|
||
| 1-DİNİ BOZMAK DEJENERE ETMEK İÇİN YAPILAN UYDURMALAR: Dine düşman olup da dinin bozulması için hadis uyurdanlar bu gruba girmektedir. Örneğin dine bu yönde zarar vermek isteyen Abdülkerim Bin Erbil isimli bir kişi yakalandıktan sonra tam 4000 tane hadis uydurduğunu itiraf etmiştir. Yine burada isimlerini teker teker saymak istemiyorum ama İbni Hacer’ın lisanul mizan’ın bu şekilde bir çok dinsizin dine düşmanlık için hadis uydurduğu bahsetnektedir. Yine benzer örnekler Zehebi’nin Mizan’nında da söz edilir. Bunlar sadece hadis uydurduğu ortaya çıkan münafıklardır. Bunun dışında yaşamış ve yakalanmayan münafık hadis ravilerini de düşününce ortaya çok açık bir tablo çıkar. 2- SİYASİ AYRILIKLARDAN DOLAYI UYDURMALAR Peygamberimin vefatinin üstünde 40 yıl geçmeden Hz. Ali ve Muaviye arasında bir çatışma boy göstermiştir. Daha sonra bu çatışma tüm İslam toplumuna yayılmıştır. Her fırka kendi siyasi olarak desteklediği hadisler uydurmuştur. İşte Hz. Ali’nin çokça övüldüğü hadisler de özellikle bu dönemde uydurulmuştur. Yine Hz. Ömer hakkında onu küçük düşürmeye çalışan hadislerin ortaya çıkması bu döneme rastlar. Sünnilerin Ebu Bekir’i öven hadisleri ile Şiilerin Hz. Ali’yi öven hadisleri gerçekte siyasi mücadelenin birer yansımalarıdır. Peygamberimizin bu sözlerle hiç bir alakası yoktur. 3- DİNİ EKSİK SAYARAK, KENDİNCE DİNİ KURTARMAK İÇİN UYDURULMUŞ HADİSLER: Dindar olarak tanınan bir çok kişinin de hadis uydurduğu bilinen bir gerçektir. “ Salih kişileri hadiste olduğu kadar hiçbir şeyde yalancı görmedik.” Sözleri ünü hadisci Müslim’e aittir. O hadis toplarken rastladığı bu olayı bu sözlerle itiraf etmiştir. “Medine de 100 kişiyle karşılaştım. Hepsi güvenilirdi, ama hadisleri alınmazdı. ( Müslim, Sahih Müslim, 1 cilt, sayfa 13) Kendi görüşlerine çok güvenen bu tarzda insanlar, Kuran’da kendilerince olmayan bir konuyu, bu tarz uydurma hadislerle ilave edince, iyilik yaptıklarını düşünmüşlerdir. Örneğin Kuran’da olmayan haremlik selamlık düşüncesini dine sokanlar belki de kendilerince zinaya yozlaşmaya engel olacaklarını düşünmüş olabilir. Fakat burada yaptıkları kendilerinin düşüncesini Allah’ın düşüncesinden üstün görmeleriydi. Allah gerek görse zaten bunları Kuran’da açıklayacağını anlamadan bu tarz ilaveler yapmayı doğru zannetmişlerdir. 4-DİNİ SEVDİRMEK İÇİN UYDURULANLAR Bunlar içinde özellikle Kuran ayetlerinin faziletleri hakkında uydurulmuş hadisler vardır. Örneğin “şu duayı şu kadar okursan cehenneme gitmezsin”, “bu duayı evden çıkarken okursan yolda kaza olmaz”, “bu ayetleri üstünde taşırsan bereketin açılır” tarzındaki hadisler bu kapsama girmektedir. Bunların hiç biri Kuran’da olmadığı gibi bu mantıklar Kuran’a da aykırıdır. Bu tarz hadislerin uydurulması bu duaların ya da ayetlerin daha çok okunulmasını sağlamak için olmuştur. Tabi ki Kuran okumak ve üzerinde düşünmek önemlidir. Ama bunların okunmasının bir etkisinin olacağını düşünerek, anlamını düşünmeden okumak, hiçbir etkisi olmayacağı gibi, buna inanan insanlarda itikadi açıdan problemler doğurabilir. 