SIFIR (Arşiv Ana sayfa) => İslamiyet

Konu: Hadislerin Uydurulma Sebepleri

Sayfa: [ 1 ] 2 3

18.03.2005 16:28:00
1-DİNİ BOZMAK DEJENERE ETMEK İÇİN YAPILAN UYDURMALAR:

Dine düşman olup da dinin bozulması için hadis uyurdanlar bu gruba girmektedir. Örneğin dine bu yönde zarar vermek isteyen Abdülkerim Bin Erbil isimli bir kişi yakalandıktan sonra tam 4000 tane hadis uydurduğunu itiraf etmiştir. Yine burada isimlerini teker teker saymak  istemiyorum ama İbni Hacer’ın  lisanul mizan’ın bu şekilde bir çok dinsizin dine düşmanlık için hadis uydurduğu bahsetnektedir. Yine benzer örnekler Zehebi’nin  Mizan’nında da söz edilir.

Bunlar sadece hadis uydurduğu ortaya çıkan münafıklardır. Bunun dışında yaşamış ve yakalanmayan münafık hadis ravilerini de düşününce ortaya çok açık bir tablo çıkar.

 

2- SİYASİ AYRILIKLARDAN DOLAYI UYDURMALAR

Peygamberimin vefatinin üstünde 40 yıl geçmeden Hz. Ali ve Muaviye arasında bir çatışma boy göstermiştir. Daha sonra bu çatışma tüm İslam toplumuna yayılmıştır. Her fırka kendi siyasi olarak desteklediği hadisler uydurmuştur. İşte Hz. Ali’nin çokça övüldüğü hadisler de özellikle bu dönemde uydurulmuştur. Yine Hz. Ömer hakkında onu küçük düşürmeye çalışan hadislerin ortaya çıkması bu döneme rastlar.

Sünnilerin Ebu Bekir’i öven hadisleri ile Şiilerin Hz. Ali’yi öven hadisleri gerçekte siyasi mücadelenin birer yansımalarıdır. Peygamberimizin bu sözlerle hiç bir alakası yoktur.

 

3- DİNİ EKSİK SAYARAK, KENDİNCE DİNİ KURTARMAK İÇİN UYDURULMUŞ HADİSLER:

Dindar olarak tanınan bir çok kişinin de hadis uydurduğu bilinen bir gerçektir. “ Salih kişileri hadiste olduğu kadar hiçbir şeyde yalancı görmedik.” Sözleri ünü hadisci Müslim’e aittir. O hadis toplarken rastladığı bu olayı bu sözlerle itiraf etmiştir.

“Medine de 100 kişiyle karşılaştım. Hepsi güvenilirdi, ama hadisleri alınmazdı. ( Müslim, Sahih Müslim, 1 cilt, sayfa 13)

Kendi görüşlerine çok güvenen bu tarzda insanlar, Kuran’da kendilerince olmayan bir konuyu, bu tarz uydurma hadislerle ilave edince, iyilik yaptıklarını düşünmüşlerdir. Örneğin Kuran’da olmayan haremlik selamlık düşüncesini dine sokanlar belki de kendilerince zinaya yozlaşmaya engel olacaklarını düşünmüş olabilir. Fakat burada yaptıkları kendilerinin düşüncesini Allah’ın düşüncesinden üstün görmeleriydi. Allah gerek görse zaten bunları Kuran’da açıklayacağını anlamadan bu tarz ilaveler yapmayı doğru zannetmişlerdir.

 

4-DİNİ SEVDİRMEK İÇİN UYDURULANLAR

Bunlar içinde özellikle Kuran ayetlerinin faziletleri hakkında uydurulmuş hadisler vardır. Örneğin “şu duayı şu kadar okursan cehenneme gitmezsin”, “bu duayı evden çıkarken okursan yolda kaza olmaz”, “bu ayetleri üstünde taşırsan bereketin açılır” tarzındaki hadisler bu kapsama girmektedir. Bunların hiç biri Kuran’da olmadığı gibi bu mantıklar Kuran’a da aykırıdır.

