştırma söz konusu olmadıkça, 18 yaşından küçükler ve yetkin olmayan kişiler denek olarak kullanılmamalıdırlar. 1.2. Hayvan Deneklerle İlgili Etik Kurallar Bu başlık altında, çiftlik ve kümes hayvanları, doğal (vahşi) ortam hayvanları ile laboratuvar hayvanlarının bakımı, üretimi, kullanımı ve söz konusu hayvanlar üzerinde yapılan uygulamalar ele alınmaktadır. Bu uygulamalarda, çalışmayı yürüten uygulayıcı, hayvan hakları ve bilimsellik sınırları çerçevesinde hayvanlarda rahatsızlık, stres ve ağrının olabildiğince azaltılmasına ve/veya ortadan kaldırılmasına yönelik koşulları (uygun ortam, sedasyon, analjezi, yaşamı sonlandırma vb.) sağlamalıdır. Bu uygulamalarda, uygun hayvan türünün seçilmesi ve gereğince kullanılması da gözetilmelidir [7]. 2. ARAŞTIRMA SÜRECİ VE SONUÇLARIYLA İLGİLİ ETİK KURALLAR Bir bilimsel araştırmanın değerini, daha açık bir ifadeyle, yinelenebilirliğini ve güvenirliğini zedeleyen tüm girişimler, bilimsel yanıltma (scientiŞc misconduct) adıyla anılmaktadır. Bilimsel yanıltma, iki biçimde ortaya çıkmaktadır ve bunların her ikisi de eşit derecede tehlikeli ve etik açıdan kabul edilemez durumlardır [8-10]: Bilimsel ihmal/disiplinsiz araştırma (scientific negligence/sloppy research) Bilimsel saptırma/kasıtlı sahtekarlık (scientific fraud/deliberate dishonesty) Bilimsel ihmal ve bilimsel saptırma, aşağıda örneklerle açıklanmaktadır. 2.1. Bilimsel İhmal Bilimsel ihmal (disiplinsiz araştırma), bilimsel araştırmaların gereklerini tam olarak yerine getirmeden yapılan araştırmalar sonucunda ortaya çıkan bilimsel yanıltmadır. Bilimsel ihmalde, araştırmacı kasıtlı olarak değil, bilgi, beceri ya da deneyim yetersizliğinden dolayı yanlış bilgi sunmakta; dolayısıyla, yalnızca başkalarını bilimsel olarak yanıltmakla kalmamakta, kendi kendini de kandırmış olmaktadır [8]. Deneysel sürecin gereği gibi yürütülmemesi ya da araştırma verilerini analiz etmek için uygun istatistiksel tekniklerin seçilmemesi bilimsel ihmale örnek olarak gösterilebilir. Araştırma verilerinin uygun olmayan bir istatistiksel teknikle analiz edilmesi (örneğin, parametrik olmayan bir teknik kullanılması gerekirken parametrik bir teknik kullanılması), istatistiksel olarak anlamlı, ancak, tümüyle yanlış bulgularla sonuçlanabilir. Benzer şekilde, bir deneysel araştırmada, birinci grupta yapılan deneysel uygulama ile ikinci grupta yapılan deneysel uygulamada, bağımsız değişken dışında başka değişkenlerin de işe karışması (örneğin, bir gruba daha fazla zaman ayrılması ya da farklı bir ortam sunulması), o grup için farklı sonuçlar doğurabilir. Bu sonucun, gruplardan birinde yapılan uygulamanın daha etkili çıktığı şeklinde yorumlanması ise, tümüyle yanlış olabilir. 