5- MEZHEPLERİ FIRKALARI DOĞRU ÇIKARTMAK İÇİN UYDURULMUŞ HADİSLER: İnsanların zamanla Kuran’da uzaklaşması ve bazı uydurma hadislere göre amel etmeye başlaması, tüm İslam dünyasında bölünmelere ve mezheplerin doğuşuna neden oldu. Bunun sonucunda bazı mezhepler ortaya çıktı. Mezhepler arası çatışmalar beraberinde bu yönde uydurma hadisleri getirdi. Hz. Peygamberin ağzından kendi mezhebini öven diğerini yeren sözler uydurdular. “Ümmetimden İmam Şafi adında bir kimse ortaya çıkacaktır. O ümmetime şeytandan daha zararlıdır. VE yine ümmetimden adına Ebu Hanefi denen birisi gelecektir. O ümmetimin ışığıdır. “ ( İbnu arak tenzius şeria 2. cilt sayfa 14) Bu arada şafilerde kendi imamları için hadis uydururlar: “Kurayş alimi ( İmam Şafi) yeryüzünün her yerini ilimle dolduracaktır.” Tabi Malikilerde artık bir hadis bulmaları gerekir: “İlim talebi için bir gün gelecek develerin boynu vurulacak ( Yani uzun seyahate çıkılacak) da Medine aliminden ( imam Malik) daha alim birisi olmayacak. “ Kadiriyecilerin kendi mezhepleriyle ilgili olarak uydurdukları hadisleri yine kendileri itiraf etmişlerdir. “Kaderiyecilerden hiçbir şey rivayet etmeyiniz., vallahi biz insanları mezhebimize çekebilmek için hadsi uydurur ve bu hareketimizle sevp kazanacağımızı zannederdik, ben bu suretle kadereiye mezhebine dört bin kişi kattım” ( Er Cerhu Ve’l TAdi’l 1cilt sayfa 32) Şiilerin Hz. Ali’yi yüceltmek için uydurdukları hadsiler yüz binleri bulmuştur. Bunun dışında tarikatlarda kendilerine bu tarz hadisler bulmuşlar ya da uydurmuşlardır. Örneğin insanları tarikatlara çekmek için söylenen “ Şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır” hadisi bunlardan en meşhurudur. 6- ZORLAMA ALTINDA UYDURULAN HADİSLER Özellikle bu tarz hadisler Emevi halifeleri döneminde ortaya çıkmıştır. İslam dininde Kuran’dan uzaklaşmanın ve büyük bir kırılmanın yaşandığı Emevi döneminde kendi çıkarları için hadis uydurulması bizzat devlet politikası olarak uygulanmıştır. Özellikle şiddet içeren hadisler bu dönemde ortaya çıkmıştır. Bunun sebebi Emevi halifelerinin din dışı vahşi ve ırkçı tutumlarını gizlemek ve bunu diniymiş gibi göstermek kaygısıdır. Bugün İslam dininde şiddet olduğu yönünde eleştirilerde kullanılan hadisler, işte bu Emevi döneminin ürünüdür. Kuran’ın mantığıyla taban tabana zıt bu hadislere bugün bile bazı Müslümanlar gerçek zannederek uymaya çalışmaktadırlar. Yine içinde ırkçılık içeren, Arap ırkını öven başka ırkları yeren hadislerde bu dönemde ortaya çıkmıştır. Oysa Kuran’da ne ırkçılık nede savunma dışında bir savaş mantığı yoktur. Kendi uygulamaları, cinayetleri ya da savaşları için dinin kullanılması sadece Emevi dönemiyle sınırlı kalmamıştır. Bu tarz yöntemlere farklı araçlar kullanarak Osmanlı da başvurmuştur. Devletin bekası için kardeş katlinin caiz olduğuna dair verilen fetvalar buna örnektir. Bu fetvaya dayanarak olay dini gibi gösterilmiş ve kundaktaki bebekler hiçbir suçu olmadan katledilmiştir. 