|
||
Alıntı Osmanlı'da devlet, düzende esas olan toprak sahibi soyluların ayrıcalıkları ve iktidarı üzerine değil töre gereğince hükümdar soyundan olup aynı zamanda tüm boyların ve daha sonra da tebanın dirlik ve düzeliğini sağlayabilecek fetihler yapıp toprakları genişletebilecek olan militarist ve fetihçi bir anlayışa sahip olan sultan soyunun mutlak hakimiyeti üzerine kurulmultur. Askeri,malii, hukuki sistem idari sistem hep militarist fetihçi bir anlayışla kurulmuştur. Cengiz Han'ın kurduğu göçebe imparatorluktan farkı daha yerleşik olması fetih edlien yerlerde kısmen özerk idari bir yapı kurmasıdır. Osmanlı da feodal denebilecek yerel otoritenin (ayan sınıfının) merkezi iktidara güç kazanması ancak 18. yüzyılda söz konusu olmaya başlamıştır.Buna rağmen imparatolruk merkezi yapısını zayıflasa da yıkılıncaya kadar korumayı başarmıştır. Osmanlı da en büyük idari görevliler sonradan kazasker denilen anadolu ve rumeli beyler beyleridir. Bunlar hem devletin en üst düzeydeki bölgesel temsilcileri olup hem de askeri güçlerin baş kumandanları idiler. Evet Osmanlının batı feodalizminden tek farkı hanedanı oluşturan soylu sınıfının mutlak hakimiyetine dayanmasıdır. Senin Devlet dediğin şey Osmanlıdır, yani hanedandır. Sanki başka devlet varmış gibi hanedan dışında töresel devlet uydurma kıçından. ikinci dereceden soyluluklar yoktur ama toprağı işleten ayrıcalıklılar vardır. Hanedan dışında hiç bir ayrıcalık atadan oğula geçmez Osmanlıda tek fark bu. Cengiz imparatorluğu ile de alakası yoktur çünkü yerel ve yerleşiktir. Cengiz ise ganimeti alıp hakim sınıfı tasfiye ederek kralları değiştirir sonra ülkesine geri dönerdi o nedenle de kısa sürmüştür imparatorlukları ve dünyanın en korkunç adamı ilan edilmiştir. Örneklerin çok saçma bu arada Cengiz Han ne alaka Osmanlıyla, yoksa sen Moğollara da Türk diyenlerden misin ![]() Onu geçtik, şu yerel düzeni sağlayan derebeylerinin kendilerine verilmiş tımarlı sipahileri oluşturan askerlerle bölgede denetim sağlıyor olması nedir? Zeamet sahipleri daha üst rütbede timar a karşı çünkü o daha fazla toprak demek. Kumandan olan bu kişiler zaten bölgeyi denetleyen polisliğini yapan (barış zamanı subaşı) askerlerin de sahibiydiler. İstanbuldaki beylerbeyi elbette en güçlüleriydi konum itibariyle ama Osmanlının idari yapısı sadece Anadolu ve Rumeli beylerbeyinden oluşmuyordu. Şöyle ki; Beylebeyine bağlı olsalar da timar ve zeamet sahipleri ellerindeki toprak miktarına göre yetkide bir hiyerarşiye sahiplerdi. Yani Zaim in toprağı üzerindeki yetkisi ki bu 20 000 akçeden fazla gelir demekti fazlaydı. Savaş zamanı tıpkı lordlar gibi zaimler sipahi ve cebelülerden oluşan orduları ile savaşa katılırdı. ebelü ler sipahinin gelirinin her 3 bin akçesine karşılık yetiştirdiği tam teçhisatlı atlı askeriydi. Dolayısıyla osmanlının feodalizmden aykırı olan yapısı yönetim mantığı değil yetki farklılığıdır. Yani toprak mülkiyeti vardır. Bu toprak mülkiyetine sahip olanlar vardır ve asker yetiştirirler. Bu kişilere bağlı askerler süvarileri oluşturur ve Türk dür. Mülkiyetin asıl sahibi hanedandır. Bu yüzden toprağı işletenler bunu oğullarına devredemezler memur gibidirler ama maaşla değil kazancın belli miktarını kendilerine kalanını ordu oluşturmaya harcarlar. Ancak asıl ordu yeniçeridir ve devşirmedir. Dolayısıyla feodalizmden farkı atadan oğula kalan bir ünvan ve mülkiyetin olmayışıdır. Feodalizmde bu ünvanlar daimi olup soylu sınıfını oluştururken,Osmanlıda daimi tek soylu sınıfı hanedan olduğundan farklıdır. Fakat yönetim biçimi aynıdır. Bu askerler savaş dışında bölgenin emniyet görevlisi subaşıları ya da yeniçeri ise çiftçilik yapar. Dolayısıyla da bu toprak mülkiyetine bağlı yönetim anlayışını tamamen feodalizmden ayrı düşünmek saçmadır. Çünkü bu sistem ortaçağa özgüdür ve geliri bu denetimlerle oluşturulmuş askeri sistemlerce ve vergi sistemlerince gelişir. 18. yüzyıldan sonraki değişim ise daha farklıdır II. Mahmut ve Meşrutiyetlerden sonra Osmanlının memuriyetlerinin oluştuğunu,hanedana bağlı avrupadan devşirme bir devlet yapısı sentezine ulaştığını görürüz. Neyse diğer osmanlı betimlemelerin ise tamamen alıntı. Yani Osmanlıda şu varmış bu varmış ama aslında kötü değilmiş,merkezi yapı bozulmuş bilmem ne bir sürü bıdı bıdı. Sonuç olarak senin niyetin ben olduğum için karşıma wikipedia ile dikilip Osmanlı şöyledir böyledir feodal olamaz diye zırvalamışın. Olur. Çünkü batı feodalizmi ile aynı olmak zorunda değildir ana eksen iktisadi yapıdır. Marks ın ayrıntılarda farklı dediği asya daki hanedanın gücüdür. Ancak üretim tarzı olarak farklı bir teknoloji yoktur. Yine karşımızda toprak ağalığına bağlı feodal bir örgütlenme görürüz. Osmanlı bi zik değildir, ortaçağdaki feodal oluşumların islam sentezli başka bir biçimidir. Olumsuzluklar da yok efendim sonradan derebeye göz yumulmuş da,yok otorite zayıflamış sorun çıkmış da, diye açıklanmaz. Onların sebebi iç çelişkilerin tarihsel dönemine girilmesidir. Çünkü köhneleşme nedeni gelirinin azalmış olması ve batının artık sömüremeyeceği bir hal almış olması, dolayısıyla hanedanın derebeyler ve toprak sahipleri vasıtasıyla vergiye dadanmasıdır. Artık ordusu da kimseyi yenemeyip ilkel kalınca zaten halk da iyice sefalete düşünce, Batı Roma nasıl barbar istilaları ile yıkıldıysa Osmanlı da kendi iç çelişkileri sonucunda milliyetçi devlet oluşumlarının ortaya çıkması ve emperyalizmin işgali ile sona ermiştir. Feodalizmin avrupadaki biçiminin asyadan farklı olması Osmanlıyı bambaşka kılmaz. Bu Marksizmin ayrıntılarında varolan, sosyalist devrime yönelik bir tartışma konusudur. Dolayısıyla Marks ın devrim için sanayileşmiş avrupa yı baz alan düşüncesi dahilindeki asya tipi ayrımı sadece yönetseldir üretim biçiminde herhangi bir farktan bahsedilemez,sınıfsal olarak lord gibi sınıflar