|
||
| 15 Ekim 1927 tarihinde TBMM’nin salonunda Cumhuriyet Halk Fırkasının genel kongresinde üyelere seslenen Mustafa Kemal 5 gün sürecek olan bu konuşmasında 1919– 1927 yılları arasında yaşanan gelişmeleri anlatmıştır. Daha sonradan ‘NUTUK’ adını alacak olan bu uzun konuşma Osmanlının son günlerini, Türk milletinin Kurtuluş Savaşsında verdiği bağımsızlık mücadelesini, Türk Cumhuriyetinin nasıl çağdaş bir devlet olarak kurulduğunu ve yapılan inkılâpları anlatan en önemli kaynak olarak görülmektedir. Mustafa Kemal bu anlattıklarının ışığında konuşmasının sonunda Türk gençliğine seslenmiş ve onların olanlardan ders çıkarmasını istemiştir. Türk gençliğine olan söylevine yapılanların ve yaşananların sonucunu gençliğe ve geleceğe armağan ettiğini söyleyerek başlayan Mustafa Kemal gelecekte oluşabilecek sorunlara karşı da biz gençleri uyarmış ayrıca varlığımızın sürmesi için Türk istiklalini ve Cumhuriyetini devam ettirme ve herhangi bir sorun anında koruma görevini de bizlere vermiştir. Mustafa Kemal bu görevi bir temel olarak görmüş bu temelinde en kıymetli hazinemiz olduğunu belirtmiştir. Herhangi bir sebeple istikbal ve Cumhuriyetimizi koruma mecburiyetine düşersek içinde bulunduğumuz durumu düşünmeden görevimizi yerine getirmemizi belirtmiş, bunu söylerken yaşadıklarını örnekleyerek bunun teslimiyet için bir bahane olmadığını öne sürerek bu durumdan ders çıkarmamız gerektiğini bir kez daha vurgulamıştır. Son olarak bu görev için gerekli olan gücün biz Türk gençliğinde bulunduğunu da sözlerine ekleyen Mustafa Kemal konuşmasını bitirmiştir. Sonuç olarak Nutuk ve bilhassa sonunda yer alan Gençliğe Hitabe, günümüz gençliği ve gelecek nesiller için Türkiye Cumhuriyetinin tarihini ve Türk halkının yaşadıklarını anlatan hem bunların öğrenilmesi hem de bunlardan ders çıkarılması gerektiğini vurgulayan önemli bir yapıttır. paylaşmak istedim..
|
||
|
||
| Lisedeyken ezberletilir ancak ilerki yıllarda içeriği hiç hatırlanmaz,konuşulmamıştır çünkü. | ||
|
||
| Sonuç olarak Nutuk ve bilhassa sonunda yer alan Gençliğe Hitabe, günümüz gençliği ve gelecek nesiller için Türkiye Cumhuriyetinin tarihini ve Türk halkının yaşadıklarını anlatan hem bunların öğrenilmesi hem de bunlardan ders çıkarılması gerektiğini vurgulayan önemli bir yapıttır. paylaşmak istedim.. Alıntı ![]() Özellikle bugünlerde ve hassasiyetle bu forumda bazı müterakeci ve teslimiyetçi "gençlerin" defalarca okuması gerekiyor. |
||
|
||
| gençliğe ne anlatıyor ama bana hiçbir şey anlatmıyor bunu iyi biliyorum.. |
||
|
||
Lisedeyken ezberletilir ancak ilerki yıllarda içeriği hiç hatırlanmaz,konuşulmamıştır çünkü. şimdi buna da bi yorum getir,ben burda düşüp bayılayalım mına koim sölicem,ama üstüme çok gelmeye başladın lem tamam,tamam...söle bakiim hani başkaları sölese olcekde buz ablaya yakıştıramadım,eğer oda kendini ayni kategoriye sokuyorsa neden olm? eee,lise talebeliği çok da çocukluk diil hani,kurtuluş savaşıda burdaki gibi nağmelerle kazanılmadı,bu ülke o dönemler kurulurken ciddi az kanlar akmadı.adam_ata_türkiye nin bu adı alırken az emek ve savaş verilmediğini bildiği için ve korunması uğruna gençlere bunu sölemiş.gençlerde bunu sadece ezberliyorlarsa onlara da yazıklar olsun. lan olm,bazen harbi doğru şeyler söliyon,hoşuma gidio.ben bu ülkenin korunması için gerekirse dötümü bile veririm |
||
|
||