7- MADDİ ÇIKAR SAĞLAMAK İÇN UYDURULAN HADİSLER. Hadis toplayanlardan bir kısmı bu işi ticari bir olaya çevirmiştir. Örneğin Yakub bin İbrahim bir hadisçinin ancak 1 dinar karşılığı hadis rivayet etmeyi kabul ettiği bilinmektedir. Bu sadece bir örnektir. Bunun gibi onlarcası bilinmektedir.Bunun dışında sipariş üzerine hadsi üretenler de vardı. Bir çok tüccar sattıkları mala karşı ilgi oluşması için bu tarz yollara baş vurdukları bilinmektedir. Boza içmenin faziletleri ya da güzel koku kullanmak üzerine söylenmiş hadisler bunlara örnek verilebilir. 8- MANEVİ ÇIKAR SAĞLAMAK İÇİN UYDURULAN HADİSLER Bu konuda da özellikle toplum içinde belli bir konuma gelmiş ve vaaz veren din adamlarının başvurduğu yöntem olmuştur. Bu tarz insanlar toplumun ilgisini üzerinde tutmak için, her konuşmasında farklı hadisi kullanma kaygısıyla hareket etmişler ve bu tarz hadisler ortaya atmışlardır. Dolayısıyla en çok o dönemde dinlenen kişiler en çok hadis uyduranlar olmuştur. 9-GELENEK, GÖRENEKLERİ DİNLEŞTİRMEK İÇİN UYDURULAN HADİSLER Özellikle Emeviler yönetimleri boyunca tümüyle ırkçı bir yöntem benimsemişlerdir. Kendi kültür ve geleneklerini bu kapsamda dini gibi göstermek için hadis uydurma yöntemine baş vurmuşlardır. Kuran’da belli bir kıyafet vaaz edilmezken, sarık takmanın, cübbe giymenin, sakal bırakmanın faziletleri üzerine olan hadisler ve bunun bezerleri bu kapsamda uydurulmuş hadislerdir. Burada amaç insanları dini değerleri göstermek değil dini kisve altında Emevi kültürü ve etkisini arttırmak olmuştur. 10- DİĞER DİNLERDEKİ UYDURMALARIN İSLAM DİNİNE SOKMAK İÇİN UYDURULMUŞ HADİSLER İslam ilk geldiğinde sadece müşrikler içinde yayılmamıştır. Özellikle Hıristiyan ve Yahudiler içinden de bu dine girenler olmuştur. Bunlar yeni dine girdiklerinde İslam dinini kabul etmenin yanında eski inanışlarını da beraberlerinde taşımışlardır. Bu şekilde bu tarz inanışlar İslam dinine sokulmuş ve peygamberin sözleri olarak iddia edilmiştir. Özellikle Hz. İsa’nın yeryüzüne tekrar gelişi, Deccal gibi konular Kuran’da olmamasına rağmen, bu inanışlar diğer dinlerden İslam dinine geçmiştir. Ya da havanın Adem’İn kaburga kemiğindne yaratılması olayı Kuran’da yokken, hadisler vasıtası ile bu dinlerden İslam dinine sokulmaya çalışılmıştır. Bu uydurmalar sanki peygamberin sözüymüş gibi ortaya atılıp inanılmıştır. Oysa Kuran da bu tarz inançlar yoktur. SONUÇ: Bu nedenlerden dolayı, hadisler tam bir zırva çöplüğüne dönmüştür. Geleneksel din anlayışını savunanlar peygamber sevgisini kendilerince gerekçe göstererek bu hadisleri savunmaya kalksalar da ortaya bir vaka vardır. Peygamberi sevmek onun adına uydurulmuş saçmalıklara inanıp buna göre yaşamak değildir. Onun tebliğ ettiği Kuran’a göre davranıp gerçek dini yaşamakla peygamberimize gerektiği saygı gösterilmiş olur. Bu hadis diye bizlere dayatılan yalanların yeri hep başından beri söylediğim gibi çöplüktür. Kuran’ı terk edip din diye bu uydurmalara uyanlara peygamberimizin hesap günü yapacağı şu şikayetini hatırlatmak istiyorum: 25/30- Ve elçi dedi ki: "Rabbim gerçekten benim kavmim, bu Kur'an'ı terkedilmiş (bir kitap) olarak bıraktılar." (Alıntı) selamlar.. |