Bu tarz hadislerin uydurulması bu duaların ya da ayetlerin daha çok okunulmasını sağlamak için olmuştur. Tabi ki Kuran okumak ve üzerinde düşünmek önemlidir. Ama bunların okunmasının bir etkisinin olacağını düşünerek, anlamını düşünmeden okumak, hiçbir etkisi olmayacağı gibi, buna inanan insanlarda itikadi açıdan problemler doğurabilir.

 

5- MEZHEPLERİ FIRKALARI DOĞRU ÇIKARTMAK İÇİN UYDURULMUŞ HADİSLER:

İnsanların zamanla Kuran’da uzaklaşması ve bazı uydurma hadislere göre amel etmeye başlaması, tüm İslam dünyasında bölünmelere ve mezheplerin doğuşuna neden oldu. Bunun sonucunda bazı mezhepler ortaya çıktı. Mezhepler arası çatışmalar beraberinde bu yönde uydurma hadisleri getirdi. Hz. Peygamberin ağzından kendi mezhebini öven diğerini yeren sözler uydurdular.

“Ümmetimden İmam Şafi adında bir kimse ortaya çıkacaktır. O ümmetime şeytandan daha zararlıdır. VE yine ümmetimden adına Ebu Hanefi denen birisi gelecektir. O ümmetimin ışığıdır. “ ( İbnu arak tenzius şeria 2. cilt sayfa 14)

Bu arada şafilerde kendi imamları için hadis uydururlar:

“Kurayş alimi ( İmam Şafi) yeryüzünün her yerini ilimle dolduracaktır.”

Tabi Malikilerde artık bir hadis bulmaları gerekir:

“İlim talebi için bir gün gelecek develerin boynu vurulacak ( Yani uzun seyahate çıkılacak) da Medine aliminden ( imam Malik) daha alim birisi olmayacak. “

Kadiriyecilerin kendi mezhepleriyle ilgili olarak uydurdukları hadisleri yine kendileri itiraf etmişlerdir.

“Kaderiyecilerden hiçbir şey rivayet etmeyiniz., vallahi biz insanları mezhebimize çekebilmek için hadsi uydurur ve bu hareketimizle sevp kazanacağımızı zannederdik, ben bu suretle kadereiye mezhebine dört bin kişi kattım” ( Er Cerhu Ve’l TAdi’l 1cilt sayfa 32)

Şiilerin Hz. Ali’yi yüceltmek için uydurdukları hadsiler yüz binleri bulmuştur.

 

Bunun dışında tarikatlarda kendilerine bu tarz hadisler bulmuşlar ya da uydurmuşlardır. Örneğin insanları tarikatlara çekmek için söylenen “ Şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır” hadisi bunlardan en meşhurudur.

 

6- ZORLAMA ALTINDA UYDURULAN HADİSLER

Özellikle bu tarz hadisler Emevi halifeleri döneminde ortaya çıkmıştır. İslam dininde Kuran’dan uzaklaşmanın ve büyük bir kırılmanın yaşandığı Emevi döneminde kendi çıkarları için hadis uydurulması bizzat devlet politikası olarak uygulanmıştır. Özellikle şiddet içeren hadisler bu dönemde ortaya çıkmıştır. Bunun sebebi Emevi halifelerinin din dışı vahşi ve ırkçı tutumlarını gizlemek ve bunu diniymiş gibi göstermek kaygısıdır.

Bugün İslam dininde şiddet olduğu yönünde eleştirilerde kullanılan hadisler, işte bu Emevi döneminin ürünüdür. Kuran’ın mantığıyla taban tabana zıt bu hadislere bugün bile bazı Müslümanlar gerçek zannederek uymaya çalışmaktadırlar. Yine içinde ırkçılık içeren, Arap ırkını öven başka ırkları yeren hadislerde bu dönemde ortaya çıkmıştır. Oysa Kuran’da ne ırkçılık nede savunma dışında bir savaş mantığı yoktur.

Kendi uygulamaları, cinayetleri ya da savaşları için dinin kullanılması sadece Emevi dönemiyle sınırlı kalmamıştır. Bu tarz yöntemlere farklı araçlar kullanarak Osmanlı da başvurmuştur. Devletin bekası için kardeş katlinin caiz olduğuna dair verilen fetvalar buna örnektir. Bu fetvaya dayanarak olay dini gibi gösterilmiş ve kundaktaki bebekler hiçbir suçu olmadan katledilmiştir.

