|
||
| Aslında gerçek sevgi emekle ve yavaş yavaş öğrenilen, alınan sevgidir. Vücudunuzun ilk anda gösterdiği tepkisini sevgi olarak adlandırırsanız yanılırsınız. Bu aslında doğanın bize bir oyunudur. Aşk sandığınız şeyin cinselliğin farklı bir görüntüsü olduğunu sevgilinizin yatağından çıktıktan sonra daha iyi anlarsınız. Sekse dayalı ama sizi bambaşka biri yapan, nefesinizi kesen, vücudunuzun tüm fonksiyonlarını alt üst eden bu durumu aşk ile açıklamaya çalışmak da kişinin kendisini kandırmasıdır. Bir kadın ve bir erkeğin ilişkisini ele alalım. Kadın ve erkek birlikte oldukları andan itibaren birbirlerini tanımaya, özelliklerini belirlemeye, davranış biçimlerini değerlendirmeye çalışırlar. Bu ilişkinin süresinin uzunluğu, tanıma sürecinin gerçekçiğine bağlı olarak değişim gösterir ve eğer kişiler gerçekçi bir bakış açısıyla, seksi geride bırakarak birbirlerine yaklaşırlarsa, sevginin temeli atılmaya başlanır. Bu aslında, çok ileride dostluğa dönüşecek birlikteliğin de ilk adımını oluşturur. Kadın ve erkek birbirlerinin eksikliklerini tamamlama, yanlışlarını höşgörme, tartışmaları tatlıya bağlama konusunda zamana yönelik bir yöntem oluşturlar. Bu bağlantı kötü zamanların paylaşılmasıyla pekişir ve güçlenir. Artık birbirleri için bir şey ifade etmeye başlarlar ve seks bitse de sevgileri vardır. |
||
|
||
| Şu dünyada herkes sevgilidir,aşıksa bir perde.. Sevgilidir diri,aşıksa bir ölü... Mevlana\Mesnevi |
||
|
||
Sevgi bende zor tutunuyor.Ağır bir savaştan ölmeden çıkması gerekiyor.Ama sonra kanıma karışıyor.Öleceğim sanıyorum işte o zaman. Yaw yaw ne güzel bir anlatım bu ..Bayıldımm
|
||
|
||
| aslında sevelimde,ister usul usul,ister dank diye görür görmez...çünkü gerçek sevgiyi bulmak bazen çok oluyor,bu yüzden zamanın önemi çok fazla değil benim için | ||
|
||
| sevgi diye bişey yok çıakr var seviyo çünkü beyninde mutlu hissediyo kendini karşındakini kulanıyo bencillik ediyo karşıdakide öle kendini sevmiyo başkasını seviyo kendini seven adam başkasını sevmez ihtiyaç duymaz yani git sok çıkar gel daha ne istiyon la |
||
|
||
| sevmek zamanla olan bır seymıs bende yenı anladım ılk anda sadece hoslanırmıssın... sevmek ıcın zaman gecmesını beklersın ama bu zamanı sen secemezssın kendınce gecer o zaman dılımı ve bır bakarsınkı artık sevıyorsundur ve oyle baglanırsınkı bazen ayrıldıgında olumu duslersın hep gercekten sevdınmı eger cıkarsızca seversın hıc bır sey beklemeden zaten bır cıkartın varsa sadece sevdıgını kendıne yalan soyleyerek ınandırmaya calısırsın... |
||
|
||
| Her sevginin temelinde ihtiyaçlar ve bütünlüğe duyulan arzu yatar bence.İster bu ihtiyaçlar duygusal isterse fizyolojik olsun. Bir devletin temelinde de insanların birbirlerine duyduğu ihtiyaçları karşılamak için birbirlerini yardıma çağırmaları vardır.'İhtiyaçlar Anarşisi'sinde ihtiyaç tatmini merkezi etrafında bir geniş daire... |
||
|
||
| evet filozof güzel demişsin. hatta anarşizm için de bir çıkarım yapılabilir. insanın bencil karakterinin, çatışma üzerine değil işbirliği üzerine tatmin edilmesine delil gösterilebilir bu. |
||
|
||
| bende filozofun yazdıklarını yazacaktım erken davranmış |
||
|
||
| Derler ki, Aşk karşındakinin bulunmaz hint kumaşı sanman ile aslında bir hıyar olduğunu anlaman arasında geçen zamandır.DOĞRU SÖZE NE DENİR. |
||
|
||
| hmm bu zamanın uzunluğu kişiden kişiye değişirse bazıları hıyar olduğunu anlamadan ölebilir mi..? | ||
|
||
| seni sevdim ! seni sevdim değil,seni seviyorum demek istiyorum |
||
|
||
| İçinden doğru sevdim seni Bakışlarından doğru sevdim de Ağzındaki ıslaklığın buğusundan Sesini yapan sözcüklerden sevdim bir de Beni sevdiğin gibi sevdim seni Kar bırakılmış karanlığından. Yerleştir bu sevdayı her yerine Yüzünde ter olan su damlacıklarının Kaynağına yerleştir Her zaman saklamadığın, acısızlığın son durağına Gül taşıyan çocuğuna yerleştir Ve omuzlarına daracık omuzlarına Üşümüş gibisin de sanki azıcık öne taşırdığın Tam oraya işte, uçsuz bucaksız bir düzlükten Bir papatya tarlasıyla ayrılmış göğüslerine yerleştir Ve esmerliğine bir de, eski bir yangının izlerinin renginde Saçlarının yana düşüşüne, onları bölen ikiliğe Alnından başlayan ve ayak bileklerinde duran Yani senin olmayan, seni bir boşluk gibi saran hüzne Yerleştir onu bir kentin parça parça aklında tuttuğun Kar taneleri gibi uçuşan Ve her gün biraz daha hafifleyen semtlerine Yerleştir bu sevdayı her yerine. Ekledim ben tattığım her şeyi denizlere Bildiğim ne varsa onlar da hep denizlerden Sen de bir deniz gibi yerleştir onu istersen Sevdayı Ve köpüklendir Ve yaşlandır ki işte kederi anlamasın Ama dur, her deniz yaşlıdır zaten Öğrenmez ama öğretir mutluluğu Bizim sevdamız da öyledir, iyi şiirler gibi Biraz da herkes içindir. Ve gelinciğin ikinci tadına benzemeli Var eden kendini birincisinden Yani bir sevdayı sevgiye dönüştüren. Ben şimdi bir yabancı gibi gülümseyen Tanımadığın bir ülke gibi İçinde yaşamadığın bir zaman gibi Tam kendisi gibi mutluluğun Beni bekliyorsun Ve onu bekliyorsun beni beklerken. |
||
|
||
ne önemi var blöf???
|
||
|
||
önemi yoksa niye soruyosun.laf olsun diye yazıyosun.bu forumda ne gibi bir amacın var.ne işsin sen.senin bu haline üzülüyorum blöfcüm
|
||