yoktur sadece kalıcı olarak Osmanlıda. Kavramları ezberleyip ezberleyip alıntı yazılarla çürütmeye çalışan kabız kişiler kişisel kompleks sahipleridir. Çanakkale yazısında söylemiş olduğum bir kelimeyi kafaya takar aha Khaos a laf sokcam diye didinir,oradaki yazının ana içeriğine aldırmazlar. Her türlü alayı ve aşağılamayı da hakederler çünkü düşünmektense ezbere konuşmayı marifet sanırlar. Kendi yazılarında bile benim söylemimi ispat eden bir sürü nokta mevcuttur ama her biri 40 dereden su getirilip binbir ayrıntı içinde yok sayılmıştır. Ayan sınıf diye neredeyse tüm idari sistem ortaya atılıp sonra bu bozulmuş 18. yüzyılda (niye bozulmuş,neymiş de bozulmuş Marks öyle mi der,bozulmuş) aniden ortaya çıkmış gibi bahsedilir. Tarihi çarpıtmalardır ve anadolu halkı bu tür yalanlarla uyutulur. Osmanlının özgün bir sistemi yoktur, hanedan her yetkiyi üzerinde toplamıştır. Avrupadan farkı feodalizminin köleci imparatorluk ile bir sentez olmasıdır. Köylüler tımarı terkedemez ödeyecekleri tazminata güçleri yoktur. Toprağın sahipleri orduya asker sağlamakla görevlidir ve tüm denetimi ve güvenliği sağlayan o bölgedeki toprağın yöneticisindedir. Hanedan dışında sahiplik yoktur. Ancak üretim ticarete,toprak mülkiyetine ve üretimine bağlıdır. Avrupa feodalizminin de arap istilası nedeniyle İspanya da karolenj imparatorluğuna bağlı katalonya dışında bilinen biçimiyle oluşmadığını görürüz. Aynı şekilde güney italya da Bizans etkisinde kaldığı için Lombard istilasına kadar feodalizm bilinen şekliyle oluşmadı. Yukarıdaki bay bilmişin referans alıp alıntılarıyla doldurduğu Wikipedia ya bakarsak. Avrupa feodalitesinde hanedanın yetkisi paylaşılmıştır. Ana üretimi yine köylü yapar Osmanlıdaki reaya gibi ancak ordu tamamen saltanatındır. Yönetim işleyişi yine toprağın işletimi üzerinden yürür ama bu işletenler saltanatın memurlarıdır bir yerde. Ancak güçlenebilir hatta II. Mahmut u ordusuyla İstanbula girip tahta geçirebilir. Dük, Marki, Kont,Vikont, Baron, Şövalye hiyararşisi yok Osmanlıda. Ancak tüm ülke timarlara ve zeametlere ayrılmış, gelirine göre de aynı onlar gibi saltanata asker yetiştirmek ve o toprağı işletmekten sorumlular. Savaşta da savaşmak. Dolayısıyla Osmanlı yönetim biçiminin feodalizme benzer yönleri ayrı yönlerinden daha fazladır nereden bakarsanız bakın. Sırf Marks gençlik dönemi grundrisse yazışmalarında buna değinmiş diye ana eksende bu teoriyi destekleme mecburiyetimiz yoktur. Bana da mantıksız ve lüzumsuz bir ayrım olarak görülmektedir. Otonom Marksistlerin pek sevdiği bu yazışmalarda Marks henüz Kapital e hazırlık aşamasında olduğundan epey teori ortaya atmıştır ancak pratikte olguların Marksist sonuçlarına göre ve devrim dinamiği noktasında katılmadığım için Marks ın ağzından çıkan her şeyi doğru kabul etmek zorunda da değilim. Osmanlının üretim tarzına bakar ve kısaca feodal imparatorluk derim ayrıntılardaki farklılığı beni ilgilendirmez. Osmanlıya yaptığım bu tanımda da Marksist açıdan değil dönemin dinamikleri ve iktisadi işleyişi çısından bu tanımı uygun gördüm Ice efendi Osmanlıyı kutsuyormuş diye değiştirecek değilim. Bu konuda 2 paragraftan fazla yazamayan sıkışınca da wikipedia dan alıntılarla iyice boğarak ahkam kesmeye çalışan bir aptalın hakkımda ne düşündüğünü de umursamam. Bunca saçmalayıp Wikipedia ağzıyla konuşarak ne derece hangi ideolojiyi bilip ne yapmaya uğraştığğın ortada Ice geri zekalısı sen devam et ben bir sözünden 10 çelişki çıkarırım nasolsa kendi beyninle konuşamadığın için. Hakaretlerim de sana bakış açım ve durum tespitlerimdir hakaret olması için haksızca söylemiş olmam gerekir ama şu tavırların ve salaklığın ile çok daha fazlasını hakettiğini bilmelisin. Bir de o kadar zavallı ve şaşkınsın ki böyle sempatik olacağını sanıyorsun:D Mavi renk huzur verir ama lüzumsuz bir alıntıyıı mavi renk yazmak onu önemli kılmaz kuş beyinli Wikipedia yı aynen yapıştırmışın oraya Hakaret ederim evet senin gibi bilmiş salaklara hakaret etmekle de gurur duyarım, hiç gocunmam. İstediğinizi diyin hakkımda sürekli hakaret ediyor diye kamuoyu oluşturucu cümleler kurun farketmez salaksınız çünkü. Ben de sadece salaklara salak diyorum akıllı insanlarla güzel tartışıyorum. Ama salaklar sadece kendi dediğine inanan beyinsizler olduğundan öyle konuşurlar senin gibi, başı sonu belirsiz ve birbiriyle tutarsız saçma çıkarımlarla, ordan burdan alınıp birleştirilmiş. Devam et çok gülüyorum sana Wikipedia ha
|
||
|
||
| Ben sistemden bahsediyırum. ikisi farklı bir yönetim olabilir ama sistem aynıydı.Osmanlı derebiyliklerle yönetilen tek bir kişiye bağlı bir feodal sistemdir. ABd Eyaletlere bölünmüş tek bir kişi tarafından yönetilir. Gelelim Türkiyeye Osmanlı zaten 1500 den sonra gerilemeye başladı. Ve 1910 ların başında Batı, Osmanlıyı tamemen yıkıp kendi çıkarları için bir devlet kurmak istiyordu. Adıda hazırdı:Türkiye Cumhuriyeti. Göstermelik bir savaş yapıb Atatürkle beraber T.C kurdular. Çünkü Batı ortadoğuda istediği gibi dolaşacaktı. Türkiye artık Batının sömürgesi halindeydi. Ve sonra 2001 de ABD Irak'a girip Kendi adamı Saddamı öldürüp(Meçhul belki ölmedi). Irak da sözde Cumhuriyet kurdu. Bunu sırasıyla Afganistan izledi. Moğallar Türk değilse, Kürtlerde Türk değil Khaos |
||
|
||
| gostragon yazdiklarinin icinde benim anlamadigim nokta:madem osmanliyi onlar yikti iyi de niye o kadar ugrasip yeni bir devlet kurdular ki?o kadar zahmete ne gerek vardi?hazir yikmislar,kendi devletlerini kursalardi,kimden korktular dersin? | ||
|
||
| Atatük'le beraber kendi devletlerini kurdular zaten. Sallanan bayrağınızda göstermelik. Şu ana kadar hükümetin başına gelenler hep mason yada Batının piyonuydu. | ||
|
||
