|
||
| Merhaba, Psikanaliz ve Uygulama Adli Freud`un Kitabindan Gozume Carpan Yazilari Bu Baslik Altinda Toplamayi Dusunuyorum. Sizde yazilarla ilgili fikirlerinizi paylasmanizi bekliyorum. |
||
|
||
| Buna çok dikkat etmek lazım. Sevgiyi bastıran bir erdem ihtiyacı. Erdem ihtiyacı karşılanıyor ve adam o andan itibaren iyileşiyor... | ||
|
||
| Bu olaydaki birden fazla kavramı irdeleme zorunluluğu var sanırım. 1) rekabet Bu konuda başka bir sayfada da yazmıştım ama yine de yazayım. Rekabet duygusu, bizi "öteki"lerin önüne geçiren ve böylece yarışmak zorunda bırakan bir duygu. Aslında bir içgüdü. Temelinde ise hayvan olduğumuz dönemlerde neslin devamı için en iyinin çiftleşmesi amacıyla yarışma zorunluluğu yatıyor. Bir sürü içinde tüm dişilere sahip olacak ve onlarla çiftleşecek erkeğin seçilmesi gerektiğinde, sürü içindeki erkekler birbirleriyle kavgaya tutuşur. Kavga sonunda en güçlü olan ötekini kovalar ve hemen tüm dişilerle çiftleşmeye başlar. Böylece en güçlü ile çiftleşen dişiler daha sağlam yavrular doğurarak ölüm olasılğını düşürmüş olurlar. Olayda adam öteki ile rekabete girerek kendisinin daha iyi olduğunu kanıtlamaya çalışıyor. Böylece savaştan güçlü olarak çıkacak ve kadını hakkettiğini ortaya koyacaktır. 2) suç Bu kavram da doğada var olan rekabet kavramının insanlaşma süresince haksız rekabete dönüşmesidir. İnsan zekası geliştikçe rakibini yoketmek için yeni yöntemler geliştirmeye başlamıştır. Başka bir deyişle rakibine kuraldışı hareketlerle egemen olmaya çalışmıştır. Burada iki rakipten biri daha güçlü, daha zengin, daha yukarıda, daha.... olmak için suç işliyor. Böylece kısa yoldan tüm rakiplerinde daha çabuk kendisini kanıtlamış olacağını düşünüyor. 3) erdemler insanlaşma sürecinde çok yeni bir kavram olmasına karşın tam olarak tanımı da yapılamamıştır. İçgüdülerinden kurtulmaya çalışan insan tarafından ortaya atılmasına karşın çok az kişi tarafından uygulanabilen bu kavramın, olayda kazanan taraftan beklenmesi söz konusudur. Rakibin altedilmesi nedeniyle zafer kazanan adam, sonuçta asıl hedefi olan kadına sahip olacak ve böylece içgüdülerinin kendisine emrettiğini yerine getirecektir. Ancak burada devreye erdem denilen kavram girer ve adam doğanın kendisinden beklediği davranış yerine kadının istediğini yerine getirerek rakibini yeniden arenaya alır. Yani kazandığı zaferi kendi eliyle geriye verir. Bu durum erdemler açısından bir kazanç ama içgüdüler açısından bir kayıptır. Sonuçta adam doğanın yasalarına aykırı davrandığı için savaştan çekilir. Çünkü savaşması için gereken her şey bir anda anlamını yitirmiştir. Rakibini yenmiş, kadını elde etmiş, ancak bunları geri vermiştir. Öyleyse neden savaşsın ki? |
||
|
||
hmm bu erdem tanımını tuttum
|
||
|
||
| değinimin yanlış olmuş torq. eğer ortada bir kavga varsa, sonunda ödül için alınan bi kavgadır. Hayvanlar birbirleriyle kavga ederler ama sonunda ödül olarak dişiyi alırlar. Ve DİŞİYİ ELDE ETMEK için kavga ederler. Bu çözünümün doğrudur. Yanlız Freud burda erdemi baskın çıkartmış... Yani tam tersi. Burda kadını almak için yapılmış bir erdem eylemi yok.Adam erdemi sadece içinde biriken nefreti dışarı atmak için kullanmış. Ve bu eylemi sonrası kadından tamamen vazgeçiyor. Çok ince ayrıntılarla dolu bi konu.. Herkesin bi yorum yapmasını isterdim. Yada kendiyle ilgili bişeyler paylaşmasını |
||
|
||
Alıntı Yanlız Freud burda erdemi baskın çıkartmış... Yani tam tersi. Burda kadını almak için yapılmış bir erdem eylemi yok.Adam erdemi sadece içinde biriken nefreti dışarı atmak için kullanmış. Ve bu eylemi sonrası kadından tamamen vazgeçiyor. Bence sorunun temelinde erkeğin kadını elde etme isteği yatıyor. Görünüşte adamın erdemli bir davranış sergilemesi ön planda tutuluyor ama altında yatan gerçek kadının elde edilip edilmediği ile ilgili. Adamın içinde biriken nefret nasıl bir anda erdeme dönüşebilir? Erdemler bir anda kazanılan davranış biçimleri değildir. Uzun süren, kendini eğitmeyle ilgili ve biraz da acılı bir süreçtir. Bir çok davranıştan bilinçli olarak vazgeçmeyi gerektirir. Olayda adamın amacı rakibine kendisinin güçlü olduğunu kanıtlamak ve onu bir şekilde ezerek tatmin olmak. Burada bir erdem söz konusu değilken kadının gelip yalvarması nedeniyle adamın erdem sahibi olarak kabul edilebilir mi ? Sana atılan tokat için öteki yüzünü kolay çeviremezsin, bunun için kendini hazırlaman ve kabullenmen gerekir. |
||
|
||
| bak şimdi apayrı bi yorum kattın abi. Bu , benide incele diyen diğer bi mesele. Hadisenin içeriğine ayrı bi yorum. Yanlız nefret erdeme dönüşmez , erdemle bastırılır. Süpersimetri meselesinin joker kısmı. Erdem acaba diğer hissiyatşarımızın da karşıtımıdır. Adam erdemi kullanarak nefretini noktalıyor. Bundan sonra olsada olur olmasada olur diyor. Bunu derkende büyük ihtimalle şu sonuç var ortada. Ben kim haklı kim haksız onu görebildim ve insanlara bunu gösterebildim , tanrı seni değil beni ödüllendirdi ve seni bana muthaç etti. Kadın da bunu anladı artık ve pişman oldu. Şimdi ben istediğim anda sen yoldan çekilebilirsin ve ben bu kadını rahatça elde edebilirim. Elde edebileceğine inandığın kişiye de zaten aşık olmazsın. Aşık olduğun kişiyi de elde ettiğinde ise zaten aşk biter. derim ve noktayı koyarım .
|
||
|
||
| İnsanlar benliklerinde hayranlık duyulacak fazlalıkları yaratmak için erdemli olurlar. Ya da gerçeğe ,güzele şuna buna duydukları hayaranlıktan dolayı kendilerini aşarak erdemli olurlar. Hayatı av hikayelerinden ibaret bir sıradanlığa indirgemek, 1-Etrafta gördüğümüz her şeye yani bizzat doğaya aykırıdır. 2)Sıkıntıdan ölmek için daha iyi yollar vardır. Bir matematik işlemini gördüğü anda insan onu sadeleştirmek için arzu duyar,çünkü ayrıntılara olan hakimiyeti artacaktır.Görme gücünün alanına çekecektir karşısındaki problemi. Hayat sadeleştirilirken bazen hayat olmaktan çıkar ama.
|
||