2.2. Bilimsel Saptırma Bilimsel saptırma, yapılan bilimsel araştırmanın süreçlerini ya da sonuçlarını kasıtlı olarak saptırmak; dolayısıyla, araştırmanınyinelenebilirliğini ve araştırma bulgularının güvenirliğini bozmaktır [9]. Deney sürecinde yer almadığı halde, araştırmada deneysel uygulamanın sonuçlarını etkileyebilecek ek uygulamalara yer verilmesi, araştırma süreci ile ilgili bir bilimsel saptırma örneği olarak gösterilebilir. Araştırma sonuçlarıyla ilgili yapılabilecek saptırmalar üç grupta toplanmaktadır [8]: Çarpıtma (falsification/fudging): Çarpıtma, araştırmada belli veri noktalarının, örneğin, istatistiksel verilerin doğru sonuç almayı engelleyebilecek biçimde değiştirilmesidir. Gizleme (finagling): Gizleme, yapılan araştırma sonucunda elde edilen bulguların bazılarının, özellikle de araştırmacının beklentileri doğrultusunda çıkmayan bulguların, rapor edilmemesidir. Uydurma (forgery/fabrication): Uydurma, araştırmada toplanmayan verilerin toplanılmış gibi gösterilmesidir. Bulgularla ilgili yukarıda sıralanan saptırmaların hiç biri, ne derece önemsiz görünürse görünsün, kabul edilemez. Diğer bir deyişle, bilimsel saptırma, haŞf ya da şiddetli de olsa sahtekarlıktır. |
||
|
||
| 3. YAYIN VE SUNUM SÜRECİYLE İLGİLİ ETİK KURALLAR Başkalarının çalışmalarını (sözlü olarak, yazılı olarak ya da resim, müzik gibi diğer araçlarla ortaya konan görüş, öneri, bilgi, grafik, bilgisayar programı, sanat eseri vb. ürünlerini), kaynaklarını açık olarak belirtmeksizin ya da kasıtlı olarak değiştirerek kullanmaya, bilimsel aşırma (plagiarism) denmektedir [11-14]. Bilimsel aşırma; tam aşırma, bilimsel korsanlık ve kendisinden aşırma biçimlerinde gerçekleşebilmektedir. Tam aşırma (complete plagiarism): Bir başkasına ait çalışmayı, kendi adını koyarak aynen sunmaya ya da yayımlamaya, tam aşırma adı verilmektedir [15]. Bilimsel korsanlık (scientiŞc piracy): Başka araştırmacıların verilerini, kaynak göstermeksizin ya da, izin gerektiren durumlarda, izin almaksızın kendi çalışmasında kullanmak biçimindeki bilimsel aşırma ise, bilimsel korsanlık olarak adlandırılmaktadır [10]. Kendisinden aşırma (self-plagiarism): Söz konusu kasıtlı etik hatalar kişinin kendi eserlerinden aşırma şeklinde de gerçekleşebilir. Bu durum, kendisinden aşırma olarak adlandırılmaktadır. Kendisinden aşırma da, yineleme (duplication) ve dilimleme (least publishable unit) olarak ikiye ayrılmaktadır. Yineleme, yayımlanmış bir çalışmanın başka bir yerde de aynen yayımlanması; dilimleme ise, yayımlanmış bir çalışmanın parçalara bölünerek her parçanın ayrı olarak tekrar yayımlanması anlamına gelmektedir. Bu tür sorunlara yol açan ve sık rastlanan girişimlerden biri olan, bir çalışmayı aynı anda birden fazla dergiye değerlendirilmek üzere göndermekten de kaçınılması gerekmektedir. Her türlü bilimsel aşırmadan kaçınmak için yapılması gerekenler, aşağıda açıklanmaktadır [11-14]: Başkalarının görüş ve önerilerinden yararlanma; istatistikler, grafikler ya da resimler gibi sözel olmayan bilgilerden yararlanma; başkalarının sözlü/yazılı söylemlerinden yararlanma biçimlerinin her birinde, bilginin kaynağını açık olarak göstermek gerekmektedir. Bu tür yararlanmalarda yazar, yararlandığı kaynakta yer alan bilgileri, kendi sözcükleri