| Osmanlı'da devlet yapısı deyince balıklama dalmışsın şeker. Osmanlı 600 yıllık devlet. Kökleri göçebe kültüründen bozkırlardan geliyor. Osmanlı'nın yerleşik hayata geçmesi, kendinden öncekilerden (selçuklu'dan, bizans'tan) etkilenmesi devlet yapısının değişimler yaşaması onu oluşturan temel değerlerin ortadan kalktığını göstermez. Okuduğunu anlamak için değil taraf olduğu fikri savunmak için okuyanlar ancak şematik çözümlere taraftar olarak duhül olurlar. Osmanlı da devlet hep merkezi olmuş en büyük yetkiler verilen beylerbeyleri bile itaatsızlık etiklerinde görevden alınmış yada cezalandırılmıştır. Osmanlı'da devletin yapısı deyince 600 yıllık süreç içinde değerlendirmek gerekir. Ne söğütteki osmanlı ile 15. yy. osmanlısı aynıdır nede 17.yy osmanlısı ile 19. yy osmanlısı aynıdır. Herşeyi kendi iç bütünlüğü içinde ele almak gerekir. Sen ise sanki bu süreç hiç değişmemiş gibi uzun uzun hikaye anlatmışsın. Osmanlı kuruluşundan bu yana merkezi ve fetihçi bir devlet olmuştur. Onu askeri yapan bu fetih kültürüdür. Osmanlı 'da feodalitenin olması devletin feodal olduğu anlamına da gelmez. |
||
|
||
Alıntı Osmanlı'da devlet yapısı deyince balıklama dalmışsın şeker. Osmanlı 600 yıllık devlet. Kökleri göçebe kültüründen bozkırlardan geliyor. Osmanlı'nın yerleşik hayata geçmesi, kendinden öncekilerden (selçuklu'dan, bizans'tan) etkilenmesi devlet yapısının değişimler yaşaması onu oluşturan temel değerlerin ortadan kalktığını göstermez. Okuduğunu anlamak için değil taraf olduğu fikri savunmak için okuyanlar ancak şematik çözümlere taraftar olarak duhül olurlar. Osmanlı da devlet hep merkezi olmuş en büyük yetkiler verilen beylerbeyleri bile itaatsızlık etiklerinde görevden alınmış yada cezalandırılmıştır. Osmanlı'da devletin yapısı deyince 600 yıllık süreç içinde değerlendirmek gerekir. Ne söğütteki osmanlı ile 15. yy. osmanlısı aynıdır nede 17.yy osmanlısı ile 19. yy osmanlısı aynıdır. Herşeyi kendi iç bütünlüğü içinde ele almak gerekir. Sen ise sanki bu süreç hiç değişmemiş gibi uzun uzun hikaye anlatmışsın. Osmanlı kuruluşundan bu yana merkezi ve fetihçi bir devlet olmuştur. Onu askeri yapan bu fetih kültürüdür. Osmanlı 'da feodalitenin olması devletin feodal olduğu anlamına da gelmez. Şeker meker ne ayak iyice aldın ibneliği ele ne bu salakça bir üslup içindeki hiç hoşlanmadığım laubali samimiyet? Şeker miş, bi sittir git koyacam kafayı haa. Osmanlıda devlet yapısı diye ben mi daldım kuş beyinli misin balık hafızalı mısın olm sen insan bu kadar da salak olmaz yani. Sen daldın asıl bi sürü zırvayla yok Osmanlı şöyleymiş böyleymiş diye konuyla alakası olmadığı halde. Bir de nasıl kıvırıyor ya balıklama dalmışın diye sümüklü aptal oğlan çocuklarının savunma psikolojisdi resmen herif hala o zekada dolanıyor ortalıkta. Önce bi o burnunu sil sonra konuş velet. Kendi yaptığın salaklığı da kıvıracam ama nasıl kıvırsam diye karşıya yapıştırmaya çalışma o yaptı diye büyü artık. Noolmuş 600 yıllık ise? Bunun ne alakası var şimdi konuyla? Süreyle mi oluyor bu işler? O zaman Roma en büyük en modern devlet senin o salakça mantığınla hiç eleştirmeyelim öyle haçlıdır, gladyatördür,köleliktir şudur budurdiye 2500 yıllık devlet o süreci de düşünmek lazım di mi? 21. yüzyıldayız ama olsun. Böyle salağız biz. Afern tamam zaten biliyoz sen salaksın da herkes değil işte. Osmanlının 600 yılının tamamı geride kaldı. Yok öyle birşey artık. Niye yok sence? İşte ayıp etmişler dinlememişler olmamış sana göre. Keşke orda olsaymışınmda adam etseymişinn Osmanlıyı. Ulen şimdi Osmanlı mı olur yuh. Sebeb bi kaç kişinin hatası mı dönemin sonu mu? Kapitalizmin yükselişi, toprak mülkiyetinin ve ayrıcalıklı sınıfların tasfiyesi mi milliyetçi direnişler altında? Şimdi hala onun acısını çekiyor T.C. hala toprak ağası var doğuda hala milliyetçi direnişler ve etnik kimlik mücadelesi haliyle de. Ama sen geri zekalı olduğundan bunları alakasız bulur,kimbilir Kürt lere köpek der,öbür taraftan anarşist komünist takılır, bir yandan da Osmanlı iyidir dersin kaypaksın çünkü, nasıl işine geliyorsa, nasıl denk gelirse artık. Osmanlıda feodalite olması devleti feodal yapmazmış. Kime göre sana göre mi? Niye olmazmış illa standart ezber bilgiyle konuşursan olmaz o yüzden önüne gelen marksistim anarşistim şuyum buyum diye volta atıyor ortalıkta zaten. Okumamışlar duymuşlar öyle. Osmanlı fetihçiymiş de avrupa feodalmiş. Osmanlı neyi fethediyor sivri zekalı? Toprağı ve ticaret yollarını. Niye? Ona toprak lazım. Kapitalist mi Osmanlı? 19. yüzyıl geldi de kapitalist mi olabildi? Olsaydı zaten T.C. gelişmekte olan ülke olmazdı. İngiliz alman gelişti fransız gelişti çünkü 300 yıl önce burjuva devrimi yaptılar biz zorla Osmanlı işgali kabullendi de saltanat kendini korumak için tüm halkı toprağı gözden çıkardı da o zaman anca bunu yapabildik. Çünkü asyalılar biraz sığırdırlar bu konuda maalesef alınmayın boşuna da. Asla efendilerinden kıllanıp aşağı indirmezler kolay kolay. Ama fransız kral demez madem giyotin icat ettirdin bizim için, gir bakalım altına nasıl oluyormuş der. Sonra da avrupaya acımasız derler tabi acımasız olur herifler öldü habire. Yok Roma keser,yok Osmanlı keser,yok taa asyadan moğol gelir keser,kimse kesmiyosa vatikan keser,vatikan da kesecek bir sebep bulamazsa haçlıya yollar gene kestirir. Siz hep tek yönden bakın batıya bok muamelesi yapın küçümseyin anca 100 yıl önceki yıkılmış imparatorluklarla övünerek. 