 

7- MADDİ ÇIKAR SAĞLAMAK İÇN UYDURULAN HADİSLER.

Hadis toplayanlardan bir kısmı bu işi ticari bir olaya çevirmiştir. Örneğin Yakub bin İbrahim bir hadisçinin ancak 1 dinar karşılığı hadis rivayet etmeyi kabul ettiği bilinmektedir. Bu sadece bir örnektir. Bunun gibi onlarcası bilinmektedir.Bunun dışında sipariş üzerine hadsi üretenler de vardı. Bir çok tüccar sattıkları mala karşı ilgi oluşması için bu tarz yollara baş vurdukları bilinmektedir. Boza içmenin faziletleri ya da güzel koku kullanmak üzerine söylenmiş hadisler bunlara örnek verilebilir.

 

8- MANEVİ ÇIKAR SAĞLAMAK İÇİN UYDURULAN HADİSLER

Bu konuda da özellikle toplum içinde belli bir konuma gelmiş ve vaaz veren din adamlarının başvurduğu yöntem olmuştur. Bu tarz insanlar toplumun ilgisini üzerinde tutmak için, her konuşmasında farklı hadisi kullanma kaygısıyla hareket etmişler ve bu tarz hadisler ortaya atmışlardır.  Dolayısıyla en çok o dönemde dinlenen kişiler en çok hadis uyduranlar olmuştur.

 

9-GELENEK, GÖRENEKLERİ DİNLEŞTİRMEK İÇİN UYDURULAN HADİSLER

Özellikle Emeviler yönetimleri boyunca tümüyle ırkçı bir yöntem benimsemişlerdir. Kendi kültür ve geleneklerini bu kapsamda dini gibi göstermek için hadis uydurma yöntemine baş vurmuşlardır. Kuran’da belli bir kıyafet vaaz edilmezken, sarık takmanın, cübbe giymenin, sakal bırakmanın faziletleri üzerine olan hadisler ve bunun bezerleri bu kapsamda uydurulmuş hadislerdir. Burada amaç insanları dini değerleri göstermek değil dini kisve altında Emevi kültürü ve etkisini arttırmak olmuştur.

 

10- DİĞER DİNLERDEKİ UYDURMALARIN İSLAM DİNİNE SOKMAK İÇİN UYDURULMUŞ HADİSLER

İslam ilk geldiğinde sadece müşrikler içinde yayılmamıştır. Özellikle Hıristiyan ve Yahudiler içinden de bu dine girenler olmuştur. Bunlar yeni dine girdiklerinde İslam dinini kabul etmenin yanında eski inanışlarını da beraberlerinde taşımışlardır. Bu şekilde bu tarz inanışlar İslam dinine sokulmuş ve peygamberin sözleri olarak iddia edilmiştir. Özellikle Hz. İsa’nın yeryüzüne tekrar gelişi, Deccal gibi konular Kuran’da olmamasına rağmen, bu inanışlar diğer dinlerden İslam dinine geçmiştir. Ya da  havanın Adem’İn kaburga kemiğindne yaratılması olayı Kuran’da yokken, hadisler vasıtası ile bu dinlerden İslam dinine sokulmaya çalışılmıştır. Bu uydurmalar sanki peygamberin sözüymüş gibi ortaya atılıp inanılmıştır. Oysa Kuran da bu tarz inançlar yoktur.

 

SONUÇ: Bu nedenlerden dolayı, hadisler tam bir zırva çöplüğüne dönmüştür. Geleneksel din anlayışını savunanlar peygamber sevgisini kendilerince gerekçe göstererek bu hadisleri savunmaya kalksalar da ortaya bir vaka vardır. Peygamberi sevmek onun adına uydurulmuş saçmalıklara inanıp buna göre yaşamak değildir. Onun tebliğ ettiği Kuran’a göre davranıp gerçek dini yaşamakla peygamberimize gerektiği saygı gösterilmiş olur. Bu hadis diye bizlere dayatılan yalanların yeri hep başından beri söylediğim gibi çöplüktür. Kuran’ı terk edip din diye bu uydurmalara uyanlara peygamberimizin hesap günü yapacağı şu şikayetini hatırlatmak istiyorum:

 

25/30- Ve elçi dedi ki: "Rabbim gerçekten benim kavmim, bu Kur'an'ı terkedilmiş (bir kitap) olarak bıraktılar."
(Alıntı)
selamlar..