||
|
||
| evet senin yazdıklarının 100 de 90 uydurma Kuranı Kerime Bakarsak Ali İmran suresinde cenabı Hak şöyle buyuruyor Kuran önünde Hazreti Muhammed de yanında iken İnsan nasıl kafir oluyor diyor bu gün hazreti Muhammed yoktur diyemeyiz zira senin peygamberinin hayatı binlerce ciltlik ktapları doldurmuştur yani Ehadsi Muhammediye Onun hayatı hiç bir nebiye hasip olmayack bir şekilde kaydedilmiş zira Allahta öyle diyor Kuran önünde Hazreti Muhammed de yanında iken İnsan nasıl kafir oluyor diyor demek Hadisi Şeriflerin 100 de 90 dan fazlası doğru senin söyediklerinin ise 100de 90 dan fazlası uydurma zira Kuranı Kerimin de Allah hadisi şeriflerin doğru olduğunu bizzat beyan ediyor birde müminleri uyarıyor hadis ilmini iyi öğrenin demek istiyor zira Kuran önünde hazreti Muhammed de yanında iken insan nasıl kafir oluyor diyor yani ben aradan yokum Bizzat Allah öyle söylüyor Ali İmran suresinde 101 ayet |
||
|
||
| Merhaba Okumalı Sanırım okumakla algılamak ayrı şeyler.. öncelikle şunu söylemek istiyorum bu senin düşüncen. Senin uydurma dediğin hadisler çok sahih dediğin hadislerle iç içe bulunuyo. Bunların ayrımı yapabilmek ise çoğu zaman kolay değil. Binlerce ciltlik peygamberin hayatını anlatan kitaplardaki uydurmalar sayesinde insanlar yanlış inanışlara sapıyolar. Tıpkı hristiyanlar gibi peygambere olmadık meziyetler yakıştırıp onu ilahlaştırıyorlar. Kuran peygamberinde hayatında yaşadığı ve insanların öğrendiklerinde işlerine yarayacak bilgileri içermektedir. Bunun dışındaki kaynaklar desteksiz ve tutarsız tarih bilgileridir. Hadislerin 100 de 90 dan fazlasının doğru olduğunu söylemişsin.. emir ve yasaklardan her bilmemiz gereken zaten Kuranda varken ondan başka bi kaynak arama çabasının doğru olmadığını düşünüyorum. Verdiğin Kuran ayetine de bakıldığında ordaki ifade herkesinde anlayabileceği gibi çok açık.. ‘’Onun elçisi sizin yanınızdayken’’ ifadesi kullanılmış. Bi kişinin toplum içinde olup onlara ayetleri okumasıyla, ölümünden yıllar sonra yaptıklarının yazılması ve hatta farklı şekillerde yorumlanmasının aynı olmadığını sizlerde takdir edersiniz. Ayeti tekrar okumak ve belki kıyaslamak istersiniz diye iki farklı mealini yazıyorum.. 3:101 ALLAH'ın ayetleri size okunduğu ve O'nun elçisi aranızda olduğu halde nasıl olur da inkar edersiniz? Kim ALLAH'a sarılırsa dosdoğru yola iletilmiştir. (Edip Yüksel) 3/101- Allah'ın ayetleri size okunuyorken ve O'nun elçisi içinizdeyken nasıl oluyor da inkar ediyorsunuz? Kim Allah'a sımsıkı tutunursa, artık elbette o, dosdoğru olan bir yola iletilmiştir. (Ali Bulaç) sonuç olarak hadislerin çoğu güvenilir değildir. İnsanların din adına yaşadıkları bilgilerin büyük çoğunluğunuda maalesef bu hadisler oluşturmaktadır. Yanlışı doğrudan ayırt edebilmenin en koya yolu Kuranı gereği gibi aklımızı kullanarak okumaktan geçer. Aksi halde Okumalının yaptığı gibi ayetleri kendi kafamıza göre çekerek olmadık anlamlar çıkarırız. Allah’ın insandan beklentisi hadis ilmini değil kendisine verilmiş olan Kuranı okumasıdır. Kurandaki bütün ayetlerde buna dikkat çeker. 27:91 Ben, sadece bu şehrin Rabbine kulluk etmekle emredildim. O burayı kutsal kılmıştır ve her şey O'nundur. Ben müslümanlardan olmakla emredildim. 27:92 Ve Kuran'ı okumakla da... Kim doğruyu bulursa kendi yararına doğruyu bulmuştur. Kim saparsa ben ancak uyarıcılardan biriyim. Selamlar.. |