600 yılda demek ki bir halt öğrenememişin ki onca fetih ile amerikayı da onlar keşfetti aya da onlar çıktı,sanayi üretimnini de onlar icat etti. Niye? Çünkü sen toprağa bağlısın adam tarım ile ticaret yolları ile zengin olamıyor senden de bir türlü paçayı kurtaramıyor da ondan. Şimdi gidersin yalakalık yaparsın öyle işte AB biz de çağdaş olduk valla bak hadi bize de bize de diye. Nereye çağdaş oldun hala doğuda güneydoğuda toprak ağaları var. Sonra da neymiş,feodalite demek sadece avrupa ortaçağ ı demek miş, Dük, Kont, Baron olcakmış illa, şövalye olcakmış kale olcakmış illa o feodalite öbürü değil. İkisinde de toprak önemli ama o nolacak? Niye ortaçağda fetih önemliydi? Bir tek Osmanlı mı fetihçiydi? Öyle bir ezberci olmuşunuz ki yani insaf. Avrupanın yüzyıllar süren iç savaşlarının sebebi neydi? Önemli değil noktayı koyduk bakıyoruz ansiklopediye geri zekalıyız çünkü,ona feodal demiş de o değişikmiş başka demek lazımmış aynı sistemle ve aynı üretim biçimine bağlı ekonomiye sahip olması önemli değil. Salak olduğun için burjuva tarih anlayışı ile gelmişsin karşıma, milli tarih açısından bana anarşizm sosyalizm komünizm dersi veriyorsun yaa bu kadar komik beyinli olabilir insan ancak. Alıntı Böylede final olmazki kodunmu kafayı oturtacaksın,aslında yaşatmayacaksın bu tipleri ümüklerini sıkcaksın, istiklal mahkemelerini kurup gıyabında bi ara görüşülmek üzere idamını verip, elektirikli sandalyede öldürüp, ipe gereceksin, ama nerede o eski günler her şey sanal, forum ortamı işte o yüzden İce salağı bi kapa çeneni; senin ümüğünü sıkarım sen hiç osmanlı toklatı yemedin dimi, hatırlat ilk fırsatta 5 kardeşle birlikte ayak pençelerimide göstereceğim sana, filan olmalıydı. Ama sende haklısın sanırım o kadar gevelemeden sonra salya,sümük yazarken beynin sulandı dimi.Ama boş ver değmez ice gibi gerzekler için, ayrılda gel be aslanım kim tutar seni. Pissen senin derdin nedir onu da anlayalım. Yanlış hatırlamıyorsam bi yerde saçmalamıştın ben de ne alaka yuh demiştim bu mudur mevzu? Niye sürekli içinizde biriktiriyonuz patlayacaksınız hırsınızdan bir gün. Sanane bi kere Ice a ne demişim ne dememişim eşin mi, eşitin mi can dostun mu o senin yoksa? Öyleyse de değilse de banane. Sataşana cevabını verirken kimseye hesap vermem rahat durun durduk yere kasmayın laf sokcaz diye saçma oluyor. Ne alaka istiklal mahkemesi osmanlı tokadı aslan pençesi mal mısın? O sizin gibi ittihatçıların, laikiz diyen faşistlerin, Milli kültür diye Osmanlıyı çiğnemeden yutanların anlayışı olsa gerek. Ice ın gerzek olduğunu da ben söylerim onla konuşurken, benim yerime konuşma kendi kıçının oranıyla ilgilen sen başka halt bilmiyorsundur kesin, balkon yapma oradan. Salya sümük de sensin, koskoca yazının tamamını çirkin bir şekilde quote edip sanki yazı belli değilmiş gibi, ne etsem de laf etsem diye kasmışın. Senin aslanın falan da değilim sen de uzak dur, yılışma. Çanakkale de ölü sayısı gizlenmiş ise kesin sizin gibilerin yüzündendir işte. |
||
|
||
| Ya olm bi git sen de yaa. Yok çok iyi ayar çeker süper retorik yaparmış da üzermiş de başladı gene Allah ın latini. O ego oyunlarını bebelere oyna sen, benim yemeyeceğimi iyi biliyorsun. Kaldı ki o saçma mantığına sahip değilim yok o buna ayar çekmiş de yok bu buna laf sokmuş da bilmemne huysuz çocuk değilim ben. Çok biliyosan yaz işte kıçın rahat dursun, dayanamıyon yine aq belli etcen illa kimliğini baştan saklanacam diye o kadar da kastırdıktan sonra. Konu Osmanlı mıymış, ben ne demişim, bu heriflerin derdi ne Osmanlı şöyle iyidir sen batı taklitçisisin küfürbazsın falan. Hepiniz kafayı yemişiniz. Yazıyı sildim sorumlu silmiş diye öncekileri bırak artık gelme üstüme üzerim seni, he he. Oldu mu konuşmaktaki marifet bu madem. | ||
|
||
| Pissen i geçiyorum o kendini tatmin etsin. Bu cevabım yam yam a sadece. Ben bir şey yazdığım zaman en doğrusu benim söylediğimdir ne zaman dedim? Sizin sorununuz en iyi ben biliyorum sidik yarışı. Gelelim alaycı ifadelerle gerçek sözcülüğüne savunma yazına. Sen tarih uzmanı mısın? Nasıl olur tarih analizi? Kapitalizme geçişi, avrupa burjuva devrimini reddeden bir anlatımım mı oldu benim? İlkokul kitaplarında aynı şey yazmaz. Ayrıca bir bilginin ilkokul kitabında geçmesi onu külliyen yanlış da yapmaz neye göre konuşuyorsun? Sonuçta bahsettiğin o zorunluluklar açısından Mustafa Kemal in askeri başarısının konumunda hiç etkisi olmadığını da söyleyemezsin. Artap ülkelerindeki gibi şeyh bilmemkim i oturtmadılar devletin başına orduyu kim örgütledi osmanlı burjuvazisi mi? Yani senin bu noktada kesin bir referansın var mı? Hayır kesinlikle Atatürk ün çanakkaledeki konumunun sonraki liderlikte hiç bir etkisi olmamıştır nasıl diyorsun? Halkın oyundan kim bahsetti, ne oy u? Güç kimde abicim askeri kadro nerede. Kendin diyorsun enm yakın kişi M. Kemaldi niye general bilmemkim değil de Mustafa Kemal. Çanakkale de o rütbeyi almadan kim takar Albay Kemal i? Bir devrim yapacaksan halka da bir umut imgesi gerekir. Sonuçta İsmet İnönü değil M. Kemal mutlak hakim olmuştur cumhuriyetin ilk yılları boyunca bunda çanakkalenin hiç bir etkisi yok dersen bende sana derim ki iyi sen öyle düşün. Hayır benim anlamadığım ne biçim marks yorumunda bulunuyorsunuz ki bir toplumun iç çelişkilerini düşünürken asıl kendiniz sürekli batı stili kalıp yorumlarda bulunduğunuz halde, bu kriterleri esnetiyorum biraz diye üzerime anında çullanıyonuz. Batı zorla mı dayatır senin devrimini silahla yoksa senin o duruma gelmene neden mi olur? Her ikisi de. Sömürge savaşı ile Osmanlıya girip içinde ne kadar milli kültür varsa kışkırtır. Yunanlı nedir, Bulgar nedir. Bu adamlara emperyalizm boncuk dağıtır ve yerine getirmeyeceği sözler verir. Sanki o dönem çok mu farkında onlar yunan olduklarının, hepsi sonradan abartıldı bu kadar burjuva devlet kurumları oturunca hepsinde. Haçlısı,müslümanı ortodoks u katoliği falan vardı o dönemde de aynı üretim biçimlerinden ötürü bütün ortaçağ ümmetçiydi ona bakarsan. Şimdi bi müslümanlar kaldı çünkü sanayisi batıya bağlı tamamen,kendi üretimine ticaretine sanayisine sahip toplumlar ümmetçi olmazlar. Yani kendi derken de sözde kendi anla yani uyruk değil de burjuva ve onun ücretlisi. Bir yandan da emperyalizm saldırırken sen mecburen hayatta kalabilmek için içinden yeni anlayışlar ve hareketler