18.03.2005 17:24:11
evet senin yazdıklarının 100 de 90 uydurma

Kuranı Kerime Bakarsak Ali İmran suresinde cenabı Hak şöyle buyuruyor

Kuran önünde Hazreti Muhammed de yanında iken İnsan nasıl kafir oluyor diyor

bu gün hazreti Muhammed yoktur diyemeyiz zira senin peygamberinin hayatı binlerce ciltlik ktapları doldurmuştur yani Ehadsi Muhammediye
Onun hayatı hiç bir nebiye hasip olmayack bir şekilde kaydedilmiş  
zira Allahta öyle diyor
Kuran önünde Hazreti Muhammed de yanında iken İnsan nasıl kafir oluyor diyor

demek
Hadisi Şeriflerin 100 de 90 dan fazlası doğru
senin söyediklerinin ise 100de 90 dan fazlası uydurma
zira Kuranı Kerimin de Allah hadisi şeriflerin doğru olduğunu bizzat beyan ediyor birde müminleri uyarıyor hadis ilmini iyi öğrenin demek istiyor

zira Kuran önünde hazreti Muhammed de yanında iken insan nasıl kafir oluyor diyor

yani ben aradan yokum Bizzat Allah öyle söylüyor Ali İmran suresinde 101 ayet  

18.03.2005 21:16:17
Merhaba Okumalı
Sanırım okumakla algılamak ayrı şeyler.. öncelikle şunu söylemek istiyorum bu senin düşüncen. Senin uydurma dediğin hadisler çok sahih dediğin hadislerle iç içe bulunuyo. Bunların ayrımı yapabilmek ise çoğu zaman kolay değil. Binlerce ciltlik peygamberin hayatını anlatan kitaplardaki uydurmalar sayesinde insanlar yanlış inanışlara sapıyolar. Tıpkı hristiyanlar gibi peygambere olmadık meziyetler yakıştırıp onu ilahlaştırıyorlar. Kuran peygamberinde hayatında yaşadığı ve insanların öğrendiklerinde işlerine yarayacak bilgileri içermektedir. Bunun dışındaki kaynaklar desteksiz ve tutarsız tarih bilgileridir. Hadislerin 100 de 90 dan fazlasının doğru olduğunu söylemişsin.. emir ve yasaklardan her bilmemiz gereken zaten Kuranda varken ondan başka bi kaynak arama çabasının doğru olmadığını düşünüyorum. Verdiğin Kuran ayetine de bakıldığında ordaki ifade herkesinde anlayabileceği gibi çok açık.. ‘’Onun elçisi sizin yanınızdayken’’ ifadesi kullanılmış. Bi kişinin toplum içinde olup onlara ayetleri okumasıyla, ölümünden yıllar sonra yaptıklarının yazılması ve hatta farklı şekillerde yorumlanmasının aynı olmadığını sizlerde takdir edersiniz. Ayeti tekrar okumak ve belki kıyaslamak istersiniz diye iki farklı mealini yazıyorum..

3:101 ALLAH'ın ayetleri size okunduğu ve O'nun elçisi aranızda olduğu halde nasıl olur da inkar edersiniz? Kim ALLAH'a sarılırsa dosdoğru yola iletilmiştir. (Edip Yüksel)

3/101- Allah'ın ayetleri size okunuyorken ve O'nun elçisi içinizdeyken nasıl oluyor da inkar ediyorsunuz? Kim Allah'a sımsıkı tutunursa, artık elbette o, dosdoğru olan bir yola iletilmiştir. (Ali Bulaç)


sonuç olarak hadislerin çoğu güvenilir değildir. İnsanların din adına yaşadıkları bilgilerin büyük çoğunluğunuda maalesef bu hadisler oluşturmaktadır. Yanlışı doğrudan ayırt edebilmenin en koya yolu Kuranı gereği gibi aklımızı kullanarak okumaktan geçer. Aksi halde Okumalının yaptığı gibi ayetleri kendi kafamıza göre çekerek olmadık anlamlar çıkarırız. Allah’ın insandan beklentisi hadis ilmini değil kendisine verilmiş olan Kuranı okumasıdır. Kurandaki bütün ayetlerde buna dikkat çeker.