ve anlatım biçimi ile dile getirmelidir (rephrasing/paraphrasing). Bu işlemde, yalnızca birkaç sözcüğün yerini değiştirmek ya da aynı anlama gelen başka sözcükler kullanmak yeterli değildir. Başkalarının sözlü/yazılı söylemlerinin aynen kullanıldığı durumlarda ise, aynen alıntı (quotation) yapıldığını belirtip bilginin kaynağını ve alıntı yapılan sayfanın numarasını açık olarak göstermek gerekmektedir. Aynen alıntı yapıldığını göstermek için, birkaç satırı geçmeyen (örneğin, APAya göre 40 sözcüğü geçmeyen [16]) kısa alıntılar, cümle ve/veya paragraf içinde ve tırnak içine alınarak verilmelidir. Uzun alıntılar ise, ayrı bir paragraf halinde ve farklı bir yazım şekliyle (örneğin,tireli, tablı ya da sık arayla) verilmelidir. Başka bir kaynaktaki tabloyu ya da şekli bir çalışmada aynen kullanmak için, kullanılan tablonun ya da şeklin hemen altına, kaynağı ve alıntı yapılan sayfanın numarası açık olarak yazılmalıdır. Kaynak göstermenin yanı sıra, telif hakkı vb. yasal zorunlulukların gerekli kıldığı durumlarda, telif haklarını elinde tutan kişi ya da kuruluştan izin alınması gerekmektedir. Bir toplumda yaygın olarak bilinen genel bilgileri (common knowledge) sözlü ya da yazılı olarak kullanırken kaynak göstermek gerekmemektedir [12,13]. Eğitim, en önemli toplumsal kurumlardan biridir örneğinde olduğu gibi. 4. YAZAR ADLARIYLA İLGİLİ ETİK KURALLAR Yazar adları ve sırası belirlenirken, bir çalışmaya birincil ve ikincil katkıda bulunan kişiler belirlenmeli; birincil katkıda bulunanlar eş-yazar olmalı; ikincil katkıda bulunan kişi ya da kuruluşlara teşekkür edilmelidir [16] Aşağıda, birincil ve ikincil katkılar açıklanmaktadır. a. Birincil Katkılar Birincil katkılar şunlardır: Araştırmayı raporlaştırmak Araştırmayı tasarlamak; araştırma amacını ve denencelerini oluşturmak Deneysel araştırmalarda, deney sürecini yapılandırmak ve/veya yürütmek İstatistiksel analizleri tasarlamak ve yürütmek Bulguları yorumlamak Araştırma raporunun belli bir bölümünü yazmak Eş-yazarlı çalışmalarda, yazar adlarının sıralanmasında, her bir yazarın araştırmaya ne derece katkıda bulunduğu dikkate alınmalıdır. Eğer her yazarın katkısı aşağı yukarı eşitse, yazar adları alfabetik sıraya göre dizilmeli ve bu durum dipnotta belirtilmelidir. Eğer yazarların katkıları eşit değilse, yazar adları, en çok katkıda bulunandan en az katkıda bulunana doğru sıralanmalıdır. Eş-yazarlı çalışmalarda, tüm yazarlar çalışmanın tümünden sorumludur. b. İkincil Katkılar İkincil katkılar şunlardır: Araç-gereçleri tasarlamak ya da yapılandırmak İstatistiksel analizlerle ilgili danışmanlık yapmak Salt veri toplanmasına yönelik çalışmalar yürütmek (deneysel süreçte görev almak, anket uygulamak, verileri bilgisayara girmek vb.). Bir araştırmaya bir kişi tarafından birkaç alanda yoğun ikincil katkı olması durumunda, o kişi eş-yazar olarak kabul edilmelidir. Eş-yazarlık gereklerini yerine getirmemesine karşın bir kişinin adının çeşitli nedenlerden dolayı (örneğin, baskı uygulanması, çıkar beklentisi, hatır ilişkisi vb.) eş-yazar olarak yazılması, etik açıdan kabul edilemez bir durumdur. 