yaratmak zorunda kalırsın, çünkü artık Osmanlı zihniyeti maya tutmamaktadır hiç bir şekilde yeni Dünya da. Ümmetçilik işe yaramaz,toprak para etmez,kervanlarla ticaret yoktur,vergiler yetmez çünkü kendi ürettiğin el işçiliği ürünler pahalıdır, ingilizin seri üretim tasını alır 5 de bir fiyatına halkın. Sen de ona mecbur ticaret hakkıymış, kapitülasyonmuş ne isterse tanırsın borç karşılığı. Atıp tutma ben devletçi falan da değilim kendi önyargılarını yapıştıracak başkalarını bul. Sonuçta anarşizmden cumhuriyete geçilmedi onun öncülü nedir Osmanlıya ekonomik isim bul üretim biçimine dayalı Osmanlı deme. Yani feodal olması için illa kitaptan aynen alıntı yapıp avrupa feodalizmine eşitlemem gerek öyle mi? Yok öyle birşey. Üretim tekniği nedir geneli toprakdan ve ticaret yolları denetiminden mi gelir,yoksa sömürge ve sanayiye yönelimden mi. Benim kıstasım budur. Divan olmuş,yok biraz da monarşi varmış bunlar ayrıntı tamamen. Çünkü bu bakış açısıyla bakarsan burjuva devriminin illa da avrupada olabileceği kanısına varırsın ki batının sana yüz yıllardır dayattığı anlayış da tam anlamıyla budur. Asya yı mısır ı doğuyu açıklarken daima onlarda aşırı bir tutuculuk ve sabitlik olduğunu iddia eder,gelişimin avrupada olma nedenini de kendi feodalitelerinin asya dan farklı biçimine bağlarlar. Türk İslam sentezi diye birşey yok, Türk sözcüğü üzerinde bu denli durulmaya başlanması zaten Cumhuriyetten sonradır. Araplar da sadece İslamdan ibaret değildir ama bavrupa burjuvazisi tam anlamıyla anadoluyu tam istediği biçimiyle sömürgeleştirmiş olsaydı o zaman ne demek istediğimi de anlardın sanıyorsunuz ki bu milliyetler gerçekten vardı da ortaçağda o yüzden oldu adamlar ingiliz fransız. Yani anakronizma yapıyorsunuz bu suretle, ortada bugünkü anlamda bir milliyetçilik oluşabilmesi için önce zaten o burjuva devletlerinin kurulmuş olması gerekiyor. Önce milliyetçilik sonra burjuvazi diye birşey yok ikisi bir bunların. Siz daha ortada tavuk yokken yumurtadan, yumurta yokken tavuktan bahsederek sınıfsal tarih analizi yaptık demektesiniz. Bir de hiç sevmediğim bir üslubun var, her şeyi çözmüşün sen birader M. Kemal böyle bu konuma geldi diyince nedense direkt kafama kemalist ideoloji çakılmış oluyor. Bi r de lütfen madem bir fikir belirtiyorsunuz konuyu kapatcam diye mahvoldun sen fena madara oldun diye yazıyı tamamlama kompleksine girmeyin ki karşılık olarak kim nerede saçmalamış o dediklerinin kesin doğrular olduğuna nereden kanaat getirdin diye savaş çıkarttırtmayın. Ne kemalistim ne devletçiyim sadece kitlenin reel durumu üzerine fikir yürütmeyye çalışıyor,klişe kavramlşarı da ansiklopedik sözlük cümleleri ile yazmıyorum. Ayrıntılarda kafanız karışmış feodalite denilince ille de avrupayı ve onun hiyerarşisini baz alıyor, Divan ve monarşi varsa o farklıdır diye tutturuyorsunuz. Peki burjuva devriminin gelişinin toprak mülkiyetinden elde edilen kazancın serbest ticaret yoluyla zenginleşen soysuz (gerçekten soysuz, soylu olmayan) tüccarların eliyle onun üstüne çıkmış olmasının getirilmiş olması tesadüf mü? 1700 lü yılların sonunda bu coğrafyalardaki en sefil halk nerede yaşardı? Fransa da. 1917 de en fakir köylü sınıf çoğunluğu neredeydi? Rusya da. 1918 den sonra avrupa burjuvazisinin ödüllendirmediği ve sınıfsal olarak da tamamen tasfiye etmeyi düşündüğü bu coğrafyada kimler vardı? Sanki herşey danışıklı dövüşmüş de hiç bir karşı çaba olmamış,bütün herşeyi ingilizler planlamış,Kemal ve direnişçi kadrosu da oturmuş Hıristiyan mı olsak Müslüman mı diye düşünmüş diye saçmalamanın da lüzumu yok. Bilgisayar oyunu değil bu. Kafadan atıyorsunuz birşeyler etiketi de yapıştırıyorsunuz bu adam devletçi kemalist bitti olay sizin için. Öbürkü de Osmanlı farklı diyor ama ben farkından değil dönemsel benzerlikten dem vuruyorum Osmanlı değil burada konu burjuvaziye geçişin Türkiye halinden bahsediyoruz Fransız devriminden değil. Ona bakarsanız orda da Napolyon vardı ne diyecez Napolyon varmış onun askeri başarısı etkilemiş diyince Napolyon hayranı mı olacaz? Yani sanki bu burjuvanın askeri sınıfı yok bu burjuvalar acayip varlıklar birtakım güçleri belli bir biçimde kullanmıyorlar da herşey kendiliğinden oluyor Marks ın ayetleri icabı. Ben Mustafa kemal süpermendi mi dedim? O olmasa başkası olacaktı belki ama Anadoludaki savaşta kimin kazandığı da önceden planlanmış değildi. Belki bu iyi örgütlenemeyedebilirdi. Belki şimdi T. C. olmazdı ama çok daha fazla gerilla ölmüş olursdu . Belki batıdaki refahta olurdu daha çok doğu ile arap aynı olurdu. Belki Kürtlerle Türkler değil Ermeniler savaşıyor olurdu. Bir şekilde elbet burjuvazi gelecekti ama ne şekilde kimlerin vasıtasıyla ve eylemleri ile gerçekleşmiş olduğu o kadar da önemsiz değil. Atatürk ün putlaştırılması ayrı şeydir, batı emperyalizmine göre yorum yaparken Osmanlının tamamen dışında kalmış olduğu bir devrimde ayrım yapmak ayrıdır. Sonuçta anadoludaki burjuva devriminin Osmanlı kadrosundan çıkmadığı da ve zaten böyle bir örneğin dünyada olmadığı da açıktır. Meşrutiyetler ve Osmanlı aydınları konusu kafa karıştırmış sadece ve de terakkiciler. Burjuva dediğin sınıf nedir bir defa? Bu sınıf üretim araçlarının mülkiyetini ve denetimini soylu sınıftan alan sınıftır. Öyle fransada oldu mecburen sen de olacan da nasıl olacan her yerde aynı mı bu? Marks ayrıntılarda ayırmış çünkü Das Capital in matematik ilişkileri söz konusu ama bu demek değil ki burjuvazi ile feodalizm arasında üçüncül bir apayrı üretim araçları,ilişkileri mevcut. Hala feodal denilince aklımıza toprak ağası geliyor çünkü mülk toprak üzerinde ve aşiretlere ait. Sonuçta birinden diğerine geçiliyor yine ve soylu kalmıyor tabi her ne kadar sanayici de bir nevi soylu olsa da ama o artık burjuvazi kanun koyucu, yürütücü, ordu oluşturucu ve komutanıda değil