||
|
||
--------------------------- Verdiğin Kuran ayetine de bakıldığında ordaki ifade herkesinde anlayabileceği gibi çok açık.. ‘’Onun elçisi sizin yanınızdayken’’ ifadesi kullanılmış. Bi kişinin toplum içinde olup onlara ayetleri okumasıyla, ölümünden yıllar sonra yaptıklarının yazılması ve hatta farklı şekillerde yorumlanmasının aynı olmadığını sizlerde takdir edersiniz. ------------------------------ vallaha sen ister inan ister inanma Kuranı kerimin her ayeti her an nazil olmaktadır Onun söyledikleri Kıyamete kadar vakidir işte Allah diyor ki Kuran Önünde hazreti Muhammedde yanında iken İnsan nasıl kafir oluyor şimdi Allah Kuranı kerimde böyle söylüyor sen ne dersen de Cenabı Hak ne demiş ona bakarım Allah diyor ki yanında Hazreti Muhamed varken nasıl kafir oluyorsun demek Hazreti Muhammed aramızda Ee hazreti Muhammedin Hayıtıda bir mechul değildir bir kere Avrupalıların 1 milyon hadisi şerif topladıkları söylenir şimdi peygamber efendimizin bir anları boş geçmezdi iğnesini kaybeden Onun meclisine gelip sorardı her işini Meclisinde hallederdi eğer hesaplarsanız Hazreti Muhammed 23 senelik vazifesinde 8 dakika da bir hadisi şerif söylemesi yeter hazreti Muhammedin bir anları boş geçmediğine göre 1 milyon hadisi şerif olması çok normal hatta daha fazla olması lazımdır uydurmadır dediğin şey senin hazreti Muhammede olan nisbetinin suretidir Ona İtikadında veya Halinde veya makamında o derece noksanlığına işarettir zaten ona tam olarak inanmayanlara İrfanı manevi teklif olunmaz hadisi şeriflerin 100 90 dan fazlasının doğru olduğunu Allah büyük Kitabında Ali İmran suresi 101 ayetinde beyan ediyor Kuran önünde hazreti Muhammed yanında iken insan nasıl kafir oluyor diyor Ehadisi Muhammediye -------------- Tıpkı hristiyanlar gibi peygambere olmadık meziyetler yakıştırıp onu ilahlaştırıyorlar. ------------- demişsin Kim hazreti Muhammede İlahdır demiş eğer hazreti Muhammedin sakalı için yahut terlerini silmiş ufacık bir bez parcasını alabilmek için göz yaşı dökenlerin neden döktüklerininde bir vechesini anlamak için bu formdaki Peygamberin saçı sakalı bambaşka Bak başlıklı yazıya bak irfanı olanlara.... ------------------ emir ve yasaklardan her bilmemiz gereken zaten Kuranda varken ondan başka bi kaynak arama çabasının doğru olmadığını düşünüyorum. ------------------------ sen öyle söyleyebilirsin ama dikkat et şöyle bir düşün Allah kuranı Kerimde Necm suresinde şöyle diyor Muhanmmed heva ü nefsinden hem hevasından hem nefsinden söz söylemez Onun sözü kendisine vahy olunan Vahydir yani Benin muhammedim ağzında konuşan benim diyor cenabı Hak acaba anlatın mı yine ben aradan yokum Alla ne diyor san onu söylüyorum One söylerse vahydir Kuranı nasıl anlamaya çalışıyorsan Ehadis Muhammediyeleride anlamaya çalış (Kuran Önünde hazreti Muhammed yanında iken İnsan nasıl Kafir oluyor) Ali İmran 101 saygılarımla |