5. MALİ DESTEĞİN KAYNAĞININ GÖSTERİLMESİ İLE İLGİLİ ETİK KURALLAR Eğer bir araştırma belli bir veya bir kaç kurumdan veya kişiden mali destek alınarak yürütülmüşse, bu araştırmanın sonuçlarıyla ilgili tüm yayınlarda mali destek vermiş olan tüm kurum ve kişiler eksiksiz olarak mutlaka belirtilmelidir. Mali destek veren kurumların veya kişilerin adlarının belirtilmesini istememeleri etik açıdan kabul edilebilir bir durum değildir. Çünkü, araştırma sonuçlarının değerlendirilmesinde araştırmanın kim tarafından desteklenmiş olduğunun bilinmesi önem taşıyabilir. II. AKADEMİK VE/VEYA POPÜLER BİLİM-SANAT DERGİLERİNDE EDİTÖRLÜK YA DA HAKEMLİKLE İLGİLİ ETİK KURALLAR Basılı ya da elektronik ortamlarda yayımlanan ve hedef kitlesine belirli aralıklarla ulaşan akademik ve/veya popüler dergilerin editör ve hakemleri için uyulması gereken bir dizi etik kural söz konusudur. Bu kuralların başlıcaları editör ve hakemler için ayrı ayrı aşağıda sıralanmıştır [17]. 1. EDİTÖRLERLE İLGİLİ ETİK KURALLAR Editör; yayımlanmak üzere gönderilen bir çalışmanın değerlendirme sürecinde, aşağıda özetlenen bilimsel etik ölçütlerine uymalıdır: Çalışmayı önyargılardan (yazar/yazarların ırk, din, milliyet, cinsiyet, düşünce ve eğilimleri, kurumsal/kişisel yakınlığı vb.) bağımsız olarak değerlendirmelidir. Değerlendirme sürecini kasıtlı olarak ya da ilgisizlik nedeniyle geciktirmemelidir. Bu durum yazının güncelliğini yitirmemesi ve yazarın/yazarların zarar görmemesi için çok önemlidir. Çalışmanın, bu kılavuzun I. Bölümünde belirtilen etik kurallara uygun olarak yapılmış ve yazılmış olmasını dikkate almalıdır. Çalışma hakkında editör, yayın kurulu üyeleri, hakemler ve yazar/yazarlar dışında hiç kimse ile bilgi alış verişinde bulunmamalıdır. Değerlendirme sürecinin hiç bir aşamasında yazarlara yanlış bilgi vermemelidir. Hakem raporları üzerinde herhangi bir değişiklik yapmamalı; düzmece rapor düzenlememelidir. Çalışmayı, yazarın/yazarların izni olmaksızın, kendi araştırmalarında kullanmamalı, başkalarının kullanmasına fırsat vermemelidir. 2. HAKEMLERLE İLGİLİ ETİK KURALLAR Hakem; yayımlanmak üzere kendi görüşünün alınması için gönderilen bir çalışmayı değerlendirirken, aşağıda özetlenen bilimsel etik ölçütlerine uymalıdır: Çalışmayı bilimsel ve etik ilkelere ve derginin yayın ölçütlerine göre ön yargılardan bağımsız olarak değerlendirmelidir. Çeşitli nedenlerden dolayı (örneğin, ilgi alanı uyuşmazlığı, kişisel ya da mesleki yakınlık, zaman sınırlılığı vb.) çalışmayı değerlendiremeyeceği ya da değerlendirmek istemediği durumlarda, çalışmayı en kısa sürede editöre iade etmelidir. Çalışmanın gizliliğini korumalıdır. Çalışmanın, bu kılavuzun I. Bölümünde belirtilen etik kurallara uygunluğunu dikkate almalıdır. Görüş ve önerilerini açık ve anlaşılır şekilde ifade etmeli ve desteklemelidir. Çalışmayı, yazarın/yazarların izni