aynı zamanda. Bunlar yok mu Osmanlıda? Var, meşrutiyetlerden sonra sömürgecilere benzetilip değişmiş olması soylu sınıfı tasviye etmemişti ki daha. Onları da yapmasaydı daha o zamandan parçalanırdı zaten boşuna çıkmadı bir sürü isyan saltanata karşı orduyla yürüyen paşalar tesadüfen bitmediler. Ya da Abdülhamit i macera olsun diye indirmediler ordan ama yine tasfiye edilemedi saltanat çünkü ortada bir taban yok, burjuva o denli güç sahibi de değil herşeyi yıkıp kendi devletini oluşturabilsin askeri bir sınıfla. Zaten o hiç olmadı olamazdı da, dolayısıyla da Türkiye askeri bir devlet oldu saltanatı başından savdıktan sonra da. Şimdi bu nedir? Kemalizm mi, devletçilik mi? Cumhuriyet geldi refah geldi mi dedik? Osmanlının sonu geldi elimizde de bunlar vardı zaten üretimi gelişmedi sömürgeci aşamaya hiç geçmedi, böyle oldu dedik. M. Kemalde tam o sırada orada asker karakteriyle bu alandaki başarılarıyla burjuva devlete yani burjuva sınıflara olanak ve imkan sağlamış oldu dedik yoksa meşrutiyette de olurdu burjuvazi ingilizlerdeki gibi. Monarşinin burada yetkisi önemli ve üretim biçimindeki etkenliği o zaman bu mantıkla monarşi var diye ingiltereye kapitalist demeyecez de başka isim mi verecez? Marks ın anlattığı başka birşey, burada tarihsel bir dönem ve iki dönem arasındaki farkdan bahsediyoruz feodal veya burjuvazi derken. Osmanlıya ne diyecez? Farklı o. İyi de ne? Burjuvazi değil,feodalizm de değilmiş nedir? Asya tipi üretim biçimi. Hepsi aynı mı bu asya tipinin? Osmanlı osmanlıdırt başka benzeri yoktur mu diyecez basbaya toprak mülkiyeti ve ona bağlı askeri sistemden kapitalizme doğru evrilen bir yapı işte önce batıda olmuş diye bu onu başka birşey yapmaz o da önvcce fransa da oldu öbüründe hala monarşi duruyor kafa kesmediler. Yani sorun şu. Cumhuriyet devrimini anlatırken olayı n betimlemesinde M. Kemal i önemli bir figür olarak edindiği gücün ardındaki askeri başarıyla ve bu nedenle bir kitleyi ardına alabilmiş olmasıyla anlatırsak bu suç. Bunu gericiler de öyle diyor oysa M. Kemal in karakterinden bahsetmiyorum ben. İngilizlere karşı askeri başarı da olmadı pek. Gerilla savaşlarını kast etmiyorum. M. Kemal in de Osmanlının rütbeli ve yetkili askeri konumunda o savaşta bulunup kazanmış olmasının rütbesinin başına gelen mareşal ünvanıyla yenilgiyi kabullenmiş bir saltanata karşı avantaj sağlamadığını da düşünmüyorum. Feodalite denilince toprak mülkiyetinin çeşitli biçimleri ile ayrıcalıklı bir soylu sınıfının oluşunu ve üretinmin bu sınıfların denetiminde ve toprak mülkiyetinin gücüyle olmasını düşünüyorum. Ayrıntılardaki farklar sadece kendi dönemleri içinde önemlidir. Feodalizmi tartışırken ayırın istediğinizi İspanya ve İtalya da farklıdır. Ama burjuvazinin artık hakim olduğu bir dönemde de hala o döneme has bir ekonomi ile ayakta durmaya çalışan, o üretim koşulları tekniği ve mülkiyetine göre iş gören Osmanlıyı bambaşka bir konumda değerlendirmenin lüzumu yoktur. Zaten Cumhuriyetin tasfiye ettiği de soylu sınıftır ve yerini burjuva askeri devlet almıştır. Devletin ne olduğunu ise zaten tartışmıyorum ama iş adamı sayılmaz çünkü sadece devlet olgusu olarak burjuvaziye has bir oluşum değildir devletin tanımı. Burjuva devleti bahsedilen. Sen bana ayır hepsini bunların,de ki, feodalite de üretim biçimi şöyledir, üretim ilişkileri böyledir, bu böyledir çünkü öncesinde şu vardır bu böyle olduğu içinde sonrasında şu olmuştur. Ama Osmanlı öyle değildir tamamen şöyle şöyledir,dağılması ve Cumhuriyet de bu nedenle böyle gerçekleşmiştir bu topraklarda, adı da feodalizm değil şudur de ama asya tipi üretim biçimi deme çünkü o hem çok genel hem de kafada belirgin birşey çağrıştırmıyor. O zaman eyvallah ben eksiğim o kısımda diyeyim. Ama her devrimin bir toplumun iç çelişkilerinin sınırında gerçekleştiğini bildiğimize göre onun nedeni emperyalizmdir,bunda monarşi var o başkadır bu başka, sen bilmiyorsun çok bilmiş şeklinde anlatma boş gevezelik onlar. |
||
|
||
| Sen şimdi benim sorularıma cevap mı verdin yoksa sence öyle olmatyann düşüncelere sadece sence öyle değil diye saçma demekle mi yetindin? Bir de kafadan bir sürü uyduruk betimleme yapmışsın. İlkin şunu söylemeliyim ki hiç tarih uzmanı gibi geçinme unut onu. Otorite de değilsin kimin saçmalayıp saçmalamadığını söyleyebilecek kişi hiç değilsin. Bunu geçelim yine bildik ego masturbasyonu cümleler yok ağlama, yok teorin çürüdü. ne bunlar yaa sanki aksine kesin kanıtları var elinde. Bir defa tamamen kişisel temelde yaklaştığın yorumun içeriğinden belli. Ne demek aslında Kazım karabekir vardı iyiydi de M. Kemal ilericiydi o yüzden tarih onu getirdi. Asıl tarihi böyle skolastik yorumlarsan saçmalamış olursun. Tarihin hareket ettirici öznesi insanların eyklemi ve yarattıkları sonuçtur. Bana ne Kazım Karabekir in karizmasından? Sonuçta Cumhuriyet rejiminde M. Kemal ve yandaşlarının eylemiyle etkin rol oynayarak burjuva devleti mi kuruldu Karabekir in istediği iyileştirilmiş hilafet mi? Yani öyle acaip konuşuyorsun ki anlattığın olaylarda kronoloji bile sapıtmış durumda. Humeyniyi örnek vermişin ardından da demişin Marks o yüzden buna kafa yordu ne diyorsun arkadaş sen? Marks kafa yordu 1800 lerde anlattığın olaylar 1900 lerin ikinci çeyreğinden sonra. Marks ın anlatılarında faşizm olgusunun açıklaması da belirgin değil ayrıca onun teorisine göre en fakir halklar en sonunda dayanamayıp devrim yapar ama tarihte tersi olur işçiler devrim yapmaz faşist iktidara gelir. İran Molla devrimi de o yüzden sol hareket ile başlayıp şeriat a dönüşmüştür kitle psikolojisinden habersiz Marksistlerin şaşkın bakışları altında. Şimdi bu verdiğin örnekler ile benim söylediklerimin ne ilgisi var? Sen diyosun ki o öyle olmasaydı bu olcaktı ama olmadığı için böyle oldu. Geç kardeş bu lafları, koyun un tüyleri yol