27:91 Ben, sadece bu şehrin Rabbine kulluk etmekle emredildim. O burayı kutsal kılmıştır ve her şey O'nundur. Ben müslümanlardan olmakla emredildim.

27:92 Ve Kuran'ı okumakla da... Kim doğruyu bulursa kendi yararına doğruyu bulmuştur. Kim saparsa ben ancak uyarıcılardan biriyim.


Selamlar..
 

19.03.2005 08:40:20

---------------------------
Verdiğin Kuran ayetine de bakıldığında ordaki ifade herkesinde anlayabileceği gibi çok açık.. ‘’Onun elçisi sizin yanınızdayken’’ ifadesi kullanılmış. Bi kişinin toplum içinde olup onlara ayetleri okumasıyla, ölümünden yıllar sonra yaptıklarının yazılması ve hatta farklı şekillerde yorumlanmasının aynı olmadığını sizlerde takdir edersiniz.
------------------------------

vallaha sen ister inan ister inanma
Kuranı kerimin her ayeti her an nazil olmaktadır
Onun söyledikleri Kıyamete kadar vakidir

işte Allah diyor ki
Kuran Önünde hazreti Muhammedde yanında iken İnsan nasıl kafir oluyor
şimdi Allah Kuranı kerimde böyle söylüyor
sen ne dersen de
Cenabı Hak ne demiş ona bakarım
Allah diyor ki yanında Hazreti Muhamed varken nasıl kafir oluyorsun
demek Hazreti Muhammed aramızda
Ee hazreti Muhammedin Hayıtıda bir mechul değildir

bir kere Avrupalıların 1 milyon hadisi şerif topladıkları söylenir

şimdi peygamber efendimizin bir anları boş geçmezdi iğnesini kaybeden Onun meclisine gelip sorardı
her işini Meclisinde hallederdi

eğer hesaplarsanız Hazreti Muhammed 23 senelik vazifesinde 8 dakika da bir hadisi şerif söylemesi yeter

hazreti Muhammedin bir anları boş geçmediğine göre 1 milyon hadisi şerif
olması çok normal hatta daha fazla olması lazımdır

uydurmadır dediğin şey senin hazreti Muhammede olan nisbetinin suretidir
Ona İtikadında veya Halinde veya makamında o derece noksanlığına işarettir
zaten ona tam olarak inanmayanlara İrfanı manevi teklif olunmaz

hadisi şeriflerin 100 90 dan fazlasının doğru olduğunu Allah büyük Kitabında
Ali İmran suresi 101 ayetinde beyan ediyor

Kuran önünde hazreti Muhammed yanında iken insan nasıl kafir oluyor diyor
Ehadisi Muhammediye
 
--------------
Tıpkı hristiyanlar gibi peygambere olmadık meziyetler yakıştırıp onu ilahlaştırıyorlar.
-------------
 demişsin

Kim hazreti Muhammede İlahdır demiş


eğer hazreti Muhammedin sakalı için yahut terlerini silmiş ufacık bir bez parcasını
alabilmek için göz yaşı dökenlerin neden döktüklerininde bir vechesini anlamak için

bu  formdaki Peygamberin saçı sakalı bambaşka Bak başlıklı yazıya bak

irfanı olanlara....  


