Evet burada senin üzerinde durmak istediğin mevcut komünist sistem üzerinde kişilik hakları ve toplum yada bireysel olarak özgürlüklerin ne ölçüde yaşanılabileceği yada yaşanılamayacağı....
Buna çok çeşitli açılardan yorumlar getirilebileceği gibi bu tür bir özgürlükten şu son zamanlarda tkp nin tutunduğu e savunduğu "vatansever sol" kavramıyla çok bağdaşık görüyorum. Vatanseverlik çok sevimli gelebilse de göze aslında içerisinde solun özüne yabancı olan, solun kendi kendisinib içerisinde varolmayan, yapay bir kuyuya atılması anlamına gelebilen bir devletçi sosyalizmi görebiliriz. Komünizm yada nasıl görülüyorsa(marksizm, leninizm, maoizm, sosyalizm, vb vb....), daha devlet yönetiminde başlayan iktidar hüsumetleri ile de görülebileceği üzere bir tepeden inme devrim niteliğindendir. Bu devrim her ne kadar yığınları ilgilendirse de temelde de öngörüldüğü üzere bir sosyalist parti yönetiminde uygulanacak kuralların somut bir yansıması olarak değerlendirilebilse ve tatbik edilebilse de zamanla( ki burada görüldüğü üzere diyalektik materyalizm açıkça aşamasal süreç görülmekte) bu iktidar stalinin çok güzel ve sistemli bir şekilde kullandığı gibi bir "Tek Kişi Diktatörlüğü" ne dönüşebilmekte ve bunun halk üzerindeki yansıması da bir o kadar katı olabilmektedir.
Eğer sosyalizm devletçi olursa, halktan uzaklaşması ve devletçi komünizme dönüşmesi itibari ile vahşi biz faşist diktatörlükten farkı kalmayacağı açıktır. Bugün de örneklerini görebiliriz.
Saygılar
|