kenarına diktiğim tel e dolaşsaydı tekstil kralı olcaktım. Geçmiyor ordan yok orda koyun. Bi de adını retorik koyduğun saçma cümleler kuruyorsun. Bu nedir şimdi bir tespit mi senin uydurman mı yok böyle bir şey çünkü gerçekte. "Senin kurduğun tarihi neden sonuç ilişkinde nedenler hep sonuçları tarihin şu noktasındaki duruma göre manipüle ediyor. Oysa ki müttefikler bu noktayı tasarlamadı savaşı başlatırken." Bu ne? Neye göre bakacaz tarihe? Yani Cumhuriyeti yok sayacaz, Kazım Karabekir i ön plana çıkaracaz, M. Kemal e herhangi etkinlik atfettik mi de anında manipule olmuş olacak senin keyfin öyle istiyor diye. Asıl sen hayal dünyanda alternatif bir tarih uydurmuşsun gerçekte olmamış olayların ihtimalinde birtakım sanal somnuçlar üretmeyi nesnel tarih analizi yapmak sanmaktasın. Sürekli küçümseyici terimler kullanarak da olguyu kişiselleştirip destek arıyorsun. Ben ne dedim? Müttefikler her şeyi baştan planladı mı dedim bende aynısını söyledim? Yani anlamak mümkün değil kişisel yergi için uğraşıyorsunuz sadece olgu hakkında alternatif ürettiğiniz de yok. Burjuva devlet kurumları oturunca ne ya ne demek yaa? Aynen üretim ilişkileri nerede? Tam orada işte. Cumhuriyet kurulurken bir ülkede, yani burjuva ilişkilerine dayalı parlamentodur, şudur budur aynı anda üretim ilişkileri de değişir bunu düşünmek çok mu zor? Yani bu üretim ilişkileri sanki politikadan tamamıyla bağımsız. Aniden bir mucize oluyor, üretim ilişkileri değişiveriyor hemen ardından da sistem değişiyor. Yani olayları gizem perdesi ardından anlatınca o daha doğru mu oluyor? Yani ben Atatürk geldi o yüzden Cumhuriyet kuruldu mu dedim? Sizde de Atatürk fobisi var adamdan bahsettiğimiz gibi hemen devletçi kemalist oluverdik Marksist siz oluverdiniz birtakım olasılık hesapları yapmakla Kazım Karabekir de olabilirdi diyerelk. Oldu mu? Hayır olmadı. Demek ki olmazmış. Demek ki o saatten sonra iyileştirilmiş hilafet de olmazmış. Burjuva devrimi fransız devrimiyle başlamadı mı dedim ben? Ama burjuva devrimi anadoluda fransız devrimi şeklinde olmadı. Hatta fransadan başka hiç bir yerde burjuva devrimi fransadaki gibi olmadı ilkin orada başlaması demek herşeyi fransız devrimine endekslemeyi gerektirmez her toplumun iç çelişkileri birbirinden farklı unsurlara sahiptir. Kötü bir durumdan iyi bir durumdan da bahsetmedim kendi kendinize kafanızda birtakım paranoyalar oluşturup onlara cevap veriyorsunuz. Devletin tanımını da yapmadın tuttun iş adamıdır dedin sonra bana bunlarla gelme diyorsun ama farklı bir şey söylediğin de yok. Etnik temelli cümlem nerede yaa söyler misin? Nerenizden okuyonuz siz yazılanları? Atatürk dedik ya direkt Türk milliyetçisi olduk. Diyorum ki müttefiklerin tasfiye etmeyi düşündüğü kimler vardı? Otur Sevr i Mondros u oku. Türklerden bahsetmiyorum ben sadece. Yunan a, ermeniye, Türk e, Kürt e, ona buna bütün etnik unsurlara sözde birtakım olanaklar tanındı. Terakki kadrolu Kemalist burjuva devleti sonradan Kürt ü de diğer bağımsız unsurları da reddetti öbür küçük azınlık zaten direkt düşman ilan edildi sonradan. Etnik temelli olmayacak mışız bu coğrafyada yaşayanlar onlar, emperyalistler dışardan geliyor. Burjuva sınıfı da etnik. Etnik olmayan kimse yok tepeden oturmuyorlar. Savaşların tamamı kaybedilseydi o zaman farklı olurdu herşey. Olasılıklar beni ilgilendirmiyor olan durum bu buna göre bugünkü duruma göre yorum yapılamaz demek de saçma. Yani nereden tuttursak da didiklesek diye kasıyorsun. Bir ülke tezahür et ki topraktan gelsin üretimi o zaman feodal mı oluyor soruya bak şimdi Abi yok mu tarih de niye tezahür ediyorum? Olmayada bilir. Nedir peki? Osmanlı kapitalist tarım mı yapıyordu verdiğin örnekte endüstri ve kapitalist tarım örneği vermişin. Ben endüstrileşme öncesi durumdan bahsediyorum, Osmanlıdan. Böyle mi çöktürdün sen teorimi feodal değil bak kapitalist tarım da var diyerek Resmen saçmalamışın. Yayılmacılık ayrı. Kapitalistin yayılmacı olanı emperyalizm evet ama yayılmacı olmak bir kıstas değil burada. Roma da yayılmacı Osmanlı da. Onlar emperyalist mi? Kapitalist tarım mmı yapmışlar endüstri ve sömürgecilik mi var? Ne bu kadar basit ne saçmalıyorsun? Osmanmlıya ben emperyalist mi dedim de emperyalist diyemeyiz diye yumurtladın? Feodal diyemeyiz diyorsun oradan kapitalist tarıma zıplayıp Osmanlıya emperyalist diyemeyiz demek suretiyle kendi kendini çürütmüşün yinne. Retorik ile hava atarak bilmiyorsun diyerek olmuyor, analiz lazım.Üstyapı altyapı dedin tamam. Zaten sizde moda bu terimler. İki tane Marksist terimi kullandı mı doğrucu Davut olduk sanıyorsunuz. Nedir üstyapı altyapı bunlar birbirinden bağımsız mı yoksa karşılıklı bir diyalektik ilişkileri mi var? Tabii ki ikincisi. Ayrıntı dediklerim de kültürel ve coğrafi koşullardan ötürü varolan farklılaşmalar. Vatikan Roma,yunan kültürü eşliğindeki bir batı uygarlığının yapılanması ile doğunun ki aynı şekilde olamaz. Ama üretim tekniği değişti mi asıl hikaye de o zaman başlar. Emperyalizm seni darma dağın edip pazar yapsa bile, sen kendi burjuva sınıfın ile kendi milliyetçi devletini kurabilirsin. Çünkü artık ortada imparatorluklar yok en fazla sömürge var. E sen yani Türkiye dış işlerinde ingilize bağımlı direkt sömürge mi oldu yoksa bağımsız cumhuriyet mi? Olguya Marksist bakacaz diye 1930 ların 40 ların Irak ı ile Türkiyeyi bir tutup o da sömürge işte ekonomik açıdan demek suretiyle, aksi farkı belirtene de sanki Cumhuriyet refah getirdi demiş de sen devletçi kemalistsin yaftası. İyi abi ben devletçi kemalistim var mı? Hayret ya otorite olmuş adam, Kensdi zırvalayacak ama beni ciddiye almayacaklarmış. Napayım seni alsınlar ciddiye büyüksün sen bir numarasın. Şaheserimi eleştirmiş güya fransız devrimi ve milliyetçilik konusunda sonra da. Ben ne diyorum? Milliyetçilik ile burjuvazi beraber