------------------
emir ve yasaklardan her bilmemiz gereken zaten Kuranda varken ondan başka bi kaynak arama çabasının doğru olmadığını düşünüyorum.
------------------------

sen öyle söyleyebilirsin ama dikkat et şöyle bir düşün

Allah kuranı Kerimde Necm suresinde şöyle diyor

Muhanmmed heva ü nefsinden hem hevasından hem nefsinden söz söylemez Onun sözü kendisine vahy olunan Vahydir

yani Benin muhammedim ağzında konuşan benim diyor cenabı Hak

acaba anlatın mı
yine ben aradan yokum Alla ne diyor san onu söylüyorum
One söylerse vahydir

Kuranı nasıl anlamaya çalışıyorsan Ehadis Muhammediyeleride anlamaya çalış

(Kuran Önünde hazreti Muhammed yanında iken İnsan nasıl Kafir oluyor) Ali İmran 101

saygılarımla





 
 
 



 

22.03.2005 10:39:23
komikk.... şaka gibi ne diim... ama taraflı bakıtığın dan dolayı
    hadislerin uydurulması doğru olabilir ama gennellemek kesinlikle yanılştır saırım...  
     

22.03.2005 12:33:03
Hz.Muhammed'in hayatta iken hadis yazımını yasaklamış olması bile konunun anlaşılmasına yeter aslında.

Burada yasaklanma sebebi Kur'an la karışmaması. demek ki; bu karışmanın sorun olduğu yani karışmaması gerektiği.

Hatta bu konuda sonraları öyle ileri gidilmiş ki "Kuran'ın hadis ile nesh" edilebileceğine kadar.

Madem bu kadar kıymete haiz, madem aslolanı dahi değiştirmekte kullanılabilinirdi de neden o zaman yasaklandı.

O gün karışmasından korkulan, neden sonradan bu kadar kıymetlendi...

 

subcomandante 22.03.2005 12:59:57
Alıntı
vallaha sen ister inan ister inanma
Kuranı kerimin her ayeti her an nazil olmaktadır
Onun söyledikleri Kıyamete kadar vakidir
 
her ayeti değil,her ayet aynı konuda kendisinden evvel gelen ayetin hükmünü kaldırır.biliyor olmalısınız bunu.

22.03.2005 13:39:40
siz dersiniz Yanlış almışsınız

sizin nesh dediğiniz ayetin iç manası vardır
evet dinin emirlerinde bir dış mana vardır bir de iç manası vardır

22.03.2005 14:07:54
Çeben bu söylediklerini kim rivayet etti
Yoksa bir ittifak mı var
hadisi şeriflerde de ittifak var şimdi bu itiifaka hayır
diğeri ittifaka evet mi diyeceğiz
 

 

22.03.2005 15:03:08
ENAM SURESİ:

112.   Böylece biz, her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık. (Bunlar), aldatmak için birbirlerine yaldızlı sözler fısıldarlar. Rabbin dileseydi onu da yapamazlardı. Artık onları uydurdukları şeylerle başbaşa bırak.
 
 113.   Ahirete inanmayanların kalpleri ona (yaldızlı söze) kansın, ondan hoşlansınlar ve işledikleri suçu işlemeye devam etsinler diye (böyle yaparlar).
 
 114.   (De ki): Allah'dan başka bir hakem mi arayacağım? Halbuki size Kitab'ı açık olarak indiren O'dur. Kendilerine kitap verdiğimiz kimseler, Kur'an'ın gerçekten Rabbin tarafından indirilmiş olduğunu bilirler. Sakın şüpheye düşenlerden olma!
 
 115.   Rabbinin sözü, doğruluk ve adalet bakımından tamamlanmıştır. O'nun sözlerini değiştirecek kimse yoktur. O işitendir, bilendir.
 
 116.   Yeryüzünde bulunanların çoğuna uyacak olursan, seni Allah'ın yolundan saptırırlar. Onlar zandan başka bir şeye tabi olmaz, yalandan başka söz de söylemezler.  

 117.   Muhakkak ki senin Rabbin, evet O, kendi yolundan sapanı en iyi bilendir. O, doğru yolda gidenleri de iyi bilendir.  

 

22.03.2005 15:07:10
merhaba
çakıl taşının dedikleri doğru. peygamberin dahi hadis yazımına karşı çıtığı zaten hadislerde bile var..Smiley aslında kendi kendini yalanlayan bi bilgi bu.. birde şu nesih konusuyla ilgili bişey demek istiyorum. Kuranda böyle bişey yoktur. daha önceden de astığım bi yazıda bunu anlatmıştım. sanırım subcomandante o yazıyı atlamış.
http://sifir.forumhoster.com/index.php?showtopic=4194
istersen bu adrese bak. bu konudaki görüşlerini orda tartışalım..
selamlar..