||
|
||
| komikk.... şaka gibi ne diim... ama taraflı bakıtığın dan dolayı hadislerin uydurulması doğru olabilir ama gennellemek kesinlikle yanılştır saırım... |
||
|
||
| Hz.Muhammed'in hayatta iken hadis yazımını yasaklamış olması bile konunun anlaşılmasına yeter aslında. Burada yasaklanma sebebi Kur'an la karışmaması. demek ki; bu karışmanın sorun olduğu yani karışmaması gerektiği. Hatta bu konuda sonraları öyle ileri gidilmiş ki "Kuran'ın hadis ile nesh" edilebileceğine kadar. Madem bu kadar kıymete haiz, madem aslolanı dahi değiştirmekte kullanılabilinirdi de neden o zaman yasaklandı. O gün karışmasından korkulan, neden sonradan bu kadar kıymetlendi... |
||
|
||
Alıntı vallaha sen ister inan ister inanma her ayeti değil,her ayet aynı konuda kendisinden evvel gelen ayetin hükmünü kaldırır.biliyor olmalısınız bunu.
Kuranı kerimin her ayeti her an nazil olmaktadır Onun söyledikleri Kıyamete kadar vakidir |
||
|
||
| siz dersiniz Yanlış almışsınız sizin nesh dediğiniz ayetin iç manası vardır evet dinin emirlerinde bir dış mana vardır bir de iç manası vardır |
||
|
||
| Çeben bu söylediklerini kim rivayet etti Yoksa bir ittifak mı var hadisi şeriflerde de ittifak var şimdi bu itiifaka hayır diğeri ittifaka evet mi diyeceğiz |
||
|
||
| ENAM SURESİ: 112. Böylece biz, her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık. (Bunlar), aldatmak için birbirlerine yaldızlı sözler fısıldarlar. Rabbin dileseydi onu da yapamazlardı. Artık onları uydurdukları şeylerle başbaşa bırak. 113. Ahirete inanmayanların kalpleri ona (yaldızlı söze) kansın, ondan hoşlansınlar ve işledikleri suçu işlemeye devam etsinler diye (böyle yaparlar). 114. (De ki): Allah'dan başka bir hakem mi arayacağım? Halbuki size Kitab'ı açık olarak indiren O'dur. Kendilerine kitap verdiğimiz kimseler, Kur'an'ın gerçekten Rabbin tarafından indirilmiş olduğunu bilirler. Sakın şüpheye düşenlerden olma! 115. Rabbinin sözü, doğruluk ve adalet bakımından tamamlanmıştır. O'nun sözlerini değiştirecek kimse yoktur. O işitendir, bilendir. 116. Yeryüzünde bulunanların çoğuna uyacak olursan, seni Allah'ın yolundan saptırırlar. Onlar zandan başka bir şeye tabi olmaz, yalandan başka söz de söylemezler. 117. Muhakkak ki senin Rabbin, evet O, kendi yolundan sapanı en iyi bilendir. O, doğru yolda gidenleri de iyi bilendir. |
||
|
||
| merhaba çakıl taşının dedikleri doğru. peygamberin dahi hadis yazımına karşı çıtığı zaten hadislerde bile var.. aslında kendi kendini yalanlayan bi bilgi bu.. birde şu nesih konusuyla ilgili bişey demek istiyorum. Kuranda böyle bişey yoktur. daha önceden de astığım bi yazıda bunu anlatmıştım. sanırım subcomandante o yazıyı atlamış. http://sifir.forumhoster.com/index.php?showtopic=4194 istersen bu adrese bak. bu konudaki görüşlerini orda tartışalım.. selamlar.. |
||
|
||
