|
||
| her ne kadar düşünce mekan tanımasa da pratik olarak; 1. düşüncelerimize kaynaklık eden malzemeler 2. yeteneklerimiz, değerlerimiz, kültürümüz, eğitimimiz, kişiliğimiz, psikolojimiz, sağlığımız 3. sadece tek bir konu üzerine etkin olabilmek gibi sebeplerle aslında düşünsel olarak tek bir mekandayızdır. |
||
|
||
| Şİmdi şöyle mi; nereye gidersek gidelim hep kafamızın içindeki o mekandayız mı.Aslında oradan dışarı hiç çıkmıyoruz mu? | ||
|
||
| Aslında bu bile tek başına acizliğimizin göstergesi bence. Ama aynı zamanda büyüklüğümüzünde göstergesi. Acizlik içinde büyüklük yaşıyoruz. Geniş bi zihin ama o zihnin içinden dışarı çıkıp sokağı göremeyen ve ne yaşarsa yaşasın zihnin duvarlarına çarpıp duvarların birbiriyle paylaşmasını sağlayan bi paradoks. İnsanın düşüncesi bile çift yaratım. | ||
|
||
| Kafamızın içindeki mekan çok dipsiz ,git git bitmiyor ki çıkalım. | ||
|
||
| hmm yada biz kendimizde yaşıyoruz aslında herkesin kendi dünyası var içiçe geçmiş kümeler gibiyiz zihnimizin gizinden başka herşeyi paylaşıyoruz.. |
||
|
||
| düşünce en sonsuz ve hızlı olgudur...gözlerimi kapadım marsdayım ben şu an ... binlerce hayal binlerce düşünce...tek dezavantajı kendimizi dışardan görüp yorumlayamamız olabilir belki ama elbet bunu başaranlarda var ... | ||
|
||
| Kendimizde yaşamak Başka yerde yaşamamaktır. Sen beni anlıyorsan Sen benim yaşam alanımdasın. Kendim gibi seni de yaşatıyorum. Ya da Yaşattıkça kendim olabiliyorum. Kendiliğimdi beni sana çeken. ve bu çekimle ben senin yaşam alanındayım. İki kümenin kesişim noktası gibi. Bize kalan ayrıkları bir tarafa toplamak. Sonuç olarak Evrensellik bizimdir. Bu evrenselliğe dayanarak Şimdi senin yaşam alanına giriyorum. Rahat ol ve sıkma kendini. Aha girdim. |
||
|
||
| Girdiğini düşündüğün ötedeki alan kendini kovaladığın alansa ama geriye döndüğünde evde kimse olmayabilir.O zaman sen ötekinin alanında hapsolursun, belki. | ||
|
||
| Ev de kimse olmaz tabii? Ev=sokak Sokaktan dönen bizden değildir... Sokaktan dönmedim ve sizdenim. Ama siz beni başka bir yere kapatıyorsunuz. Sokağa giremiyorum. Buna nedir? Sokağa girdirtmeyen... |
||
|
||
| biz=ben... kimse bizden değil yoksa. ama ben bizden olmazsa belki bu biraz sorun olabilir. |
||
|
||
| Sizden olmak seni rahatsız eder mi? | ||
|
||
| Bilmem...mümkün mü ki.. | ||
|
||
| Ben bakıyor,ben görüyorsam ben "biz"dir... Herkes için ben "sizim"... Herkeste ben varsam Ben "sizi" rahatsız eder... Dolayısıyla "biz" "sizi" rahatsız eder. Rahatsızlık rekabetten ve birbirlerine zıt olmasından... Zıt olanlar birbirini iter... Eşit iki güçlü iki kol arasındaki tepki bir çember oluştur. Bu çember de "o" dur. "Siz" de "biz" de kaybetti. Yaşasın üçüncü şahos "o" Amaaa Sizden olursam ben herkes olmuş olurum. Siz seni rahatsız etmez ama Kaybeden "biz" ve "o" olur... Çünkü ne ben biz olurum.. Ne de benim sayemde "o"oluşur...
|
||
|
||
| Ben bazen kırılganlığı doruğa vurduğunda biz olur...biz olarak parçalanır aslında ,hiç bir biz parçasında birine dokunamazsın ama birini öldürürsün.Bir tür dış dünyayı cezalandırmadır da bu. Ben bazen öfkelendiğinde-nefret ettiğinde biz olur...biz olarak kabarmış bir ben yangınıdır , neresine dokunsan bir kaç ölü düşürürsün -düşürmeni ister. Ben bazen kendini bulamadığında biz olur...boğulmamak için. Bazen de sadece dünyaya biz kısmını bırakmıştır..dokunsan da dokunmsan da birdir. Siz yoktur, sen de yoktur.Tam sen ,siz diyecekken ayağın takılır düşersin. O ise içine gömmek istediğin senle- asla göremeyecein size ulaşma çabası arasındaki düğümdür. :rolleyes:
|
||
|
||
| İnsan kafatasını bir mağaraya benzetirsek, zihnimizin mekansal genişliği bu mağaranın ne kadarını keşfettiğimizle ilgili olur. Kişi düşünmeyi bir çeşit korku objesi olarak algılarsa, mağaranın çok küçük bir bölümünü kullanıp yaşamının sonuna kadar hiç sıkıntı çekmeden ölüp gidebilir. Ama bu forumda yazanlar gibi eline bir meşale alarak cesaretle karanlıklara doğru yürümek isterse, korkmadan zihinsel mekanını genişletir, başka kişiler, kavramlar ve düşüncelerle kendini güçlendirir. Bu durumda başkalarının korkarak gitmeye çekindikleri zihinsel yolculuklar onun için zaten bilinen yerler haline gelmiş olur. Burada şöyle bir sorun ortaya çıkar, başkalarının bilmediğini bilmek bizi ne duruma getirir ? Bir konuda bilgilenmenin getirdiği genişlik dışarıdan algılanmaz ve sanki aynı mekanda bulunuyormuşsunuz gibi görünebilir, her hangi bir fark yaratmadığınız düşünülebilir. Oysa kişinin kafasının içinde dünyalar vardır, kimsenini bilemeyeceği gerçekleri bulmuş ve hepsini hazmetmiştir. Bu çelişkiyle yaşamak kolay değil aslında. |
||