olmaksızın, kendi araştırmalarında kullanmamalı, başkalarının kullanmasına fırsat vermemelidir. III. JÜRİ ÜYELERİYLE İLGİLİ ETİK KURALLAR Bir jüri üyesi, bir adayı ve/veya çalışmayı değerlendirirken aşağıdaki özetlenen bilimsel etik ölçütlerine uymalıdır: Değerlendirmeyi yansız bir bakış açısı ile yaparak önyargısız olarak kararını vermelidir. Adayı ve/veya diğer jüri üyelerini baskı altına alıcı, olumlu veya olumsuz olarak yönlendirici iletişim ve tutum içerisine girmemelidir. Adayı ve çalışmalarını, bilimsel etik ölçütlere uygunluğu açısından incelemeli ve değerlendirmelidir. Değerlendirdiği yayınlanmamış çalışmayı adayın/adayların izni olmaksızın, kendi araştırmalarında kullanmamalı, başkalarının kullanmasına fırsat vermemelidir. IV. AKADEMİK TEZ DANIŞMANLARIYLA İLGİLİ ETİK KURALLAR Akademik tez danışmanı; danışmanlığını üstlendiği tez çalışmasının tüm evrelerinde ve aday ile ilişkilerinde, aşağıda özetlenen bilimsel etik ölçütlerine uymalıdır: Aday ile ilişkilerinde dürüstlüğü, yansızlığı, sorumluluğu, ilkeli akademik davranışları temel almalı ve bu davranışlarını adaya yansıtarak ona rehberlik etmelidir. Adayın çalışmalarının yürütülmesinde, tamamlanmasında ve içeriğinde kendi sorumluluğunun en az aday kadar olduğunu bilmeli ve buna uygun olarak adayın çalışmasının her evresinde bu sorumluluğu paylaşmalıdır. Adayın bilimin evrensel ilke ve dürüstlük anlayışına uygun olarak çalışmasını sağlamalı, bilimsel çalışma etiği açısından denetlemeli, bilim etiğine uymayan davranışlara karşı kesin tavır almalıdır. Danışmanlığını üslendiği tez çalışmasını ya da çalışmaya ilişkin verileri öğrencisinin haberi ve izni olmaksızın kendi araştırmalarında kullanmamalı, başkalarının kullanmasına fırsat vermemelidir. Değerlendirme, yönetme, yönlendirme vb. süreçlerin hiçbir aşamasını kasıtlı olarak ya da ilgisizlik nedeni ile geciktirmemelidir. kaynak: http://www.anadolu.edu.tr/arastirma/bilim_etigi_klavuzu.aspx Deontoloji, bir mesleği uygularken uyulması gereken ahlaki değer ve etik kuralları inceleyen bilim dalıdır. İnsanın belirli ödevleri olduğunu varsayan ahlak öğretilerini temel alır ve bu öğretilerden kaynaklanan görev ve kuralların çeşitli mesleklerdeki somut izdüşümlerini inceler. Üzerinde tartışılan dört temel ilke olduğu belirtilebilir. Bunlar; * Yarar sağlama ilkesi * Zarar vermeme ilkesi * Özerkliğe saygı ilkesi * Adalet ilkesi Bu ilkelerin kabulünde belirli bir mutabakat var gibi görünse de, genel olarak ilkelerin hepsinin aynı kesinlik ve geçerlilikte mi ele alınacağı, çelişkili durumlarda hangi ilkenin ne şekilde öncelikli ya da ayrıcalıklı olacağı, dahası olup olamayacağı açık olarak belirtilebilmiş görünmemektedir. Yasal ve ahlaki yükümlülükler belirli değerlerle birlikte gelmekte ve ilgili kişilerin bunları bildiği ve uyması gerektiği veri olarak kabul edilmektedir. Deontoloji bu ilke ve kuralların bilgisidir. Kürtaj, Ötenazi, Genetik Değiştirme, Klonlama, Tıp Etiği bilim etiği dahilindeki kavramlardır. |
||