gelişiyorlar diyorum o yüzden Cumhuriyetten sonnra Türk sözü ön plana çok çıkartıldı diyorum. EE? Siyasi ve ekonomik neden diyince bu bahsedilenler başka neden mi olmuş oluyor? Neymiş bu siyasi ekonomik nedenler biz başka birşey mi söylüyoruz da tutturmuşun aynı şeyleri ahkam kesiyorsun? Saçmalayıp durmuşun söylemediğimn şeyleri söylemişim gibi gösterip. Osmanlı kadrosundan burjuva devrimi çıkmış nerede dedim ya onu sen dedin neredeyse, bana kemalist diyerek yok Osmanlı aydını yok, bilmemne yok Kazım Karabekir bana ne atıyon suçunu? Türk İslam sentezi diye birşey yok dedim ben öyle birşeye inanmıyorum. Tutturdun onu da. Türklüğe vurgu tabi Cumhuriyetle geldi Ziya Gökalp mış oymuş buymuş etkin miydiler? Osmanlı da Türkçülük mü vardı? Cumhuriyetten önce taa asyadaki bilmem hangi kavmin Türk olfduğu mu iddia ediliyordu Güneş Dil Teorisi zırvalıkları mı ortaya atıldı? Osmanlının politik olarak kullandığı unsurlar mıydı bunlar Cumhuriyetten sonrasının mı? İbrahim kafesoğlundan almış olduğun alıntı da daha komik. Resmen adam Türkçülüğü övmüş,bazı ırkçı çıkışlar oldu ama epey çaba gösterildi diye zırvalamış. Yahya Kemal Beyatlı ne demiş onunla da ilgilenmiyorum. Her şeyi de sizden öğrenecez yani Kimi okuyacağımızı da hangi konuda. Komiksiniz bir iki alıntı cümle ve kavramla karşıya karşı bir laf etmiş sayıyorsunuz kendinizi. Üstelik bahsettikleriniz sadece kendi düşünceleriniz herhangi bir kesinliği yok. Yargılama hakkınız da yok. Dolayısıyla ne sorduklarıma düzgün cevaplar alabiliyorum ne de adam gibi tartışılabiliyor sizlerle. Çünkü bilgiçlik taslıyorsunuz paso ortada ele avuca gelir bir tespit analiz mevcut değil sadece kendi egonuz var neymiş ağlayacakmışım da,ciddiye alınmaz mışım da. Çocuk musunuz nesiniz kazık kadar adamlar böyle saçma saçma üskluplasrla tartıştığını sanıyor insanı zıvanadan çıkarıp sontra da niye küfrediyorsun diyorlar. Bilmediğiniz ama bilgiçlik tasladığınızdan küfrediyorum. Belki biliyonuz da ifade edemiyonuz o daha da büyük sorun. |
||
|
||
Hah şimdi o girişte yaptığın zırvasapan çocukça tekerlemelerini ciddiye almıyorum. Lise kızları üslubu cpis sözcüğün de bütün diğer sözde kişilik tespitlerin de senin ne derece onaylanma derdinde olduğunun kanıtlarıdır. Sözlerin seni bağlar ve asla tartışılmayacak biri varsa bu forumda gelmiş geçmiş forum tarihinin en huysuz adamı olduğun da arşivlerde sabittir. Bana bebe diyene bak hele oral takıntıların var galiba diline dolaşmıpş bu sözcükler, ilkokul, bebe falan ![]() Tarihi herhangi gerçekten mi bahsettin de ben sallıyorum? Hiç birşey söylediğin yok ezbere kıçından sallıyorsun o kadar maksadın da aklınca beni küçük düşürmek. Ama bunu asla başaramazsın anca kendine güldürürsün her zamanki gibi. Şah rejimine karşı bir hareket yok muydu İran devriminde? İşçi hareketi içinden doğmamış laf ola beri gele. Ekim devrimi de ona bakarsan İşçi hareketinin lokomotifinde gerçekleşmedi. Siz Ortodoks Marksistlerin klasik yorumları bunlar. Halk alıklaştı, öbürleri daha iyi politika güttü bilmem ne boş boş laflar. İyi politika gütmek de ne demek? Kime göre? Politikayı kimi gütmekte kullanıyorsun birader? İran halkına karşı Humeyninin iyi politika güttüğünü söylemek resmen aptallıktır. Allah işçidir diye pankart açmış halk da bunu alkışlamış sonra komünistler ölmüş. Ne bekliyordun? Kıçımdan salladığımı iddia ettiğim teoriyi ispatladın bu cümlenle sen. Olgulara böyle bilim dışı bakılmaz. Humeyninin politik zekası var bir açıklama değildir. Halk alıklaştı da bir nesnel açıklama değildir. Siz gerçekten cahilsiniz bu ne çeşit bir çelişkidir resmen burjuva lider ekseninde bir yorum yapmışın Humeyninin politik zekası demek suretiyle. Adolf Hitler in politik zekası mevcuttu di mi Almanyada da yine o yüzden bunalım sonrası Nasyonalizm geldi, sosyalistlerden daha iyi politika güttü. Saçmasapan kıvırmalar. Ben de onu diyorum zaten akıl küpü geçinen paralize beyin. Politikanın iyisini kötüsünü Halk ın tepkisi belirliyor dolayısıyla Diktatör Şah indi ilk ve en etkili muhalefeti solcular başlatmış olsa da yerine Mollaları getirdiler. İyi politika gütmüş müş Humeyni pek zekiymiş tespit e bak göya sınıfsal tarih analizi yaptı beyimiz komedi ya Sonra da üstyapı altyapı der. Sen söyle hani nerede üstyapı altyapı Humeyninin keskin zekasına dayandırdın olayı şimdi de ![]() Evet Marks ın döneminde faşizm yoktur doğru aferin sana. kafan çalışmaya başladı ezber ettiğin birşey söylemeden aklına gelmez bunlar zaten ama Molla faşizmini anlatırken doğrudan Marks a gönderme yapar ve çekinmezsin. Belirgin değil ama hiç yok da sayılmaz sadece tanımı yok çünkü böylesi bir ihtimakl düşünülmemiş 1800 lerde anca avanak bazı ortodoks marksistler denilen tutucular Mussolini yi Hitler i görünce akılları başlarına gelmiş de ancak o zaman yorumlamışlar faşizmi. Halkın kapitalizm sonrası devrim etkinliğinden ekonomik bunalımlar içine düştüğünde daima gerici yönelimlere doğru ivmeleneceğini hesaplamadıklarından. İşte üstyapı ve onun ahlakının sonucu da budur. Dolayısıyla çoğunluğu etkileyen bir ahlaki siyasal yapılanmanın tedarikçileri olan bu kitlerler daima burjuvazinin içinden faşizmi iktidara getirirler büyük bunalımlarda ve daima Marksistler halkı alık bulmayı ve diğerinin politik kurnazlığından dem vurur. Asıl Marks ın anlatmaya çalıştığı şeylerden biri de bu durumdur oysa. Ben bunu diyince sallamış olurum beyfendi Humeyninin keskin zekası ve kurnaz politikası diyerek aniden sınıfları unutuverir. Sen ezbere konuşma da yeni bir şey üret görelim. Ezbere konuştuğun için saçmalıyorsun sürekli bahsettiğin siyasal sistemlere yazık içini boşaltıyorsun kendimi tatmin edecem büyüklük taslayacam diye. Orta okul çocukları gibi konuşarak o tür sıfatlarla da bir yere varamazsın sadede gel hala boş atıp tutmakta kendinle çelişmektesin. |
||