| Nutuk bir mücadelenin anlatımı açısından tarihsel önemi olan ancak günümüz koşullarında güncelliğini yitirmiş bir yapıttır. Cumhuriyetin kurulduğu yıllarda neredeyse olanaksızı başaran bir kişinin yaptıklarını anlatmasına tanrısal birtakım güçler veren bizler, sadece hamaset nutukları, 19 Mayıs ve 23 Nisandaki oyunlarla nutukta anlatılanları gerçekleştirebileceğimizi sandığımız için bir arpa boyu yol alamadık. Her şeyde olduğu gibi bu konuda da korkularımız nedeniyle şekile bağlı kaldık ve şiirin okunmasını içeriğinden daha önemli kabul ettik. Aynı şekilde nutuk gibi bir metni ezberletip içeriğinin ne işe yaradığını bilmeyen kuşaklar yetiştirerek kendimizi kandırdık. Öte yandan başkaları da kuran kursları ve imam hatiplerle bugünün tohumlarını atmış oldular ve artık istedikleri yasaları çıkartacak duruma geldiler. Buradan çıkarılması gereken sonuç, bir şeyi ezberletmek ya da gibi yapmak yerine içeriği konusunda genç kuşaklara nasıl örnek olunacağını bilmeye çalışmamız gerektiğidir. |
||
|
||
| kemalizmin ırkçı olduğunun belgesidir. "muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur" asil kan ne demektir? biri bana anlatabilir mi? |
||
|
||
| Bunu dediğinde Kemalizmin değil öncelikle Mustafa Kemal'in ırkçı olduğunu ileri sürüyorsun demektir. Ki asil kan 'ın bütün insanlığı kucaklayan bir içeriğe sahip olmadığı gayet net. Damarlarındaki asil kana inanmayan düşünce grubu her ne kadar olmasa da farzedelim ki var; ya kemalistler ırkçılıklarından rahatsız değilse...zaten biliyorlarsa,onlarınki sadece görüntüde bir direnişse ırkçılık söylemlerine karşı.O zaman çözüm? Onları ortadan kaldırmak? Irkçılığını bilmeyen ırkçı olsa mesele daha kolaydı.Mantık ikna edicidir çünkü.Billinmeyen anlatılır ve bildirilir.Bildiğine rağmen direnişi ne kırar? |
||
|
||
Alıntı sahibi: lila link=topic= asil kan ne demektir? biri bana anlatabilir mi? [quote olm,kansızlar asil kandan anlar mı? lem,herkes anlasaydı zaten bunu tartışıyor olmazdık,kansızlar_kanı asil olmayanlar_bunu asla anlayamayacaklar,hayatında yemediğin bi yemeğin yorumunu yapamazsın gibi... olm,şimdi bide sıra atatürkçülüğün ırkçılığına gelmiş he lem,zaten bu yüzden leninle çok iyi anlaşıyorlardı ve bize yardım etmişti..heheh |
||
|
||
| evet, öncelikle mustafa kemal'in, sonra kemalizmin ve dolayısıyla kemalistlerin ırkçı olduğunu iddia ediyorum. az önce örnek verdiğim cümle başlıbaşına yeterli bi kanıt bu iddiam için. kemalizm'e indirgemeye gerek yok. ırkçılık nasıl yokedilir, bu direniş nasıl kırılır? ırkçılık kendi başına, alt ve üst yapı unsurlarından bağımsız bir kavram ya da olgu değildir. sistem tarafından yaratılır, beslenir, tetiklenir ve sürekliliği sağlanır. dolayısıyla ırkçıların ortadan kaldırılması ırkçılığı yoketmez. sistem ana başlıktır, ırkçılık, milliyetçilik gibi kavram ve olgular alt başlık. dolayısıyla yapılması gereken sistemin değiştirilmesidir. ana başlık değiştiğinde alt başlıklar kendiliğinden eriyip giderler. |
||
|
||
| Irkçıların yok edilmesi ırkçılığı yok etmez.Çok doğru. Sistem dediğin bütün dünyada artık insanalrın kanlarına sindirdikleri bir yapı.Geçmişi eski.Çok uzun süredir kanıksanmış.Üstelik bu sistemi yaratan da gene aynı insanalr.Yapılarının ihtiyaçları bu sistemle karşılanmış. Öyleyse mesele insanın yapısının değiştirilmesi. Ki bu sisteme ihtiyaç duymasın.O zaman alt başlıklar önem kazanıyor.Çünkü üst başlıkta direniş çok sert. |
||
|
||
| kasım laflarına çeki düzen ver bence. kendine yakışan gibi davran. .. bireyleri yersiz hakaretlerle susturmaya çalışan yazılar içeriğine bakılmazksızın silinir. eğer fikirlerinize değer veriyor ve yayınlanmasını istiyorsanız bu tür şeylerin yazılarınıza girmesine müsade etmeyin
|
||
|
||
| kendine yakıştığı gibi davranıyo zaten deniz. | ||
|
||
| bak deniz kardeş,herşeye eyv. ama bu ülkeyi kuran adama asla laf söyletmem.haa,o da eleştirilir,ama adam gibi.çamur at izi kalsın mantığı ile değil | ||
|
||
| ve hala soruyorum,lila hanımefendi acaba kendini çanakkale de gördümü? cevabı evet ise lütfen neler gördüğünü neler hissettiğini anlatmasını rica ediyorum |
||