| verdiğin ayetlerden sen ne mana anlıyorsun bana bu ayetler 19 fromunda da yazıldı cevabını verdim mesela başka bir ayeti kerime de şöyle diyor seni hekem tayin edip hükmü verdiğin zaman yalnız iman etmeyecekler bir de çok beğenecekler diyor bu şekilde isterim ------------ 115. Rabbinin sözü, doğruluk ve adalet bakımından tamamlanmıştır. O'nun sözlerini değiştirecek kimse yoktur. O işitendir, bilendir. ---------- ne alakası vardır sen git necm suresini oku gör Benim Muhammedim ağzından konuşan beneim diyor Muhammed havü nefsinden söz söylemez onunn sözü ancak kendisine vahy olan vahydir bu kadar aşikar bir ayeti kerime Ali İmran 101 ayeti inkar mı ediyorsun necm suresinin başındaki ayetleri inkar mı ediyorsun ben vermiş olduğun ayetleri inkar etmiyorum çünkü benim için gayet açık manlar fakat sen yanlış anlıyorsun galiba çünkü kendi davanı ispat için bu ayetleri vermişsin yoksa bir şey yok sen anladığın mana ile necm suresini inakr ediyorsun Ali İmran 101 inkar ediyorsun |
||
|
||
| merhaba okumalı okuduğun ayetleri parçalamak yerine bir bütün içerisinde Kuran mantığında değerlendirmeni rica edicem. bak ısrarla savunduğun ayet nasıl devam ediyor.. Sahibiniz (arkadaşınız olan peygamber) sapmadı ve azmadı. (11/2) O, hevadan (kendi istek, düşünce ve tutkularına göre) konuşmaz. (11/3) O (söyledikleri), yalnızca vahyolunmakta olan bir vahiydir. (11/4) Ona (bu Kur'an'ı) üstün (oldukça çetin) bir güç sahibi (Cebrail) öğretmiştir. (11/5) şimdi görüldüğü gibi anlaşılan şu. insanlar Muhammet resulun söylediklerine ( ki ozamanlar Kuran tek bir kitap halinde değildi vahyedilenleri insanlara söyleyerek iletmekteydi!!) insanlar yalan yanlış yada ''kendi kafasından uyduruyor'' gibi yakıştırmalar yapıyorlardı. bunun cevabı olarakta Allah peygamberin ağzından çıkan emir sayılacak, Allaha yaklaştıtracak olan sözlerin kendisine ait olduğunu bildirmek ve bunu belgelemek için bu ayeti göndermiştir. burda sözü edilen peygamberin he an ağzından çıkan sözler deil Kuran adına, Allaha yaklaşmak adına insanlara bildirdiği vahiylerdir. 5. ayette de dediği gibi bunu bir güç sahibi öğretmiştir. ve paygamberin insanlara iletmekle sorumlu olduğu tüm bilgilerde Kuranda yer almaktadır. eksik yada çelişki bulunmayan Alah tarafından açıklanmış tek kitapta yani.. Elif, Lam, Ra. (Bu,) Ayetleri muhkem kılınmış, sonra hüküm ve hikmet sahibi ve her şeyden haberdar olan (Allah) tarafından birer birer (bölüm bölüm) açıklanmış bir Kitap'tır (ki:) (HUD SURESİ / 1) selamlar.. |
||
|
||
| Kuranı Masal kitabı mı zannediyorsun Ben Kurana muhatabım Allah bana diyor ki bizzat bana anladın mı bizzat bana diyor ki sana da diyor kim Allaha muhattapsa ona diyorki Muhammed hevaü nefsinden söz söylemez onun sözü ancak kendisine vahy olunan vahydir şimdi anldın mı ? yoksa Allah o zaman ki insanlara söylüyor şimdi bize söylemiyor dersen kendin karanlıkta kalırsın öyle dersen demek ki Allah seni kendine muhattap tutmamış olmuş oluyor çünkü kendi öyle söylüyorsun belki yanlışlıkla söyledin farkında olmadan söyledin özür dilerim ama Kuranı Kerimin her ayeti insana İndirilmiştir yok fialn zamanında ki insanlara hitap edilmiş onları kendisine muhattap tutmuş değil Allah bana bizzat diyor ki Muhammed hevaü nefsinden söz söylemez onun sözü ancak kendisine vahy olunan vahydir |