22.03.2005 15:18:32
verdiğin ayetlerden sen ne mana anlıyorsun
bana bu ayetler 19 fromunda da yazıldı
cevabını verdim
mesela
başka bir ayeti kerime de  şöyle diyor
seni hekem tayin edip hükmü verdiğin zaman yalnız iman etmeyecekler bir de çok beğenecekler diyor bu şekilde isterim

------------
115. Rabbinin sözü, doğruluk ve adalet bakımından tamamlanmıştır. O'nun sözlerini değiştirecek kimse yoktur. O işitendir, bilendir.
----------
ne alakası vardır
sen git necm suresini oku gör

Benim Muhammedim ağzından konuşan beneim diyor

Muhammed havü nefsinden söz söylemez onunn sözü ancak kendisine vahy olan vahydir

bu kadar aşikar bir ayeti kerime

Ali İmran 101 ayeti inkar mı ediyorsun
necm suresinin başındaki ayetleri inkar mı ediyorsun

ben vermiş olduğun ayetleri inkar etmiyorum çünkü benim için gayet açık manlar
fakat sen yanlış anlıyorsun galiba çünkü kendi davanı ispat için bu ayetleri vermişsin yoksa bir şey yok
sen anladığın mana ile necm suresini inakr ediyorsun Ali İmran 101 inkar ediyorsun







 

22.03.2005 15:31:39
merhaba okumalı
okuduğun ayetleri parçalamak yerine bir bütün içerisinde Kuran mantığında değerlendirmeni rica edicem. bak ısrarla savunduğun ayet nasıl devam ediyor..
Sahibiniz (arkadaşınız olan peygamber) sapmadı ve azmadı. (11/2)

O, hevadan (kendi istek, düşünce ve tutkularına göre) konuşmaz. (11/3)

O (söyledikleri), yalnızca vahyolunmakta olan bir vahiydir. (11/4)

Ona (bu Kur'an'ı) üstün (oldukça çetin) bir güç sahibi (Cebrail) öğretmiştir. (11/5)


şimdi görüldüğü gibi anlaşılan şu. insanlar Muhammet resulun söylediklerine ( ki ozamanlar Kuran tek bir kitap halinde değildi vahyedilenleri insanlara söyleyerek iletmekteydi!!) insanlar yalan yanlış yada ''kendi kafasından uyduruyor'' gibi yakıştırmalar yapıyorlardı. bunun cevabı olarakta Allah peygamberin ağzından çıkan emir sayılacak, Allaha yaklaştıtracak olan sözlerin kendisine ait olduğunu bildirmek ve bunu belgelemek için bu ayeti göndermiştir. burda sözü edilen peygamberin he an ağzından çıkan sözler deil Kuran adına, Allaha yaklaşmak adına insanlara bildirdiği vahiylerdir. 5. ayette de dediği gibi bunu bir güç sahibi öğretmiştir. ve paygamberin insanlara iletmekle sorumlu olduğu tüm bilgilerde Kuranda yer almaktadır. eksik yada çelişki bulunmayan Alah tarafından açıklanmış tek kitapta yani..

Elif, Lam, Ra. (Bu,) Ayetleri muhkem kılınmış, sonra hüküm ve hikmet sahibi ve her şeyden haberdar olan (Allah) tarafından birer birer (bölüm bölüm) açıklanmış bir Kitap'tır (ki:)   (HUD SURESİ / 1)

selamlar..

22.03.2005 15:50:19
Kuranı Masal kitabı mı zannediyorsun
Ben Kurana muhatabım
Allah bana diyor ki
bizzat bana anladın mı

bizzat bana diyor ki
sana da  diyor

kim Allaha muhattapsa ona diyorki

Muhammed hevaü nefsinden söz söylemez onun sözü ancak kendisine vahy olunan vahydir

şimdi anldın mı ?
yoksa Allah o zaman ki insanlara söylüyor
şimdi bize söylemiyor dersen kendin karanlıkta kalırsın

öyle dersen
demek ki
Allah seni kendine muhattap tutmamış olmuş oluyor

çünkü kendi öyle söylüyorsun belki yanlışlıkla söyledin farkında olmadan söyledin