||
|
||
Alıntı Kuranı Masal kitabı mı zannediyorsun Ben Kurana muhatabım Allah bana diyor ki bizzat bana anladın mı bizzat bana diyor ki sana da diyor kim Allaha muhattapsa ona diyorki Muhammed hevaü nefsinden söz söylemez onun sözü ancak kendisine vahy olunan vahydir Evet OKUMALI_ onun söylediği dediğin gibi ancak kendisine vahy olunan vahydir ve o vahyi de bize Kuran olarak iletmiştir. şimdi anldın mı ? yoksa Allah o zaman ki insanlara söylüyor şimdi bize söylemiyor dersen kendin karanlıkta kalırsın öyle dersen demek ki Allah seni kendine muhattap tutmamış olmuş oluyor çünkü kendi öyle söylüyorsun belki yanlışlıkla söyledin farkında olmadan söyledin özür dilerim ama Kuranı Kerimin her ayeti insana İndirilmiştir yok fialn zamanında ki insanlara hitap edilmiş onları kendisine muhattap tutmuş değil Allah bana bizzat diyor ki Muhammed hevaü nefsinden söz söylemez onun sözü ancak kendisine vahy olunan vahydir Evet OKUMALI_ madem Allah bu gün bizlere söylüyor, neden onun söylediklerini muhatap almıyoruz da gidip başka muhataplar arıyoruz. Madem dediğin gibi biziz muhatap olan o zaman onun Kuranla bizlere söylediklerini muhatap almamız gerekmez mi? verdiğin ayetlerden sen ne mana anlıyorsun bana bu ayetler 19 fromunda da yazıldı cevabını verdim ben bu ayetleri ENAM suresinden alıntıladım ama bunun-19 fromu-yla ne alakası var onu anlayamadım. mesela başka bir ayeti kerime de şöyle diyor seni hekem tayin edip hükmü verdiğin zaman yalnız iman etmeyecekler bir de çok beğenecekler diyor bu şekilde isterim sadece cevap vermek için cevap vermene de bir anlam veremiyorum, şimdi burada ne demek istediğini anlamakta zorlanmamak elde değil, biraz anlaşılır hale getirdikten sonra göndersen de ne dediğini bizler de anlasak... ------------ 115. Rabbinin sözü, doğruluk ve adalet bakımından tamamlanmıştır. O'nun sözlerini değiştirecek kimse yoktur. O işitendir, bilendir. ---------- ne alakası vardır sen git necm suresini oku gör Benim Muhammedim ağzından konuşan beneim diyor Muhammed havü nefsinden söz söylemez onunn sözü ancak kendisine vahy olan vahydir bu kadar aşikar bir ayeti kerime Ali İmran 101 ayeti inkar mı ediyorsun necm suresinin başındaki ayetleri inkar mı ediyorsun ben vermiş olduğun ayetleri inkar etmiyorum çünkü benim için gayet açık manlar fakat sen yanlış anlıyorsun galiba çünkü kendi davanı ispat için bu ayetleri vermişsin yoksa bir şey yok sen anladığın mana ile necm suresini inakr ediyorsun Ali İmran 101 inkar ediyorsun Ne alakası olur mu OKUMALI_ ayet açıkça diyorki; Rabbinin sözleri doğruluk ve adalet bakımından tamamlanmıştır ve O yaptıklarınızı işiten ve bilendir diyor. (Ali imran-101)'de de; Allahın Rasulü Allah'ın ayetleri ile aramızda yaşamakta diyor... bizler de buna ne şüphe diyoruz... (Necm-10)'da da; O Kur'an-ı kuluna vahyetti diyor... daha ne desin... |
||