özür dilerim ama
Kuranı Kerimin her ayeti insana İndirilmiştir yok fialn zamanında ki insanlara hitap edilmiş onları kendisine muhattap tutmuş değil

Allah bana bizzat diyor ki
Muhammed hevaü nefsinden söz söylemez onun sözü ancak kendisine vahy olunan vahydir
 

22.03.2005 16:44:36
Alıntı
Kuranı Masal kitabı mı zannediyorsun
Ben Kurana muhatabım
Allah bana diyor ki
bizzat bana anladın mı

bizzat bana diyor ki
sana da  diyor

kim Allaha muhattapsa ona diyorki

Muhammed hevaü nefsinden söz söylemez onun sözü ancak kendisine vahy olunan vahydir

Evet OKUMALI_ onun söylediği dediğin gibi ancak kendisine vahy olunan vahydir ve o vahyi de bize Kuran olarak iletmiştir.

şimdi anldın mı ?
yoksa Allah o zaman ki insanlara söylüyor
şimdi bize söylemiyor dersen kendin karanlıkta kalırsın

öyle dersen
demek ki
Allah seni kendine muhattap tutmamış olmuş oluyor

çünkü kendi öyle söylüyorsun belki yanlışlıkla söyledin farkında olmadan söyledin

özür dilerim ama
Kuranı Kerimin her ayeti insana İndirilmiştir yok fialn zamanında ki insanlara hitap edilmiş onları kendisine muhattap tutmuş değil

Allah bana bizzat diyor ki
Muhammed hevaü nefsinden söz söylemez onun sözü ancak kendisine vahy olunan vahydir

Evet OKUMALI_ madem Allah bu gün bizlere söylüyor, neden onun söylediklerini muhatap almıyoruz da gidip başka muhataplar arıyoruz. Madem dediğin gibi biziz muhatap olan o zaman onun Kuranla bizlere söylediklerini muhatap almamız gerekmez mi?

verdiğin ayetlerden sen ne mana anlıyorsun
bana bu ayetler 19 fromunda da yazıldı
cevabını verdim

ben bu ayetleri ENAM suresinden alıntıladım ama bunun-19 fromu-yla ne alakası var onu anlayamadım.

mesela
başka bir ayeti kerime de şöyle diyor
seni hekem tayin edip hükmü verdiğin zaman yalnız iman etmeyecekler bir de çok beğenecekler diyor bu şekilde isterim

sadece cevap vermek için cevap vermene de bir anlam veremiyorum, şimdi burada ne demek istediğini anlamakta zorlanmamak elde değil, biraz anlaşılır hale getirdikten sonra göndersen de ne dediğini bizler de anlasak...

------------
115. Rabbinin sözü, doğruluk ve adalet bakımından tamamlanmıştır. O'nun sözlerini değiştirecek kimse yoktur. O işitendir, bilendir.
----------
ne alakası vardır
sen git necm suresini oku gör

Benim Muhammedim ağzından konuşan beneim diyor

Muhammed havü nefsinden söz söylemez onunn sözü ancak kendisine vahy olan vahydir

bu kadar aşikar bir ayeti kerime

Ali İmran 101 ayeti inkar mı ediyorsun
necm suresinin başındaki ayetleri inkar mı ediyorsun

ben vermiş olduğun ayetleri inkar etmiyorum çünkü benim için gayet açık manlar
fakat sen yanlış anlıyorsun galiba çünkü kendi davanı ispat için bu ayetleri vermişsin yoksa bir şey yok
sen anladığın mana ile necm suresini inakr ediyorsun Ali İmran 101 inkar ediyorsun

Ne alakası olur mu OKUMALI_ ayet açıkça diyorki; Rabbinin sözleri doğruluk ve adalet bakımından tamamlanmıştır ve O yaptıklarınızı işiten ve bilendir diyor.

(Ali imran-101)'de de;

Allahın Rasulü Allah'ın ayetleri ile aramızda yaşamakta diyor... bizler de buna ne şüphe diyoruz...

(Necm-10)'da da;

O Kur'an-ı kuluna vahyetti diyor... daha ne desin...

 


Sayfa: [ 1 ] 2 3